{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2240 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/476 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t: 2019/496 Esas - 2021/464 Karar<br>TARİH: 06/07/2021<br>DAVA: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 14/03/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile,  davacıdan ... taşıma irsaliye numaralı -... gönderi takip numaralı kargo 18.01.2019 tarihinde, alıcısı ...  firmasına gönderilen 16.653,55 TL kıymetinde FREZE emtiasının mahiyet ve kıymetinin davalıya bildirilerek taşımaya verildiğini,   17.01.2019 tarihli bildirim ile taşınan kargonun taşıma sürecinde KAYIP olduğu, 01.02.2019 tarihinde kargo bedelinin ödenmesi için talepte bulunulduğunu, ödeme yapılmayınca icra takibine girişildiğini,  TTK m.875 ve Karayolu Taşıma Kanunu m.6 ve devamı hükümlerine göre davalının sorumlu olduğunu, itirazın haksız olduğu, itirazın iptali gerektiğini belirterek davalının % 20 icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile,  mezkur taşımada, davalı şirkete izafe edilebilecek hiçbir kusur bulunmadığını, gönderinin hassas niteliği konusunda davalıya bildirimde bulunulmadığı, yükün taşımaya sadece “paket” ibareleri ile verildiğini, tam tazminata hükmedilme şartlarının bulunmadığını, mal bedelinin tazmin edilmesini gerektiren zararın sabit olmadığını, sorumlu olunan tazminat olsa bile, bunun TTK m.882 gereği birim kg başına 8,33 SDR ile sınırlı olduğunu, iddianın yargılamayı gerektirdiğini, takip konusu edilebilir bir likit ve muaccel alacak iddiası olmadığını belirterek  kötüniyet tazminatı talebinin kabulüne ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 06/07/2021 tarih 2019/496 Esas 2021/464 Karar sayılı kararında;\"...Somut olayda da davalı tarafından dava dışı ...  teslim edilmek üzere davacıdan teslim alınan bir adet paketin kaybolduğu sabittir. Dolayısıyla taraflar arasında yurtiçi kara taşımacılığı hususunda taşıma sözleşmesi yapıldığı ve bu sözleşme uyarınca davalıya taşınması için verilen emtianın kaybolması nedeniyle davalının, davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu açıktır.  Davacı tarafça her ne kadar taşıma konusu paket içerisinde toplam değeri 16.653,55 TL olan Freze bulunduğu iddia edilmiş ise de kargo teslim alma belgesinin incelenmesinde, içeriğin yalnızca paket olarak bildirildiği, özel menfaat ya da kıymet bildirimi yapılmadığı, tacir olan davacının ticari defterlerinde de delil olarak dosyaya sunulmuş olan ve dava dışı müşterisi ... Makine adına düzenlenen 17/01/2019 tarih ve 84773 nolu 16.653,55 TL tutarındaki faturanın yer almadığı tespit edilmiştir. Bu durumda iddiasını ispatla mükellef olan davacı tarafından taşıma konusu paket içerisinde iddia ettiği şekilde 17/01/2019 tarih ve 84773 nolu fatura konusu eşyanın bulunduğunu ispat edemediği anlaşılmaktadır. Eldeki davada davalı, taşınması için teslim aldığı emtiayı kaybettiğinden ve herhangi bir kayıp sebebi ortaya koyamadığından TTK'nın yukarıda anılan 886. maddesi uyarınca, zarara pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiiliyle veya ihmaliyle sebebiyet vermiş sayılıp sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacak ise de tam tazmin için öncelikle oluşan zararın belli olması ve ayrıca zararın davacı tarafça ispat edilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında ise davacının taşınan emtianın fatura konusu eşya olduğu hususunda iddiasını ispat edemediği, bu anlamda iddianın ispata muhtaç kaldığı anlaşıldığından HMK'nın 282/1.maddesinde yer alan hakimin, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceğine ilişkin düzenleme de nazara alınarak netice itibariyle raporda hesaplanan 931,18 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...\"gerekçesi ile, 1-Davanın  kısmen kabulüne, davalının İstanbul 21. İcra Müdürlüğü'nün  ... esas sayılı icra  dosyasına yapmış olduğu  itirazın kısmen iptali ile takibin 931,18 TL asıl alacak üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebinin reddine, 2-Şartlar oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, müvekkili ... dava dışı ...  ile Ticari ilişkisi bulunduğunu, müvekkili bu ticari ilişkiye dayalı olarak mal alım-satım yapmakta ve bu malları uygun düştüğü ölçüde kargo yoluyla dava dışı ... gönderdiğini, müvekkili uyuşmazlığa sebep olan kargosunun faturasını 17.01.2019 tarihinde kestiğini, 18.01.2019 tarihinde ise kesmiş olduğu faturayla beraber malların mahiyet ve  kıymetini bildirerek davalıya teslim ettiğini, kargonun içeriği ve değeri faturanın üzerinde açıkça yazılı olduğunu, müvekkili kargoyu, fatura ile birlikte teslim ettiğini, taşıyıcı/davalı, gönderilene ilişkin  faturayı almasına ve faturanın üzerinde açıkça gönderilenin cinsinin ve değerinin yazıldığını bilmesine karşın kargo üzerine sadece paket olarak yazdığını, dolayısıyla müvekkili tarafından özel kıymet ve menfaat bildirim şartı gerçekleştiğini, müvekkiline herhangi bir kusur izafe edilemeyeceğini, yerleşmiş yargıtay kararları gereği kargonun fatura ile birlikte taşımacıya teslim edilmesi halinde davacının davasını ispat ettiği kabul edildiğini,Yerel mahkemece gerekçeli kararda \"davalının taşımak için teslim aldığı emtiayı kaybettiğinden ve herhangi bir kayıp sebebi ortaya koymadığından TTK Madde 886 gereği zarara pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiiliyle veya ihmaliyle sebebiyet verip sorumluluktan kurtulma hallerinden yararlanamayacağı...\" kanaatine varıldığını fakat taşıma konusu edilen malların faturalarının ticari kayıtlara işlenmediği gerekçesiyle davalı sınırlı sorumluluk maddesinden yararlandırıldığını, bu kanaatin tarafımızca kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin 17.01.2019 tarihinde göndereceği malların satışına yönelik fatura kestiği, bu faturayla birlikte 18.01.2019 da malları davalıya teslim ettiği, kayıp olgusunun anlaşıldığı tarih olan 01.02.2019 tarihinde kargo kaybına ilişkin başvuru dilekçesi ile  bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiğinin açık olduğunu, yerel mahkemece, müvekkili tarafından kesilmiş olan faturanın ticari kayıtlarda bulunmaması hususunun, zararın ispatına engel olduğu kanaatine varıldığını, müvekkili tarafından her ne kadar ticari iş yapılacağı ve kargonun davalı tarafından kaybedilmeden, dava dışı  ... teslim edileceği inancıyla fatura kesilmiş olsa da, söz konusu kargonun davalı tarafça kaybedilmesi sebebiyle, müvekkilinin dava dışı ... Makina ile ticari işini tamamlayamadığını, tamamlanmayan bir ticari işe dayalı olarak faturanın ticari defterlere işlenmesi gerekliliğinin mahkemece aranması ise hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Müvekkilinin teslim ettiği kargonun teslim tarihinin 18/01/2019 olduğunu, kargonun kayıp olduğunun anlaşılması üzerine yasal yükümlülük süresi içinde 01/02/2019 tarihinde kargoya başvurulduğunu, davalı tarafça imzalanmış olan belgede kargoya dair tüm bilgiler yer almakta olup davalı tarafça bu imzaya yönelik bir itiraz davanın hiçbir aşamasında yapılmadığını, yerel mahkemece bu durum göz ardı edilerek ispat şartının tarafımızca sağlanmadığı kanaatinin izahı bulunmadığını,01/02/2019 tarihinde kargo kaybına ilişkin başvuru dilekçesi ile müvekkili tarafından bildirim yükümlülüğü yerine getirilmiş olup, bu konuda taşıyıcı firma zararın aksini iddia eder  herhangi bir  ihtirazi kayıt da ileri sürmediğini, ihtirazi kayıt ileri sürülmediği gibi bu durumu kabul ettiğini gösterir şekilde ilgili bu başvuru dilekçesi  davalı sorumlu tarafından imza altına alındığını, borcun varlığının kabul edildiğini, zarar olgusunun bildirilmesi  ile taşıma evrakındaki fatura içeriği ispatlandığını, davalı tarafın  ne yazılı bildirimin yapıldığı zamanda ne de dava aşamasında bu konuya ilişkin bir itiraz ileri sürmediğini, taşıyıcı eşyayı teslim aldığı andan teslim edeceği ana kadar olan tüm hasar ve zıyadan eşyanın gerçek değeri miktarınca sınırsız sorumlu olduğunu, Bilirkişi raporunun 7. Sayfasının ilk satırlarında \"...Nitelim davalı da kayıp-tam zayi olgusunu kabul etmektedir. 18.01.2019 tarihinde taşımaya alınan malın 01.02.2019 tarihi itibariyle TAM ZAYİ olduğu yani kayıp edildiğinin gözetilmesi gerekir\" denilmek sureyle davalı tarafça müvekkiliminin uğramış olduğu zararın ikrar ve ispat edildiği raporla sabit hale geldiğini,  İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın kabulüne, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVALI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİ İLE, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,Müvekkili şirketin sektöründe önce bir firma olup mezkur taşımada hiçbir kusuru bulunmadığını,Davacı tarafın üzerine düşen teslim sırasında taşınan eşyanın içeriğine ve değerine ilişkin eksiksiz ve gerçeğe uygun olarak bildirim yapma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, kargonun içeriğinin paket olarak bildirildiğini, yerel mahkeme tarafından işbu hususun gözardı edilerek hüküm kurulduğunu,Posta Hizmetleri Kanunu Posta Hizmetlerinin Gizliliği Ve Güvenliği Başlıklı 7. maddesi uyarınca müvekkili şirketin kargo gönderilerine ilişkin içerik bakmasının yasak olduğunu, Dava konusu uyuşmazlıkta bedel tazminini gerektiren koşulların gerçekleşmediğini, davacının tazminat talebinin haksız olduğunu,Dava konusu olayda kısmi tazminata hükmedilmesini gerektiren koşullar bulunmadığını, kısmi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,<br>Davacı tarafından talep edilen tazminat miktarının fahiş olup taşıyıcının sorumluluğu olmadığını,İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, kargo taşıması için davalıya teslim edilen emtianın alıcısına teslim edilmeden kaybolması nedeni ile uğranılan zararın tazmini talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  İstinafa gelen uyuşmazlık, davalının görevlilerince teslim alındıktan sonra alıcısına teslim edilmeden kaybolduğu iddia olunan üründen dolayı davalının zarardan sorumlu olup olmadığı, kargo içeriğinin ispatlanıp ispatlanamadığı ve zararın miktarı noktasındadır.Davacı tarafça, dava dışı ...  firmasına gönderilmek üzere 16.653,55 TL kıymetinde FREZE emtiasının 18/01/2019 tarihinde davalı ... Kargoya fatura ile birlikte teslim edildiğini, kargo taşıma ücretinin ödendiğini, gönderilen kargonun ulaşmadığını, 01.02.2019 tarihinde taşıma konusu emtia bedelinin ödenmesi için talepte bulunulduğunu, ödeme yapılmayınca oluşan zararın tahsili talebiyle icra takibine girişildiği, takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı belirtilmiştir.Davalı taraf ise, taşımaya verilen malın iddia edilen olup olmadığının bildirilmediğini, davalının kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, varsa da sınırlı sorumluluk olduğunu ileri sürmüştür.Kargo teslim alma belgesi incelendiğinde;Göndericinin: ... olduğu, Kargo Cinsinin: Paket, İçeriğinin; 1 adet paket, Ağırlığının: 15 kg, Hizmet Türünün: Standart, Ödeme Türünün: Gönderici ödemeli olarak bildirildiği, gönderinin içeriği, özel menfaat ya da kıymet bildirimi yapılmadığı anlaşılmıştır.Mahkemece taşıma uzmanı bilirkişiden alınan 24/01/2020 tarihli raporda; Davacı yanın 17/01/2019 tarihli fatura ile Ankara müşterisi ...Hırdavat Firmasına satışı yapılan 10 adet ve 11 adet ve 11 adet freze emtiaları şeklinde faturalandırılmış emtianın davalı kargoya taşınmak üzere teslim edildiği iddia edilmiş ise de söz konusu fatura ile düzenlenmiş olması gereken sevk irsaliyesi veya diğer bir şekilde malın taşıma için davalıya teslim edildiğini gösteren bir belgenin dosya içerisinde olmadığını, oysa davacının düzenlediği fatura ile bir  de sevk irsaliyesi düzenleyerek taşıyıcı imzasına yükü taşıma için teslim etmiş olması gerektiğini, gönderen - satıcı sevk irsaliyesi, taşıcısı ise taşıma irsaliyesi ile taşıma sürecine giren mal ve taşımayı tevsik etmesi gerektiğini, kargo teslim alma belgesi incelendiğinde, yükün 15 kg ve desi ölçüleri ile, 1 paket - 1 adet olarak taşımaya alındığı, yükün sadece paket olarak bildirildiği, davacı yanın iddia ettiği gibi mala ilişkin özel menfaat veya kıymet bildirimi yapıldığının tesbit edilemediğini, zararın ispatı halinde davacının 16.653,55 TL. Mal bedelini talep edebileceği,  TTK. 882 gereği sınırlı sorumluluk ihtimalinde ise davacı lehine 931,18 TL. Tazminat hesaplanabileceği belirtilmiştir.Tacir olan davacının ticari defterlerinin inceletilmek suretiyle mahkemece alınan bilirkişi ek raporunda, davacı tarafça delil olarak dosyaya sunulmuş olan ve dava dışı müşterisi ... adına düzenlenen 17/01/2019 tarih ve 84773 nolu 16.653,55 TL tutarındaki faturayı davacının ticari defterlerine işlemediği, diğer bir deyişle kayıt altına almadığından ticari defterlerde ...  söz konusu faturadan borçlandırılmadığı,  ... da söz konusu faturadan davacı firmaya ödemesinin olmadığı, davacı taraf, 17/01/2019 tarih ve ... seri/sıra nolu sevk irsaliyesi düzenlemiş ise de, sevk irsaliyesi üzerinde ürünlerin teslim edildiği kargo firması kaşesi ve imzanın bulunmadığı, davacının 17/01/2019 tarihinde düzenlenen ... nolu 16.653,55 TL. Tutarlı fatura konusu malı 18/01/2019 tarihinde taşımaya verdiği, taşınan emtianın 01/02/2019 tarihi itibariyle tam zayi-kayıp olduğunun kabul edilmesi gerektiği, zira davacının söz konusu malı fatura muhatabına teslim etmediğinin ticari defterleri ile teyit edildiği, davacının bu fatura konusu malı davalıya taşıma için teslim ettiğinin kabulü gerektiği, TTK. 880 gereği malın satış faturası, kıymeti aksi ispatlanana kadar zararı ispat için elverişli olup davacının 16.653,55 TL. Maddi zararı olduğunun değerlendirildiğini, kök rapor tespit ve değerlendirmeleri mahkemenin taktirinde olup  TTK. 882 gereği sınırlı sorumluluk ihtimalinde ise  931,18 TL. Tazminat hesaplandığı belirtilmiştir.TTK'nın 875. Maddesine göre, taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Taşıyıcı aynı zamanda adamlarının görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden de kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur (TTK m.879). Davalı taşıyıcı, taşımaya konu emtiayı alıcısına teslim edememesine ilişkin hiç bir somut gerekçe ileri sürmemektedir.Alıcısına malı teslim etmeyen taşıyıcının sorumluluğu kural olarak TTK nun 882. maddesi uyarınca sınırlı sorumluluktur. Ancak, TTK'nın 886. maddesi uyarınca zarara, taşıyıcının, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verilmesi halinde taşıyıcı sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.Davalı taraf her ne kadar cevap dilekçesinde davalının üzerine düşen edimi yerine getirdiğini ve kusuru olmadığını beyan etmiş ise de, kargonun alıcısına teslim edildiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmamıştır.Davacının gönderisinin, davalının görevlilerince teslim alındıktan sonra alıcısına teslim edilmediği anlaşılmaktadır. Somut olayda, ziyaın taşıma sırasında meydana geldiği açık bulunduğundan davalının Türk Ticaret Kanununun 875. maddesi gereğince somut olayda meydana gelen zarardan sorumlu bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi ek raporunda belirtildiği üzere, davacı  ... tarafından, ...   FREZE emtiası satılmış ve bunu ilişkin olarak  17/01/2019 tarih ve ... nolu 16.653,55 TL miktarlı fatura ve  17/01/2019 tarih ve ... seri/sıra nolu sevk irsaliyesi tanzim edilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu(VUK)'nun 230/5. Maddesi uyarınca, satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası, (Malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde alıcının taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlemesi ve taşıtta bulundurulması şarttır.24/12/2015 tarih ve 29572 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 464 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin Kargo ve Lojistik İşletmeleri başlıklı 3.4. Maddesinde, kargo ve lojistik işletmeleri ticari nitelikteki gönderileri Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenmesi zorunlu tevsik edici belgeler ile birlikte kabul edecekleri ve taşıma esnasında istenildiğinde ibraz edilecek şekilde gönderiye ekleyecekleri hususları düzenlenmiştir. Davalı şirket, dava konusunun ticari bir taşıma olması ve taşıttıranın tüketici olmaması nedeniyle taşımaya konu emtiayı kabul ederken  gönderiye ilişkin sevk irsaliyesiyle birlikte kabul etmek zorunda olduğundan, davacının gönderi ile birlikte fatura, sevk irsaliyesini de verdiğinin kabulü gerekir. Aksinin davalı tarafça ispatı gerekmektedir. Dosyada böyle bir ispat bulunmadığı nazara alındığında kargo içeriğinin davacının dava dışı ... Makina'ya  kestiği 17/01/2019 tarih ve 84773 nolu 16.653,55 TL miktarlı fatura içeriği ile  17/01/2019 tarih ve ... seri/sıra nolu sevk irsaliyesi içeriğinin aynı olduğu bilirkişi raporunda belirtilmiştir.Davalının meydana gelen zarar nedeniyle sorumluluğunun belirlenmesi amacıyla tazminata esas alınacak değer de TTK'nın 880. maddesinde belirlenmiş olup, taşıyıcının sorumluluğu kural olarak, eşyanın tamamı değerini kaybetmişse tamamının, eşyanın bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır (TTK m. 882/2). Ancak, zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı Kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz (TTK m. 886). Davalı tarafça teslim alındığı sabit bulunan eşyanın teslim edilmemesinin makul kabul edilmesinde olanak bulunmaması, dolayısıyla TTK'nın 886. maddesi gereğince gönderinin kaybedilmesi suretiyle davacının uğradığı zararın davalının pervazsızca davranışından kaynaklanması nedeniyle (Yargıtay 11. HD, E.2015/2815, K.2015/7806, T.05/06/2015; Yargıtay 11. HD, E.2015/10215, K.2015/13042) davalı şirketin TTK'nın 882. maddesindeki sorumluluk sınırlamasından faydalanamayacağı ve davalının davacının gerçek zararı ile sorumlu bulunması gerektiği sonucuna varılmıştır.Malın gerçek değerinin TTK'nın 880/3. maddesine göre belirlenmesi gerekir. Taşımaya konu emtianın alıcısına satıldığı ticari kayıtlarla ispatlanmıştır. Yani, emtia davacı tarafından satılmış ve alıcısına gönderilmek üzere davalı kargo şirketine verilmiştir. Bu durumda, kargoya verilmeden 1 gün önce alıcıya kesilen fatura değerinin davacının zararı olarak kabulü gerekir. Davalının taşıma bedelinin ödenmediği yönünde bir iddiası bulunmadığından fatura bedelinden taşıma maliyetinin düşürülmesine de gerek bulunmamaktadır. Dolayısıyla davanın 16.653,55 TL üzerinden kabulü gerekirken Mahkemece hatalı değerlendirme yapılarak sınırlı sorumluluk esaslarına göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmayıp davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2021 yılı için HMK'nun 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 5.880,00-TL olmuştur. Mahkemece kabul edilen miktar  931,18 TL. olup, davalı tarafından kabul edilen miktar istinaf konusu edildiğinden,  ilk derece mahkemesi kararı kesin niteliktedir. Bu nedenle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341. ve  352/1. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmişdir.Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 341 ve 352/1 maddeleri gereğince usulden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılarak dairemizce yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davanın kabulü ile takibin 16.653,55 TL üzerinden devamı  yönünde yeniden  karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 341, 352/1 maddeleri  gereğince USULDEN REDDİNE, B-Davacının istinaf başvurusunun  KABULÜ ile;  İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/07/2021 tarih ve 2019/496 Esas - 2021/464 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; 1-Davanın KABULÜ ile, davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün  ... esas sayılı icra  dosyasına yapmış olduğu  itirazın iptali ile takibin  16.653,55 TL asıl alacak üzerinden  devamına,  16.653,55 TL asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar takip talebinde belirtilen %19,50 oranını geçmemek üzere avans faizi işletilmesine, 2-Alacağın varlığı ve miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiği ve şartları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Dairemiz karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.137,60.TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 201,14.TL harcın mahsubu ile bakiye 936,46.TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan toplam 251,94.TL harcın  davalıdan  tahsili ile davacıya verilmesine,5-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davacı tarafından yargılama sırasında sarf edildiği anlaşılan toplam 1.708,10.TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,7-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 16.653,55 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Kullanılmayan gider avansı varsa talep halinde  yatıran tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 9-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 10-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 11-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60.TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,12-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 162,10.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,13-Davalı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,14-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 15-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara  tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/03/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile  karar verildi. <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"82c4fbbd6c0b979d","SID":"5b6f3472a48c79e5"}}