{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2269 Esas<br>KARAR NO: 2024/481 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2020/474 Esas - 2021/539 Karar<br>TARİH: 09/06/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 14/03/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile,  Borçlu ... ve .... Tic. A.ş. İle müvekkili banka arasındaki hukuki ilişkinin bir kredi kartı ve bir tek hesap borcundan doğduğunu, bu borç ilişkisinin borçlular tarafından da kabul edildiğini, borcunun ödemeyen borçlu hakkında İstanbul Büyükçekmece ... İcra dairesi ... esas sayılı dosya ile takip başlattıklarını, borçlu aleyhine usulüne uygun olarak başlattıkları icra takibinin dayanağı kredi kartı sözleşmesi ve diğer belgelerin bizzat borçlu tarafından imzalandığını, TMK'nun 2 ve 3. Maddeleri hükümleri kapsamında herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğunu, borçlunun dava konusu itirazının borcu ödemekten kaçınmak ve müvekkilinin alacağına kavuşma süresini uzatmak amacıyla kötü niyetli olarak yapıldığını iddia ederek borçlunun alacak tutarının %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesini ve borçlu hakkında İstanbul Büyükçekmece ... İcra dairesi ... esas numaralı dosyası ile takip başlatılan takibe itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.Dava dilekçesinin davalılara usulüne uygun tebliğ edildiği, davalıların yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşılmıştır. İstanbul .... İcra dairesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... Bankası Anonim Şirketi, borçluların ... A.ş. Ve ... olduğu, takibe konu alacağın toplamda 47.262,58TL olduğu, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, borçluların takibe itiraz ettiği takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 09/06/2021 tarih 2020/474 Esas 2021/539 Karar sayılı kararında;\"...Dosyanın yapılan incelemesi ve değerlendirilmesi sonucunda, itirazın iptali davasının hak düşürücü sürede açıldığı, icra takibinin dayanağının  kredi kartından  ve tek hesaptan kaynaklandığı,  borcun sebebi olarak kredi sözleşmesi ihtarname ve eki hesap özetinin belirtildiği, davacının mahkememize sunduğu belgelerde davalı ... Tekstile ilişkin 07.07.2019 ve 10.10.2019 tarihli temerrüt ve muacceliyet ihbarının bulunduğu, borcun kredi kartından kaynaklandığı, davacının davalı şirkete ilişkin 03.10.2019 tarihli  kredili mevduat hesabına ilişkin  ihbarın olduğu, davacı bankanın, davalı şirkete 29.10.2019 tarihli ihtarname düzenlediği, ihtarnamede kredi kartı borcu ile kredili mevduat hesabı borcu olduğu, bankanın, davalı şirket ile imzaladığı 29.03.2017 tarihli kredi kartı üyelik sözleşmesi olduğu, sözleşmenin 16 sayfadan ibaret olup sadece şirket temsilcisinin şirketi temsilen kaşe ve imzasının bulunduğu, icra takip dosyasında bu belgelerden farklı olarak davalı şirketin ticari kredi kartı istek formu olduğu, bunun dışında diğer davalıya ilişkin bir belgenin bulunmadığı, dosyada bankacı bilirkişi ... rapor alındığı, raporda diğer davalı ...  ilişkin değerlendirmeye bu hususta dosya kapsamında ve icra dosyasında yer alan belge olmadığından itibar edilmediği, diğer davalıya ilişkin hesaplamanın yerinde olduğu ancak SEHVEN  2 NOLU ARA KARARDA İTİRAZI KABUL EDİLEN DAVALI YÖNÜNDEN DE İCRA İNKAR TAZMİNATINA HÜKMEDİLDİĞİ, BU YANLIŞLIĞIN KARAR YAZIM SIRASINDA FARK EDİLMESİ SEBEBİYLE BELİRTİLMESİ İLE YETİNİLEREK aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu...\"gerekçesi ile, A) Açılan  itirazın iptali davasının davalılardan ...  yönünden REDDİNE,  B) Açılan davanın davalılardan ... A.Ş. şirketi yönünden  KABULÜ ile;1- İstanbul  .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın,a)kredi kartı yönünden;- davalı ...A.Ş. ‘nin yaptığı İTİRAZIN İPTALİ İLE takibin,  23.145,78 TL asıl alacak, 2.037,40 TL işlemiş faiz, 22,65 TL  faizin %5 gider vergisi toplamı olmak üzere 25.205,83 TL üzerinden devamına,  kredi kartından kaynaklanan 25.205,83 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren  işleyecek yıllık %24  oranında faiz uygulanmasına b) tek hesap yönünden - davalı ... A.Ş.’nin yaptığı İTİRAZIN İPTALİ İLE ile takibin, 22.044,40 TL asıl alacak, 11.76 TL işlemiş faiz 0,59 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 22. 056,75 TL üzerinden devamına, tek hesaptan kaynaklanan 22.056,75 asıl alacağa takip tarihinden itibaren  işleyecek yıllık %19,2  oranında faiz uygulanmasına 2- Davalı ...A.Ş.yaptığı  itirazında haksız çıktığından ve alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile  47.262,58  TL   alacağın %20 si üzerinden hesaplanan 9.452,51 TL icra inkar tazminatının (diğer davalı ...’ün yaptığı  itirazında haksız çıktığından ve alacak likit olduğundan  bu davalı yönünden 22.056,75 TL alacağın %20 ‘si üzerinden hesaplanan 4.411,35TL  icra inkar tazminatının tahsilde tekerrür oluşturmadan) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalılardan ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, ... müteselsil kefil ve müteselsil borçlu olduğunu, Yerel mahkemenin; ...  şirket temsilcisi olduğu ve bundan başka bir evrak bulunmadığı, bilirkişinin bahse konu davalının borçlu olduğunu gösteren belge olmadığı konusundaki gerekçesinin hatalı olduğunu, ...  borca müteselsil kefil olduğuna dair imza attığı belgenin dosyada mevcut olduğunu, ilgili belgelerin dosyada eksik incelenerek karar verildiğini, bilirkişi de bu belge ve evraklara istinaden  ... müteselsil kefil olarak borçlu olduğunun tespitini yaptığını, kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağını,  ... , davacı ... Bankası ile borçlu şirket ... Tic A.Ş arasında imzalanan 29.03.2017 tarihli genel kredi sözleşmesini müteselsil borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, Kefaletin şekil şartlarına uygun olarak TBK 583. maddelerine ve şekil şartlarına uygun olarak yazılı yapıldığını, davalı borçlu ...; kendi el yazısı ile sorumlu olacağı azami miktarı, kefalet türünün müteselsil kefil olduğunu ve kefalet sözleşmesinin düzenlendiği tarihi kendi el yazısıyla yazdığını ve imzaladığını, Genel kredi Sözleşmesi, taraflar arasında sonraki tarihli kurulacak yeni kredi sözleşmelerinin koşullarını içeriğinde barındıran geniş kapsamlı çerçeve sözleşmeler olduğunu, Davalı  ..., imzaladığı kefalet sözleşmesi ile asıl borçlu ... Tic A.Ş'nin ... Bankası Anonim Şirketinden kullandığı/kullanacağı her tür krediye Genel kredi Sözleşmesi'nin düzenlendiği 29.03.2017 tarihinden itibaren, tesis edilecek diğer kefaletlerden bağımsız ve münhasır olarak müteselsil kefil olduğunu ve müteselsil kefil sıfatıyla yükümlülük altına girdiğini, Genel Kredi Sözleşmesi'nin tüm maddelerini okuyup ... Bankası Anonim Şirketi'i ile mutabakata vararak kabul ve imza ettiğini beyan ettiğini, Davalı kefil ..., müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla çerçeve ilişki içerisinde kefalet verdiği için davalı kefilin kefaleti, müvekkili davacı banka şirketinin asıl borçlusu olan  ... Tic. A.Şirketi'ne  genel kredi sözleşmesiyle aynı ve sonraki tarihlerde kullandıracağı her tür kredi ve bankacılık ürününü de kapsadığını, müvekkili banka ile asıl borçlu arasında kredili mevduat hesabı kredisi / devamlılık arz eden türden kredi ilişkisi varsa , bu ilişki kapsamında zaman zaman borç tamamen sıfırlanmış olsa bile , devam eden kredi ilişkisi ile paralellik arz eden Genel Kredi Sözleşmesi'ndeki müteselsil kefil ... para borcundan sorumlu tutulduğunu, Davalı kefilin borcunun para borcu olduğunu, asıl borçlu tarafından yerine getirilmediği takdirde onun yerine müvekkili bankanın zararını ödemekle yükümlü olduğunu, Genel kredi sözleşmelerine göre kullanılan kredilerden kaynaklanan şahsi kefaletlerin para borcu olup , kefalet veren şahsı ölene kadar (10 yıl) ödeme yükü altına sokmaya devam ettiğini hatta bu borç varislerine dahi intikal ettiğini, Ortaklıktan çıkma hallerinde dahi imzalanan ve geçerliliğini koruyan genel kredi sözleşmelerine göre kullanılan kredilerden kaynaklanan şahsi kefaletler para borcu olup kefalet veren eski hissedarları yük altına sokmaya devam etiğini, buna göre tarafların arasında düzenlemiş olduğu Genel Kredi Sözlemesi'nin '' kredinin kefalet karşılığı kullandırılması ve kefillerin sorumluluğu '' V. Nolu ana başlıklı maddenin alt bentlerinde müteselsil kefillerin sorumluluğu sıralanmış ve davalı ...  kefalet sorumluluğu açıkça hüküm altına alındığını,  İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda ...  yönünden kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI ... VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİ İLE,  müvekkilinin adres değişikliği nedeniyle gıyabında devam eden davada müvekkili tarafından dava takip edilemediğini ve müvekkilinin savunması, beyanları alınmadığını, müvekkilinin dosyaya taraf olarak katılması da sağlanamadığını,Müvekkilinin avukatlarının herhangi bir ihbar ve ihtarda bulunmadan dosyadan istifa ettiklerini bu nedenle müvekkilinin dosyada verilen karardan haberdar olmadığını, işbu kararın yerinde olmayıp usul ve yasaya aykırı olduğunu,  İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, kredi kartı ve tek hesap borcundan kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece; A) Açılan  itirazın iptali davasının davalılardan  ... yönünden reddine, B) Açılan davanın davalılardan ... A.Ş. şirketi yönünden  kabulüne,  karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalılardan ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>DAVACI VEKİLİNİN İSTİNAF SEBEPLERİ İNCELENDİĞİNDE, Davaya konu İstanbul .... İcra dairesinin ... esas sayılı dosyasının uyap kayıtları incelendiğinde; Davacı alacaklı ... Bankası Anonim Şirketi tarafından, borçlular  ... A.ş. ve ...   aleyhinde 5331....8016 nolu kredi kartından kaynaklı toplam: 25.205, 83 TL., 426-....2988 nolu tek hesaptan kaynaklı toplam: 22.056, 75 TL. Olmak üzere toplam 47.262,58 TL. Alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçluların itirazı üzerine takibin durduğu ve 58.396, 31 TL. Üzerinden itirazın iptali davasının açıldığı  anlaşılmıştır. Davacı tarafça, davaya konu İstanbul ... İcra dairesinin ... esas sayılı dosyası ile toplam  47.262,58 TL. Alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı,  dava dilekçesinde dava değeri 58.396, 31 TL. Olarak gösterilip bu miktar üzerinden harç yatırılarak itirazın iptali davasının açıldığı, Davacı vekili 09/06/2021 tarihli karar duruşmasında;  Davaya konu harç miktarının fazla olmasının sebebi dava açılmadan önce dosya kapak hesabı üzerinden harcın tamamlanmasından kaynaklandığını beyan ettiği halde mahkemece, verilen hüküm gerekçesinde dava değerine ilişkin değerlendirme yapılmadan dava değeri takipte talep edilen  47.262,58 TL. Olduğu kabul edilerek davalı şirket yönünden açılan davanın kabulü ile ( kredi kartından kaynaklı toplam: 25.205, 83 TL., tek hesaptan kaynaklı toplam: 22.056, 75 TL. Olmak üzere =) toplam 47.262,58 TL. Üzerinden takibin devamına karar verilmiş ise de ;  Dava dilekçesine göre talep edilen ( 58.396, 31 TL -  47.262,58 TL. =) 11.133,73 TL. Yönünden  değerlendirme yapılıp hüküm kurulmaması yerinde görülmemiştir.HMK 297/1-c ve 297/2. maddesi uyarınca taleplerden her biri hakkında ne hüküm verildiği ve gerekçesinin açıklanması gerekmektedir. Yukarıda izah edildiği üzere; mahkemece, dava dilekçesine göre talep edilen ( 58.396, 31 TL -  47.262,58 TL. =) 11.133,73 TL. Yönünden herhangi bir hüküm kurulmadığı anlaşılmış olup, ortada istinaf denetlemesine uygun bir karar yoktur.  Bu husus kamu düzenine ilişkin olup, HMK'nun 355 maddesi uyarınca istinaf incelemesinde re'sen nazara alınmak durumundadır.Davacı tarafça, davaya konu icra takibi ile; ... nolu kredi kartından kaynaklı toplam: 25.205, 83 TL., 426-... nolu tek hesaptan kaynaklı toplam: 22.056, 75 TL. Olmak üzere toplam 47.262,58 TL. Alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip talebinde ek kart borçlusunun kendisine ait ek kart harcamalarından ve ferilerinden sorumlu olduğunun belirtildiği, davacı vekili dava dilekçesinde delil olarak kredi hesabı sözleşmesine dayandığı ve dava dilekçesinin ekinde kredi kartı sözleşmesi, davacı bankanın kendisi tarafından asıl borçlu şirkete çektiği kat ihtarını delil olarak eklediği halde kat ihtarının tebliğine ilişkin tebliğ parçası, kredi borçlarına ilişkin tüm hesap ekstrelerinin, takibe konu tek hesap alacağının dayanağı bankacılık sözleşmesi ve ek kredi kartına ilişkin delillerinin ibraz edilmediği, mahkemece, bu belgelerin istenmesi için ilgili banka şubesine müzekkere yazılmadığı, mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında 23/02/2017 tarihinde düzenlenen ... sözleşme numaralı ''Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi '' ve 29/032017 tarihli GKS. İmzalandığı belirtildiği halde bu sözleşmelerin dosya arasına getirtilip incelenmeden bilirkişinin davalı ...  ilişkin değerlendirmeye itibar edilmediği gerekçesi ile bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi yerinde olmayıp davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK'nın 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.Somut olayda, mahkemece verilen hüküm gerekçesinde;'' Sehven 2 nolu ara kararda itirazı kabul edilen davalı yönünden de icra inkar tazminatına hükmedildiği, bu yanlışlığın karar yazım sırasında fark edildiği belirtilmiş ise de, hakkındaki dava ret edilen davalı  ...  aleyhinde hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmesi verilen kararın  HMK'nun 297 ve 298/2 fıkralarına aykırılık oluşturmaktadır.Bu durumda mahkemece, davaya ve icra takibine konu ... nolu kredi kartı borcuna dayanak hesap ekstresi, ek kart sözleşmesi, ek kartın harcamalarına ilişkin hesap ekstresi, ... nolu tek hesap alacağına dayanak davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında  23/02/2017 tarihinde düzenlenen ... sözleşme numaralı ''Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi ''bu borca ilişkin hesap extresi, 29/032017 tarihli GKS,  kat ihtarı, tebliğ belgesinin ilgili banka şubesinden getirtilerek, dosyanın konusunda uzman yeni bir  bankacı bilirkişiye  verilip bilirkişiye davacı banka kayıtları üzerinde de yerinde inceleme yapmak üzere yetki de verilerek davaya konu her bir alacak kaleminin hangi sözleşmeden kaynaklandığı, takip tarihi itibariyle davacının davalılardan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise asıl alacak ve ferileri yönünden istinaf denetimine elverişli rapor alınıp sonucuna göre dava değeri de gözetilerek karar verilmesi gerekmektedir.<br>DAVALI  ... VEKİLİNİN İSTİNAF SEBEBİ İNCELENDİĞİNDE, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21/1. maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır” hükmü yer almaktadır.Somut olayda; Davalı ...  istinaf dilekçesinde de belirtilen ...  Mah. .. Cad. No:...  İç Kapı No: ... Güngören/ İstanbul adresine dava dilekçesi, tensip zaptı, ekli duruşma gün ve saatini bildirir  meşruatlı davetiye çıkartıldığı,  çıkarılan tebligat parçasının tamamının incelenmesinde; “muhatap adresinin kapalı olması sebebiyle en yakın komşu/kapıcı/yönetici ...  (kapıcı)’den sorulmuş muhatabın çarşıya gittiği beyan edilmiş, tebligat ... mahalle muhtarı imzasına 05/10/2020 tarihinde teslim edilmiş, 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmış, en yakın komşusu/kapıcı/yönetici ... (yöneticiye) haber verilmiştir.” şerhiyle tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, dava dilekçesi tebliğinin, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesi uyarınca  usulüne uygun olarak tebliğ edildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davalı ...  vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nın 297,298, 353/1-a6 maddeleri  uyarınca kaldırılmasına,  dosyanın mahkemesine iadesine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ...  istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;  Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/09/2021 tarih ve 2020/474 Esas - 2021/539 Karar sayılı kararının HMK'nın 297, 298, 353/1-a6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,   4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 427,60.TL istinaf karar harcının istinaf eden davalı tarafından yatırılan 807,12.TL harçtan mahsubu ile bakiye 379,52.TL harcın talep halinde davalı ...  iadesine,5-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 6-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 7-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,   Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/03/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3f9cacc8fd4823e9","SID":"d7d795c0d8a57c43"}}