{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2260 Esas<br>KARAR NO: 2024/479 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2020/212 Esas - 2021/631 Karar<br>TARİH: 09/09/2021<br>DAVA: Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali, Genel Kurul Kararının Butlanı)<br>KARAR TARİHİ: 14/03/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile,  müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, müvekkilinin davalı ... AŞ'nin 31/03/2020 tarihinde yapılan 2019 yılı olağan genel kurul toplantısına katıldığını ve sordukları soruların cevapsız bırakıldığını, bilgi alma hakkının kullandırılmadığını, gider harcama gibi kalemlerde bilgi edinme taleplerine cevap verilmediğini veya reddedildiğini, toplantı öncesinde şirket merkezinde incelemeye açılan ve incelenen belgelerin, günün ekonomik koşullarına göre yüksek bulunduğunu ve çelişkisi olduğunu, şirketin karı, zararı, giderleri, maliyetleri vs hususlarda detaylı bilgiye sahip olamadığını, özel denetçi atanması taleplerinin reddedildiğini, TTK 447/1-b hükmüne göre pay sahibinin bilgi alma hakkının kanunen kabul edilen ölçü dışında kısıtlanmasının batıl olduğunu, şirket belgelerinin inceleme yetkisinin kendilerine tanınmasıyla birlikte 31/03/2020 tarihli genel kurul kararlarının hükümsüz olduğunun tespitini talep ettiklerini, şirketin mali tabloları ile şirket mizanı dahil olmak üzere defter ve kayıtları üzerinde inceleme yetkisi istediklerini, davalı şirket yönetim kurulu başkanının davacının imzasını taklit ederek sermayesinde azalmalar olduğunu, bu hususta pay cetvelinin düzeltilmesi talepli dava açtığını, çoğunluk pay sahibinin işbu davayı ilgilendiren taraf olarak, hukuk düzleminde tüzel kişilik olarak ise davalı şirketin davacının davalı şirket nezdindeki haklarını kullanmasına engel olduklarını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle müvekkilinin davalı şirkete yönelttiği soruların cevapları ile ilgili tüm bilgi ve belgeler üzerinde bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılabilmesi için davalı şirkete talimat verilmesine, müvekkiline davalı şirket mali tabloları ile şirket mizanı dahil olmak üzere defter ve kayıtları üzerinde inceleme yetkisi verilmesine, davalı şirket 31/03/2020 tarihli Genel Kurul Toplantısının hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile,  davacının bilgi alma hakkı hiçbir zaman kısıtlanmadığını, TTK 437.md kapsamında gereken tüm mali tablolar ile Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu ve bağımsız Denetim Raporu yasal süresinde genel kurul toplantısından evvel hazır edildiğini, davacının incelemesine açıldığını, örnekleri teslim edildiğini ve genel kuruldaki müzakereler sırasında yöneltilen sorular da cevaplandırıldığını, soru ve cevapların genel kurul tutanağına geçirildiğini; TTK'da pay sahiplerine şirket defter ve kayıtlarını doğrundan inceleme yetkisi verilmediğini, davacının tüm iddialarının ve bayanlarının, haksız, mesnetsiz, hayal ürünü, gerçek dışı ve mahkemeyi yanıltarak haksız çıkar sağlamaya yönelik, iftira niteliğinde olduğunu; davacının grup şirketlerine karşı davalar açtığını, asıl gayesinin şirketteki mevcut paylarını yüksek bedelle devrederek ortaklıktan ayrılmak olduğunu, davacının açtığı davalarla şirketleri zor durumda bıraktığını ve ticari faaliyetlerini sekteye uğratmaya çalıştığını, eldeki dava ile benzer gerekçelerle açılan davalarda bilirkişi raporu ile davacının haksızlığı tespit edildiğini; genel kurulda alınan kararların TTK 447.md hükümlerinin hiçbirini içermediğini, bu nedenle hükümsüzlüğünün tespiti talebinin reddi gerektiğini, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacı taleplerinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 09/09/2021 tarih 2020/212 Esas 2021/631 Karar sayılı kararında;\"....Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, alınan ve benimsenen bilirkişi kurulu kök ve ek raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre; Bilgi alma ve inceleme hakkı tanınması talebi yönünden yapılan yargılama sonrasında; davacının ortağı olduğu davalı şirkette dilekçede ileri sürülen nedenlere dayalı olarak TTK'nın 437.md gereğince bilgi alma ve inceleme hakkı tanınması istenmiş ise de; benimsenen bilirkişi kök ve ek raporlarında dayanak ve gerekçeleriyle ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davalı şirketin 31/03/2020 tarihli Genel Kurul Toplantısında davacının bilgi alma hakkının ihlal edilmediği, davacı ortağın bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını kanunun izin verdiği ölçüde cevaplandırıldığı, başka bir ifadeyle pay sahibi davacının bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarının sınırlanmadığı; diğer yandan mali tablolar ile Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu ve Bağımsız Denetim Raporunun genel kurul toplantı öncesi hazır edilerek davacı taraf incelemesine sunulduğu; davacının hakkını sınırlandıran genel kurur kararının bulunmadığı anlaşıldığından davacı tarafın bu yöndeki isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Genel Kurul Toplantısında alınan kararların butlanı (hükümsüzlük) istemi yönünden yapılan yargılama sonrasında; yukarıda özetlenen ve benimsenen bilirkişi kurulu raporunda dayanak ve gerekçeleriyle ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davacı pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme hakkının sınırlandırılmadığı gibi bu yönde alınmış herhangi bir genel kurul kararının da bulunmadığı, bu haliyle TTK'nın 447.maddesinde sayılan butlan nedenlerinin somut olay bakımından gerçekleşmediği anlaşıldığından, davacı tarafın butlan isteminin de reddine karar vermek gerekmiştir. ...\"gerekçesi ile, Davanın REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Müvekkili ...'nın, davalı .... şirketinde pay sahibi olup davalı şirketin bir aile şirketi olduğunu, Davalı Şirket'in 2019 yılına ait yıllık Olağan Genel Kurul Toplantısı, 31/03/2020 tarihinde Şirket Merkezinde gerçekleşmiş, sicil gazetesinde ilan edilmiş gündem maddeleri görüşmeler başlandığını, Toplantı'nın gündem maddelerinin görüşülmesi esnasında, bilgi talebinde bulunulan hiçbir sorunun cevaplanmadığını, daha önce de bilgi alma ve inceleme hakkı çerçevesinde incelemeye açılması talep edilen şirketin kasa hareketleri ile personel maaş kalemleri, yapılan yatırımlara ilişkin maliyet analizleri ve hesapları, satın almalar gibi kalemler ile detay mizan talepleri hakkında herhangi bir yanıt verilmekten kaçınıldığını, toplantı öncesinde şirket merkezinde incelemeye açılan belgeler incelendiğini ve ekonomik koşullarına göre yüksek bulunulduğunu giderler ile çelişki tespit edilmiş hususlar kapsamında sorular sorulduğunu ancak söz konusu sorulara, soruların cevaplarının yönetim kurulu faaliyet raporu, bağımsız denetim raporu gibi belgelerde yer aldığı ifade edildiğini, detay verilmekten kaçınıldığını,Kök ve ek raporda bilgi inceleme hakkı ihlali ve genel kurul kararlarının hükümsüzlüğü ile ilgili eksik yetersiz inceleme yapıldığını ve yerel mahkeme tarafından bu raporlara dayanılarak hüküm kurulduğunu,Genel Kurul'da müvekkilinin bilgi alma inceleme ve denetim hakları davalı tarafından kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandırılmış olup bu nedenle ilgili genel kurulda alınana kararların batıl olduğunu, <br>  İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın kabulüne, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkı, davalı Şirket tarafından engellendiğinden, işbu hususta müvekkilinin Genel Kurul Toplantılarında yönelttiği soruların cevapları ile tüm bilgi ve belgeler üzerinde bilgi alma ve inceleme hakkını kullanabilmesi için davalı şirkete talimat verilmesine, müvekkillerine davalı şirketin solo mali tabloları ile şirket mizanı da dahil olmak üzere defter kayıtları üzerinde TTK 437/4. Maddesi gereğince inceleme  yetkisi verilmesine, Finansan Tablolar mevcut olmaksızın alınmış Genel Kurul Kararlarının, TTK m.447/1-b uyarınca, müvekkilinin Bilgi Alma ve İnceleme Haklarının kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandırıldığı sabit vaziyette olduğundan 31/03/2020 tarihli Genel Kurul Toplantısının içeriği de dahil hükümsüzlüğünün tespit edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; TTK'nın 437.md gereğince bilgi alma ve inceleme hakkı tanınması ile  dava dilekçesinde ileri sürülen nedenlere dayalı olarak davalı şirketin 31/03/2020 tarihinde yapılan 2019 yılına ait olağan genel kurul toplantısında alınan kararların TTK. 447/1-b maddesi uyarınca hükümsüzlüğünün (butlanının) tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Davalı şirketin davaya konu 31/03/2020 tarihinde yapılan 2019 yılına ait olağan genel kurul  toplantısı sırasında davalı ... şirketinin sermayesi 74.000.000.-TL olup, bu sermayenin beheri 1 TL. Nominal değerde olmak üzere 74.000.000 adet paya bölünmüş  olduğu, davacı ...'nın, davalı ... şirketinde 1.-TL bedelli, 1 adet paya sahip olduğu, dava konusu genel kurul toplantısında 74.000.000 adet payın 67.691.449 payın vekaleten, 6.308.551 payın asaleten olmak üzere  toplantıda temsil edildiği, toplantı da Bağımsız Denetim Şirketi Temsilcisi ... ile Ticaret Bakanlığı Temsilcisi ...'in de bulunduğu anlaşılmıştır.Davacı ...’nın davalı şirkette 2018 yılı başına kadar yönetim kurulu başkan vekili olarak görev yaptığı anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK’nın “Butlan” başlığını taşıyan 447. maddesi, “Genel kurulun, özellikle; a) pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır.\" hükmünü haizdir. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelince, dava konusu genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde; Gündemin 1. Maddesi ile; toplantı başkanlığı seçimi, gündemin 2. Maddesi ile; 2019 yılına ait yönetim kurulunun faaliyet raporunun okunup müzakere edildiği, Gündemin 3. Maddesi ile; Bağımsız denetçi raporunun okunduğu, Gündemin 4. Maddesi ile; 2019 yılına ait bilanço kar-zarar hesapları okunduğu, Gündemin 5. Maddesi ile; 2019 yılı faaliyetlerinden dolayı yönetim kurulu üyelerinin ibrasının oylandığı, Gündemin 6. Maddesi ile; 2019 yılı hesap dönemine ilişkin hazırlanan yönetim kurulu kar dağıtım önerisinin okunduğu, Gündemin 7. Maddesi ile;  yönetim kurulu üye seçimi ve görev sürelerinin belirlenmesine ilişkin maddenin görüşüldüğü, Gündemin 8. Maddesi ile;  yönetim kurulu üyelerinin ücretlerinin tesbitine ilişkin maddenin görüşüldüğü, Gündemin 9. Maddesi ile; TTK. 397 ve devamı hükümleri uyarınca 2020 faaliyetlerine istinaden denetçi seçimine ilişkin maddenin görüşüldüğü, Gündemin 10. Maddesi ile;  yönetim kuruluna TTK. 395-396 Maddelerine ilişkin yetki verilmesine ilişkin maddenin görüşüldüğü, Gündemin 11. Maddesi ile; ... Vekilinin gündemin 2,3,4 maddelerinde talep ettiği TTK. Nın 438 maddesi uyarınca özel denetçi tayini talebinin hissedarların onayına sunduğu,  yapılan oylama sonucu ...'nın 1 adet kabul oyuna karşılık 73.999.999 adet ret oyuyla oy çokluğu ile talep ret edildiği anlaşılmıştır.Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı Başlıklı TTK.nun 437.maddesinde; '' (1) Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kar dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az 15 gün önce şirketin merkez ve şubelerinde  pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Bunlardan finansal tablolar ve konsolide tablolar  bir yıl süreyle merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur. Her pay sahibi gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosu ile bilançonun bir suretini isteyebilir. (2) Pay sahibi genel kurulda yönetim kurulundan şirketin işleri, denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilir. Bilgi verme yükümü 200.madde çerçevesinde şirketin bağlı şirketlerini kapsar. Verilecek bilgiler hesap verme ve dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun olmalıdır. Pay sahiplerinden herhangi birine bu sıfatı dolayısı ile genel kurul dışında bir konuda bilgi verilmiş ise diğer bir pay sahibinin istemde bulunması üzerine aynı bilgi gündemle ilgili olmasa da aynı kapsam ve ayrıntıda verilir. Bu halde yönetim kurulu  bu maddenin 3.fırkasına dayanamaz.(3) Bilgi verilmesi, sadece,  istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya  korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesiyle reddedilebilir.(4) Şirketin ticari defterleriyle yazışmalarının, pay sahibinin sorusunu ilgilendiren kısımlarının incelenebilmesi için, genel kurulun açık izni veya yönetim kurulunun bu hususta kararı gerekir.  İzin alındığı takdirde inceleme bir uzman aracılığıyla da yapılabilir.(5) Bilgi ve inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fırka anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen 10 gün içinde, diğer hallerde de makul   bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Başvuru basit yargılama usulüne göre incelenir. Mahkeme kararı, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebilir. Mahkeme kararı kesindir. (6) Bilgi alma ve inceleme hakkı, esas sözleşmeyle ve şirket organlarından birinin kararıyla kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz .'' Hükmü düzenlenmişdir. Somut olaya döndüğümüzde, davalı şirketin  31.03.2020 tarihli genel kurul toplantısına davet ve toplantı gündem maddeleri ... tarih ve ... sayılı nüshasında ilan edilmiş olduğu ve davalı şirket tarafından, konsolide finansal tabloları, bağımsız denetçi raporu, yönetim kurulu faaliyet raporu, kar/zarar tablosu ve bilançosu kanun uyarınca genel kurul toplantısının yapılacağı yerde yine  kanunun belirlediği süre içerisinde hissedarların incelemeleri ve talep etmeleri halinde örnekleri almaları için hazır bulundurulduğu, davacı tarafça, genel kurul toplantısından önce bu belgeleri inceleyip örnek aldığı,  dava dilekçesinin ekine delil olarakda eklendiği, bilirkişi raporunda, davacı tarafça genel kurulda sorulan soruların incelenen raporlardan alındığı, davacının  31.03.2020 tarihli genel kurul toplantısında, toplantı hazırlıkları sırasında kendisine sunulan finansal tablo ve raporlarla bilgi alma hakkını kullandığı, genel kurul toplantısı sırasında sorduğu sorulara yeterli cevaplar verildiği belirtilmiştir. HMK 282 maddesinde \"Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.\" yasal düzenlemesi yer almaktadır.   İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller, bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler de gözetildiğinde,TTK 437 anlamında pay sahiplerinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, (kanunen izin verilen ölçü dışında) sınırlandıran bir karar  31.03.2020 tarihli genel kurulda alınmamıştır. Dolayısıyla davacı pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme hakkının sınırlandırılmadığı gibi bu yönde alınmış herhangi bir genel kurul kararının da bulunmadığı, bu haliyle TTK'nın 447.maddesinde sayılan butlan nedenlerinin somut olay bakımından gerçekleşmediği anlaşılmakla; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine yönelik kurulan hüküm gerekçesinde,  davacı vekili  tarafından ileri sürülen  istinaf sebepleri detaylı şekilde tartışılıp değerlendirildiği, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı,  mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin mahkemenin kabulüne ilişkin aksi yöndeki tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60.TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30. TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 14/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fae750c8235ff89f","SID":"27f90c1796240181"}}