{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/757 <br>KARAR NO: 2024/431<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/11/2020<br>NUMARASI: 2019/699 Esas -  2020/646 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Araç Hasarı Nedeniyle Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; 12.08.2018 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın, davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde hasara uğradığını, davalıya sigortalı araç sürücüsünün şerit değiştirme kuralını ihlal etmesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunu, müvekkilinin yurt dışında yaşaması nedeniyle aracın tamiri için yurt dışındaki firmadan rapor aldıklarını ve tamir bedelinin 2.662,75 Euro olarak belirlendiğini, davalıya yapılan başvuru neticesinde 07.11.2018 tarihinde 1.047,67 Euro ödemede bulunulduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.620,07 Euro tazminatın fiili ödeme tarihindeki kur değeri üzerinden Türk Lirası karşılığının temerrüt tarihi olan 07.11.2018 tarihinden itibaren kamu bankalarınca Euro cinsinden bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; alınan bilirkişi raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı, davacının zararının 2.400 Euro olduğu, davalı tarafça 08.05.2019 tarihinde 1.062,67 Euro ödemede bulunulduğu, davacının bakiye zararının 1.337,33-TL olduğu, davacının yurt dışında yaşadığı ve aracın onarımının da yurt dışında yapılmış olması nedeniyle yabancı para cinsinden talepte bulunulabileceği, davalı sigorta şirketinin kısmi ödeme tarihinde temürrüde uğradığı gerekçesi ile; \"1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1.337,33 Euro maddi tazminatın 08/05/2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işletilecek yasal faiziyle birlikte ve fiili ödeme günündeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE\" karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekilinin istinaf nedenleri; taleple bağlılık ilkesi gereğince dava belirsiz alacak olarak açıldığından kısmi dava gibi görülerek karar verilmeyeceği, davacı tarafça eksper raporu ile zararın belirli hale getirilmiş olması nedeniyle davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı için reddi gerektiği,  müvekkili şirkete başvuru neticesinde yaptıkları ekspertiz incelemesi ile tespit edilen 7.328,36-TL'nin dava tarihinden evvel davacıya ödenmek suretiyle sorumluluğun sona erdiği, Türkiye koşullarına göre hasar bedelinin hesaplanması gerektiği, davacıya ait aracın Yeşil Kart sigortası veya Almanya'da faaliyet gösteren sigorta şirketi nezdinde düzenlenmiş poliçesinin bulunup bulunmadığının tespiti gerektiği, müvekkili şirkete hasar onarımı yapılmadan başvuru yapılması halinde müvekkili şirket tarafından daha az maliyetle onarım yapılabilecekken bu hakkın elinden alındığı, hasarın fahiş hesaplandığı, kaza tespit tutanağı ve kolluk ifadelerinin bilirkişi raporu niteliğinde olmaması nedeniyle dikkate alınamayacağı ve kusur yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, davanın KTK'nın 109.maddesi gereğince zamanaşımına uğradığı, ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz talep edilebileceği hususlarına ilişkindir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde; usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava dilekçesinin içeriği itibariyle davanın kısmi dava olarak açılmış olmasına, zamanaşımı def'inin cevap dilekçesi ile ileri sürülmesi gerekmesine rağmen davalı vekilince cevap dilekçesinde ileri sürülmeyen zamanaşımı def'inin istinaf aşamasında değerlendirilemeyecek olmasına, davacıya ait aracın yabancı plakalı olması nedeni ile Türkiye'de tamir ettirilmesi zorunluluğu bulunmamasına, dosya kapsamı, kaza tespit tutanağı ve kazanın oluş şekli ile uyumlu, denetime açık, ayrıntılı ve gerekçeli 03.09.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunun kusur ve hasar yönünden hükme esas alınmasında usule aykırılık bulunmamasına, bilirkişi heyetince araçtaki gerçek hasarın 2.400 Euro olacağının tespit edilmesine ve bu bedelden dava tarihinden evvel ödenen kısmın mahsup edilmesi suretiyle bulunan tazminata hükmedilmesine, davalı tarafın dava tarihinden evvel yaptığı kısmi ödeme ile temerrüde düştüğü göz önünde bulundurularak kısmi ödeme tarihinden itibaren ve tazminatın yabancı para olarak belirlenmesi nedeniyle 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesinde belirlenen faize hükmedilmesinde, davalı sigorta şirketinin KDV'den sorumlu olmasına göre yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davalıdan  alınması gereken 586,49-TL harçtan peşin yatırılan 147,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 439,19 -TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin  kendi üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.28/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b68c946d4e92c552","SID":"c3992978b25b5528"}}