{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br>...<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE \t\t: ...\t     ...<br>KATİP \t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK \t\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/12/2021<br>NUMARASI\t\t: ....<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/12/2021 tarih ve 2021/40 E. - 2021/445 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ...  ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, davacının “...” ibareli markalarının TPMK <br>nezdinde 20. ve 35.sınıf emtialarda..... ve <br>2019/20597 sayılarıyla tescilli olduğunu, davacının bu markalarından doğan <br>haklarının ihlal edildiğini öğrenmesi üzerine davalı şahıs ile aynı adreste faaliyet gösteren <br>“.....<br>İstanbul’da düzenlenen fuarlarda delil tespiti yapıldığını, İzmir FSHHM’nin 2019/20 D. İş ve <br>Bakırköy 1. FSHHM’nin 2019/542 D. İş sayılı dosyaları kapsamında bu tespitler sonucunda <br>alınan bilirkişi raporlarında adı geçen firmanın davacının marka haklarını ihlal ettiği yönünde  değerlendirmelere varıldığını, ayrıca <br>Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2020/4808 Soruşturma No.lu dosyası ile şikayette bulunduklarını, bu esnada davalı şahıs tarafından 2020/04803 sayılı <br>marka başvurusunda bulunulduğunu, başvuruya itirazlarının TPMK YİDK kararı ile reddedildiğini, dava konusu edilen markanın davacının tescilli-tanınmış-seri markalarıyla ayırt <br>edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalının başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, TPMK YİDK'in .... sayılı kararının iptalini ve  2020/04803 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... vekili, taraf markaları arasında <br>karıştırılma tehlikesi oluşturacak bir benzerliğin bulunmadığını, davacının markaları <br>içerisinde yer alan “...” ibaresinin Türkçe’de “yuva” anlamına geldiğini ve ayırt edici <br>niteliğinin çok düşük olduğunu, ilgili sektörde farklı birçok aktör tarafından markasal <br>hüviyette kullanılageldiğini, davaya <br>konu markaların bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle karıştırılabilecek ölçüde benzer <br>markalar olmadıklarını, davalının markasının esas unsurunun “...” ibaresi değil, “...” ibaresi olduğunu, davacının İzmir ve Bakırköy’de yapılan delil tespiti dosyalarına dayanarak <br>kötü niyet iddiasında bulunamayacağını, davacının, davalı ile söz konusu <br>davalara muhatap firma arasında organik bağ bulunduğu yönündeki beyanlarının da tescilin/başvurunun <br>kötü niyetli yapıldığını gösterir mahiyetinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının \" ...\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait \"... \"  ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel , sesçil  olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından  başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları  arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşabileceğinden 6/1 maddesindeki  iltibasın bulunduğu, SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, dava konusu  marka açısından  SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu Türk Patentin ...sayılı YİDK Kararının iptaline, dava konusu 2020/04803 sayılı marka tescilli olduğundan, hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.<br><br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru konusu marka ile itiraz konusu markanın tertip tarzı, yazım stilleri, <br>ihtiva ettikleri farklı harf ve hece unsurları, telaffuz edilme şekillerinin, markalar arasındaki karıştırılma <br>ihtimalini ortadan kaldırdığını, markaların bütünsel algılamada ortalama tüketici nezdinde <br>görsel, işitsel ve kavramsal anlamda benzerlik taşımadıklarını, başvuru konusu markada yer alan “...” ibaresinin kavramsal <br>bir bütünlük arz ettiğini, “...” ibaresi ortak olarak yer alsa da markaların bütüncül olarak bıraktığı <br>genel izlenim itibariyle değerlendirilmesi gerektiğini, sadece ortak unsurların ön plana çıkarılarak buradan <br>hareketle markaların benzer olduğunun kabul edilemeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br><br> <br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ayırt edilcilik eşiği son derece düşük olan ve binlerce hizmet ve marka çatısı altında kullanılan \"...\" ibaresinin markalar arasında benzerlik oluşturmadığını, taraf markaları bir bütün olarak ele alındığında “...” ibaresi dışında kalan kelime, kullanılan yazı stili, yazı rengi, arka plan rengi ve şekiller gibi markaların haiz olduğu diğer görsel özellikler bakımından da en ufak bir benzerlik bulunmadığını, hedef tüketici kitlesinin bilinç ve dikkat düzeyinin ortalamanın üzerinde olduğunu, markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal anlamda iltibas/ karıştırma tehlikesi yaratacak bir durum bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br><br><br> <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava,  marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"... ...&...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...\" ibareli markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olduğu, zira davacı markasını oluşturan \"...\" ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen kullanıldığı, başvuruda farklı olarak yer verilen ve vurguyu \"...\" ibaresi üzerine toplayan \"in\" ibaresinin ve uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler bakımından tanımlayıcı tali unsur niteliğindeki İngilizce .... anlamına gelen ....ibaresinin, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ...  vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca davalılardan ayrı ayrı alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin ayrı ayrı  davalı ... Kurumundan ve davalı ...'ndan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin  davalıların  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.  <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/03/2024<br>\t\t\t\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br>.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"419cb47d34925764","SID":"5ef50e6e95381eec"}}