{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                      T.C.<br>                  SAMSUN<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1309 <br>KARAR NO\t: 2024/56<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t                        : ....<br>ÜYE\t                        : ....<br>ÜYE\t                        : ....<br>KATİP\t                        : ....<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t\t: SAMSUN ASLİYE TİCARET  MAHKEMESİ ( HAKEM  SIFATIYLA) \t\t<br>TARİHİ\t\t: 07/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/16 HAKEM ESAS  - 2023/13 HAKEM KARAR    <br>İSTİNAF  KANUN YOLUNA BAŞVURAN                    <br>DAVACI\t\t: ....<br>VEKİLİ\t\t: .... <br>İSTİNAF KANUN YOLUNA BAŞVURAN <br>DAVALI\t\t: ....  <br>VEKİLİ\t\t: ....<br>DAVANIN KONUSU\t: Rücuen  Alacak<br>KARAR TARİHİ\t\t: 04/01/2024<br>KARARIN YAZ. TARİH    \t: 04/01/2024<br><br>Taraflar arasındaki davada mahkemece verilen  hüküm aleyhine istinaf kanun yolu başvurusunda bulunulmuş olmakla, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı  .......... bünyesinde sürekli işçi kadrosunda çalışan  dava dışı ....'un 15.12.2014 tarihinde Samsun .... emrine atandığı ve 14.02.2019 tarihinde emekli olduğu, dava dışı işçinin davalı bünyesinde çalıştığı dönemi de kapsayan kıdem tazminatının müvekkili tarafından ödendiğini,  kanun gereği bu döneme isabet eden kıdem tazminatından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile,  94.893,28-TL'nin ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.  <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, ödeme tarihinden itibaren faiz talebinin yerinde olmadığını, dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının müvekkili kurum bünyesinde çalışırken doğmadığını, dava dışı işçinin 6111 sayılı kanun gereğince bütün hak ve alacaklarıyla birlikte 2011 yılında davacı kuruma devredildiğini, devir sebebiyle davacı kurumun tek başına sorumlu olup müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.<br> Mahkemece, '' <br>6111 Sayılı Yasanın 166/1 maddesi ''İl özel idarelerinin sürekli işçi kadrolarında çalışan ihtiyaç fazlası işçiler, .... taşra teşkilatındaki sürekli işçi kadrolarına, belediyelerin (bağlı kuruluşları hariç) sürekli işçi kadrolarında çalışan ihtiyaç fazlası işçiler, ....nün taşra teşkilatındaki sürekli işçi kadroları ile sürekli işçi norm kadro dâhilinde olmak üzere ihtiyacı bulunan mahalli idarelere atanır.'' hükmünü içermektedir. Aynı yasanın 166/6 maddesinde ise ''Devredilen işçilerin ücret ile diğer malî ve sosyal hakları; toplu iş sözleşmesi bulunan işçiler bakımından yenileri düzenleninceye kadar devir işleminden önce tabi oldukları toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre, toplu iş sözleşmesi olmayan işçiler bakımından 2010 yılı Kasım ayında geçerli olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenir. Devre konu işçiler bakımından devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devralan kurum sorumlu tutulamaz. Kıdem tazminatına ilişkin hükümler saklıdır'' hükmü mevcuttur. <br>a)İş Kanununun 112/1-b  maddesi ''Aynı alt işveren tarafından ve aynı iş sözleşmesi çerçevesinde farklı kamu kurum veya kuruluşlarında çalıştırılmış olan işçilerden iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanlara, 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında farklı kamu kurum ve kuruluşuna ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı esas alınarak çalıştırıldığı son kamu kurum veya kuruluşu tarafından, işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir.'' <br>b)''(Ek fıkra: 10/9/2014-6552/8 md.) ... işçinin yazılı talebi hâlinde, kıdem tazminatının söz konusu kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen süreye ilişkin kısmı, kamu kurum veya kuruluşuna ait çalıştığı son işyerindeki ücretinin yılları itibarıyla asgari ücret artış oranları dikkate alınarak güncellenmiş miktarı üzerinden hesaplanmak suretiyle son kamu kurum veya kuruluşu tarafından işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir....''<br>c)''(Ek fıkra: 10/9/2014-6552/8 md.) İkinci fıkranın (b) bendi veya üçüncü fıkra uyarınca farklı kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden kıdem tazminatı ödenmesi hâlinde, kıdem tazminatı ödemesini gerçekleştiren son kamu kurum veya kuruluşu, ödenen kıdem tazminatı tutarının diğer kamu kurum veya kuruluşlarında geçen hizmet süresine ilişkin kısmını ilgili kamu kurum veya kuruluşundan tahsil eder. Ancak, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri arasında bu fıkra hükümlerine göre bir tahsil işlemi yapılmaz.'' hükümleri mevcut olup, ayrıca bu hususların yönetmelikte düzenleneceği de hüküm altına alınmıştır. <br>Nitekim Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmeliğin 6/2 maddesinde ''Farklı kamu kurum veya kuruluşlarda çalıştırılan işçilerden son alt işvereni ile yapılmış olan iş sözleşmeleri kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona erenlerin birinci fıkraya göre tespit edilen sürelere ilişkin kıdem tazminatları, çalıştırıldığı son kamu kurum veya kuruluşu tarafından ödenir.'' düzenlemesi, 8/4 maddesinde ise ''Farklı kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden kıdem tazminatı ödenmesi halinde, kıdem tazminatı ödemesini gerçekleştiren son kamu kurum veya kuruluşu, ödenen kıdem tazminatı tutarının diğer kamu kurum veya kuruluşlarında geçen hizmet süresine ilişkin kısmını ilgili kamu kurum veya kuruluşundan tahsileder. Ancak, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II) ve (III) sayılıcetvellerinde yer alan kamu kurum veya kuruluşlarıarasında bu fıkra hükümlerine göre bir tahsil işlemi yapılmaz'' düzenlemesi mevcuttur.<br><br>6111 Sayılı Yasanın 166/6.maddesinde ''...Devre konu işçiler bakımından devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devralan kurum sorumlu tutulamaz. Kıdem tazminatına ilişkin hükümler saklıdır'' hükmü mevcut ise de, kıdem tazminatına ilişkin ibarenin işçi yönünden hüküm ifade etmesi gerektiği, yukarıda alıntılanan yönetmelik hükmü de nazara alındığında davacı ve davalı kurumun kıdem tazminatından işçiye karşı birlikte sorumlu olması gerektiği, davalı Belediyenin yönetmeliğin 8/4 maddesinde belirtilen Kurumlar arasında yer almaması sebebiyle de davacı Bakanlığın dava dışı işçinin davalı Belediyede çalıştığı süreye ilişkin hak kazandığı işçilik alacağı kalemlerini davalı Belediyeden talep edebileceği kanaatine varılmıştır.<br>Dava dışı işçinin önce davalı Belediyenin ihale yoluyla hizmet alımı yapan şirketler bünyesinde çalıştığı, sonrasında davalı Belediye kadrosuna geçtiği tespit edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunun 2/6 maddesinde asıl işveren alt işveren ilişkisi tanımlanmış, bu ilişkinin tesis edilebilmesi için gereken şartlar izah edilmiştir. Maddedeki düzenlemeye göre bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilere karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işverenle birlikte sorumludur. Keza alt işveren ilişkisinin kurulabilmesi için gerekli şartlar 27/09/2008 tarih 27010 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Alt İşverenlik Yönetmeliği'nin 4. maddesinde de aynı şekilde hüküm altına alınmıştır. Nitekim kesinleşen Samsun 4. İş Mahkemesi'nin 2016/66 Esas 2016/318 Karar sayılı ilamında da dava dışı işçinin davalı Belediye'den ihale yoluyla hizmet alımı yaptığı şirketlerde geçen çalışma süresi davalı Belediye Başkanlığı'nda geçen çalışma süresine eklenerek kıdem tazminatından sayılmıştır. Buna göre gerek yasal mevzuat gerekse kesinleşen mahkeme ilamı gereği dava dışı işçinin taşeron şirketlerdeki çalışmaları ile davalı belediyedeki çalışmaları toplamı hizmet süresine eklenmek suretiyle bu süreye ilişkin kıdem tazminatından davalı Belediyenin sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. <br>Davacının dava dışı işçinin davalı ... çalıştığı döneme ilişkin hak kazandığı işçilik alacağını davalıdan talep edebileceği anlaşılmakta ise de, hesaplama yönteminin ne şekilde yapılması gerektiği de tespit edilmelidir. Yargıtay 22.Hukuk Dairesinin ... Esas .... Karar sayılı ilamı ve Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin ....Esas Karar sayılı ilamların da da açıklandığı üzere kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı ancak devreden işveren yada işverenler bakımından kendi dönemleriyle devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir.<br>Alınan bilirkişi rapor ve ek raporları ile tüm dosya kapsamından dava dışı işçinin kıdem tazminatına esas çalışma süresinin 24/06/1994 tarihinde başladığı, bu tarihten 19/07/2001 tarihine kadar taşeron firmalarda çalıştığı 19/07/2001 ile 14/01/2011 tarihleri arası davalı .... çalıştığı bu dönemdeki çalışmalarına karşılık gelen kıdem tazminatının işçinin devir tarihinde son giydirilmiş ücret üzerinden yapılan hesaplamada 58.931,42 TL olduğu anlaşılmış, bu nedenle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. <br>Dava dilekçesi ile ödeme tarihinden itibaren yasal faiz talep edilmiş ise de, dava tarihinden önce davacının temerrüde düşürülmesi gerekmektedir. Dava dosyasında temerrüdün oluştuğuna dair herhangi bir bilgi belge bulunmamaktadır. 4. İş Mahkemesi'nin .... Esas .... karar sayılı dosyasında taraflar davalı konumunda ise de davanın niteliği itibariyle kıdeme esas sürenin tespitine ilişkin olduğu, miktar yönünden herhangi bir tespit yapılmadığı bu haliyle işbu davada temerrüdü gerçekleştirmeye elverişli nitelikte bulunmadığından dava tarihinden itibaren yasal faize hükmetmek gerekmiştir.<br>Davalı.... vekili zamanaşımı definde bulunmuş ise de 1475 sayılı Kanunun 14. maddesinin 2. fıkrasında devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden 4857 sayılı Yasanın 6. maddesinde sözü edilen devreden işveren için öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresi kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmadığı anlaşılmakla reddi gerekmiş, (Yargıtay 22. HD'nin .... Esas .... Karar sayılı ilamı) aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.' şeklindeki gerekçe ile, davanın kısmen kabulüne ve 58.931,42-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesini  tekrarla, 4857 sayılı İş Kanunun 2. maddesi, TBK'nun 167 ve 168. maddeleri ile yerleşik Yargıtay kararları dikkate alındığında kamu alacağının sadece bir kısmının davalıdan tahsiline karar verilmesinin yerinde olmadığını, davanın tam kabulünün gerektiğini ileri sürerek, istinaf isteminde bulunmuştur.<br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, dava dışı işçinin bütün hak ve alacaklarıyla birlikte davacı kuruma devredildiğini, müvekkili kurum bünyesinde çalışılan döneme ilişkin alacaklardan devir sebebiyle davacı kurumun tek başına sorumlu olduğunu, dava dışı işçinin 24.06.1994-19.07.2001 tarihleri arasında müvekkili bünyesinde çalışmadığını, dolayısıyla bu dönemin dışlanması gerektiğini, vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden kararın isabetli olmadığını, kararda hesap hatalarının bulunduğunu,  davanın reddinin gerektiğini ileri sürerek, istinaf isteminde bulunmuştur.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Dava,  rücuen alacak talebine ilişkindir. <br>Davalı tarafın istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede ise;<br>Her ne kadar yerel mahkemece Yargıtay 22.Hukuk Dairesinin .... Esas .... Karar sayılı ilamı ve Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin .... Esas Karar sayılı ilamların da da açıklandığı üzere kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı ancak devreden işveren yada işverenler bakımından kendi dönemleriyle devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; rücu davaları da dahil, tarafların sıfatına bakılmaksızın hizmet alım sözleşmelerinden kaynaklanan her türlü davalar sonucunda verilen hüküm ve kararların temyizen incelenmesi görevi Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'ne ait bulunmaktadır.<br> Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 04.07.2023  gün ve .... Esas, .... Karar sayılı; Yargıtay 6. HD .... Esas,.... Karar sayılı kararları ile benzer uyuşmazlıklara ilişkin aynı yöndeki kararlarında da belirtildiği üzere; işçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Dolayısıyla devir tarihindeki ücret üzerinden hesaplama yapılarak davalının sorumlu olduğu miktara karar verilmesi yerinde olmamıştır.<br>Bilirkişi tarafından ibraz edilen 27.09.2022 tarihli raporda Yargıtay 6. HD.'sinin yerleşik kararlarına uygun olarak da hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır.<br>Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin gerek yukarıda belirtilen, gerekse yerleşik diğer kararları ile  27.09.2022 tarihli bilirkişi raporu dikkate alındığında, davacı kurum tarafından dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatından davalı kurumun kendi dönemine isabet eden miktarın tamamından sorumlu olduğu ve bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerektiği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,  yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmadığından, ilk derece mahkemesi kararının  HMKnun 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına ve davanın kabulüne  dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince kabulü ile düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere istinaf incelemesine konu yerel mahkeme kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>Yerine; <br>1-Davanın KABULÜ ile; 94.893,28-TL'nin dava (26.09.2019) tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,<br>2-Dava açılırken harç alınmadığından alınması gerekli 44,40-TL başvuru harcı ile 6.482,15-TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,  <br>3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden işbu hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği 17.900,00-TL vekalet  ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,<br>4-Davacı tarafça sarf edilen posta masrafı 598,50 TL, bilirkişi ücreti 1.150,00 TL olmak üzere toplam 1.748,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,<br>5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,<br>şeklinde düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesine,<br>2-Davacı harçtan muaf olup harç alınmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>3-İstinaf başvurusu sebebiyle davalıdan alınması gereken 4.025,60-TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 1.006,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.019,20-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>4-İstinaf başvurusu nedeni ile davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5-İstinaf başvurusu sebebiyle davacı tarafça yapılan 136,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-6100 sayılı HMK'nun 359/4. maddesi gereğince işbu kararın yerel mahkeme tarafından taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 3533 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.04/01/2024<br><br>           ....                               ....   \t                      ....\t\t...<br>         ¸e-imzalıdır             ¸e-imzalıdır               ¸e-imzalıdır               ¸e-imzalıdır <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"855f97c0b5e16cdb","SID":"5454d14405384962"}}