{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/116 <br>KARAR NO: 2024/424<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/03/2023<br>NUMARASI: 2022/968 E. -  2023/256  K. <br>DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi<br>Hasımsız açılan zayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesnice yapılan yargılaması sonunda talebin reddine yönelik olarak verilen karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin binasının 23/10/2022 tarihinde çöktüğünü, yaşanan olayda müvekkili kurumun tamamı ile kusursuz olduğunu, olaya kurumun bitişiğinde yer alan inşaatın yıllardır süren ve tüm uyarılara rağmen kapatılmayan derin kazı çalışmalarının sebebiyet verdiğini, bu konuda malikler tarafından delil tespiti talebinde de bulunulduğunu, müvekkili kurum binası için yıkım kararı verildiğini, bina içerisine girişlerin yasaklandığını, bu nedenle içerideki defter ve belgelerin kurtarılması ihtimalinin de kalmadığını, binada oluşan çökme ve yıkım sebebi ile zayi olan defter ve belgelere ilişkin zayine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Somut davada; davacı vekili davacı Üniversite'nin Sefaköy yerleşkesinde bulunan binasının bitişiğinde bulunan inşaatın derin kazı/iksa çalışmaları nedeniyle çöktüğünü ve kullanılamaz hale geldiğini, dava dilekçesinde ve beyan dilekçesinde belirtilen defter ve belgelerin zayi olduğunu, bu sebeple zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. Gerçekten de davacı vekili tarafından sunulan fotoğraflar, Küçükçekmece Belediye Başkanlığı tarafından gönderilen cevabı yazı dikkate alındığında davacıya ait binada çökme meydana geldiği tespit edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 82 maddesi tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve kayıtları düzenlemiştir ve zayi belgesini kural olarak tacirler talep edebilir. Davacı üniversite tacir değildir. Bu sebeple davacı vekiline hangi yasal dayanağa istinaden zayi belgesi talep edildiği hususunda beyanda bulunması için süre verilmiş, ancak davacı vekili tarafından süre verilmemiştir. Davacı vekiline ayrıca zayini talep ettiği belgeleri somutlaştırması, noterlik ve matbaa bilgilerinin sunulması için iki kere süre verilmiş, davacı vekili tarafından bu hususlar somutlaştırılmamıştır. Bunun yanında davacı vekili 14/03/2023 tarihli duruşmadaki beyanında bina harfiyatı tam olarak kaldırılmadığını, binanın kısmen çöktüğünü, binaya giriş yasağı olduğu için girilmediğinden tam olarak hangi defter ve kayıtların zayi olduğu da tespit edilemediğini, bir kısım defter ve kayıtlarına ulaştıklarını beyan etmiştir.  Davacı vekilinin bu beyanı dikkate alındığında hangi defter ve belgelerin zayi olduğunu, zayi olup olmadığını tam olarak ispat edememiş ve zayi olduğu tespit edilmeden dava açıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından dava açma aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, defter ve belgelerinin zayi olduğu ve zayi olması halinde hangi defter ve belgelerin zayi olduğu hususları ispat edilememiştir...\" gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili üniversitenin Sefaköy yerleşkesindeki binanın 23.10.2022 tarihinde çöktüğünün mahkemece de kabul edildiğini, Kaymakamlıkça yapılan açıklamada da inşaata ait fore kazıklarının çökmesi nedeniyle binanın çöktüğünün belirtildiğini, çökme sonucu müvekkilinin tutmakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin zayi olmasına rağmen talebin reddine karar verildiğini, kaza nedeniyle mütevelli heyet karar üniversite yönetim kurulu ve senatosu kararlar ve ekleri, yayın komisyonu kararları, disiplin kurulu kararları, yıllık faaliyet raporları, ihale dosyaları, denetleme raporları, öğrenci dosyaları, sınav kâğıtları ve sınav cetvelleri dosyaları, diplomalar ve diploma defterleri, mezunlar listesi dosyaları, yüksek lisans ve doktora öğrenci dosyaları, öğrenci tez dosyaları, öğretim üyeleri dosyaları, idari personel işyeri sicil ve özlük dosyaları, öğretim elemanı değişim programı, devam, devamsızlık, nakil, kayıt dondurma ve kayıt silme, sınav sonuçları gibi resmi evrakların saklanması gerektiğini, belgelerin talep edilmesi halinde ilgilisine sunulması veya zayi kararının ibrazı gerektiğini, bu nedenle üniversitenin tacir olup olmadığına bakılmaksızın talebin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, vakıf üniversitelerinin zayi belgesi talep edemeyeceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığını, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, mahkemece zayi olan belgelere ilişkin yevmiye numarası. noterlik ve matbaa bilgilerinin istenildiğini, anacak bu bilgilerin olayla ilgisinin bulunmadığını, YÖK’e müzekkere yazılmadan sadece müvekkili üniversiteden somut olay ile ilgisiz bilgilerin istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, çökme sonucu yönetmelik dosyaları, 2007-2018 yılı arasındaki gelen-giden evrak klasörleri, 2007 ile 2019 yılları arasındaki staj komisyonu raporları, 2012 ile 2022 yıllarına ilişki yevmiye, envanter ve  kebir defterleri, alış faturaları ve irsaliyeler, ödeme makbuzları, tahsilat makbuzları, Mütevelli Heyet Karar Üniversite Yönetim Kurulu ve Senatosu Kararlar ve ekleri, Yayın Komisyonu Kararları, Disiplin Kurulu Kararları, yıllık faaliyet raporları, proje dosyaları, araştırma projeleri, ihale dosyaları, denetleme raporları, öğrenci dosyaları, sınav kağıtları ve sınav cetvelleri dosyaları, diplomalar ve diploma defterleri, mezunlar listesi dosyaları, yüksek lisans ve doktora öğrenci dosyaları, öğrenci tez dosyaları, öğretim üyeleri dosyaları, idari personel işyeri sicil ve özlük dosyalarının zayi olduğunu, mahkemece olaya ilişkin olmayan bilgilerin verilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu belgelerin noter onayının bulunmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, TTK'nın 82/7. maddesi gereğince  zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda açıklanan gerekçeyle talebin reddine karar verilmiş; bu karara karşı,  davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, \"Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür.\" TTK'nın 82/1. maddesi gereğince, \"Tacir, ticari defterlerini, envanterleri, finansal tablo, bilanço ve faaliyet raporlarını, aldığı mektupları (bir ticari işe ait yazışmaları), gönderdiği mektup suretlerini, kayıtlara esas olan belgeleri, sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlüdür.\" Saklama süresi on yıl olup sürenin başlangıcı da kanunda belirtilmiştir (TTK m.82/5-6). Defter ve belgelerin saklanması yükümü, gerçek kişi tacirlerde ticaretin terk edilmesinden sonra sürdüğü gibi, tacirin ölümü halinde mirasçılar bakımından da devam eder. Mirasın resmi tasfiyesi veya tüzel kişiliğin sona ermesi durumlarında, defter ve belgeler Sulh Hukuk Mahkemesince saklanır (TTK m.82/8). Saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlıktan dolayı zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren on beş gün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekir. Kanun’da “isteyebilirler” denmiş ise de bu bir zorunluluk niteliğindedir. Zayi belgesi için açılan dava, çekişmesiz yargı işidir (TTK m.82/7). Görüldüğü gibi ub talep ancak tacir tarafından ileri sürülebilir. Zayi belgesi talebi çekişmesiz yargı işi olduğundan, HMK'nın 385/2.maddesi uyarınca,   çekişmesiz yargı işlerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça resen araştırma ilkesi geçerlidir. Bu nedenle öncelikle davacının tacir sıfatının bulunup bulunmadığı ve bu kapsamda TTK hükümlerine ya da başka bir mevzuata göre zayi belgesi isteme hakkının bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekir. İptali istenilen belgeler arasında ticari defterlerden olan yevmiye defteri, envanter defteri ve kebir defteri ile faturalar  gibi bir tacirin tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu belgeler bulunmaktadır. Bu belgelerin yanı sıra çok sayıda belgenin de zayi olduğu ileri sürülmüştür. Bu nedenle, davacının tacir olup olmadığı, bu ticari defter ve faturaların kim  tarafından kullanıldığının, (Örneğin üniversiteye ait bir iktisadi işletmeye ait olup olmadığının) davacıya sorularak açıklattırılması ve sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekir. Ticari defterlerin tasdiki zorunlu olduğu hatırlatılarak defterlerin tasdik bilgisi ile faturaları yönünden basım matbaası bilgilerinin istenmesi ve diğer belgelerin iptali gerekip gerekmediğinin gerekirse konusunda uzman bir bilirkişiden alınacak raporla belirlenmesi gerekir. Mahkemece bu değerlendirmeler yapılmadan eksik inceleme ile talebin reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair  aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.14.03.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"445a87a6b0b4401e","SID":"ac51d4fae9a56ef4"}}