{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                   T.C.<br>                 SAMSUN<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1377 <br>KARAR NO\t: 2024/57<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t                        : ....<br>ÜYE\t                        :....<br>ÜYE\t                        : ....<br>KATİP\t                        : ....<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t\t: SAMSUN ASLİYE TİCARET  MAHKEMESİ  ( HAKEM  SIFATIYLA) \t\t<br>TARİHİ\t\t: 07/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/15  HAKEM ESAS  - 2023/12  HAKEM KARAR    <br>İSTİNAF  KANUN YOLUNA BAŞVURAN                    <br>DAVACI\t\t: ....<br>VEKİLİ\t\t: ....<br>DAVALI\t\t:.... <br>VEKİLİ\t\t: ....<br>DAVANIN KONUSU\t: Rücuen  Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t\t: 04/01/2024<br>KARARIN YAZ. TARİH  \t: 04/01/2024<br><br>Taraflar arasındaki davada mahkemece verilen  hüküm aleyhine istinaf kanun yolu başvurusunda bulunulmuş olmakla, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  dava dışı işçi ....'in emekli olması sebebiyle hak kazandığı  kıdem tazminatının müvekkili tarafından ödendiğini, kıdem tazminatına esas sürenin bir bölümünün davalı kurum bünyesindeki çalışmanın karşılığı olduğunu ve bu döneme isabet eden kısımdan davalının sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili belirli hale getirme dilekçesi ile; 70.141,69-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; 45.168,67-TL'nin ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncesinde müvekkili kurumda işçi olarak çalışan dava dışı işçinin 05.11.2011 tarihinde 6111 sayılı Yasa uyarınca ....geçiş yaptığını, kanun gereği kıdem tazminatından davacının sorumlu olduğunu, müvekkiline rücu edemeyeceğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.<br> Mahkemece, ''Tüm dosya kapsamından; dava dışı işçi ....in  6111 sayılı kanun kapsamında 05/11/2011 tarihinde Samsun ....'ne atandığı, 12/10/2018 tarihinde işten ayrılarak emekli olduğu, kıdem tazminatının tamamının ödendiği, davalı .... bünyesinde çalıştığı 3818 gün karşılığı 55.314,00 TL'ninde davalı tarafından ödenmesi gerekirken davacı tarafından ödendiğinden bahisle yapılan ödemenin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır. 6111 Sayılı Yasanın 166/1 maddesi ''İl özel idarelerinin sürekli işçi kadrolarında çalışan ihtiyaç fazlası işçiler, ....nün taşra teşkilatındaki sürekli işçi kadrolarına, belediyelerin (bağlı kuruluşları hariç) sürekli işçi kadrolarında çalışan ihtiyaç fazlası işçiler, ..... taşra teşkilatındaki sürekli işçi kadroları ile sürekli işçi norm kadro dâhilinde olmak üzere ihtiyacı bulunan mahalli idarelere atanır.'' hükmünü içermektedir. Aynı yasanın 166/6 maddesinde ise ''Devredilen işçilerin ücret ile diğer malî ve sosyal hakları; toplu iş sözleşmesi bulunan işçiler bakımından yenileri düzenleninceye kadar devir işleminden önce tabi oldukları toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre, toplu iş sözleşmesi olmayan işçiler bakımından 2010 yılı Kasım ayında geçerli olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenir. Devre konu işçiler bakımından devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devralan kurum sorumlu tutulamaz. Kıdem tazminatına ilişkin hükümler saklıdır'' hükmü mevcuttur. <br>a)İş Kanununun 112/1-b  maddesi ''Aynı alt işveren tarafından ve aynı iş sözleşmesi çerçevesinde farklı kamu kurum veya kuruluşlarında çalıştırılmış olan işçilerden iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanlara, 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında farklı kamu kurum ve kuruluşuna ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı esas alınarak çalıştırıldığı son kamu kurum veya kuruluşu tarafından, işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir.'' <br>b)''(Ek fıkra: 10/9/2014-6552/8 md.) ... işçinin yazılı talebi hâlinde, kıdem tazminatının söz konusu kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen süreye ilişkin kısmı, kamu kurum veya kuruluşuna ait çalıştığı son işyerindeki ücretinin yılları itibarıyla asgari ücret artış oranları dikkate alınarak güncellenmiş miktarı üzerinden hesaplanmak suretiyle son kamu kurum veya kuruluşu tarafından işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir....''<br>c)''(Ek fıkra: 10/9/2014-6552/8 md.) İkinci fıkranın (b) bendi veya üçüncü fıkra uyarınca farklı kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden kıdem tazminatı ödenmesi hâlinde, kıdem tazminatı ödemesini gerçekleştiren son kamu kurum veya kuruluşu, ödenen kıdem tazminatı tutarının diğer kamu kurum veya kuruluşlarında geçen hizmet süresine ilişkin kısmını ilgili kamu kurum veya kuruluşundan tahsil eder. Ancak, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri arasında bu fıkra hükümlerine göre bir tahsil işlemi yapılmaz.'' hükümleri mevcut olup, ayrıca bu hususların yönetmelikte düzenleneceği de hüküm altına alınmıştır. <br>Nitekim Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmeliğin 6/2 maddesinde ''Farklı kamu kurum veya kuruluşlarda çalıştırılan işçilerden son alt işvereni ile yapılmış olan iş sözleşmeleri kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona erenlerin birinci fıkraya göre tespit edilen sürelere ilişkin kıdem tazminatları, çalıştırıldığı son kamu kurum veya kuruluşu tarafından ödenir.'' düzenlemesi, 8/4 maddesinde ise ''Farklı kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden kıdem tazminatı ödenmesi halinde, kıdem tazminatı ödemesini gerçekleştiren son kamu kurum veya kuruluşu, ödenen kıdem tazminatı tutarının diğer kamu kurum veya kuruluşlarında geçen hizmet süresine ilişkin kısmını ilgili kamu kurum veya kuruluşundan tahsileder. Ancak, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II) ve (III) sayılıcetvellerinde yer alan kamu kurum veya kuruluşlarıarasında bu fıkra hükümlerine göre bir tahsil işlemi yapılmaz'' düzenlemesi mevcuttur.<br><br>6111 Sayılı Yasanın 166/6.maddesinde ''...Devre konu işçiler bakımından devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devralan kurum sorumlu tutulamaz. Kıdem tazminatına ilişkin hükümler saklıdır'' hükmü mevcut ise de, kıdem tazminatına ilişkin ibarenin işçi yönünden hüküm ifade etmesi gerektiği, yukarıda alıntılanan yönetmelik hükmü de nazara alındığında davacı ve davalı kurumun kıdem tazminatından işçiye karşı birlikte sorumlu olması gerektiği, davalı .... yönetmeliğin 8/4 maddesinde belirtilen Kurumlar arasında yer almaması sebebiyle de davacı Bakanlığın dava dışı işçinin davalı.... çalıştığı süreye ilişkin hak kazandığı işçilik alacağı kalemlerini davalı Belediyeden talep edebileceği kanaatine varılmıştır.<br>04/11/2020 tarihli bilirkişi raporuna göre dava dışı işçinin davalı .... Başkanlığında çalışması dışında taşeron şirketlerde de çalışması bulunmaktadır. Dava dilekçesi, 12/01/2021 tarihli \"ıslah dilekçesi\" ve 03/03/2023 tarihli \"beyan ve ıslah dilekçesi\" kapsamında talebin hangi dönemi kapsadığı öncelikle tespit edilmelidir. Dava dilekçesinde \"....Başkanlığı bünyesinde çalışmış olduğu 3818 gün karşılığı 55.314,00 TL...\" ibaresi ile yalnızca belediyede çalışılan süreye isabet eden kıdem tazminatının talep edildiği görülmektedir. Nitekim dava dilekçesine ekli inceleme raporunda da dava dışı işçinin 15/01/2020-03/11/2021 tarihleri arasında kalan 3818 gün karşılığı ödenen 55.314,00 TL kıdem tazminatının .... tahsil edilmesi gerektiği bilgisi bulunmaktadır. 04/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda ise tüm dönemlere göre hesaplama yapılmış, bu rapordan sonra açık beyanda bulunulmamıştır. Davacı vekili son celse özetle;.... çalışıldığı tespit edilen 3818 gün karşılığı yapılan ödemenin tahsili talep etmiştir. Belediyeden önceki çalışmalara ilişkin alınmış, bir mahkeme kararının bulunmadığı anlaşılmakla, 12/01/2021 tarihli ıslah dilekçesininde iddianın genişletilmesi mahiyetinde sayılabileceği ve davalı tarafın açık muvafakatinin gerektiği sonucuna varılmakla talebin belediyede çalışan 3818 gün kapsamında kaldığı sonucuna varılmıştır. <br>Davacının dava dışı işçinin davalı .... çalıştığı döneme ilişkin hak kazandığı işçilik alacağını davalıdan talep edebileceği anlaşılmakta ise de, hesaplama yönteminin ne şekilde yapılması gerektiği de tespit edilmelidir. Yargıtay 22.Hukuk Dairesinin .... Esas .... Karar sayılı ilamı ve Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin .... Esas Karar sayılı ilamların da da açıklandığı üzere kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı ancak devreden işveren yada işverenler bakımından kendi dönemleriyle devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir. <br>04/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda dava dışı işçinin .... çalıştığı 15/11/2000 ile 03/11/2011 tarihleri arasındaki 3818 gün çalışması karşılığı kıdem tazminatının yukarıda açıklanan yönteme göre hesaplanması sonucu 21.290,94 TL bulunmuş olmakla bu bedele hükmetmek gerekmiştir. <br>Dava dilekçesi ile ödeme tarihinden itibaren yasal faiz talep edilmiş ise de, dava tarihinden önce davacının temerrüde düşürülmesi gerekmektedir. Dava dosyasında temerrüdün oluştuğuna dair herhangi bir bilgi belge bulunmamaktadır. Ödeme yapılması ise temerrüt olarak değerlendirilemez. Bu nedenle dava tarihinden itibaren yasal faize hükmetmek gerekmiştir.<br>Dava belirsiz alacak davası olarak ikame edilmiştir. 9 Hukuk Dairesi'nin .... sayılı ilamında belirsiz alacak davasına yönelik ilkeler açıklanmıştır. Buna göre bir davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibari ile uyuşmazlığa konu alacak miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gerekir. Belirleyememe hali, davacının gerekli dikkat özeni göstermesine rağmen miktar veya değerinin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi durumuna ya da objektif imkansıza dayanmalıdır. Davacının alacağının miktar veya değerini belirleyebilmesi için elinde bulunması gerekli bilgi ve belgelere sahip olmaması ve bu belgelere dava açma hazırlığı döneminde ulaşmasınında mümkün olmaması dolayısıyla alacağın miktarının belirlenmesinin karşı tarafın elinde bulunan bilgi ve belgelerin sunulmasıyla mümkün hale geleceği durumlarda alacak belirsiz kabul edilmelidir. Alacağın miktarının belirlenmesinin hakimin takdirine bağlı olduğu durumlarda hukuki imkansızlık söz konusudur. Davacı, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını belirleyebilecek durumda değildir. <br>Alacağın hangi hallerde belirsiz hangi, hangi hallerde belirli veya belirlenebilir olduğu hususunda kesin bir sınıflandırma yapılması mümkün olmayıp her bir davaya konu alacak bakımından somut olayın özellikleri nazara alınarak sonuca gidilmelidir. Somut olayda; dava dışı işçinin davalı iş yerinde çalıştığı döneme karşılık gelen kıdem tazminatı ödemesinden davalının sorumlu olması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalının sorumlu olduğu kıdem tazminatı hesaplanması yöntemi yukarıda açıklanmış olup, gerek yöntemle ilgili öncesinde farklı hesaplamaların yapılmış olması, gerekse hesaplamada esas alınacak ücretin belirlenmesinin davacı taraftan beklenemeyeceği ve raporlarda birden fazla hesaplamanın yapılması nazara alındığında davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesi mümkündür.<br>Davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmesi karşısında 12/01/2021 tarihli dilekçe ile dava değerinin 70.141,69 TL olarak belirli hale getirildiği kabul edilmiştir. Bundan sonra 03/03/2023 tarihinde verilen dilekçe ile 45.168,67 TL yönünden davanın kabulü talep edilmiş olup, her iki dilekçede belirtilen miktarlar arasındaki 24.973,02 TL yönünden davadan feragat edildiği sonucuna varılmış, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. \" şeklindeki gerekçe ile, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. <br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; işçinin özlük haklarından davalının sorumlu olduğunu, kamu alacağının sadece bir kısmının davalıdan tahsiline karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek, istinaf isteminde bulunmuştur.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Dava,  rücuen tazminat talebine ilişkindir.<br>Her ne kadar yerel mahkemece Yargıtay 22.Hukuk Dairesinin .... Esas ....Karar sayılı ilamı ve Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin .... Esas Karar sayılı ilamların da da açıklandığı üzere kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı ancak devreden işveren yada işverenler bakımından kendi dönemleriyle devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; rücu davaları da dahil, tarafların sıfatına bakılmaksızın hizmet alım sözleşmelerinden kaynaklanan her türlü davalar sonucunda verilen hüküm ve kararların temyizen incelenmesi görevi Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'ne ait bulunmaktadır.<br> Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 04.07.2023  gün ve ....Karar sayılı; Yargıtay 6. HD .... Karar sayılı kararları ile benzer uyuşmazlıklara ilişkin aynı yöndeki kararlarında da belirtildiği üzere; işçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Dolayısıyla devir tarihindeki ücret üzerinden hesaplama yapılarak davalının sorumlu olduğu miktara karar verilmesi yerinde olmamıştır.<br>Bilirkişi tarafından ibraz edilen 04/11/2020 tarihli raporda Yargıtay 6. HD.'sinin yerleşik kararlarına uygun olarak da hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır.<br>Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin gerek yukarıda belirtilen, gerekse yerleşik diğer kararları ile  04/11/2020 tarihli bilirkişi raporu dikkate alındığında, davacı kurum tarafından dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatından davalı kurumun kendi dönemine isabet eden miktarın tamamından sorumlu olduğu ve bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,  yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmadığından, ilk derece mahkemesi kararının  HMKnun 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına ve davanın kabulüne  dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince kabulü ile düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere istinaf incelemesine konu yerel mahkeme kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>Yerine; <br>1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 45.168,67-TL'nin dava (19.09.2019) tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,<br>2-Dava açılırken harç alınmadığından alınması gerekli 44,40-TL başvuru harcı ile 3.085,47-TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,  <br>3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden işbu hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği 17.900,00-TL vekalet  ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,<br>4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden işbu hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>5-Davacı tarafça sarf edilen posta masrafı 196,30 TL, bilirkişi ücreti 600,00 TL olmak üzere toplam 796,30-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,<br>6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,<br>şeklinde düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesine,<br>2-Davacı harçtan muaf olup harç alınmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>3-İstinaf başvurusu nedeni ile davacı tarafça yapılan 78,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, <br>4-6100 sayılı HMK'nun 359/4. maddesi gereğince işbu kararın yerel mahkeme tarafından taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 3533 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.04/01/2024<br><br>                ....                          ....    \t      ....\t\t....<br>         ¸e-imzalıdır             ¸e-imzalıdır               ¸e-imzalıdır               ¸e-imzalıdır <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1962ace30e148c7a","SID":"6430e7fac13c0b25"}}