{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1862 Esas<br>KARAR NO: 2024/273<br>KARAR TARİHİ: 29/02/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifin 2018 yılı  olağan genel kurul toplantısının 03/03/2019 tarihinde yapıldığını, genel kurul gündeminin 6. maddesine ait kararların, tamamiyle kanuna, iyiniyete, kooperatif  ana sözleşmesine, kooperatifçe müteahhit firma ile yapılan sözleşmeye aykırı olduğunu, bu maddenin \"İskan, kapalı otopark, tapu işlemleri ile ilgili kararların alınması ve yönetim kuruluna yetki verilmesi\" ile ilgili olduğunu, bu madde ile, gündem konusu olmamasına rağmen taşınmaz alımı ve satımı kararı alındığını, oysa gündemde yer almayan konularda karar alınamayacağını, bu nedenle 6. gündem maddesi ile alınan kararların yok hükmünde olduğunu ve iptali gerektiğini, genel kurul gündeminin 6/c maddesinin tamamının, Kooperatifler Kanununun 42. maddesine aykırı olup iptali gerektiğini, söz konusu madde ile, kooperatife ait bağımsız bölüm dairelerin, yüklenici ... Tic. Ltd. Şti.'ye asgari normal daireler 145.000,00 TL, dubleks daireler 185.000,00 TL'den tahsis ve/veya satışının yapılmasına karar verildiğini, ancak kooperatife ait bağımsız bölüm dairelerin, tahsis ve/veya satışı şeklinde karar alınmasının açıkça Kooperatifler Kanununa aykırı olduğunu, tahsis ve satış işlemleri birbirinden farklı işlemler olduğundan genel kurul kararı ile yönetim kuruluna yetki verilirken yapılacak işlemin satış mı yoksa tahsis mi olduğunun açıkça belirtilmesi gerektiğini, bu nedenle kararın, kendi içinde çelişkili, belirsizlik içeren bir karar olduğunu, böylece genel kurulun, aslında kendisine ait olan bir yetkiyi yönetim kuruluna devrettiğini, dava konusu kararların uygulanmasının, vergi mevzuatı bakımından kooperatife yüksek miktarda vergi mükellefiyeti getirdiğini, dava konusu kooperatif  genel kurul kararları ile, teminat olarak elde tutulması gereken dairelerin bedel karşılığı satışının öngörüldüğünü, bu şekilde, kooperatifin, elde etmiş göründüğü gelir bakımından Katma Değer Vergisi ve Kurumlar Vergisi ödemekle karşı karşıya kaldığını, tasfiye halinde olması sebebi ile de, ortaklarına pay dağıtımında gelir vergisine tabi tutulmasının da gerektiğini, bunun sonucu olarak, konut yapı kooperatifinin, taşınmaz satış kazancı istisnasından yararlanılması şartının ortadan kalktığından söz konusu 6/c maddesi ile alınan kararın iptali gerektiğini, kooperatife ait inşaatları yapmak üzere ... İnşaat firması ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre, kooperatifin elde etmesi gereken bir kısım hak ve alacaktan bu karalar ile karşılıksız olarak vazgeçildiğini ve kooperatif ortaklarının yeni bir takım külfetler altına sokularak kooperatif ortaklarının şahsi sorumluluklarının artırıldığını, 12/05/2006 tarihinde arsa payı karşılığında kat yapımı konusunda gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, buna göre yapılacak 192 adet dairenin 78 adedinin kooperatife, \"anahtar teslimi\" şeklinde tahsis edilmesinin taahhüt edildiğini, 20 adedinin otopark inşatına karşılık kooperatif mülkiyetinde kalacağını ve inşaatın safhalarına göre yüklenici-müteahhit firmaya mülkiyetinin verileceğini, kalan dairelerin ise, bina inşaatlarının safhalarına göre yüklenici-müteahit firmaya verileceğini, müteahhit tarafından üstlenilen işin yapılmasının teminat altına alınması amacıyla 32 adet dairenin kooperatif uhdesinde tutulduğunu, müteahhit tarafından yapılması gerektiği halde yapılmayan işlerin parasal karşılığı yaklaşık 5.000.000,00 TL olmasına rağmen kooperatif yönetiminin, işini bitirmeyen müteahhit firmayı açıkça kayırarak haketmediği daire teslimlerinde bulunduğunu ve görevini suiistimal etmek suretiyle kooperatifi zarara uğrattığını, kooperatif yönetiminin 2011 yılından itibaren kısa bir süre içerisinde, sözleşmeye göre uhdesinde tutması gereken 32 daireyi müteahhide teslim ettiğini, yaklaşık altı senedir bu dairelerin ikamet olarak kullanıldığını ve kooperatif hesaplarında ne bir kira gelirine nede bir satış bedeli gelirine genel kurullarda rastlanmadığını belirterek davalı kooperatifin 03/03/2019 tarihinde yapılan 2018 Yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 6/c numaralı gündem maddesi ile alınan kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; 03/03/2019 tarihli 2018 yılı genel kurul gündeminde yer alan iskan, kapalı otopark ve tapu işlemleri ile ilgili genel kurulun 6. maddesi kapsamında kararlar alınarak yönetim kuruluna yetki verildiğini, Kooperatifler Kanununun 42. maddesine bir aykırılığın olmadığını, 6. maddenin a ve b bendlerindeki, yüklenicinin eksik bıraktığı kapalı otopark inşası, arsa peyzajının yapımı ve bina iskanlarının alınması karşılığında yüklenicinin edimlerini yerine getirmesinden sonra, 6/c maddesinin işlerlik kazanacağını, 6/c bendi uyarınca, yüklenicinin eksik bıraktığı işleri tamamlaması halinde, sözleşme uyarınca yükleniciye ait dairelerin devir edileceğini, dairelerin Kooperatifler Birliğinin adına kayıtlı olduğunu ve Koopreatifler Birliğinin, bu daireleri teminat olarak uhdesinde bulundurduğunu, dairelerin, Kooperatifler Birliğinden, önce kooperatife devri, yüklenicinin edimlerini yerine getirmesinden sonra ise yükleniciye devrinin yapılması gerektiğini, 6/c maddesine göre alınan kararlarda, ucu açık sınırsız yetkiler bulunmadığını, bilakis, belediyeden alınacak rayiç değerlere göre azami ve asgari satış değeri/bedelleri belirtilerek yetki verildiğini ve alınan kararda \"rayiç bedel\" sınırının getirildiğini, davacılar tarafından, genel kurul kararının iptaline yönelik aynı gündem ve karara ilişkin daha önce açılan davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/284 Esas 2017/461 Karar sayılı kararı ile davanın reddedildiğini, dava konusu kararların uygulanmasının, vergi mevzuatı bakımından kooperatife yüksek miktarda vergi mükellefiyeti getireceği iddiasının da haksız ve yersiz olduğunu, zira, 18/08/2008 tarihinde yapılan protokol gereğince, dairelerin, müteahhit şirkete teminat olarak verilmek üzere ayrıldığını, yine, 12/05/2006 tarihli arsa karşılığı inşaat sözleşmesinin 7. maddesine göre, yüklenici firma tarafından, bütün tapu harç ve masraflarının karşılanacağını, bu devirler esnasında gerek Kooperatifler Birliği gerekse de kooperatifin kasasına (daire bedeli, satış bedeli v.s.gibi) artı veya eksi hesap ve nakit akışının söz konusu olmadığını, yine 12/05/2006 tarihli sözleşmeye göre, kooperatife arsa karşılığı alınan daireler ile söz konusu 23 daire de dahil, kalan dairelerin tapularının yüklenici firmaya devredilmesinin 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunun 2. ve 4. madde hükümlerine göre \"ortak içi bir işlem\" olduğu ve dolayısıyla kooperatifin, Kurumlar Vergisi muafiyet şartlarına uygun olduğunu, ayrıca alınan kararlar, yüksek miktarda vergi yükümlülüğü getirecek ise, bir nimet-külfet ilişkisi olacağından bu nimet-külfet ilişkisinin ne şekilde dengeleneceği konusunun da, kooperatif genel kurulunun yetki ve takdirlerinde olan bir husus olduğunu ve kooperatifin tasfiyeye girmesi sırasında, üyelerin varsa oluşacak tasfiye payı alması ve bu sebeple bazı vergi mükellefiyetleriyle karşılaşılmasının da mümkün olduğunu, alınan kararların, kooperatif ortaklarına ek ödeme getirmediği gibi ortakların şahsi sorumluluklarını da ağırlaştıran kararlar olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; yapılan yargılama toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile, davaya konu 03/03/2019 tarihli kooperatif genel kurulunun 6 no.lu gündem maddesinin \"iskan, kapalı otopark, tapu işlemleri ile ilgili kararların alınması ve yönetim kuruluna yetki verilmesi\" şeklinde ilan edilmesi karşısında 6. maddede görüşülen tüm hususlar bakımından gündeme bağlılık ilkesine uyulduğu, gündemde olmayan bir hususun görüşülmediği ve bu anlamda Kooperatifler Kanununun 46. maddesine aykırılık tespit edilmediği, dava konusu genel kurul toplantısında 6/c maddesi kapsamında alınan karar ile, Kooperatifler Birliği adına kayıtlı bulunan taşınmazların kat irtifakı ve/veya kat mülkiyeti tapularının, belediyeden alınacak rayiç değerler dikkate alınarak daire başına azami normal daireler için 145.000,00 TL, dubleks daireler için 185.000,00 TL'den olmak üzere satın/devir alınmasının kararlaştırıldığı, bu şekilde Kooperatifler Kanununun 42/6 maddesinde öngörüldüğü üzere, azami alış fiyatının genel kurulda tespit edildiği, aynı kararda Kooperatifler Birliğinden devralınacak bu taşınmazların, yüklenici ... Ltd. Şti.'ye asgari normal daireler 145.000,00 TL'den, dubleks daireler de 185.000,00 TL'den ilgili belediyeden alınacak resmi rayiç bedele kadar tahsis ve/veya satışının yapılmasının kabul edildiği ve bu şekilde yasa uyarınca, gayrimenkul satışında asgari değerin belirlendiği, alım satım işlemlerinin genel kurul adına yürütülmesi işlerinin de yönetim kuruluna verilerek yönetim kurulunun yetkilendirildiği, satış ve devri tartışılan taşınmazların 18/08/2008 tarihli protokol uyarınca Kooperatifler Birliğinin uhdesinde teminat olarak durduğu, protokoldeki şartların gerçekleşmesi halinde tapu devri yapılacağı, hali hazırda bir bedel karşılığında satışın söz konusu olmadığı, esasen devir nedeniyle kooperatif kasasına girip çıkacak bir bedelin de bulunmadığı, kooperatif ortaklarına şahsi sorumluluk yükleyen bir durumun söz konusu olmadığı, alınan kararın kanun, ana sözleşme ve iyi niyet esaslarına aykırılık taşımadığı gerekçelerine istinaden davanın reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece, bilirkişi raporu hazırlamak üzere ...'in görevlendirilmesine rağmen Mahkemenin yeni bir kararı olmaksızın dosyanın, mevcut raporu hazırlayan bilirkişiler  ...' e verildiğini, bu nedenle yetkisiz bilirkişilerce hazırlanan raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda, dava konusu genel kurul gündeminin  6/c maddesi ile ilgili hiç bir değerlendirmede bulunulmadığını, dava konusu gündemin 6/c maddesi ile, genel kurulun, kendisine ait olan kooperatife ait taşınmazların satışına karar verme yetkisini, yönetim kuruluna devrettiğini, üstelik yapılacak işlemin, satış mı yoksa tahsis mi olduğunun belli olmaması sebebiyle maddenin, çelişkili olduğunu ve belirsizlik içerdiğini, bu durumun ise Kooperatfler Kanununun 42/6 maddesine aykırı olduğunu, genel kurulun 6. gündem maddesinin b bendinin hukuka aykırılığının bilirkişiler tarafından tespit edildiğini, genel kurulun 6. gündem maddesinin a ve b bentlerinin, tek başlarına bir karar ve hüküm ifade etmediğini, bu bentlerde belirtilen şartların yerine gelmesi halinde c bendinde yazılı karar cümlesi ile a ve b bentlerinin tamamlandığını, bu  şekilde 6. gündem maddesinin tümünün bir bütünlük oluşturduğunu, bu nedenle tek başlarına bir hüküm ve karar cümlesi olmadıklarından, tek başlarına da iptale konu olamayacak a ve b bentlerinin hukuka aykırılığı halinde, genel kurulun 6. gündem maddesinin bütünüyle iptali gerektiğini, dava konusu kararların uygulanmasının, vergi mevzuatı bakımından kooperatife yüksek miktarda vergi mükellefiyeti getirdiğini, dava konusu kooperatif  genel kurul kararları ile, teminat olarak elde tutulması gereken dairelerin bedel karşılığı satışının öngörüldüğünü, bu şekilde, kooperatifin, elde etmiş göründüğü gelir bakımından Katma Değer Vergisi ve Kurumlar Vergisi ödemekle karşı karşıya kaldığını, tasfiye halinde olması sebebi ile de, ortaklarına pay dağıtımında gelir vergisine tabi tutulmasının da gerektiğini, bunun sonucu olarak, konut yapı kooperatifinin, taşınmaz satış kazancı istisnasından yararlanılması şartının ortadan kalktığından söz konusu 6/c maddesi ile alınan kararın iptali gerektiğini, kooperatife ait inşaatları yapmak üzere ... İnşaat firması ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre, kooperatifin elde etmesi gereken bir kısım hak ve alacaktan bu karalar ile karşılıksız olarak vazgeçildiğini ve kooperatif ortaklarının yeni bir takım külfetler altına sokularak kooperatif ortaklarının şahsi sorumluluklarının artırıldığını, 12/05/2006 tarihinde arsa payı karşılığında kat yapımı konusunda gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, buna göre yapılacak 192 adet dairenin 78 adedinin kooperatife, \"anahtar teslimi\" şeklinde tahsis edilmesinin taahhüt edildiğini, 20 adedinin otopark inşatına karşılık kooperatif mülkiyetinde kalacağını ve inşaatın safhalarına göre yüklenici-müteahhit firmaya mülkiyetinin verileceğini, kalan dairelerin ise, bina inşaatlarının safhalarına göre yüklenici-müteahit firmaya verileceğini, müteahhit tarafından üstlenilen işin yapılmasının teminat altına alınması amacıyla 32 adet dairenin kooperatif uhdesinde tutulduğunu, müteahhit tarafından yapılması gerektiği halde yapılmayan işlerin parasal karşılığı yaklaşık 5.000.000,00 TL olmasına rağmen kooperatif yönetiminin, işini bitirmeyen müteahhit firmayı açıkça kayırarak haketmediği daire teslimlerinde bulunduğunu ve görevini suiistimal etmek suretiyle kooperatifi zarara uğrattığını, kooperatif yönetiminin 2011 yılından itibaren kısa bir süre içerisinde, sözleşmeye göre uhdesinde tutması gereken 32 daireyi müteahhide teslim ettiğini, yaklaşık altı senedir bu dairelerin ikamet olarak kullanıldığını ve kooperatif hesaplarında ne bir kira gelirine nede bir satış bedeli gelirine genel kurullarda rastlanmadığını, bu nedenle genel kurulun 6 numaralı günden maddesi ile alınan tüm kararlarının iptalinin gerektiğini belirterek ilk  derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Öncelikle davacılar tarafından açılan davanın  dinlenebilmesi için, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53. maddesinde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde açılıp açılmadığının tespiti gerekir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, geçersiz olması (yokluk) hali, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet  kurallarına aykırı olduğu ileri sürülerek  iptalleri isteminde bulunabilmek için toplantıya katılan ortağın ret oyu kullanıp, alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde dava açması gerekmektedir. \"...Bu madde (1163 sayılı Kanununun 53. maddesi) metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, kooperatif genel kurul kararlarına karşı dava açabilecek pay sahipleri ve diğer kişilerin muhalefet ettikleri kararlara karşı muhalefet ettiklerini tutanağa geçirtmeleri yeterli olup, ayrıca birde muhalefet gerekçelerini yazdırmaları veya ayrı bir muhalefet şerhi içeren dilekçe vermeleri gibi bir zorunluluk aranmamaktadır. Kaldı ki, böyle bir şartın aranması hak arama özgürlüğünü zorlaştıracağında kuşku bulunmamaktadır...\" (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun  2013/23-121 Esas 2013/1674 Karar sayılı ilamı). Buna göre muhalefet şerhinin mutlaka gerekçeli olması şart olmayıp muhalefet iradesinin tutanaktan anlaşılması yeterlidir.Somut olayda, davalı kooperatifin 03/03/2019 tarihinde yapılan 2018 yılı  olağan genel kurul toplantısında 6 numaralı gündem maddesi kapsamında alınan karar dava konusu edilmiştir. Genel kurul toplantı tutanağına göre,  ortaklar listesinde kayıtlı 78 ortaktan 12 ortağın asaleten 6 ortağın ise vekaleten olmak üzere toplam 18 ortağın genel kurul toplantısında hazır bulunduğu, iptale konu maddenin 6 red oyuna karşılık 12 kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edildiği, davacıların muhalefet şerhini tutanağa yazdırdığı, öte yandan davanın, 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde ve kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığı anlaşılmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 45/3 maddesi uyarınca, yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantılarında ortakların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır. Kanunun 51/1. maddesine göre ise, kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça, genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur. Aynı yönde hükümlere davalı kooperatifin ana sözleşmesinin 33. maddesinde de yer verilmiştir. Emredici nitelikte olan bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları, yok hükmünde olup baştan beri hüküm ifade etmezler. Bunların yok hükmünde olduğunun tespiti için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2016/6131 Esas 2018/5820 Karar sayılı ilamı). Somut olayda, davalı kooperatif tasfiye halinde olduğundan, 1163 sayılı Kanunun 81/4 maddesi uyarınca, anasözleşme ile özel bir nisap belirlenmemiş ise, tasfiye halinde kooperatiflerin genel kurul toplantılarında nisap aranmaz. Kararlar oy çokluğu ile verilir. Davalı kooperatifin anasözleşmesinin 87. maddesinin 9. bendinde ise, gayrimenkul satışının görüşüleceği toplantılar hariç olmak üzere, tasfiye süresince yapılacak genel kurul toplantılarında, toplantı nisabının aranmayacağı kararlaştırılmıştır. Bu durumda, davaya konu iptali talep edilen kararların içeriği de dikkate alındığında, tasfiye halinde olan davalı kooperatifin dava konusu genel kurul toplantısı bakımından toplantı nisabının aranmayacağı açık olup öte yandan kararın ise, oy çokluğu ile alındığı sabit olduğundan karar nisabının da sağlandığı anlaşılmıştır. Tüm bu açıklama ve değerlendirmelerden sonra, iptali talep edilen genel kurul kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan incelenmesine geçilmiştir. Dava konusu iptali talep edilen davalı kooperatifin 03/03/2019 tarihinde yapılan 2018 yılı olağan genel kurulu toplantısının 6. gündem maddesi \"(a) Kooperatife tahsisli blokların iskan ve kat mülkiyetlerinin alınması ve abonmanlıklar konusunda ilgili makam ve mercilerde kooperatif ve ortaklar adına her türlü işlem yapma, (b) Büyükçekmece Vergi Dairesine kayıtlı ... nolu belge sicil numarası ile kayıtlı yüklenici ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin, kapalı otopark inşası, arsa peyzajının yapımı ve bina iskanlarının alınması karşılığında, 12/05/2006 tarihli ana sözleşme ve 18/08/2008 tarihli üçlü protokol (Koop. Birliği - Kooperatifimiz - Yüklenici) gereğince, kooperatif tarafından teminat olarak tutulan 23 dairenin (bağımsız bölüm), yüklenicinin bu noksan edinmelerini yerine getirmesi aşamasında tapudan sözleşmelerde öngörülen şekilde devirlerin yapılması, (c) Bu maksatla: Kooperatif Birliğine  kayıtlı bulunan İstanbul İli, Beylikdüzü İlçesi, ... Mahallesinde ... Kooperatifimize tahsisli eski ... 9A ve 9B No'lu blokların kat irtifakı ve/veya kat mülkiyet tapularının Belediyeden resmen alınacak rayiç değerleri dikkate alınarak daire başına azami normal daireler 145.000,00 TL; dubleks daireler 185.000,00 TL'den olmak üzere satın/devir alınması, bilahare yüklenici .. Tic. Ltd. Şti.'ne, asgari normal daireler 145.000,00 TL'den, dubleks daireler 185.000,00 TL'den ilgili Belediyeden alınacak resmi rayiç bedele kadar tahsis ve/veya satışının yapılması konusundaki işlemleri genel kurul adına yürütmek üzere tasfiye ve yönetim  kuruluna yetki verilmesi\" şeklinde olup yapılan oylama neticesinde 6 red oyuna karşılık 12 kabul oyu ile oy çokluğu ile yönetim kuruluna yetki verilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 04/12/2019 tarihli raporda; davanın 1 aylık yasal süresi içinde açıldığı, kooperatif genel kurul kararının 6. maddesinde alınan kararların, toplantı gündeminin 6. maddesi kapsamında bulunduğu, gündeme herhangi bir ilavenin söz konusu olmadığı, davacıların, genel kurul tutanağında dava konusu maddeler ile ilgili muhalefet şerhi verdikleri, kooperatif ana  sözleşmesinin 23. maddesinin 9. fıkrasında, genel kurulun devredemeyeceği yetkiler arasında \"Gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usul ile alınacak gayrimenkulün niteliğini, yerini ve azami fiyatını, satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını belirlemek\" sayıldığı, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 42/2-6. bendinde de aynı yönde hüküm olduğu, genel kurul tarafından alınan kararların, yönetim kurulu aracılığı ile yerine getirileceği, dava konusu genel kurul kararında satın alınacak dairelerin fiyatları belirlenmiş olup bu fiyatlarla işlemin yapılması için yönetim kuruluna yetki verildiği, kararda, ana sözleşmenin 23. ve Kooperatifler Yasasının 42. madde hükmüne aykırılık görülmediği, genel kurulun 6/a gündem maddesinde, şarta bağlı yetki verildiğinden ve bedel karşılığında bir satış söz konusu olmadığında kararda ana sözleşme ve yasalara aykırılık görülmediği, Kurumlar Vergisi Kanununun 4/k maddesinde \"Kooperatiflerin faaliyetin icrasına tahsis ettikleri ve ekonomik ömrünü tamamlamış olan demirbaş, makine, teçhizat, taşıt ve benzeri amortismana tabi iktisadi kıymetleri elden çıkarmaları ile yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir işyeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz\" dendiğinden kooperatif kurumlar vergisinden muaf olup kat karşılığı sözleşme uyarınca yapılacak olan devirlerde kooperatifin herhangi bir vergi kaybına uğramayacağı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Somut olayda, dava konusu iptali talep edilen genel kurul gündeminin 6/a maddesinde alınan karar ile, kooperatife tahsisli blokların iskan ve kat mülkiyetlerinin alınması ve abonmanlıklar konusunda ilgili makam ve mercilerde kooperatif ve ortaklar adına her türlü işlem yapma konusunda yönetim kuruluna yetki verilmiş olup alınan kararın ana sözleşme, kanun ve iyi niyet esaslarına aykırı bir yönü bulunmamaktadır.Dosya kapsamına göre, davalı kooperatif ile ...Tur. Gıda Tem. San. Tic. Ltd. Şti. arasında 12/05/2006 tarihinde, anahtar teslim olacak şekilde kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmıştır. Üzerine inşaat yapılacak söz konusu arsa ise, S.S. Gürpınar Konut Yapı Kooperatifleri Birliği tarafından davalı kooperatife tahsil edilmiştir. Daha sonra ise davalı kooperatif ile dava dışı S.S. Gürpınar Konut Yapı Kooperatifleri Birliği ve yüklenici ... San. Tic. Ltd. Şti. arasında 18/08/2008 tarihinde yapılan protokol ile, otopark inşaatının yapılmaması veya yarıda kalması halinde Birlik uhdesinde tutulan dairelerin paraya çevrilerek satılıp inşaatın tamamlanacağı kararlaştırılmış olup teminat olarak tutulmak üzere 9 A ve 9 B blokta toplam 20 adet daire, numaraları da belirtilerek belirlenmiştir. Ayrıca 20 adet daireden ayrı olarak, 30/06/2012 tarihli genel kurul tutanağından, 3 adet dairenin de, cezai şart olarak tutulan daireler olduğu anlaşılmıştır. İşte somut olayda ise, dava konusu iptali talep edilen genel kurul gündeminin 6/b maddesinde alınan karar ile, söz konusu 23 adet dairenin, yüklenici ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin kapalı otopark inşası, arsa peyzajının yapımı ve bina iskanlarının alınmasına ilişkin edimlerini yerine getirmesi karşılığında kendisine devredilmesine karar verilmiş olup esasen bu daireler, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve protokol uyarınca zaten teminat olarak tutulduğundan, belirlenen eksikleri tamamlaması halinde bu dairelerin yükleniciye devrinin yapılacağı da pek tabiidir. Bu nedenle işbu alınan kararın da, ana sözleşme, kanun ve iyi niyet esaslarına aykırı bir yönü bulunmamaktadır. Davacılar vekili istinaf başvurusunda, dava konusu iptali talep edilen genel kurul gündeminin 6/c maddesinde alınan kararın, Kooperatifler Kanununun 42/6 maddesine aykırı olduğunu, zira genel kurulun, devredemeyeceği bir yetkiyi yönetim kuruluna devrettiğini ileri sürmüştür. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 42. maddesinde, gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usul ile alınacak gayrimenkulün niteliğini, yerini ve azami fiyatını, satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını belirlemek, genel kurulun, devir ve terk edemeyeceği yetkilerden biri olarak sayılmış olup kooperatif anasözleşmesinin 23/9 maddesinde de aynı yönde hüküm bulunmaktadır. Buna göre, iptali talep edilen karar ile, Kooperatif Birliğine kayıtlı bulunan blokların kat irtifakı ve/veya kat mülkiyet tapularının alınması bakımından daire tipine göre azami bir bedelin belirlendiği, akabinde ise satın alınan bu dairelerin de, dava dışı yükleniciye tahsis ve satışı bakımından da yine daire tipine göre asgari bir bedelin belirlendiği, ayrıca hem satın alma hem de tahsis/satış işlemleri yönünden Belediyeden alınacak resmi rayiç değerlerinin de dikkate alınacağının belirtildiği anlaşılmakla bu kararı icra edecek olan yönetim kurulunun sınırları, alınan genel kurul kararı ile çizilmiştir. Dolayısıyla genel kurul tarafından, devredilemez bir yetkinin devredilmesi söz konusu değildir. Kaldı ki iptali talep edilen madde, 3 ayrı bentten oluşmakta ise de kendi içinde bir bütün olduğu, buna göre de, Birlik uhdesinde teminat olarak tutulan 23 adet dairenin devri, yüklenicinin edimlerini tamamlaması şartına bağlanmış olup devir karşılığında, kooperatifin kasasına girecek bir bedel bulunmadığından esasen devir bedelinin de bir önemi bulunmamaktadır. Ayrıca  yönetim kurulunun, 1163 sayılı Kanunun 62. maddesi ile 6102 sayılı TTK'nun 553. maddeleri gereğince, kooperatif işlerinde titizlik ve özen gösterecekleri, aksini davranışlarının sorumluluklarını doğuracağının tabi olmasına göre işbu alınan kararın, ana sözleşme, kanun ve iyi niyet esaslarına aykırı bir yönü bulunmadığı değerlendirilmiştir. Bunun dışında, teminat olarak tutulan dairelerin, edimlerini yerine getirmesi halinde yükleniciye devredileceğinin kararlaştırılmasına göre, devir sırasında doğacak vergisel yükümlülüklerin ödenmesi de işlemin doğası gereğidir. Bu nedenle kararların uygulanmasının, kooperatife yüksek miktarda vergi mükellefiyeti getireceğine yönelik istinaf sebebi yerinde değildir.Öte yandan, dava konusu genel kurulun 6 numaralı gündem maddesinin, iskan, kapalı otopark ve tapu işlemleri ile ilgili kararların alınması ve yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin olduğu anlaşılmakla bu madde kapsamında alınan kararların içeriği dikkate alındığında gündemde olmayan bir konunun görüşülüp karar alınması gibi bir durum söz konusu değildir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/110 Esas, 2020/222 Karar ve 11/03/2020 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacıların yaptığı istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361/1. Maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.29/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ff4f39ceb37b63fc","SID":"032a9bd3987aff31"}}