{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2021/1967 <br>KARAR NO\t: 2024/536 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARI VEREN <br>MAHKEME : İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ  : 13/07/2021 <br>DOSYA NUMARASI : 2019/716 Esas - 2021/549 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ : 21/03/2024 <br>İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, müvekkili şirketten ürün aldığını, borcun vadesi geçmesine rağmen icra dosyasına konu edilen kısmının ödenmediği, bu sebeple  İstanbul Anadolu ... icra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını,  davalı borçlunun borcu bulunmadığından bahisle faizine ve icra takibine itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu, bu nedenlerle borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına, takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra dosyasında takibe konu edilen faturaların müvekkili tarafından kabul edilmediğini, alacaklı olduğunu iddia eden taraf ile müvekkili şirket arasında akdedilen sözleşmeye konu işlerin gereği gibi yerine getirilmediğini, davacının herhangi bir haklı gerekçe olmadan müvekkil şirkete vermiş olduğu dozajlama  cihazlarını geri aldığını, bu nedenle müvekkil şirketin envanterinde önemli miktarda deterjanın sarf edilemeden kaldığını, takip konusu borcun likit olmadığı için icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin dayanaksız olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 13/07/2021 tarih ve 2019/716 Esas - 2021/549 Karar sayılı kararı ile; \" Dava,  2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. Maddesine göre açılmış itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası değerlendirilmiştir. Buna göre, taraflar arasında cari hesap alacağına dair ticari ilişki mevcut olduğu, davacı tarafça alacağına ilişkin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı taraf davacıya borcu olmadığını iddia etmiştir. Dosya, defter inceleme günü belirlenerek ve gerekli ihtaratlar yapılarak mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş; defter inceleme gün ve saatinde tarafların defter ibraz ettiği, 04.12.2020 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, faturalar ve ibraz edilen ticari defterler ışığında, davacı ve davalı taraflara ait 2019 yılına ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulmamış olduğu, her iki yan ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı firma tarafından davalı firma adına 19 adet fatura karşılığı 67.895,90 TL bedelli fatura keşide edildiği, davalı tarafından fatura bedellerine karşılık olarak 50.575,81 TL ödeme yapıldığı, 31.08.2019 tarihli mutabakat mektubunda davalı şirket kaşe ve imzasının olduğu, 31.08.2019 tarihi itibariyle 17.320,09 TL bakiye borç yönünden mutabık kalındığı, davalı tarafın bakiye fatura bedelini ödediğini belgelendirememesi halinde, davacının icra takip tarihi itibariyle davalı taraftan 17.320,09 TL alacaklı olduğu, düzenlenen faturalarda teslim eden ve teslim alan bölümlerinde imzaların olduğu, faturaların süresi içinde itiraza uğramadığı rapor edilmiş olup, bilirkişi raporunun bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte olduğu, her ne kadar tarafların 2019 senesine ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı tespit edilmiş ise de, sunulan mutabakat mektubu, tarafların defter ve kayıtlarının birbirini doğrular nitelikte olması, davalı tarafın bakiye fatura bedelini ödediğini belgelendirememesi ve dozajlama cihazının davacı tarafça geri aldığı hususunun ispatlanamamasına bağlı olarak davacı tarafın alacağını kısmen ispat ettiği, yine her ne kadar davacı tarafça 17.320,09 TL asıl alacak ve 370,13 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 17.690,22 TL üzerinden takip yapılmış ise de, tespit edilen alacak miktarının 17.320,09 TL olduğu, davacının işlemiş faiz talep edebilmesinin borçlunun temerrüde düşürülmesi şartına bağlı olduğu, icra ve dava dosyasında ise borçlunun temerrüde düştüğüne dair herhangi bir noter ihtarı bulunmadığından davacı tarafın işlemiş faiz talep edemeyeceği, 3095 sayılı yasaya göre tarafların ticari şirket olduğu dikkate alınarak faaliyetin ticari iş sayılması ve avans faizi talep edilebilmesinin mümkün olduğu tespitiyle beraber davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında asıl alacak 17.320,09 TL üzerinden takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Öte yandan davacı tarafça davalıdan icra inkar tazminat talebinde bulunulmuş olup 17.320,09 TL asıl alacağın likid olması karşısında 2004 sayılı İİK'da yer alan İcra İnkar Tazminatının yasal koşulları oluştuğundan talebin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Ayrıca her ne kadar dava kısmen kabul edilmiş ve davalı taraf vekille temsil edilmiş ise de,  dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak yapılan arabuluculuk görüşmelerine davalının katılmadığı, mazeret de göndermediği anlaşıldığından Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 25/9 ve 26/2. Maddeleri gözetilerek yargılama giderlerinden davalı taraf sorumlu tutulmuş, davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş ve dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \" gerekçeleri ile; \" 1-Davanın  KISMEN KABULÜ İLE,  2-Davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile asıl alacak 17.320,09 TL üzerinden takibin devamına, alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, 3-İİK 67/2. maddesi gereğince 17.320,09 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında belirlenen 3.464,02 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, ... \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı .... Vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/716 Esas ve 2021/549 Karar sayılı hükmünün tebliğ edilmiş olup usul ve esas yönünden yasaya aykırı olan kararın bozulması talebiyle yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğu doğduğunu, buna göre; İcra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu, İcra dosyasında alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafça takibe konu edilen cari hesap alacaklarını oluşturan faturaların müvekkil tarafından kabul edilmediğini, alacaklı olduğunu iddia eden taraf ile müvekkil şirket arasında akdedilen sözleşmeye konu işlerin gereği gibi yerine getirilmediğini, Davacı tarafın, herhangi bir haklı gerekçe olmadan müvekkil şirkete vermiş olduğu dozajlama cihazlarını geri aldığını, bu nedenle müvekkil şirketin envanterinde önemli miktarda deterjan sarf edilemeden kaldığını, bir tarafın kendi yükümlülüklerini yerine getirmeden karşı tarafının yükümlülüklerini yerine getirmesini talep etmesinin mümkün olmadığını, Öte yandan, müvekkil şirketin takipte alacaklı görünen şirkete bu tutarda muaccel bir borcu bulunmadığını, henüz ödeme vadesi gelmeyen faturalara ilişkin icra takibi yapılmasının ise hukuka aykırı olduğunu, ayrıca sözleşmeye aykırılıklar nedeniyle müvekkil şirketin uğradığı zararların ise alacaklı olunduğu iddia edilen tutarı da aşacak nitelikte olduğunu, Müvekkil şirket yetkilisinin imzasının olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, Tarafların muhasebecilerinin şirketlerin yetkilisi, müdürü veya temsilcisi olmadığını, aradaki ihtilafın çerçevesi öğrenilmeden veya bu kişi tarafından bilinmeden kayıtlar üzerinden yapılan bir karşılaştırma ile o anda kayıtların uyumlu gözüküyor olması üzerinden karşılıklı yapılan bir görüşmenin şirketleri borç altına sokamayacağı ve hak sağlamayacağı hususunun izahtan vareste olduğunu, davacı tarafın alacağını kanıtlamak zorunda olduğunu, Davacının şirket yetkilisinin imzası olduğu iddiasının ise gerçek dışı olduğunu, uygulamada muhasebe birimleri kayıtlarını zaman zaman bu şekilde kontrol ederek eşgüdüm ve denklik sağlamaya çalışsa da bu işlemlerin geri alınamaz, borç doğurucu nitelikte birer işlem oldukları savının hukuki hiçbir dayanağı olmadığını, Davacı tarafın kendi ispatlaması gereken hususları bir yana bırakarak müvekkil şirketin tacir olması üzerine iddialar ileri sürmenin de ötesine geçerek gerçek dışı iddialar ile hiçbir hukuki niteliği olmayan belgelere değer katma çabalarının bu açıdan itirazlarının haklılığına da işaret etmekte olduğunu, Bir an için bu belgelerin bir geçerliliği olduğu düşünülecek olsa bile bunun ancak ilgili tarih bakımından böyle kabul edilebileceğini, dolayısıyla takip ve dava tarihlerinde iddia olunan bu alacakların varlığının ispatlanmasının yine davacı tarafa düşmekte olduğunu, bu bağlamda bu mutabakat metinlerinin dava konusu açısından bir delil olma niteliği bulunmadığını, Muhasebe birimleri arasında mutabakat yapılmış olmasının hukuken borç doğurucu nitelikte bir tasarruf işlemi olarak kabul edilmeyeceğini, Tarafların muhasebecilerinin şirketlerin yetkilisi, müdürü veya temsilcisi olmadıklarını, aradaki ihtilafın çerçevesi öğrenilmeden veya bu kişi tarafından bilinmeden kayıtlar üzerinden yapılan bir karşılaştırma ile o anda kayıtların uyumlu gözüküyor olması üzerinden karşılıklı yapılan bir görüşmenin şirketleri borç altına sokamayacağı ve hak sağlamayacağı hususunun açık olduğunu, davacı tarafın alacağını kanıtlamak zorunda olduğunu, Davacı tarafın kendi ispatlaması gereken hususları bir yana bırakarak müvekkil şirketin tacir olması üzerine iddialar ileri sürmesinin bu açıdan itirazlarının haklılığına da işaret etmekte olduğunu, Takip konusu borç likit olmadığı için icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin dayanaksız olduğunu, Her ne kadar davacı tarafça icra inkar tazminatı talebinde bulunulmuşsa da takip konusu alacağın likit nitelikte olmadığını, belirli vadeli bir alacak söz konusu olmadığı gibi müvekkil şirketin temerrüde düşürülmesinin de söz konusu olmadığını, Dahası icra takibinde alacağa dayanak belgelerin de sunulmadığını, genel nitelikli bir fatura açıklamasının bu açıdan yeterli olmadığını, dahası herhangi bir alacak mutabakatı yapılmamış olduğu ve arada bir cari hesap sözleşmesi de olmadığına göre müvekkil şirket temerrüte düşürülmeden faiz istenmesinin de hukuka uygun olmadığını, Bunun ötesinde icra inkar tazminatı koşullarının oluşması halinde hakimin takdir edeceğinin bir ceza tazminatı niteliğinde olup bu tazminata karar verilmesinin yasal zorunluluk olduğu savının da hukuken geçerli olmadığını, Sonuç olarak, yukarıda açıklanan nedenlerle, müvekkil şirketin dava açılmasına neden olan bir kusuru olmadığı halde açılan haksız davanın reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesi ve müvekkil şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi nedeniyle Yerel Mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğu doğduğunu beyanla; Açıklanan nedenlerle; İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/716 Esas - 2021/549 Karar sayılı hükmünün istinaf incelemesinin yapılıp kararın kaldırılarak davanın ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, <br>Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin düzeltilmiş dava değerleri nazara alınarak karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; dava ve icra takibi dayanağı faturalara konu ürünlerin davacı tarafından davalıya teslim edilmesine rağmen bakiye fatura bedellerinin ödenmediği iddiası ile alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Taraflar arasında; dava ve icra takibi dayanağı faturalara konu ürünlerin davacı tarafından davalıya teslim edilmesine ilişkin ticari ilişki olduğuna ve ürünlerin teslim edildiğine ilişkin herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasında istinafa gelen temel uyuşmazlık; davacının davalıdan bakiye fatura alacağının bulunup bulunmadığı, bulunması halinde alacağın miktarı, alacağın muaccel olup olmadığı, davacı tarafından dozajlama cihazının geri alınıp alınmadığı, alması ve davalının envanterinde deterjan kalması halinde sonuca etkisinin bulunup bulunmadığı, mutabakatın geçerli olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır. Davalı vekili tarafından ileri sürülen iş bu istinaf sebepleri cevap dilekçesinde, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ve beyan dilekçelerinde de ileri sürülmüş, bilirkişi raporunda ve Mahkemece gerekçeli kararında değerlendirilmiştir. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki tarafların defter ve kayıtlarına, dava konusu faturalara, bilirkişi raporuna, belge ve bilgilere, davalının usulüne uygun tutulmayan ve kendi aleyhine delil olan defter ve kayıtlarında davacı tarafından düzenlenen tüm faturaların kayıtlı olmasına, davalının kendi defter ve kayıtlarına göre davacıya 17.320,09 TL borçlu olmasına, dozajlama cihazının davacı tarafından geri alındığının davalı tarafından ispatlanamaması yanında  davanın konusunun faturalara konu ürünlerin davalıya teslim edilmesine rağmen bakiye fatura alacağı olması karşısında bunun sonuca etkisinin bulunmamasına, icra takip tarihi itibariyle faturadaki vade tarihlerinin geçmesi ve alacağın muaccel olmasına, alacağın faturalar ile likit olması sebebiyle icra inkar tazminatı koşullarının oluşmasına, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın. 355/1 maddesi uyarınca incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.183,14 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 295,79 TL harcın mahsubu ile bakiye 887,35‬ TL' nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 21/03/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3a5c658b5a302c57","SID":"efe4be16683f3197"}}