{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2052 Esas <br>KARAR NO\t: 2024/500 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t: 2018/501 Esas - 2021/428 Karar <br>TARİHİ   : 17/06/2021<br>DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 14/03/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalının 2007 yılında sahibi/hakim ortağı olduğu şirketi ... A.Ş ile müvekkili şirket ... A.Ş. arasında çimento ve klinker alım - satımını düzenleyen iki adet sözleşme imzaladığını, bu sözleşmeler kapsamında banka teminat mektubu ve ipotek vermeyi kabul ettiğini, ticari ilişkinin devamında ... A.Ş.'nin tüm ikaz ve ihbarlara rağmen 3.075.766,91 TL'ye ulaşan borcunu ödememiş olması nedeniyle Isparta .... Noterliğinin 01/08/2008 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ve ekindeki hesap özeti ile cari hesabının kat edilerek borcun ödenmesinin talep edildiğini, ihtara rağmen borcun ifa edilmediğini, davalının ....  işbu borcuna karşılık, maliki bulunduğu ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde 04/10/2007 tarihli resmi senet ile 3.000.000 TL, ... ili, ... ilçesi, ... köyü, ... pafta, ... ve ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde 07/02/2008 tarihinde 604.700 TL bedelli ipotek tesis ettiğini, Antalya 4. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğü'nün ... yevmiye sayılı ipotek resmi senedinde davalının \" taşınmazdaki hisselerinin tamamını ... A.Ş.'nin  ... A.Ş.'ye olan borçlarına karşılık olarak 604.700 TL bedelle müşterek borçlu ve müteselsilen ... A.Ş. Lehine 1. derecede olmak üzere %17 faiz ile ve F.B.K. süre ile ipotek tesis ettiklerini..\" belirterek iş bu resmi senet gereğince anılan borca hem ipotek veren hem de müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, davalının ... firmasının ... olan 604.700 TL borçlarına %17 faiz ile müşterek ve müteselsil borçlu - kefil olduğunun açık olduğunu, ipotek resmi senedinde açıkça kabul edildiği üzere davalının ayrıca sahibi olduğu ... A.Ş.'nin ... olan borçlarına karşılık maliki bulunduğu, ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... pafta, ... parsel ve ... Köyü, ... parsel üzerinde 08/02/2008 tarihinde 66.000 TL bedelle ipotekler tesis ettiğini, ... firmasının ... olan toplam 382.176 TL borcunu ödemediğini, bu çekler nedeniyle Antalya .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borcun ödenmediğini, akabinde de ... firmasının iflas ettiğini, Antalya .... İflas Müdürlüğü'nün ... iflas no ile iflas tasfiyesinin açıldığını, davalının Antalya Serik Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 08/02/2008 tarih ve ... yevmiye sayılı resmi senedinde \" ... A.Ş.'nin ... A.Ş.'ye olan 66.000 TL bedel mukabilinde borçları karşılığında müşterek borçlu ve müteselsilen ... A.Ş. lehine 1. derecede olmak üzere %17 faiz ile ve F.B.K. süre ile ipotek tesis ettiklerini\" belirterek iş bu resmi senet gereğince anılan borca hem ipotek veren hem de müşterek ve müteselsil borçlu kefil olduğunu, davalının sahibi bulunduğu  ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde 04/10/2007 tarihli resmi senet ile tesis edilen 3.000.000 TL limitli ipotek için Milas ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından paraya çevirme işlemlerine başlandığını, davalının icra emrinin kendisine tebliğinden itibaren taşınmaz satışını engellemek ve geciktirmek için Milas İcra Hukuk Mahkemesi ve Milas Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde davalar açtığını, bu davaların reddedildiğini ve kararların kesinleştiğini, dosyadan kısmi bir tahsilat yapılabildiğini, alacağın büyük bir kısmının açıkta kaldığını, bunun üzerine 604.700 TL ipoteklerin paraya çevrilmesi için Antalya .... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı ve 66.000 TL bedelli ipoteğin paraya çevrilmesi için Serik ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından takibe başlanıldığını, bakiye 2.044.803,74 TL borç bulunduğunun Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/756 Esas ve 2018/63 Karar sayılı dosyasında tespit edildiğini, davalının Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/756 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit ve ipoteğin fekki talepli dava açtığını, yapılan yargılamada davacının 15/02/2016 tarihi itibariyle 2.044.803,74 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, mahkemece davanın reddedildiğini, bu durumun ve müşterek müteselsil kefil sıfatı ile borçtan sorumlu olduğunun davalıya ihtar edildiğini, ihtarnameden herhangi bir sonuç alınamadığını, sonuç olarak  Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/756 Esas ve 2018/63 Karar sayılı kararında tespit edildiği üzere davacının 2.044.803,74 TL alacağı mevcut olup bu borçtan davalının sorumlu olduğu 670.700 TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 09/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %17 faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,  müvekkilinin gerçek kişi olması sebebiyle Mahkememizin görevsiz olduğunu, davacı tarafından davalı müvekkiline ve dava dışı üçüncü kişiler ... A.Ş. İflas İdare Memurluğu ve ... A.Ş. İflas İdare Memurluğu'na Bakırköy .... Noterliğinin 07/05/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarname ile özetle Isparta .... Noterliğinin 11/04/2016 tarih ve ... sayılı ihtarnamesi ile dava dışı üçüncü kişilere gönderilen ihtarnamede sehven yapılan eksikliklerin giderildiği bildirilerek Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/756 Esas, 2018/63 Karar sayılı dosyanın reddedildiğinin ve dosyada mevcut bilirkişi raporu ile alacaklı olduğunun tespit edildiği bildirilerek ödeme yapılmasının ihtar edildiğini, bu ihtarnameye dava dışı üçüncü kişiler tarafından cevap verildiğini, Antalya .... Noterliğinin 21/05/2018 tarihli, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile; davacının, dava dışı  ... A.Ş.'nin Antalya .... İcra Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyasında herhangi bir alacak kaydı bulunmadığının, söz konusu ihtarnameye konu asıl  borçlu ...A.Ş.'nin Antalya .... İflas Müdürlüğü'nün dosyasına alacağın 2.502.137,46 TL olarak kaydedildiğini ve bu borcun Milas .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından satışa çıkarılan ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın satılması suretiyle müvekkili tarafından ödenmesi nedeniyle kefil sıfatı ile davacının alacağına halef olduğunun bildirildiğini, bu kararın davacıya tebliğ edildiğini, davacının herhangi bir itirazının olmadığını, davalı tarafından müvekkilinin masaya kaydedilmesine ilişkin kararın kaldırılması için açmış olduğu Antalya 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/380 esas sayılı dosyasında davanın reddine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, müvekkilinin şahsen imzaladığı ve açıkça müşterek ve müteselsil sorumlu olduğuna ilişkin iradesini gösteren bir belgenin bulunmadığını, kefalet sözleşmesinin, kefilin alacaklıya karşı, asıl borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme olduğunu, müvekkilinin vekili aracılığı ile maliki olduğu taşınmazlar üzerine davacı lehine ipotek tesis işlemi yaptığını, bu işlemde vekil eden tarafından sehven müşterek borçlu müteselsil kefil ifadesinin kayda geçirildiğini, müvekkilinin bu yönde bir iradesi olmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olması sebebiyle sona erdiğini, kefalet sözleşmesinin fer'ilik, talillik ve ivazsızlık olmak üzere başlıca üç özelliğinin bulunduğunu, dava konusu bakımından talillik özelliğinin önem arz ettiğini, kefalet sözleşmesinin talilliğinin, adi kefalette tam olarak, kefilin borcunun her zaman asıl borca göre ikincil nitelikte olmasını ve bu bağlamda alacaklının kefile başvurmadan önce asıl borçlu aleyhine takibe girişmesi ve varsa rehinleri paraya çevirmesi gerektiğini ifade ettiğini, dava konusu bakımından 07/02/2008 tarihinden bu yana, davacı tarafın ipoteklerin paraya çevrilmesi yoluna kısmen başvurduğunu, bu sebeplerle davanın haksız olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 17/06/2021 tarih 2018/501 Esas - 2021/428 Karar  sayılı kararında; \" Dava, müteselsil kefalet sorumluluğuna dayanan alacağın tahsili talebine ilişkindir. ahkememizce Antalya .... İcra Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyası, Antalya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, Milas .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/756 Esas ve 2018/63 Karar sayılı dosyası, Milas İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/5 Esas sayılı dosyası, Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/1911 Esas sayılı dosyası incelenmiş, dosya bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti 11/04/2021 tarihli raporunda özetle; dosya kapsamında borçlusu davalı, alacaklısı davacı şirket olan 07/02/2008 tarihli, ... yevmiye sayılı, %17 faizli, 604.700 TL bedelli; 08/02/2008 tarihli, ... yevmiye sayılı, yıllık %17 faizli, 66.000 TL bedelli ipotek senetlerinin olduğunu, davacı ile davalının ortağı olduğu ... ve  ... A.Ş. arasında imzalanan satış sözleşmeleri uyarınca ipotekler verildiğini, ipotek tesis işleminin davalı tarafından verilen 30/01/2008 tarihli düzenleme şeklinde vekaletname uyarınca davalı adına vekaleten yapıldığını, söz konusu vekaletnamede davalı tarafından kefalete ilişkin herhangi bir yetki verilmediğini, bununla birlikte, resmi senetlerde yer alıp davalının müşterek borçlu, müteselsilen sorumlu olduğuna yönelik ifadeler göz önünde tutulduğunda, davalının borçtan bizzat müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun anlaşıldığını, davacının ticari defterlerinde davalı adına aralarında doğrudan bir ticari ilişki olmaması sebebiyle bir borç kaydı bulunmadığını ancak dava dışı .... A.Ş.'den 70.544,62 TL alacaklı olduğunu tespit ve beyan etmiştir. Davalı tarafından 04/10/2007 tarihli resmi senet ile maliki olduğu ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ...parsel sayılı taşınmaz üzerinde, dava dışı ...  A.Ş.'nin, davacı ... A.Ş. nezdinde doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 1.derede, yıllık %17 faizli ve fekki bildirilinceye kadar 3.000.000 TL bedelli; 07/02/2008 tarihli resmi senet  ile, ... ili, ... ilçesi, ... köyü, ... pafta, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde, dava dışı ... A.Ş.'nin davacı ... A.Ş. nezdinde doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 1.derede, yıllık %17 faizli ve fekki bildirilinceye kadar 604.700 TL bedelli; 08/02/2008 tarihli resmi senet ile, ... İli, ... İlçesi, ... Köyü ... parsel, 700 parsel ve ... Köyü ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde, ... A.Ş.'nin, davacı ... A.Ş.'ye olan 66.000 TL borcuna karşılık,  1.derede, yıllık %17 faizli ve fekki bildirilinceye kadar ipotek tesis edildiği, davacı tarafından dava dışı şirketlerden olan alacağının tahsili amacıyla Milas .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden; Antalya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ... ili, ... ilçesi, ... köyü, ... pafta, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden; Serik .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ... İli, ... İlçesi, ... Köyü ... parsel, ... parsel ve ... Köyü ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı, Milas .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasında taşınmazın satışının gerçekleştirildiği ve borçtan tahsilat sağlandığı, davalı tarafından davacı aleyhine Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/1911 Esas sayılı dosyası ile açılan ipoteğin fekki davasında davanın kabulü ile, ... İli, ... İlçesi, ... Köyü ... parsel ve ... Köyü ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ipoteklerin fekkine karar verildiği, davalı tarafından Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/756 Esas sayılı dosyası ile davacıya karşı Antalya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu ... ili, ... ilçesi, ... köyü, ... pafta, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden ipoteğin fekki davası açıldığı, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde alınan bilirkişi raporu doğrultusunda diğer taşınmazın (3.000.000 TL bedelli ipotek) satışından elde edilen tahsilata rağmen davacının alacağının devam ettiği ve ipoteğin fekki şartlarının oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, dava dışı ... A.Ş.'nin iflası nedeniyle açılan Antalya .... İcra Dairesi'nin ... iflas sayılı dosyasında, davacının alacağının 2.502.137,46 TL olarak kabulüne, 573.629,45 TL yönünden alacak başvurusunun reddine karar verildiği, iflas dosyasında Milas .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından gelen tahsilatın davacının alacağından mahsup edildiği, davacı tarafça bu kez Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/756 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen kalan alacaktan (2.044.803,74 TL) 670.700 TL'lik kısmın davalıdan müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile tahsili talebi ile bu davanın açıldığı, davanın, ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 1 pafta, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde tesis edilen 07/02/2008 tarihli ipotek senedinde yer alan davalının \" ... A.Ş.'nin ... A.Ş.'ye olan borçlarına karşılık 604.700 TL bedelle müşterek borçlu ve müteselsilen\" ibaresi ve  ... İli, ... İlçesi, ... Köyü ... parsel, ... parsel ve ... Köyü ... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde tesis edilen 08/02/2008 tarihli ipotek senedinde yer alan davacının \"... A.Ş.'nin ... A.Ş.'den olan 66.000 TL bedel mukabilinde borçları karşılığında müşterek borçlu ve müteselsilen\" ibaresi nedeniyle, davacının dava dışı ... A.Ş.'den olan alacağına müşterek ve müteselsil kefil olduğu iddiasına dayandırıldığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının, davacı şirketin dava dışı ... A.Ş. ile ... A.Ş.'den olan alacağından müteselsil kefil sıfatı ile sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve alacağın miktarı hususunda toplanmaktadır. Davalının kefil olduğu iddia edilen ipotek senetlerinin tarihinin 07/02/2008 ve 08/02/2008 olması sebebiyle davada mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun uygulanması gerekmektedir. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 484. maddesine göre kefalet sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılması ve kefil olunan miktarın belirtilmesi koşullarına bağlı iken, müteselsil kefaletten bahsedebilmek için ayrıca anılan kanunun 487. maddesi uyarınca kefilin, borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı veya buna benzer bir ibare ile sorumluluk altına girmesi gerekmektedir. Dava konusu ipotek senetleri incelendiğinde davalı adına \"müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu\" ibaresinin geçmediği, \"kefil\" kelimesi bulunmaksızın \"müşterek borçlu ve müteselsilen\" yazdığı, bu şekilde geçerli bir kefaletten bahsedilemeyeceği, ayrıca davalı adına ipotek tesis işleminin 30/01/2008 tarihli vekaletnameye istinaden vekil ... tarafından yapıldığı, anılan vekaletnamede davacı adına kefil olma yetkisinin yer almadığı, bu yönüyle de geçerli şekilde kurulmuş kefalet sözleşmesinden bahsedilemeyeceği, davalının kefil sıfatı ile davacıya karşı dava dışı şirketlerin borcundan sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\"gerekçesi ile, <br>Davanın REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, muhterem mahkemenin, “Bu kapsamda taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının ,(...) davacı şirketin (...) dava dışı ... A.Ş. ile ...A.Ş.’den olan alacağından müteselsil kefil sıfatı ile sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve alacağın miktarı hususunda toplanmaktadır. Davalının kefil olduğu iddia edilen ipotek senetlerinin tarihinin 07/02/2008 ve 08/02/2008 olması sebebiyle davada mülga 818 sayılı Borçlar kanunu’nun uygulanması gerekmektedir. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 484.maddesine göre kefalet sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılması ve kefil olunan miktarın belirtilmesi koşullarına bağlı iken, müteselsil kefaletten bahsedebilmek için ayrıca anılan kanunun 487.maddesi uyarınca kefilin, borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı veya buna benzer bir ibare ile sorumluluk altına girmesi gerekmektedir. Dava konusu ipotek senetleri incelendiğinde davalı adına “müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu” ibaresinin geçmediği, “kefil” kelimesi bulunmaksızın “müşterek borçlu ve müteselsilen” yazdığı, bu şekilde geçerli bir kefaletten bahsedilemeyeceği, ayrıca davalı adına ipotek tesis işleminin 30/01/2008 tarihi vekaletnameye istinaden vekil ... tarafından yapıldığı, anılan vekaletnamede davacı adına kefil olma yetkisinin yer almadığı, bu yönüyle de geçerli şekilde kurulmuş kefalet sözleşmesinden bahsedilemeyeceği, davalının kefil sıfatı ile davacıya karşı dava dışı şirketlerin borcundan sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir” gerekçesi ile davanın reddine karar verdiğini; bu kararın hukuken doğru olmadığı için istinaf etme zaruretinin hasıl olduğunu, Davalı ..., müvekkili ... A.Ş.’ye borçlu (dava dışı) ...A.Ş. ile ... A.Ş. ünvanlı firmaların sahibi ve yetkilisi olduğunu; davalı ... sahibi bulunduğu ...  A.Ş. firmasının, ... A.Ş.’ye olan borçlarına karşılık ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde 04/10/2007 tarihli resmi senet 3.000.000-TL, ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... pafta, 529 ve 530 sayılı taşınmazlar üzerinde 07/02/2008 tarihinde 604.700-TL bedelli ipotekler tesis ettiğini, Antalya 4.Bölge Tapu Sicil Müdürlüğü’nün ... yevmiye sayılı ipotek resmi senedinde “……taşınmazdaki hisselerinin tamamını ...Çimento ve Beton Endüstrisi A.Ş.’nin ... Bölgesi Çimento ve Sanayi Ticaret A.Ş.’ne olan borçlarına karşılık olarak 604.700-TL bedelle müşterek borçlu ve müteselsilen ... Bölgesi Çimento ve Sanayi Ticaret A.Ş. lehine 1.derecede olmak üzere %17 faiz ve F.B.K. süre ile ipotek tesis ettiklerini…” belirterek işbu resmi senet gereğince anılan borçlara hem ipotek veren hem de “müşterek ve müteselsil borçlu”olarak yer aldığını, <br>Yine davalı ...bulunduğu, ... Sanayi A.Ş.’nin, ... olan borçlarına karşılık,  Antalya İli, Serik İlçesi, Çatallar Köyü,...parseller üzerinde 8.2.2008 tarihinde 66.000-TL ipotekler tesis ettiğini, ...firmasının 3 adet (14.06.2008 tarihli 127.000-TL, 21.06.2008 tarihli 127.000-TL ve 28.06.2008 tarihli 128.176-TL) toplam 382.176-TL tutarlı çeklerinin ödenmediğini, işbu çeklerin Antalya 3.İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasından takibe konulduğunu ancak ödenmediğini,  Davalı ..., Antalya Serik Tapu Sicil Müdürlüğü’nün 8.2.2008 tarih ve 1262 yevmiye sayılı resmi senedinde “…., ...r Sanayi A.Ş.’nin  ... ve Sanayi Ticaret A.Ş.’den olan 66.000-TL bedel mukabilinde borçları karşılığında  müşterek borçlu ve müteselsilen ... Bölgesi Çimento ve Sanayi Ticaret A.Ş. lehine 1.derecede olmak üzere %17 faiz ve F.B.K. süre ile ipotek tesis ettiklerini…” belirterek işbu resme senet gereğince anılan borca da hem ipotek veren hem de “müşterek ve müteselsil borçlu” olarak yer aldığını,  Borçların hiçbirisinin ödenmediğini; Isparta 3.Noterliği’nin 01/08/2008 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ve ekindeki hesap özeti ile cari hesap kat edildiğini, borcun ödenmesi talep olunduğunu ancak netice alınamadığını; davalının maliki bulunduğu Muğla İli, Milas İlçesi, ...7 tarihli resmi senet ile kurulan 3.000.000-TL tutarlı ipotek Milas 1. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasından paraya çevrilmeye başlandığını, davalının gerek İcra Hukuk Mahkemesi gerekse Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde bir çok davalar açtığını, hepsinin ret olunduğunu, kesinleştiğini ve altı yıl sonra 16.2.2016 tarihinde  harçların mahsubundan sonra 2.805.906,13-TL tahsilat sağlanabildiğini, Bu esnada, borçlunun sahibi bulunduğu ... Çimento ve Beton Endüstrisi A.Ş. Antalya 2.İflas Müdürlüğü’nün...ve ...Sanayi A.Ş. Antalya 3.İflas Müdürlüğünün 2008/1 için  iflas dosyalarından tasfiye başladığını ancak 2020 yılında işbu iflas kararlarının kaldırıldığını, şirketlerin müflis olmaktan çıktığını, Geçen yıllar içerisinde, alacağın büyük bir kısmının açıkta kaldığını, bakiye alacağın tahsili zımnında 604.700-TL ipoteğin paraya çevrilmesi için Antalya 4.İcra Müdürlüğü’nün ...ve 66.000-TL bedelli ipoteğin paraya çevrilmesi için Serik 1.İcra Müdürlüğü’nün...esas sayılı dosyalarından takibe başlandığını, davalı ....ün, borcun bittiğini ileri sürdüğünü; Antalya İli, Merkez, ... ve 530 parseller üzerinde 3.kişi olarak verdiği 604.700-TL tutarlı ipoteklerin fek edilmesi talepli olarak Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/756 E sayılı dosyası ile menfi tespit ve ipoteğin fekki davası açtığını, mahkemenin,  bilirkişi incelemesi yaptığını, halen 2.044.803,74-TL borç bulunduğunu belirlediğini ve ipoteklerin geçerli olduğunu tespit ederek 2018/63 K sayılı kararı ile ...’ün davasını ret ettiğini; işbu kararın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi’nin 2018/1009 E., 2019/879 K sayılı Kararı ve Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 2020/4959 E., 2021/2347 K sayılı ilamı ile onandığını ve kesinleştiğini, (Kararların eklice sunulmakta olduğunu,)<br>Tüm bu bilgiler ışığında, müvekkili ...ın halen (bilirkişi raporunda detaylı olarak belirtildiği üzere 15.02.2016 tarihi itibariyle 2.044.803,74-TL)  alacağının bulunduğunun (bugün itibariyle bu alacağın çok daha yüksek bir meblağa ulaştığı) sabit olup, bu alacağa karşılık da, anılan ipotekler ve ...’ün müşterek-müteselsil borçluluğu, borç ikrarı, sorumluluğunun bulunduğunu, <br>Davanın ise, dava dilekçelerinde detaylı olarak belirttikleri üzere, davalı ...ün işbu ipotek resmi senetlerinde açıkça kabul ve beyan ettiği üzere 604.700-TL ve 66.000-TL için “müşterek ve müteselsil borçlu” ikrarı ve sıfatından kaynaklanan borcun tahsiline ilişkin olduğunu,<br>Davalı ...ün işbu irade açıklamasının, borç kabulü resmi memur huzurunda tanzim edilen ipotek resmi senetlerinde yer almakta olduğunu, <br>(Eski Borçlar Kanunu 141) yeni Türk Borçlar Kanunu 162. maddenin “Birden çok borçludan her biri  alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirirse, müteselsil borçluluk doğar” hükmünü amir olduğunu, <br>İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde görülen davada, bilirkişi heyeti 11/04/2021 tarihli raporunda özetle; “…ipotek tesis işleminin davalı tarafından verilen 30/01/2008 tarihli düzenleme şeklinde vekaletname uyarınca davalı (.. .)  adına vekaleten yapıldığını, söz konusu vekaletnamede davalı tarafından kefalete ilişkin herhangi bir yetki verilmediğini, bununla birlikte, resmi senetlerde yer alıp davalının müşterek borçlu, müteselsilen sorumlu olduğuna yönelik  ifadeler göz önünde tutulduğunda, davalının borçtan bizzat müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun anlaşıldığını….” tespit ve beyan etmişlerdir. Ancak bu inceleme de rakamsal yönden eksik yapılmış, cari hesabın kat edildiği tarihten bu yana yukarıda anılan kısmi ödeme çıplak cari hesap kat rakamından mahsup edilmiş, hesabın kat’ından bu yana ticari temerrüt faizi hesabı yapılmadan eksik hesaplama ile rapor tanzim edilmiştir. Bu hususta Sayın Mahkemeye sunduğumuz 26.04.2021 tarihli “eksik hesaplamanın giderilmesi” talebimiz de ret edilmiştir. <br> Mahkemenin davayı iki gerekçe ile ret ettiğini, Birinci gerekçenin, “Davalının kefil olduğu iddia edilen ipotek senetlerinin tarihinin 07/02/2008 ve 08/02/2008 olması sebebiyle davada mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun uygulanması gerekmektedir. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 484.maddesine göre kefalet sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılması ve kefil olunan miktarın belirtilmesi koşullarına bağlı iken, müteselsil kefaletten bahsedebilmek için ayrıca anılan kanunun 487.maddesi uyarınca kefilin, borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı veya buna benzer bir ibare ile sorumluluk altına girmesi gerekmektedir. Dava konusu ipotek senetleri incelendiğinde davalı adına “müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu” ibaresinin geçmediği, “kefil” kelimesi bulunmaksızın “müşterek borçlu ve müteselsilen” yazdığı, bu şekilde geçerli bir kefaletten bahsedilemeyeceği” olarak belirtildiğini, Hukuki takdirin tabii ki mahkemeye ait olduğunu; ancak bu gerekçeye katılamadıklarını; öncelikle mahkemenin borçlunun beyanını “kefalet” olarak takdir ve tayin ettiğini; oysa ki burada “borç ikrarı” ve “müşterek borçluluk” “müteselsil sorumluluk” durumu söz konusu olduğunu; bu durumun bizzat borçlunun ipotek resmi senetlerindeki beyanlarında yer aldığını; herkesin borç ikrarında bulunabileceğini; bir borcu şahsen üstlenebileceğini; her borç ikrarı veya borç üstlenilmesinin,  kefalet olarak telakki edilmemesi gerektiğini; Kanun 487 maddesinin son cümlesinde “…buna benzer bir ibare ile sorumluluk altına girmesi gerekmektedir” diyerek iradeyi öne çıkarmakta olduğunu,  Davalının, “…604.700-TL bedel ile müşterek borçlu ve müteselsilen ...Çimento A.Ş. lehine 1.derecede olmak üzere %17 faiz ve F.B.K.süre ile ipotek tesis ettiklerini…” kabul ettiğini, resmi memur huzurunda bu senetin tanzim olunduğunu; burada, davalının 604.700-TL bedel ile borçlu bulunduğunu, müşterek borçlu olduğunu ve müteselsilen de sorumluluğu bulunduğunu belirtmekte olduğunu; bu beyanın kefalet olarak takdir edilmesini ve bu gerekçe ile davanın reddini hukuken doğru bulmadıklarını, İkinci gerekçenin “…ayrıca davalı adına ipotek tesis işleminin 30/01/2008 tarihi vekaletnameye istinaden vekil ...tarafından yapıldığı, anılan vekaletnamede davacı adına kefil olma yetkisinin yer almadığı, bu yönüyle de geçerli şekilde kurulmuş kefalet sözleşmesinden bahsedilemeyeceği, davalının kefil sıfatı ile davacıya karşı dava dışı şirketlerin borcundan sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek” şeklinde ifade bulduğunu, Bu gerekçeye de katılamadıklarını; mahkemenin, hukuki ilişkiyi dar olarak yorumlamakta olduğunu; ortada açıkça bir borç ikrarı, müşterek borçluluk ve müteselsilen sorumluluk beyanı mevcut olduğunu; bu beyanın geçerliliğinin resmi memur huzurunda verilmesi olduğunu; bu beyan verilir iken vekaletnamede kefalet yetkisinin olmamasının, işbu beyanı geçersiz hale getirmemesi gerektiğini,  <br>Türk Ticaret Kanunu madde 7(1) “İki veya daha fazla kişi, içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari niteliği haiz bir iş dolayısıyla, diğer bir kimseye karşı borç altına girerse, kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmemişse müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü taşımakta olduğunu, Tüm bu hususların hukuk düzenlerinde her zaman mevcut olduğunu, (Yeni) Türk Borçlar Kanunu’nda da açıkça düzenlenmiş bulunduğunu; hukuki takdir ve tayinin dairemize ait olmak üzere; <br>Prof.Dr.Seza Reisoğlu, Türk Kefalet Hukuku (Ankara 2013) isimli eserinde; “Borca katılma veya borç yüklenme (TBK 206) bir kimsenin evvelce mevcut yabancı bir borcun edimini kendi borcu olarak yüklenmesidir. Borca katılma ile – borcun naklinden farklı olarak – ilk borç sona ermemekte; buna karşılık borca katılan kimse de aynı sebepten ötürü alacaklıya karşı ilk borçlu ile birlikte yükümlü olmaktadır. Banka uygulamasında bir kredi sözleşmesine sonradan “müteselsil borçlu” sıfatıyla bir kişinin imzasının alınması halinde, genelde borca katılma söz konusu olacaktır” <br>Mehaz hukuka ilişkin İsviçre Federal Mahkemesi de bir kararında (BGE 43 II 263) “Bir borcu feri olarak tekeffül etmek mümkün olduğu gibi, başkasının borcunu doğrudan doğruya asli bir taahhütle yüklenmek de mümkündür. Böyle bir taahhüdün (Constitutum debiti alieni) geçerliliği, müşterek hukukça da kabul edilmiş olup hiçbir şekle tabi değildir” demek suretiyle aynı görüşe katılmakta olduğunu, <br>Borçlu ile borca katılan, alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olurlar, izahında bulunmakta olduğunu, <br>Yargıtay 3.Hukuk Dairesi Onursal Başkanı Sn...., (Borçlar Hukuku El Kitabı-2018 2.cilt sayfa 583,584) isimli eserinde; “İrade özerkliği ve sözleşme serbestisi uyarınca üçüncü bir kişinin alacaklı ile anlaşarak borca katılması olanaklıdır. Borca katılma sonunda mevcut borçlunun yanına yeni bir borçlu katılmaktadır. Borca katılma, üçüncü bir kişinin asıl borçlu yanında borcu onunla birlikte yüklenmesidir. Borca katılma da niteliği itibariyle bir sözleşmedir. Katılma sözleşmesiyle üçüncü kişi (borca katılan), alacaklıya borcu asıl borçlu ile birlikte yüklenmeyi taahhüt eder. Böylece borca katılan üçüncü kişi, asıl borçlu ile birlikte alacaklıya karşı müteselsil borçlu sıfatını kazanır ve müteselsil borç ilişkisi meydana gelir. Borca katılmanın geçerliliği özel bir şekil şartına tabi değildir. Şekle tabi olmadığı için borca katılma kefaletten ayrılır. <br>Borca takılmada borçlu borçtan kurtulmamakta, onun yanında borcu birlikte yüklenen sıfatıyla başka bir borçlu bulunmakta, böylece alacaklı karşısında müteselsil iki borçlu yer almaktadır” açıklamasını getirdiğini, <br>Doç.Dr....de (Türk Borçlar Kanunu Çerçevesinde Kefalet Sözleşmesi- İstanbul 2014 sayfa 9) isimli eserinde “Mevcut bir borca katılmak isteyen kişi, doğrudan doğruya alacaklıyla  sözleşme yapar ve söz konusu borçtan ötürü bağımsız bir sorumluluk  üstlenir. Borcun üstlenilmesinden farklı olarak, borcuna katılınan kişi borçtan kurtulmuş değildir. Alacaklı, dilerse ilk borçludan dilerse kendisiyle anlaşmak suretiyle  borca katılan kişiden talepte bulunabilir. Böylelikle “müteselsil borçluluk” ortaya çıkmış olur” izahı ile aynı yönde olduğunu, <br>Tüm bu izahları ışığında, davalı borçlu ...’ün, serbest iradesi ile borç ikrarı, müşterek ve müteselsil borçluluk beyanında bulunduğu, bu beyanın da resmi memur huzurunda, resmi senette yer alması nedeniyle, yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmek zaruretinin hasıl olduğunu,  <br>İleri sürerek, yukarıda maruz sebeplere binaen, fazlaya ilişkin tüm haklarının saklı kalmak kaydı ile, istinaf dilekçelerinde belirtilen nedenler ve mahkemece tespit edilecek diğer nedenler ile tehiri icra talepli istinaf başvurularının kabulüne, İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/501 E, 2021/428 K.sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak dava dilekçelerindeki talepleri doğrultusunda davanın kabulüne, masraflar ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. <br>Dava; davalının kendisine ait taşınmazlar üzerine davacı şirket lehine ve dava dışı  ...Çimento ve Beton Endüstrisi A.Ş.' ile dava dışı ...r Sanayi A.Ş.'nin davacıya olan borçlarını teminen tesis ettiği ipoteklerin teminat altına aldığı alacaklara, bu ipotek sözleşmeleri ile aynı zamanda müşterek ve müteselsil borçlu-kefil olunduğu iddiasına dayalı olup, ipoteklerin paraya çevrilmesi yolu ile  ile elde edilen tutarlardan tahsil edilemediği, davalının açtığı ipoteğin fekki istemli davada yapılan yargılama sonucu  Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/756 Esas ve 2018/63 Karar sayılı kararında tespit edilen 2.044.803,74 TL alacaktan 670.700 TL'sinin müteselsil borçlu sıfatıyla davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>Davacı tarafça ileri sürülen istinaf sebepleri; dava konusu ipotek sözleşmelerinde davalının müteselsil kefil sıfatıyla borç altına girdiğini gösterir geçerli bir kefalet sözleşmesi bulunmadığı, kaldı ki davalı adına vekaleten yapılan ipotek sözleşmeleri için vekile verilen vekaletnamenin kapsamında davalı adına kefalet sözleşmesi yapma yetkisi bulunmadığı yönündeki mahkeme gerekçesinin hatalı olduğu, zira taraflarınca davalının sorumluluğunun kefalet hükümlerine değil, müşterek ve müteselsil borçluluk hükümlerine dayandırıldığı yönündedir. Davacının talebini dayandırdığı iki adet ipotek senedi bulunmaktadır. Bunlardan ilki 07/02/2018 tarihli ipotek resmi senedi olup,  davalı adına kayıtlı olan Antalya ili, Merkez ilçesi, ...parsel sayılı taşınmazlar üzerine davacı lehine, davacının dava dışı ... ve Beton Endüstrisi A.Ş.'den olan alacaklarına karşılık birinci sıradan ve 604.700,00-TL limitle ipotek tesisine ilişkindir. İkincisi ise 08/02/2008 tarihli ipotek resmi senedi olup, davalı adına kayıtlı Antalya İli, Serik İlçesi, Çatallar ... parsel sayılı taşınmazlar üzerine davacı lehine, davacının dava dışı ...Şirketinden olan alacaklarına karşılık birinci sıradan ve 66.000,00-TL limitle ipotek tesisine ilişkindir. Her iki ipotek resmi senedinde de;  Her iki ipotek sözleşmesi davalı ...adına 31/01/2008 tarihli vekalete dayalı olarak dava dışı ... tarafından yapılmıştır. Birinci ipotek sözleşmesinde; \" ... adına vekaleten ........ Çimento ve Beton Endüstrisi A.Ş.'nin ...Bölgesi Çimento ve Sanayi Ticaret A.Ş.'ye olan borçlarına karşılık 604.700 TL bedelle müşterek borçlu ve müteselsilen\" yine ikinci ipotek sözleşmesinde \" ... .Katlılar Sanayi A.Ş.'nin ... Göller Bölgesi Çimento ve Sanayi Ticaret A.Ş.'den olan 66.000 TL bedel mukabilinde borçları karşılığında müşterek borçlu ve müteselsilen\" ibareleri yer almaktadır. Davalı tarafından dava dışı ...l'e verilen 31/01/2008 tarihli vekaletname incelendiğinde, davalının vekile hem kendi adına asaleten hem de dava dışı ... Şirketi adına vekaleten vekaletname verdiği, vekaletname ile ...e; davalı ve dava dışı ... şirketi adına kayıtlı olan; Antalya ili, Antalya/4 İlçesi ilçesi, Hacıcelliler Köyü'nde kain, ...parsel sayılı;  Antalya İli, Serik İlçesi, Çatallar Köyü'nde kain 20 ve 700 parsel sayılı, yine  Antalya İli, Serik İlçesi, Kırbaş Köyü'nde kain 473 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde, ... Çimento ve Beton Endüstrisi A.Ş.'nin... Göller Bölgesi Çimento ve Sanayi Ticaret A.Ş.'den satın alacağı çimento ve klinkerlerin bedellerinin teminatını teşkil etmek üzere dilediği kısımlarını veya tamamını ... Göller Bölgesi Çimento ve Sanayi Ticaret A.Ş. lehine veya  bilumum özel veya tüzel kişiler bilumum bankalar, emniyet sandığı, bilumum şirketler lehine dilediği bedel, şekil, dilediği vade ve dereceden, dilediği sıra, bedel ve şartlarla veyahut birinci derecede ve birinci sırada veyahut serbest dereceden her türlü ipotek verme, iş bu gayrımenkuller üzerinde ipotek tesis ve tescil ettirme,  ipotek takrirlerini kabul ve imza, ipotek karşılıklarını alma, ahzu-kabz,  ipotekleri vadelerinde veya vadelerinden evvel ödeme, vade tarihlerini uzatma, ipotekleri yeniletme, gerektiğinde ipotekleri başka taşınmazlar üzerine kaydırma, serbest dereceden istifade hakkı tanıma ve şerh ettirme, bununla ilgili tapu defteri sicilini ve evraklarını imzalama, belgelerini alma hususunda 31/12/2008 tarihine dek yetki verildiği anlaşılmıştır. Vekaletin verildiği ve ipotek sözleşmelerinin yapıldığı tarihte yürürlükte olan 818 Sayılı BK'nun 388/1 fıkrasında; vekaletin kapsamının, sözleşme ile açıkça tespit edilmemişse, ilişkin olduğu işin mahiyetine göre belirleneceği düzenlenmiştir. Yukarıda içeriği tespit edilen vekaletname ile  davalı tarafından dava dışı vekile, yalnızca kendisi ve ... Şirketi adına kayıtlı ve özellikleri belirtilmiş altı adet taşınmaz üzerinde dilediği sırada ve şartlarla ipotek tesis etme ve ipotekle ilgili işlemler yapma  yetkisi verildiği, vekaletnamenin kapsamının açıkça belirlendiği,  yoksa davalı adına ipoteklerin teminat altına aldığı borçlara 818 Sayılı BK'nun 141/1( 6098 SayılıTBK'nun 162/1) fıkrası kapsamında müteselsil borçluluk bildiriminde bulunma, diğer ifade ile ipotekle ayni teminat altına alınan borçtan şahsen ve müteselsilen de sorumlu olunduğuna dair irade beyanı açıklama yetkisi verilmediği, yine mahkeme gerekçesinde belirtildiği gibi vekile davalı adına asıl borçlu şirketlerin borcuna müteselsil kefil olma yetkisi de verilmediği açıktır. Nitekim ipotek senetlerinde vekil  davalı adına müteselsil kefalete yönelik irade beyanı ortaya koymuş da değildir.  Tüm bu açıklamalar çerçevesinde; davacının, yukarıda özellikleri belirtilen iki ayrı ipotek senedinde yer alan \"müşterek borçlu ve mütesesilen\" ifadelerine dayalı olarak müteselsil borçlu veya borca katılan sıfatıyla, borçları bu ipoteklerle teminat altına alınmış dava dışı ... şirketlerinden olan bakiye alacakları için davalı ...r'e başvurması mümkün değildir. Zira dava dışı vekilin, vekalete dayalı olarak davalı ...adına müteselsil borçluluk, yahut borca katılma beyanında bulunma yetkisi mevcut olmayıp, ipotek senetlerindeki bu ifadelere dayalı olarak, davacı ile davalı ... arasında müteselsil borçluluğa dayalı ve geçerli bir  borç ilişkisinin varlığından bahsedilemez. Aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir.  Davalı tarafından Antalya 4 Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan  dava ipoteğin fekki davası olup, mahkemece 2016/756 Esas ve 2018/63 Karar sayılı ve derecattan geçerek kesinleşen kararı ile  tespit ettiği husus, davalının fekkini talep ettiği ipoteklerin teminat altına aldığı ve dava dışı şirketlere ait halen devam eden 2.044.803,74 TL borç bulunduğu ve ipoteğin fekki koşullarının oluşmadığı hususudur. Yoksa mahkemece  ...ün bu borçtan müteselsil borçlu sıfatıyla sorumlu olduğu yönünde bir tespit yapılmış değildir. Davalının bu karar ile davalıdan olan alacağın sabit hale geldiği yönündeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Davacı dava dilekçesinde hem müşterek borçluluğa hem de müteselsil kefalete dayandığından, mahkemenin geçerli bir kefalet sözleşmesinin mevcut olmadığı yönündeki  gerekçesi doğrudur. Ancak vekaletin kapsamına göre davalının müteselsil borçlu sıfatı ile de sorumlu tutulamayacağı gerekçede eksik bırakılmış ise de, bu eksiklik sonuca etkili değildir. <br>Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi kararında usule, yasaya ve kamu düzenine aykırı bir yön bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, <br>3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, <br>5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 14/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9583d2c6bf6c4762","SID":"2e9807271e142620"}}