{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2021/1951 <br>KARAR NO\t: 2024/534 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARI VEREN <br>MAHKEME : İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ   : 16/06/2021 <br>DOSYA NUMARASI : 2020/652 Esas - 2021/486 Karar <br>DAVA     : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ : 21/03/2024 <br>İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın, İzmir/Kula Şubesi tarafından Atatürk Organize Sanayi Bölgesi  Şubesi'ne gönderilmek üzere .... Kargo'ya teslim edilen 2 adet senedin, kargo firması uhdesinde iken 18.08.2020 tarihinde kaybedildiğini, hakkında İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına kayıp senet ; alacaklısı ... (TCKN ...), keşidecisi ...   (TCKN ...) olup, 30.10.2019 tanzim 30.11.2020 vade tarih ve 4.000 TL bedelli ... numaralı senet olduğu, hakkında henüz icra takibi açıldığı bilgisi bulunmayan vc taraflarınca Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi nde 2020/549 Esas sayılı dosya ile senet iptali davası açılan kayıp senet; alacaklısı ... (TCKN ...), keşidecisi ... (TCKN ...) olup. 30.10.2019 tanzim, 30.12.2020 vade tarih ve 4.000 TL bedelli ... numaralı senet olduğu, davaya konu işbu 2 adet senetten ... senedin takibe konu olduğunun haricen öğrenildiği, diğerinin ise davasının derdest olduğu, davalı ...  senedin yetkili hamili olmadığı senedi ne suretle ele geçirdiğinin taraflarınca bilinmediğini, müvekkil uhdesindeyken ve ... Kargo tarafından kaybedilen senedin iyi niyetli olmayan kişilerce icra takibine konu edildiğinin açık olduğunu, bununla birlikte huzurdaki dava ile konusu ve tarafları aynı olan başka bir davada davalının kötü niyetli işlemler ile hareket ettiğinin aşikar olduğunu davalı tarafından kaybolan başka bir senet de icra dosyasında takibe konu edildiğini, bu olayda da davalı ... senedin yetkili hamili olmadığını  olayda ciranta görülen ... Tic, Ltd, Şti, nin bulunduğunu senedin Iehdarı ile ticari ilişkisinin bulunmadığı ve tedbir talepli istirdat davası açıldığını, davaya konu 2 adet senedin ciro zincirinde kopukluk olduğunu, dolayısıyla davanın kabulü ile 30.11.2020 vadeli 4.000 TL ve 30.12.2020 vadeli 4.000 TL iki adet senedin istirdatına 30.11.2020 vadeli 4.000 TL senet nedeni ile icra takibine konu yargılamanın yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, 30.12.2020 vadeli senet nedeni ile icra takibine konu edilmemesi için yargılama sonuna kadar tedbir kararı verilmesini, huzurdaki davanın .... A.Ş. ve görülen ... Tic. Ltd. Şti,  ... ve ...   ihbarına, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı  ... vekili cevap dilekçesinde özetle, Müvekkilin belirtilen senetlerin iyi niyetli meşru hamili olduğu, kayıp olduğu iddiası ile ilgili hiçbir bilgisi bulunmadığı, ticari defter tutma yükümlüğü bulunmadığı, çek metni tetkik edildiğinde ciro silsilesinin 6102 sayılı TTK M790 a göre düzgün olduğu, 6102 sayılı TTK m 790\"a hükmü uyarınca çeki kötü niyetli iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu vakıalarında ispatlama külfiyetinin davacı da olduğu, davalı ile dava dışı şirket arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmaması davalının davacıya konu çeki kötü niyetler veya ağır kusurla iktisap ettiği anlamına gelmeyeceğini bu nedenlerle de icra dosyasında icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmesine, davacının davaya konu senetlerin bedelinin %20 si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar Olunan ... A.Ş. Vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin iş bu davada taraf ehliyetinin bulunmadığı, istirdat davasında davalı taraf; çeki kötü niyetli olarak veya ağır kusurlu olarak iktisap eden kimse olduğu ancak müvekkil şirket için böyle bir durum olmaması nedeni ile davanın reddi gerektiği, davacı her ne kadar müvekkil şirketin üstlenmiş olduğu taşıma işi neticesinde zarara uğramtş olduğunu iddiasında olsa da davacıya karşı müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu olmadığı, gönderici taralından gönderim esnasında kargoların içeriğe uygun paketlenmediği, kargoya ilişkin herhangi bir değer gösterilmediği, TTK 864. maddeye göre göndericinin gönderdiği kargoya ilişkin tüm belgeleri eksiksiz taşıyıcıya bildirmek zorunda olduğu, iş bu uyuşmazlığın kara taşıma hukuku konusunda bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenlerle de davanın reddine yargılama giderleri ve ücretin davacı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 16/06/2021 tarih ve 2020/652 Esas - 2021/486 Karar sayılı kararı ile; \" Davadaki uyuşmazlığın konusunun, davaya konu senetlerin elden rıza dışı çıkıp çıkmadığı, senetlerden kaynaklı borçlu bulunup bulunmadığı davalı  ... ın yetkili hamil olup olmadığı, ve senedi iktisap etmekte kötü niyetinin bulunup bulunmadığı, noktalarında toplandığı  anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası sureti, bilirkişi raporu ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir. İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip sayılı icra dosyasının suretinin  incelenmesinde, alacaklı  ...  tarafından   borçlular  aleyhine 30/11/2020 tarihli 4.000 TL'lik keşidecisi ... olan 1 adet bono gösterilerek Örnek No:10 Kambiyo Senetlerine özgü haciz yolu ile yapılacak takipte ödeme emri düzenlenerek   4.000TL tutarındaki toplam alacak üzerinden icra  takibi yapıldığı, anlaşılmıştır. İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip sayılı icra dosyasının suretinin  incelenmesinde, alacaklı  ...  tarafından   borçlular  aleyhine 30/12/2020 tarihli 4.000 TL'lik keşidecisi ...  olan 1 adet bono gösterilerek Örnek No:10 Kambiyo Senetlerine özgü haciz yolu ile yapılacak takipte ödeme emri düzenlenerek   4.000TL tutarındaki toplam alacak üzerinden icra  takibi yapıldığı, anlaşılmıştır. Mahkememizin 19/01/2021 tarihli ara kararında, Davacının icra dosyasındaki asıl alacak rakamı olan 4.000,00 TL 'nin %15'i oranında nakit olarak mahkeme veznesine yatırdığı veya aynı oranda kesin ve süresiz teminat mektubunu mahkememize ibraz ettiği taktirde;30/10/2020 tanzim, 30/11/2020 vade tarih ve 4.000,00 TL bedelli,20-379583 numaralı senet yönüyle İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...  Esas sayılı takip dosyasında icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmesinin İİK'nun 72/3. maddesi gereğince tedbiren durdurulmasına kararı verildiği, davacı tarafça 20/01/2021 tarihinde teminatın yatırıldığı ilgili icra müdürlüğüne müzekkere yazılarak tedbir kararı yazı ekinde gönderilmiştir. Mahkememizin 23/03/2021 tarihli duruşma celsesinin 2 nolu ara kararında,  davacı banka kayıtlarının  Türk Ticaret Kanunun hükümleri gereğince tutmakla yükümlü oldukları ticari defter kayıt ve belgeleri, icra dosyası, tarafların iddia ve itirazlarının  belirlenmesi için  bilirkişi incelemesi yapılmasına, karar verilmiş olup dosya bankacılık alanında uzman bilirkişi ...  tevdi edilmiştir. Bilirkişi ... tarafından sunulan 13/04/2021 tarihli raporunda; Dava konusu senet tutarlarına bakıldığında hayatın olağan  akışında  oluşabilecek  tutarda olması, banka/kargo değerli evrak teslim tutanaklarının görülememesi ve davalı ...  değerli evrak teslimine yönelik herhangi bir sorumluluğu olduğunu dair bir belge yer almaması,\t...  A.Ş. Tam  tahsil cirosunun senette yer almaması, ...'ın  defter tutma zorunluluğunun bulunmadığının davalı dilekçesinde belirtilmesi sebebi ile ticari ilişkiye yönelik belge sunulmaması dolayısıyla tespit yapılamaması nedenlerinden davacı yan iddiasının belge anlamında ispata ihtiyacı bulunduğu,bunlarla birlikte kara taşımacılığı konusunda uzman bilirkişiden görüş alınıp alınmaması takdir ve kararının Sayın Mahkemeniz ait  olduğu, bu hususun ve rapor içindeki genel anlamda yaptığım tespîtlerdeki tüm hukuki yorum ve takdir Sayın  Mahkememize ait olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara ayrı ayrı tebliğ edilmiştir. Davalı vekili 19/04/2021 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi ibraz etmiştir. Davacı vekili 26/04/2021 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi ibraz etmiştir. TTK'nın 792. maddesine göre istirdat davasının çeki elinde bulundurana karşı açılması gerekir.  6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinin; \"Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı,  ister  ciro yoluyla devredilebilen  bir çek  söz konusu  olup da  hamil  hakkını  790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlendiği, ilgili maddede belirtildiği üzere istirdat talebiyle açılan işbu davada ispat yükü davacıda olup, davacının senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötüniyetli ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. <br>Çekin istirdadı talep edilmekle, davacının  çek üzerinde meşru hakkını bilirkişi raporuna göre kanıtladığı  ancak kanıtlamak zorunda olduğu diğer hususun ise hamilin çek iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olduğunu da kanıtlaması gerekmektedir. Mahkememizce yapılan tüm yargılamalar neticesinde, taraf iddia ve savunmaları, takip dosyası, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, davaya konu çek ile ilgili ... A.Ş. tahsil cirosunun bulunmadığı, dava konusu tutarda dikkate alındığında hayatın  doğal akışında yer alabilecek tutarda olduğu görülmekle senet ciro silsilesinde bozukluk olmadığı, kıymetli evrakların kargo ile taşınması özel kabul gerektiren durumlardan olup bu yönde ihbar olunan ... A.Ş. yönüyle bir kayıt olmaması nedeniyle Türk Ticaret Kanunu (TTK”) 898/1-a maddesi[1] gereğince de, ihbar olunan taşıma firmasının kambiyo senetlerinin kaybolmasında herhangi bir sorumluluğu da bulunmadığı,  davalı ...  her ne kadar belirtilen senetlerin iyi niyetli meşru hamili olduğunu, kayıp olduğu iddiası ile ilgili hiçbir bilgisi bulunmadığını ticari defter tutma yükümlülüğü bulunmadığını belirtmiş  ise de dava dosyasına sunulan herhangi bir defter/ kayıt olmaması nedeni ile davacı yan tarafından olayda ciranta görülen ... Tic. Ltd.şti. İle ... arasındaki ticari ilişkinin bulunup bulunmadığına yönelik herhangi bir tespitte yapılmamış olmakla, davalı ...  dava konusu senedi kötü niyetli iktisap ettiği  yasal delillerle kanıtlanamadığından davalı aleyhindeki davanın ispatlanamadığından reddine ve gene davacı yönüyle kötü niyet tazminat şartları oluşmadığından davalı talebinin de reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \" gerekçeleri ile; \" Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın REDDİNE, Mahkememizce verilen 19/01/2021 Tarihli İhtiyati tedbir kararının KALDIRILMASINA, Davalı tarafın kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine, ... \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı ... T.A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin 16.06.2021 tarih ve 2020/652 E. sayılı dosyasında verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Müvekkil bankanın İzmir/ Kula Şubesi tarafından Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Şubesi'ne gönderilmek üzere ... A.Ş.'ye teslim edilen 2 adet senedin, kargo firması uhdesinde iken kaybedildiğini, bu senedin kargo firması uhdelerinde iken kaybolduğuna dair kargo firmasının 18/08/2020 tarihli yazısının ekte sunulduğunu, Hakkında İstanbul .... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu edilen kayıp senedin; alacaklısının ...  ( T.C.: ...), keşidecisinin ... (T.C.: ...) olup, 30/10/2019 tanzim, 30/11/2020 vade tarih ve 4.000,00.-TL bedelli, 20-379583 numaralı senet olduğunu, Henüz hakkında icra takibinin açıldığına dair bilgisi bulunmayan ve Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2020/549 Esas sayılı dosya ile senet iptali davası açmış oldukları senedin, alacaklısının ... ( T.C.: ...), keşidecisinin ... (T.C.: ...) olup, 30/10/2019 tanzim, 30/12/2020 vade tarih ve 4.000,00.-TL bedelli, 20-379590 numaralı senet olduğunu, Davaya konu işbu 2 adet senetten, 30/10/2019 tanzim, 30/11/2020 vade tarih ve 4.000,00.-TL bedelli, 20-379583 numaralı senedin İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibine konu edildiği hususunun müvekkil banka tarafından haricen öğrenildiğini, Henüz hakkında icra takibinin açıldığına dair bilgisi bulunmayan kayıp 30/10/2019 tanzim, 30/11/2020 vade tarih ve 4.000,00.-TL bedelli, ... numaralı senet hakkında ise Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2020/549 Esas sayılı dosya ile \"zayi nedeniyle senet iptal davası\" açıldığını ve işbu davanın derdest olduğunu, Sonuç itibariyle, davalı ...  senedin yetkili hamili olmayıp; senedi ne suretle ele geçirdiği hususunun bilinmemekte olduğunu, ancak müvekkil uhdesinde iken ve ... Kargo firması  tarafından kaybedilen senedin iyi niyetli olmayan kişilerce icra takibine konu edildiği hususunun açık ve net bir şekilde ortada olduğunu, bununla birlikte huzurdaki dava ile konusu ve tarafları aynı olan başka bir davada, davalının kötü niyetli işlemler ile hareket ettiğinin aşikar olduğunu, Davalı tarafından, kaybolan başka bir senedin de icra dosyasında takibe konu edildiğini ve bu takibe karşı da tedbir talepli istirdat davası açıldığını, Müvekkil Banka İzmir Şubesi tarafından Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Şubesi'ne gönderilmek üzere ...  A.Ş.'ye teslim edilen 1 adet senedin, kargo firması uhdesinde iken kaybedildiğini ve kaybeden/ çaldıran personelin karakolda ifade verip, suç duyurusunda bulunduğunu, bu ifade örnekleri ile senedin uhdelerinde iken kaybolduğuna dair kargo firmasının 18/08/2020 tarihli yazısının dilekçeleri ekinde sunulduğunu, *Kayıp senedin; Alacaklısı ... Tic. A.Ş., keşidecisi ... Tic. Ltd. Şti. Olup,  06.07.2020 tanzim, 30.09.2020 vade tarih ve 40.000,00.-TL bedelli, ... senet olduğunu, Senedin müvekkil banka yetkili hamil iken rızası hilafına elinden çıktığını, kargo firmasının uhdesinde kaybolduğunu ve İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2020/429 Esas sayılı dosya  ile \"zayi nedeniyle senet iptal davası\" açıldığını ve ödeme yasağı kararı alındığını, senet iptal davası derdest iken davaya konu senedi müvekkil bankaya teslim eden, banka müşterisi ve senedin lehtarı dava dışı ... Tic. A.Ş.'nin de borçlu olarak gösterildiği ve İstanbul  ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası yapılmış bir icra takibine konu edildiği hususunun ... A.Ş. tarafından müvekkil bankaya bildirilmiş olduğunu, Mevcut bu olayda da, huzurdaki davada olduğu gibi  Davalı ...  senedin yetkili hamili olmayıp, senedi ne suretle ele geçirdiğinin bilinmemekte olduğunu, ancak müvekkil uhdesinde iken ve ...  A.Ş. tarafından kaybedilen senedin iyi niyetli olmayan kişilerce icra takibine konu edildiği hususunun işbu somut olayda da aşikar olduğunu, bu somut olayda da cirantalardan ... Tic. Ltd. Şti.'nin bulunmakta ve bu firma ile dava dışı banka müşterisi ve senedin lehdarı ... A.Ş. arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmamakta olduğunu, Müvekkil banka tarafından da işbu olaya ilişkin senedin kargo şirketi tarafından kaybedilmesi ve icra takibine konu edilmesi nedeniyle ileride telafisi imkansız zararların doğmaması için icra takibinin yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etme zarureti hasıl olduğunu, Davaya konu 2 adet senedin ciro zincirinde kopukluk olduğunun da aşikar olduğunu, müvekkil banka tarafından davaya konu kayıp senetlerin üzerinde başkaca bir hukuki işlem yapılmadığını ve herhangi bir şahıs ya da şirkete işbu senetlerin ciro işlemi ile teslim edilmediğini, ilgili senetlerin kargo firması uhdesinde kaybolmasından sonra ise söz konusu bu senedin icra takibine konu olduğunu, yaşanan bu süreçte ciro zincirinde kopukluk olacağına ilişkin şüpheli durumun varlığının araştırılmaya muhtaç bir husus olduğunu, mahkemece yapılacak işbu yargılamada öncelikle davaya konu kayıp olan senet asıllarının ve takibe konulan icra dosyasının huzurdaki dava dosyasına celbi ve akabinde incelenmesi gerektiğini, Yerel mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının kabulünün mümkün olmayıp yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli olmadığı gibi istinaf denetimine de elverişli olmadığını, Bilirkişi raporunda özetle; dava konusu senet tutarlarına bakıldığında hayatın olağan akışında oluşabilecek tutarda olması, banka/kargo değerli evrak teslim tutanaklarının görülmemesi ve davalı ... Kargo değerli evrak teslimine yönelik herhangi bir sorumluluğu olduğuna dair bir belge yer almaması, müvekkil banka'nın tahsil cirosunun senette yer almaması, ...  defter tutma zorunluluğunun bulunmadığının davalı  dilekçesinde belirtilmesi sebebi ile ticari ilişkiye yönelik belge sunulmaması dolayısıyla tespit yapılamaması nedenlerinden davacı yan iddiasının belge anlamında ispata ihtiyacı bulunduğu, kara taşımacılığı konusunda uzman bilirkişiden görüş alınıp alınmaması hususunun mahkeme takdirinde olduğu değerlendirmelerinde bulunulduğunu, ancak bu değerlendirmelerin kabulü ve bilirkişi raporunun hükme esas alınabilmesinin mümkün olmadığını, Bilirkişi tarafından raporunda ... defter tutma zorunluluğu bulunmadığını beyan ettiği, bu sebeple ticari ilişkiye yönelik belge sunulmaması dolayısıyla tespit yapılmadığı ve bu sebeple müvekkil bankanın ispatına ihtiyaç duyulduğu belirtilmişse de bu değerlendirmesinin kabulünün mümkün olmadığını, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun \"İspat Yükü\" kenar başlıklı 190.maddesi; \"MADDE 190- (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir\" hükmüne havi olup hukuki sonuçtan lehine hak çıkaran taraf üzerine ispat yükünü yüklemekte olduğunu,  Buna göre davalı dava dışı ile aralarında ticari ilişki bulunduğu bu sebeple yetkili hamil olduğu iddiası ile dava konusu kıymetli evrakı takibe konu ettiğini, huzurdaki davanın uyuşmazlık konusu da düşünüldüğünde ... yetkili hamil olduğunu ispat etmesi gerektiğini, ticari ilişkiye dair herhangi bir belge sunamadığını, defter tutma zorunluluğu olmadığını ileri sürerek belge sunmaktan imtina ettiğini, buna göre ispat yükü üzerinde olmasına rağmen ispatlanamayan davalının haksızlığı, yetkili hamil olmadığı hususlarının açık olduğunu, ayrıca bilirkişi tarafından müvekkil bankadan dava dışı ...  arasındaki ticari ilişkiye dair belge sunulmasının istemesinin de de abesle iştigal olup aralarında ticari ilişki bulunmadığını ve davalının yetkili hamil olmadığını, buna göre bilirkişi raporundaki bu hususun da kabulünün mümkün olmayıp davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Bilirkişi tarafından kargo teslim tutanaklarının bulunmadığından bahsedilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, Müvekkil banka tarafından dava konusu senetlerin ... Kargo' ya teslim edildiğini, ... Kargo uhdesinde iken kaybedildiğini, işbu hususun dosyada mübrez beyan ve belgelerde de görülmekte olduğunu, gerek ... Kargo çalışanlarının savcılık beyanları gerekse ... Kargo yazısında görüldüğü üzere müvekkil banka tarafından taşınması için ...Kargo' ya teslim edilmiş senetlerin kaybedildiği hususunun açık olup bilirkişi tarafından bu hususun da göz ardı edildiğini, Açıklanan nedenlerle; ...  yetkili hamil olmadığı, yetkili hamil olduğuna dair herhangi bir belge de sunmadığı, ... Kargo teslim evraklarının dosyada bulunduğu kıymetli evrakın uhdelerinde iken kaybettikleri kabullerinde olduğu, senet tutarına bakıldığında hayatın olağan akışında oluşabilecek tutarda olmasının bir fark yaratmayacağı  ve dolayısıyla kaybedilen evrakı ele geçirip takibe konu eden davalının yetkili hamil olmadığı hususlarının ortada olup bilirkişi raporunun kabulünün mümkün olmadığını, buna göre ek rapor alınması ve nihayetinde davanın kabulüne karar verilmesi gerekmekteyken davanın reddine karar verilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, yapılacak istinaf incelmesinde yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, Davanın açılmasına müvekkil banka sebebiyet vermediğinden davalının dava mahkeme masrafları ve vekalet ücreti talebinin reddi ile bunların tümüyle davalı üzerinde bırakılması gerekmekte olup yerel mahkeme kararının bu yönü ile de kaldırılması gerektiğini, Huzurdaki davanın açılmasına müvekkil banka değil davalının kendisinin sebebiyet verdiğini, müvekkil banka tarafından tesis edilen işlemlerde bir hukuka aykırılık bulunmadığı gibi müvekkil bankanın davalının zararına menfaat elde etmiş de olmadığını, aksine davalının hukuka aykırı eylemleri sebebi ile müvekkil bankanın zarara uğramış olup müvekkil bankanın davasında haklı olduğunu, bu nedenlerle huzurdaki yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müvekkil banka üzerine bırakılmasının doğru olmayıp kararın bu yönü ile de kaldırılması gerektiğini, davanın kabulü ile birlikte müvekkil banka lehine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesini talep ettiklerini, Yerel mahkemenin kararında hiçbir gerekçe yer almadığını, zahiri gerekçeli karar niteliğinde olduğunu, Anayasa’nın 138 ve 141. maddeleri uyarınca Hakimlerin, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm vereceklerini ve bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılacağını, bu gerekçenin de hukuki esaslara ve kurallara dayanması, nedenlerinin açıklanması gerektiğini, Diğer taraftan 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.’un 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkının kurala bağlanmış olduğunu, hukuki dinlenilme hakkının, Anayasa'nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi' nin 6. maddesinde düzenlenen Adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olduğunu, \"Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgililerinin, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermekte olduğunu, Mahkemelerin, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorunda olduklarını, eksik, şekli ve görünüşte gerekçe yazılmasının adil yargılanma hakkının (hukuki dinlenilme hakkının) ihlali olduğunu, HMK.’un 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiğinin açıkça vurgulanmış olduğunu, kararın gerekçesinde maddi olayın saptanması, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kuralların belirlenmesi, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmesi, hukuk kurallarının somut olaya uygulanması ve sonunda hüküm kurulması gerektiğini, maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantının da ancak bu şekilde kurulabileceğini, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesinin mümkün olacağını, Zahiri gerekçeli kararın, diğer bir deyiş ile sözde gerekçenin, maddi ve hukuki inceleme yapılmaksızın maddi ve hukuki unsurların özet ve yüzeysel biçimde açıklandığı, delillerin değerlendirilmediği, gerekçenin tartışılarak oluşturulmadığı gerekçeler olduğunu, yerel mahkemenin davanın reddine dair hükmüne ilişkin hiçbir gerekçeye yer vermediği gibi gerekçesinde ...  tarafından hiçbir defter, kayıt sunulmadığını ve sunulmaktan kaçınılmış olmasına, ciranta  ...Tic. Ltd. Şti ile  ... arasındaki ticari ilişkinin bulunup bulunmadığının da tespitinin yapılmadığını belirtmiş olmasına rağmen davanın nasıl reddedildiğini anlamanın güç olduğunu, bu minvalde yerel mahkemenin gerekçeli kararında da eksik incelemelerin ve hatalı değerlendirmelerin yer aldığı hususunun açık olup yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, Müvekkil banka açısından telafisi güç zararlara sebebiyet verebileceğinden tehiri icra talepleri bulunduğunu, Tedbir talebine ilişkin olarak;  Davaya konu somut uyuşmazlık yönünden müvekkil bankanın ileride daha fazla mağduriyet yaşamasının kuvvetle muhtemel olduğunu, bu doğrultuda yerel mahkeme tarafından tedbir kararı verildiğini, ancak gerekçeli karar ile verilen tedbir kararının kaldırıldığını, müvekkil banka açısından telafisi güç zararların önüne geçilebilmesi için, İstanbul .... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edilen 30/10/2019 tanzim, 30/11/2020 vade tarih ve 4.000,00.-TL bedelli, ... numaralı senet nedeniyle ileride telafisi imkansız zararların doğmaması için öncelikle teminatsız olarak aksi halde mahkeme tarafından uygun görülecek teminat tutarı yatırılmak suretiyle icra takibinin karar kesinleşinceye kadar tedbiren durdurulması, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı  dosyası ile icra takibine konu edilen 30/10/2019 tanzim, 30/12/2020 vade tarih ve 4.000,00.-TL bedelli, ... numaralı senet nedeniyle ileride telafisi imkansız zararların doğmaması için öncelikle teminatsız olarak aksi halde mahkeme tarafından uygun görülecek teminat tutarı yatırılmak suretiyle icra takibinin karar kesinleşinceye kadar tedbiren durdurulması yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini beyanla; Açıklanan ve re'sen değerlendirilecek nedenlerle; - Yerel mahkemenin 16.06.2021 tarihli kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne, - Karar kesinleşene kadar icranın geri bırakılmasına, - Müvekkil banka açısından telafisi güç zararların önüne geçilebilmesi için, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edilen 30/10/2019 tanzim, 30/11/2020 vade tarih ve 4.000,00.-TL bedelli, ... numaralı senet nedeniyle ileride telafisi imkansız zararların doğmaması için öncelikle teminatsız olarak aksi halde mahkeme tarafından uygun görülecek teminat tutarı yatırılmak suretiyle icra takibinin karar kesinleşinceye kadar tedbiren durdurulması, - İstanbul ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı  dosyası ile icra takibine konu edilen 30/10/2019 tanzim, 30/12/2020 vade tarih ve 4.000,00.-TL bedelli, ... numaralı senet nedeniyle ileride telafisi imkansız zararların doğmaması için öncelikle teminatsız olarak aksi halde mahkeme tarafından uygun görülecek teminat tutarı yatırılmak suretiyle icra takibinin karar kesinleşinceye kadar tedbiren durdurulması yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini, <br>- Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; yasal dayanağını 6102 Sayılı TTK'nın 778/1-a maddesi delaletiyle aynı yasanın 686/2 maddesinden alan hamilin elinden rızası dışında çıkan dava konusu bonoların istirdadı talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, dava konusu İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibine konu lehtarı  .. keşidecisi ...  olup, tanzim tarihi 30/10/2019, vade tarihi 30/11/2020 ve 4.000,00 TL bedelli bono ile İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasına konu lehtarı ... keşidecisi ... olup, tanzim tarihi 30/10/2019, vade tarihi 30/12/2020 ve 4.000,00 TL bedelli bononun kendi nezdinde iken İzmir/Kule Şubesinden Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Şubesine gönderilmek üzere ihbar olunan kargo şirketine verildiğini, ancak kargo firması uhdesinde iken hırsızlık sonucunda kaybolduğunun kendilerine 18/08/2020 tarihli yazı ile bildirildiğini, davalının senedin yetkili hamili olmadığını ve kötü niyetle senedi iktisap ettiğini, aynı şekilde aynı gün hırsızlık sonucunda kaybolan başka bir senedin de davalı tarafından ele geçirilerek icra takibine konulduğunu, tanzim tarihi 30/10/2019, vade tarihi 30/11/2020 ve 4.000,00 TL bedelli bono için çek iptali davası açıldığını, davanın derdest olduğunu, davalının yetkili hamil olmaması ve senedin iktisabında kötü niyetli olması sebebiyle dava konusu bonoların istirdadına karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili davalının dava konusu bonoların yetkili hamili olduğunu, kayıp iddiası ile ilgili hiç bir bilgi ve sorumluluğu olmadığını, davalının defter tutma yükümlülüğünün bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasına konu lehtarı  ... keşidecisi  ... olup, tanzim tarihi 30/10/2019, vade tarihi 30/12/2020 ve 4.000,00 TL bedelli bononun ve  İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibine konu lehtarı ...  keşidecisi  ... olup, tanzim tarihi 30/10/2019, vade tarihi 30/11/2020 ve 4.000,00 TL bedelli bononun ilk cirantalarının lehtarı ..., sonraki cirantaların sırasıyla ..., Hayrettin Taşdelen, .... Tic. Ltd. Şti., davalı ... olduğu ve bu haliyle ciro silsilesinin düzgün olduğu görülmüştür. 6102 Sayılı  TTK'nın 778/1-a maddesi delaletiyle aynı yasanın 686 maddesine göre (1) Bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse son ciroyu imzalayan kişi, poliçeyi beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır. Poliçe herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, birinci fıkrada yazılı hükümlere göre hakkı anlaşılan yeni hamil, ancak poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisabında ağır bir kusur bulunduğu takdirde o poliçeyi geri vermekle yükümlüdür. Davacı vekili, dava dilekçesinde aynı kargodan çalınan ve davacının tahsil cirosu bulunan keşidecisi ... Tic. Ltd. Şti. Lehtarı ... Tic. A.Ş, olup, tanzim tarihi 06/07/2020, vade tarihi 30/09/2020 ve 40.000,00 TL bedelli bononun da cirantalarının ... Tic. Ltd. Şti., davalı ... olduğunu ve icra takibine konu edildiğini belirtmiştir. Ancak Mahkemece söz konusu bononun istirdadına konu dosyalara ilişkin herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Söz konusu bono İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/650 esas ve 2023/25 karar sayılı dosyası ve bu dosya ile birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/692 esas sayılı dosyasında istirdada konu edilmiş ve Uyap ortamından talep edilen yetkiye istinaden yapılan incelemede Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalının İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/283 esas sayılı dosyasında mahkum olması sebebiyle ve bu dosya kapsamındaki delillere göre davalının yetkili hamil olmadığı ve kötü niyet olduğu tespit edilerek asıl davanın kabulüne, birleşen davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve karar taraflarca istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Yine bu bono için yetkili hamil tarafından suç duyurusunda bulunulması üzerine davalı ... hakkında İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/283 esas sayılı dosyasında kamu kurum ve kuruluşları vb tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açılmış, davalı tarafından soruşturma aşamasında vermiş olduğu beyanında; Gaziantep ilinde sondaj işi yaptığını, kendisinin hiç kimse hakkında icra takibi başlatmadığını, avukatının olmadığını, olayda isminin neden geçtiğini bilmediğini, kendisinin alacağı bulunmadığından icra takibi başlatmasının mümkün olmadığını, muhtemelen kendisinin kimlik bilgileri kullanılmak suretiyle icra takibi başlatıldığını beyan etmiş, kovuşturma aşamasında verilen beyanında ise icra takibinden haberdar olmadığını, olayla ilgisinin bulunmadığını, iddianamede kendisine okunan şirketleri tanımadığını, avukatına vekalet verdiğini ve kendisi adına İstanbul'da icra takibinde olan bir kaç dosyası olduğunu, iddianamede adı geçen icra dosyasını hatırlamadığını, müştekiyi dolandırmadığını, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiş ve çelişkili beyanlarda bulunmuştur. Ancak senet üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesinden davalıya atfen atılan imzaların davalıya ait olduğu tespit edilmiş ve yapılan yargılama sonucunda davalının her iki suçtan mahkumiyetine karar verilmiş ve karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Soruşturma sırasında beyanı alınan iş bu dosyadaki bonoyu ve istinafa konu dosyadaki bonoları davalıya cirolayan olarak gözüken .... Tic. Ltd. Şti.nin yetkilisi ... beyanında; davalı ... ve diğer şahısları tanımadığını, senedin kendilerine cirolanması konusunda da kendisinin yapmadığını, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiş ve ciro üzerindeki imzanın ... imzasına benzerlik göstermesine rağmen farklılıklar olduğu tespit edilmiş ve imzanın bu şahsa ait olmadığı tespit edildiğinden takipsizlik kararı verilmiştir. Mahkemece söz konusu Ağır Ceza Mahkemesi dosyası da celbedilerek içerisindeki deliller değerlendirilmemiştir. Bunun yanında dava konusu bonolara ilişkin soruşturma veya kovuşturma dosyası bulunup bulunmadığı ve kargo şirketi tarafından yapılan suç duyurusu akıbeti de araştırılmadan karar verilmiştir, davacı vekili tarafından talep edilmesine rağmen aynı konuda davalı hakkındaki soruşturma ve kovuşturma dosyaları ve hukuki ihtilaflara ilişkin uyap kayıtları da değerlendirilmemiştir. Ayrıca çek üzerinde cirosu bulunmayan davacı banka tarafından dava konusu bonoları kimden ne şekilde aldığı, ne şekilde yetkili hamili olduğu açıklanmamış, Mahkemece de banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle davacı bankanın bonoların yetkili hamili olup olmadığı tespit edilmemiştir. Bunun yanında Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacı bankanın senet üzerinde cirosunun bulunmadığı, senetlerin bankaya teslim edildiğine ilişkin herhangi bir teslim tutanağı/belge bulunmadığı gibi kargoya teslimine ilişkin tutanak/belge bulunmadığı belirtilmesine rağmen Mahkemece gerekçesi açıklanmadan ve bilirkişi raporuna atıfta bulunmak suretiyle bilirkişi raporu ile çelişkili olarak banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmadan davacının çek üzerindeki meşru hakkını kanıtladığının kabul edilmesi de yerinde olmamıştır. Bu hususlar dikkate alındığında Mahkemece tüm deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden eksik inceleme ile davanın reddine verilmesinin ve ayrıca çek hakkında uygulama yeri bulunan kanun maddelerine atıfta bulunulmasının isabetli olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.  Açıklanan nedenle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/06/2021 tarih ve 2020/652 Esas - 2021/486 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı bulunması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,   Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 21/03/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.     <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"853dda698f2059f5","SID":"52f68c93f138737d"}}