{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     <br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ\t\t\t<br><br>DOSYA NO\t: 2024/209  Esas<br>KARAR NO\t: 2024/369                                   (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t   \t               (Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi <br>\t\t\t\tHMK 353/1-a-6)<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t:<br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t:<br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/12/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/519 Esas-2023/933 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>İFLAS İDARE MEMURU\t: <br>\t  NECATİBEY CD.NO.19/19 ÇANKAYA 06240<br>DAVANIN KONUSU\t: Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak<br>KARAR TARİHİ\t: 26/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 02/04/2024<br><br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> İSTEM;<br>Davacı vekili tarafından verilen  26/10/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle;    Davacının Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1842 Esas 2015/1019 Karar sayılı 25/12/2015 tarihli ilamıyla iflasına karar verildiğini, davacı ile davalı arasında Ankara 63. Noterliği'nin 10/06/2010 tarih ve ... yevmiye nolu Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi imzalandığını, arsa sahibinin asli borçlarından olan yüklenici adına vekaletname tanzim borcu yükümlülüğünü ihlal eden davalının, davacı yükleniciyi vekaletten haksız olarak azlettiğini, sözleşmenin yüklenici tarafından ifasını engellediğini, devamında Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/410 Esas sayılı dosyası ile sözleşmenin aynen ifası ile sözleşmenin ifasının engellenmesi sonucu uğradığı zararın davalıdan tazmini talebi ile dava açıldığını, davalının Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde sözleşmenin geriye etkili feshi ile taşınmaz üzerindeki imalatın yıkılarak arsanın davalı yüklenici namına temizlenmesi talepli açmış olduğu davada verilen 2018/344 Esas-2020/387 Karar sayılı davada sözleşmenin geriye etkili feshine karar verildiğini, davalı kooperatifin kötü niyetli olarak sözleşmenin ifası sırasında davacıyı azlettiğini, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki dava devam ederken davalının bu sefer kısmi imalat olan iki bloktan birini yıktırdığını, delilleri karartan davalının iflas masasına daha az ödeme yapmayı amaçlayarak hile yoluna başvurduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmenin ifa olunan kısmının gerçekleşme seviyesinin ve alacağının tespiti ile şimdilik 700.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>YANIT:<br>Davalı vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; Usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiş, istinaf başvuru dilekçesinde, öncelikle derdestlik itirazları bulunduğunu, davanın 26/10/2021 tarihinde açıldığını, bu tarihte konusu, sebebi ve tarafları aynı olup Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/3311 Esasına kayıtlı olarak temyiz inceleme safhasında bulunan Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce karara bağlanmış 2018/344 Esas- 2020/387 Karar sayılı derdest bir davanın bulunduğunu, bu sebeple derdestlik dava şartı yokluğunun mevcut olduğunu, davacının da dava dilekçesinde bunu belirttiğini, kendilerinin de derdestlik itirazlarını mahkemeye sunduklarını, bu sebeple öncelikle mahkemece ''derdestlik dava şartı yokluğu'' nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken görev dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığını veya öncelikle mahkemece derdestlik dava şartı yokluğu, sonra da göreve ilişkin dava şartı yokluğu gerekçe gösterilerek davanın usulden reddi gerektiğini, davanın sadece görev yönünden reddedilmesinin usul ekonomisi yönünden de doğru olmadığını, esas yönünden de beyanlarını ayrıntılı olarak ve kronolojik sırasıyla dilekçelerinde açıkladıklarını, esas yönünden de davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/12/2023 tarihli 2023/519 Esas 2023/933 Karar sayılı kararında özetle; Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. <br>Davanın açıldığı Ankara 36. Asliye Hukuk Mahkemesi 07/02/2022 tarihinde 2021/981 esas, 2022/75 karar sayılı ilamıyla Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 12/11/2021 tarihli kararı ile ''kooperatiflerin tacir sayılacağı'' yönünde alınan kararı doğrultusunda her iki tarafın tacir olduğu ve bu sebeple davanın ticari dava mahiyetinde bulunması sebebiyle görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu ve görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup re'sen gözetilmesi gerektiği kabul edilerek davanın HMK'nın 114/1-c maddesi ve HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermiştir. Bu karara karşı davalı vekilinin istinaf başvuru yoluna başvurması üzerine incelemeyi yapan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi 24/05/2022 tarih, 2022/480 esas, 2022/517 karar sayılı ilamı ile davalının istinaf başvurusunun reddine karar vermiş, davacı tarafça süresinde başvuru üzerine dosya mahkememize tevzii edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 2022/592 Esas, 2023/56 Karar 25.01.2023 tarihli kararda özetle; <br>Davalı tarafından derdestlik itirazında bulunulduğundan öncelikle dava şartı olan bu itirazın incelenmesi gerekir. HMK'nın dava şartları başlıklı 114.maddesinin ı) maddesine göre \"Aynı davanın, davadan önce açılmış ve halen görülmekte olmaması\" dava şartı olarak belirlenmiş HMK'nın 115/(1).maddesinde \"Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilir.\" (2).maddesinde \"Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir...\" hükümleri mevcuttur. <br>Davacı açmış olduğu işbu dava ile davalı kooperatifle yapılan kat karşılığı inşaat ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin ifasının gerçekleşme seviyesinin ve alacağının tespiti ile imalat bedeli alacağından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 700.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, davalı vekili derdestlik itirazı olarak Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/410 esasında görülmekte iken 19/06/2013 tarihinde 2013/391 karar sayılı ilamıyla Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/200 esas sayılı dosyası ile birleştirilen bu mahkemece de Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/344 esas sayılı dosyasıyla birleştirilen ve bu mahkemece de 24/09/2020 tarihinde 2020/387 karar sayılı ilamıyla sonuçlandırılan davada davacı şirket vekili aynı kat karşılığı ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak sözleşme konusu inşaatı gerçekleştirmek için imalatlar yapıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL harcamanın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. <br>Davacı vekili her ne kadar derdestlik itirazını kabul etmemiş ise de; işbu dava ile 10/06/2010 tarihli ve ... yevmiye nolu düzenleme şeklindeki kat karşılığı inşaat sözleşmesi ifasının gerçekleşme seviyesinin ve alacağın tespiti ile imalat bedeli alacağından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 700.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiş, daha önce açılan Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/410 esasında görülmekte iken Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/200 esas sayılı dosyasıyla birleştirilen davada ise yine yüklenici şirketin iflas idare memuru tarafından aynı kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak sözleşmenin ifası için müteahhit sıfatıyla yapılan harcamanın faizi ile birlikte tahsili talep etmiştir. Her ne kadar mahkememizde açılan davada gerçekleşme seviyesi ve alacağın talebi fazla gibi görünüyorsa da zaten imalat bedeli alacağının tahsiline karar verebilmek için yapılan imalatların belirlenmesi gerekir. Bu nedenle mahkememizdeki taleple daha önce 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açılan davada yapılan talep aynı olup davalının derdestlik itirazı yerindedir. <br>Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu ve karar duruşmasında içeriğini tekrar ettiği 20/01/2023 tarihli dilekçede derdestlik itirazında bulunulan davayla ilgili Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/344 esas, 2020/387 karar sayılı 24/09/2020 tarihli karar ile sonuçlandırıldığını, imalat bedelinin tahsiline ilişkin açılan davayla ilgili red kararı verildiğini, Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin 02/03/2022 tarih ve 2021/3311 esas 2022/1116 karar sayılı ilam ile hüküm bozulmuş ise de derdestlik itirazında bulunulan dava ile ilgili verilen kararın kapsam dışı bırakıldığını, karar düzeltme isteminin de aynı dairenin 21/10/2022 tarih 2022/4420 esas 2022/5960 karar sayılı ilamıyla reddedildiğini, bu nedenle derdestlik değil kesin hüküm söz konusu olduğunu belirtip açılan işbu davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiş ise de derdestlik itirazının davanın açıldığı tarih itibariyle değerlendirilmesi gerektiği, davanın açıldığı tarih itibariyle de  derdestlik itirazına konu edilen dava kesinleşmediğinden davalının derdestlik itirazının yerinde olduğu kabul olunarak davanın sonuçlandırılması gerekir. <br>Tüm dosya kapsamına göre davaya konu alacakla ilgili daha önce açılan ve davanın açılış tarihi itibariyle de derdest olan aynı dava olduğu, bu durumda da davalının derdestlik itirazının yerinde bulunduğu kanaatine varılmakla açılan davanın desdestlik dava şartı nedeniyle usulden reddine dair karar verilmiştir.<br>Mahkememizce verilen bu kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.Hukuk Dairesi'nin 21.06.2023 tarih 2023/523 esas 2023/829 karar sayılı ilamı ile;<br>\"....Dava, taraflar arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan imalat bedeli alacağının tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yapılan yargılama sonucunda eldeki davanın derdest dava niteliğinde bulunduğu, bu dava ile davacının daha önce açmış olduğu ve Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/200 Esas sayılı dosyası ile birleştirilen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/410 Esas sayılı dosyasındaki davanın dava konusunun, taraflarının ve dava sebebinin aynı olduğu, derdestliğin dava şartlarından olup davanın açıldığı tarih itibariyle değerlendirilmesi gerektiği ve davanın açıldığı tarih itibariyle de derdestlik itirazına konu edilen dava dosyasının kesinleşmediği anlaşıldığından davanın derdestlik dava şartı nedeniyle HMK'nun 114/1 ve 115. Maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiş bu karara karşı davacı vekilinin yukarıda belirtilen nedenlerle istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>Mahkemece davanın, derdestlik dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırmanın, derdestlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilebilmesi yönünden yeterli olduğundan söz etmeye olanak bulunmamaktadır. Zira mahkemece derdestliğe konu edilen ve Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/200 Esas sayılı dosyası ile birleştirilen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/410 Esas sayılı dava dosyasında birleştirme sonucunda her iki dosya yönünden verilen mahkeme kararının temyiz edilmesi sonucunda Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, görevli mahkeme olarak kabul edilerek, davaya bu mahkeme tarafından devam edilerek bu mahkemece karar verildiği ve verilen kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin temyiz incelemesinde olduğu anlaşılmaktadır.<br>Mahkemece, adı geçen dosyanın temyiz inceleme sonucu beklenmeden ve buna göre temyizden dönen dosyanın getirtilerek incelenmesi sonucunda her iki dava dosyasındaki taleplerin, dava konusunun, dava taraflarının ve dava sebebinin aynı olup olmadığı yönünden karşılaştırılması yapılarak derdestliğin oluşup oluşmadığı değerlendirilmeden dosyaya tarafların sundukları bilgi ve belgelere göre davalının derdestlik itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır.<br>Yine, aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması (derdestlik bulunmaması) dava şartıdır. (HMK 114/1-ı) Derdestlikten söz edebilmek için iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir. Dava sebeplerinin aynı olmasından anlaşılması gereken davada dayanılan hukuki sebepler olmayıp davada dayanılan vakıalardır.<br>HMK'da düzenlenen dava şartlarında davanın açılabilirliği değil davanın görülebilirliği ön plandadır. Hakim dava şartlarının varlığını dava tarihine göre değil, bu konuda inceleme yaptığı tarihe göre belirler. Çünkü HMK 115. madde dava açılırken bu dava şartlarının bulunmasını bir önşart olarak öngörmemiş ve tamamlanabilme, tamamlandığında dikkate alma  esasına göre bu dava şartlarını getirdiğini de açıkça ortaya koymuştur. <br>Açıklanan nedenlerle dava şartı eksikliği bulunup bulunmadığı belirlenirken dava tarihi değil, incelemenin yapıldığı tarih itibarıyla bir eksiklik bulunup bulunmadığına bakılmalıdır. Kaldı ki HMK 114/1-ı madde hükmüne göre derdestlik için aynı davanın daha önceden açılmış olması yeterli olmayıp bunun yanında diğer davanın hâlen görülmekte olması gerekmektedir. Görülmekte olan önceki dava kesin hüküm oluşturmayacak biçimde sona ermiş ise hâlen görülmekte olma koşulu ortadan kalkmış olduğu için sonradan açılan davada derdestlik nedeniyle dava şartı eksikliği bulunduğundan söz edilemeyecektir.<br>Somut olayda; Ankara 3 Asliye Hukuk Mahkemesinin temyiz incelemesinde olduğu anlaşılan 2018/344 Esas, 2020/387 Karar sayılı kararının temyiz incelemesinin sonuçlanıp sonuçlanmadığı, sonuçlanmış ise adı geçen dosyada verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği mahkemece araştırılarak bu dosyanın Yargıtay incelemesinden döndüğü ve verilen kararın kesinleşmiş olduğunun anlaşılması halinde mahkemece buna göre kesinleşmiş dosyadaki belirlemelere göre değerlendirme yapılarak her iki davadaki dava sebeplerinin (vakıaların), dava konusunun ve taraflarının aynı olup olmadığının belirlenmesi ile eldeki davanın görülmesine engel olacak şekilde derdestlik veya kesin hüküm dava şartı bulunup bulunmadığının tespiti ile sonucuna göre davanın esasına girilip girilmeyeceğinin değerlendirilmesi, davanın esas yönünden incelenmesine engel bir dava şartının bulunmadığının tespiti halinde ise davanın esas yönünden sonuçlandırılması gerekirken dersdestlik dava şartı itirazının davanın açıldığı tarihe göre belirlenerek davanın usulden reddine karar verilmiş olması sebebiyle davacı vekilinin istinaf başvurusu dairemizce haklı görülmüş ve kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.<br>Bu durumda mahkemece; süreç içerisinde gelişen durum da dikkate alınarak, işbu davanın esasının incelenmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle davanın derdestlik nedeniyle usulden reddi doğru olmamıştır. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/2973 Esas 2023/962 Karar sayılı ilamı)....\" gerekçesiyle hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>Dosya mahkememize gelmesi üzerine yeniden esasa kaydı yapılmış Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/35 esas sayılı (bozma öncesi 2018/340 esas 2020/300 karar sayılı dosya)  dosyası tetkik ve iade edilmek üzere celp edilmiş, incelenmesinde;<br>...Kooperatifi Tarafından yüklenici ... Şirketi Aleyhine \"kat karşılığı İnşaat Ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi\"nin geriye etkili olarak feshi temerrüt ve akde aykırılık nedeniyle menfi, müspet ve munzam zararlarına karşılık şimdilik 20.000,00 TL nin davalıdan tahsiline yönelik 25.03.2013 tarihinde dava açıldığı, davanın Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/200 esasına kaydının yapıldığı bu kez yüklenici  ... Şirketi tarafından ...Kooperatifi aleyhine kat karşılığı inşaat ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin ifası için şirket tarafından müteahhit sıfatı ile yapılan 100.000,00 TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla faiziyle tahsili amaçlı 11.06.2013 tarihinde açılan davanın ise Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/410 esasında görülmekte iken 16.06.2013 tarihinde 2013/391 karar sayılı ilamı ile 4. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasıyla birleştirmesine karar verildiği, her iki davanın görüldüğü Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 08.07.2015 tarihinde 2013/200 esas 2015/411 karar sayılı ilam ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın Nöbetçi Ankara Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, bu davanın Ankara 3. Asliye  Hukuk Mahkemesi 2015/500 esasına kaydının yapıldığı, mahkemece 25.03.2016 tarihinde 2016/133 karar sayılı ilam ile davaya bakmaya ticaret mahkemelerinin görevli olması nedeniyle karşı görevsizlik kararı verildiği, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2018/898 esas 2018/1597 karar sayılı ilamı ile 17.04.2018 tarihinde davaya bakmaya asliye hukuk mahkemesi görevli olması nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma sonrası dosya Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/344 esasına kaydı yapılmış,  24.09.2020 tarihinde  2020/387 karar sayılı ilam ile asıl davanın kabulü ile taraflar arasında yapılan kat karşılığı inşaat ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine, dava konusu taşınmaz üzerindeki imalatların masrafı davalı müflis ... Şirketi tarafından karşılanmak üzere kalline tazminat talebinin atiye terk edilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın reddine karar verilmiş, kararın süresi içerisinde asıl davada davacı-birleşen davada davalı ...Kooperatif ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı müflis ... Şirketi vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/3311 esas 2022/1116 karar sayılı 02.03.2023 tarihinde  \".... Davacı vekili 24.09.2023 tarihli celse de maddi tazminata ilişkin davalarını atiye bıraktıklarını beyan etmiş olup atiye bırakmanın hangi tazminat talebine ilişkin olduğu ve geri alınan hususunda davalının beyanı alınarak buna göre hükmün kurulması ve vekalet ücreti yönünde değerlendirme yapılması gerekirken bu hususa riayet edilmeden hüküm kurulması doğru olmamıştır, ayrıca mahkemece hüküm fıkrasında feshine karar verilen düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin tarih ve yevmiye numarasının taraflar arasındaki sözleşmenin tarih ve numarası olmadığı anlaşıldığından taraflarca imzalanmış sözleşmenin tarih ve numarası yazılarak düzeltilmelidir. Birleşen dava yönünden mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, vekalet ücretinin birleşen dava davacısından tahsiline karar verilmesi gerekirken takdir olunan nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi doğru olmadığı gerekçesi ile taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, diğer bentlerde açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün diğer taraflar yararına bozulmasına...\" karar verilmiş, mahkemece dosya 2023/5 esasa kaydı yapılmış, usül ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra mahkemenin 2023/416 karar sayılı ilamı ile 13.07.2023 tarihinde \"  asıl dava yönünden geriye etkili olarak feshi, kal yönünden yargıtay bozma ilamı dışında kalıp kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, sözleşmeyi fesih nedeniyle uğranılan müspet zararını tahsilinin reddine, birleşen dava yönünden daha önce verilen karar yargıtay bozma ilamı dışında kaldığından ve kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, karar henüz istinaf aşamasındadır. <br>HMK'nın 114/1-ı maddesine göre aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartıdır. Derdestlikten söz edilebilmesi için iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir. Dava sebeplerinin aynı olmasından anlaşılması gereken davada dayanılan hukuki sebepler olmayıp davada dayanılan vakalardır. Bu koşullar varsa her iki davanın taraflarının dava konusunun aynı olduğuna karar verildiğinde ikinci açılan dava usulden reddedilir. <br>Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/410 esas sayılı dosya ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yüklenicisi tarafından sözleşmenin diğer tarafının arsa sahibi kooperatif aleyhine sözleşme nedeniyle yapılan inşaata ilişkin giderlerin tahsili amacıyla 11.06.2013 tarihinde dava açılmış, bu dava daha önce kooperatif tarafından açılan sözleşmenin feshi ve diğer talepleri içeren dava ile birleştirilmesine karar verilmiş, yargı yeri belirlenmesi sonucunda davaya Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bakılmış, 26.10.2021 tarihinde tasfiye halinde iflas eden sözleşmenin yüklenici iflas idare memurluğu tarafından kat karşılığı inşaat ve gayrimenkul vaadi sözleşmenin ifasının gerçekleşme seviyesinin ve alacağın tespiti ile imalat bedeli alacağından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 700.000,00 TL'nin tahsili yönünde mahkememize dava açılmış dava tarihi itibariyle Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesindeki dava temyiz aşamasında olup daha önce dosyamızın davacısı tarafından açılan davanın esası yönünden verilen red kararına karşı yapılan temyiz itirazı reddedilmiş, vekalet ücreti yönünden karar bozulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda ... şirketinin açtığı davanın esası ile ilgili hüküm kurulmasına yeri olmadığına karar verilmiştir. <br> Bölge Adliye Mahkemesinin daha önceki mahkeme kararını kaldırma gerekçesi dosyaya sunulan deliller göz önünde bulundurulduğunda, incelemenin yapıldığı tarih itibariyle dosyamızda açılan dava ile ilgili sözleşmenin yüklenicisi olan şirket tarafından aynı talepleri içeren dava henüz sonuçlanmamışken daha sonra iflas eden şirketin iflas idare memurları tarafından işbu dava açılmış olup asliye hukuk mahkemesince verilen kararın vekalet ücreti yönünden bozulması inceleme tarihi itibariyle kararın kesinleşmemiş olduğu göz önünde bulundurulduğunda her iki davanın taraflarının dava sebebinin ve dava konusunun aynı olması nedeniyle mahkememizde daha sonra açılan dava derdest olduğundan mahkememizde açılan işbu davanın usülden reddine dair karar verildiği görülmüştür.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili tarafından verilen 01.02.2024 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın derdestlik dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ise de karara dayanak alınan kararda birleşen dava davacısı ... Şirketi yönünden davanın reddine karar verilirken kararın gerekçeli olarak verilmediğini, huzurdaki davanın konusunun imalat bedeli alacağı olduğunu, oysa Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/344 Esas 2020/387 Karar sayılı kararında ise; davanın konusunun imalat bedeli alacağı olmadığını, bu sebeple davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, müvekkili şirketin Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/410 Esas sayılı dosyasındaki dava dilekçesinde ... Şirketi tarafından yapılan 100.000,00 TL harcamanın davalı kooperatiften tahsili isteğinde bulunduğunu ve kendilerine verilen süre içerisinde dava dilekçesindeki istemlerini açıkladıklarını, bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere müvekkiline karşı dava dışı üçüncü kişiler tarafından açılan davalar nedeniyle müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı bedellerin davalı kooperatiften tahsilinin talep edildiğini belirttiklerini, dava dosya numaralarını da dilekçelerinde tek tek belirtmiş olduklarını, bu sebeple her iki dosyada talep edilen alacak kalemleri farklı olduğundan huzurdaki davanın derdestlik oluşturmadığını belirterek istinaf başvurularının kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili tarafından sunulan istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının usul ve yasa hükümlerine uygun olduğunu, BAM 31. Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararı gereklerinin yerine getirilerek doğru bir tespit ile bu davanın derdest bir dava niteliğinde bulunduğu saptanarak davanın usulden reddine karar verildiğini, bu sebeplerle önceki dilekçelerini de aynen tekrar ederek haksız ve hukuka aykırı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, taraflar arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan imalat bedeli alacağının tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın derdestlik dava şartı nedeniyle usulden reddine ilişkin olarak verilen 25/01/2023 tarihli 2022/592 Esas 2023/56 Karar sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi sonucunda dairemizin 21/06/2023 tarihli 2023/529 Esas 2023/829 Karar sayılı kararı ile tüm bilgi ve belgeler dava dosyaları getirtilmeden ve derdestlik oluşturduğu iddia edilen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesine davacı şirket tarafından açılan 2013/200 Esas sayılı dosyada talep edilen alacak ile eldeki dosyada talep edilen alacağın aynı alacak niteliğinde olup olmadığı saptanmadan eksik inceleme sonucunda karar verilmiş olması sebebiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek dosya yeniden inceleme ve araştırma yapılarak karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmiştir. <br>Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda, davalı vekilinin derdestlik dava şartı itirazı yerinde görülerek derdestlik dava şartı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de mahkemenin bu kabulü dosya kapsamına uygun düşmemiştir. <br>Zira getirtilerek incelenen Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 02/03/2022 tarihli 2021/3311 Esas 2022/1116 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/344 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen yargılamalarda muflis ... İnş. Ltd. Şti tarafından davalı ...Kooperatifi aleyhine Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/200 Esas sayılı dava dosyasında davacı yüklenicinin menfi müspet ve munzam zarar davası açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 100.000,00 TL'lik harcamanın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği ve 28/04/2014 tarihli dilekçesi ile birleşen davadaki taleplerinin, kooperatifin kusurlu ve hukuka aykırı fiilleri nedeniyle Tüketici Mahkemelerinde müflis aleyhine açılmış ve müflisten tahsiline karar verilmiş tazminata ilişkin davalar nedeniyle eldeki davanın açıldığını ve harca esas değerin 100.000,00 TL olarak gösterildiğini ifade etmiştir. <br>Eldeki davamızın konusu ise, müflis olan davacı şirket tarafından davalı arsa sahibi kooperatife ait taşınmaz üzerinde yapılan inşaat nedeniyle talep edilen imalat bedeli alacağına ilişkin olduğundan her iki davanın konusunun aynı olduğundan söz etme imkanı bulunmamaktadır. <br>Bu sebeple mahkemece, derdestlik şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın esas yönünden görülerek sonuçlandırılması ve bu sırada taraflar arasında güçlü delil niteliğinde olan ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin denetiminden bozularak geçen Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/35 Esas sayılı dosyasına kaydı yapılarak yargılaması devam eden dava dosyasının kesinleşmesinin eldeki dava yönünden bekletici mesele yapılarak bu dava dosyasının kesinleşmesinden sonra bu dava dosyasındaki maddi ve hukuki kabullere göre eldeki davanın sonuçlandırılması gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın derdestlik dava şartı nedeniyle yeniden usulden reddine karar verilmiş olması sebebi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun dairemizce kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>           1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin KABULÜNE,<br>2-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/12/2023 tarihli ve 2023/519 Esas 2023/933 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esasa ilişkin yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>5-Davacı tarafça yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6- Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa  İADESİNE, <br>7- Kararın ilk derece mahkemesince  taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 26/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>         Başkan  ...                Üye ...                   Üye ...               Katip ...<br>    </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"87093b78f076ac6e","SID":"89faf82dbf4a5483"}}