{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2300 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/579 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t: 2018/168 Esas - 2021/779 Karar<br>TARİH: 26/10/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 28/03/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirket Türkiye sathında 81 ilin tamamını ve yaklaşık 850 ilçeyi kapsayan ve 1700’ü aşan geniş bayi ağı ile ülke çapında hizmet verebilen en yaygın perakende satış ağına sahip akaryakıt şirketi olduğunu,  davalı ... Ltd. Şti., 25.04.2012  tarihli İstasyonlu Bayilik Sözleşmesine binaen müvekkiline bayii olarak ticari faaliyetine başladığını, zamanla davalı bayilikten kaynaklanan borçlarını müvekkiline ödemekte gecikmeye ve dahi ödememeye başladığını, müvekkili şirket yetkililerince defalarca kere ihtar edilmesine rağmen davalı, bayilikten kaynaklanan ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu sebeple de bakiye 5.994,40 TL. alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi ikame edildiğini, davalı da icra takibinde mündemiç borca ve borcun tüm fer’ilerine haksız ve mesnetsiz itiraz ederek takibi durdurduklarını, açıklanan nedenlerle  borçlunun İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyasına vâki itirazının iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, takip tarihi itibariyle 8.584,11 TL alacak için takibin devamına, borçlu aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına, yargılama harç ve masrafları ile ücret-i vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile,  ilgi sayılı dosyada müvekkili şirket aleyhine açılmış olan işbu davayı kabul etmediklerini, öncelikle davanın süresi içinde açılmadığından bahisle reddi gerektiğini, zira işbu dava 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacı vekili tarafından açılan işbu davanın dayanağı, 31.03.2013 - 31.10.2013 tarihleri arasında toplam 8 adet ve her biri 749,30 TL bedelli faturalar olduğunu, işbu faturaların içeriği de \" İstasyon otomasyon ve işletme bedeli\" olduğunu, davacının açtığı işbu dava haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirket Van ilinde bulunan ... unvanı ile Petrol Ofisi bayiliği yapan 2012 yılında satın aldığını, bu istasyonu alır almaz onarıma ihtiyaç duyulduğundan derhal onarım ve tadilata soktuğunu, yine Oto gaz istasyonu bulunmadığından davacı ... ile görüş birliği içinde tadilata başlanıldığını, bu aşamada davacı ...’nin o dönemdeki saha müdürü ... ve Bölge müdürü  ... müvekkil şirket ile sürekli iletişim içinde olduklarını, herhangi bir şekilde akaryakıt vb ürün alınmayan bir istasyondan, otomasyon ve işletme bedeli talep edilmesi açıkça hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket, davacı şirketin kendisine yapmayı taahhüt ettiği işleri yapmadığından ve gerekli iskontoların verilmemesi nedeniyle Van ... Noterliğinin 12.09.2013 tarih ve ... yevmiye numaralı ihbarnamesi ile taraflar arasındaki sözleşmeyi tek taraflı ve haklı nedenle feshettiğini davacı şirkete bildirdiğini, çalışmayan ve tadilatta olan akaryakıt istasyonundan otomasyon bedeli adı altında bir ücretin her ay tahsil edilmek istenmesi açıkça hukuka aykırı olduğunu, zira yukarıda da belirtildiği üzere işbu otomasyon bedeli zaten müvekkilinden bedeli alınarak satıldığını, açıklanan nedenlerle işbu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 26/10/2021 tarih 2018/168 Esas 2021/779 Karar sayılı kararında;\".......Davacı düzenlediği faturalar nedeni ile davalı yana fatura konusu hizmeti verdiğini   ispat yükü altındadır. Ancak davacı tarafından iddiasını ispata yarar delil sunulmamış, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilerek aşağıda ki şekilde hüküm kurulmuştur. ..\"gerekçesi ile, Davanın REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,İstinafa konu davada, dava dilekçesi ve tensip zaptı usule uygun şekilde davalıya tebliğ edildiğini ancak davalı süresinde davaya cevaplarını ibraz etmediğini, yerel mahkeme de bu hususu tespitle 01.10.2020 tarihli ara kararında davalının usulsüz tebligat ve delil toplanması talebinin reddine karar verdiğini, yerel mahkeme bu kararına ve davalının delil ibrazına muvafakatlerinin olmadığının bildirilmesine rağmen davalının ticari defterlerini ibraz etmesine ve ticari defterleri üzerinde bilirkişi inceleme yapılmasına karar verdiğini, usul ve yasaya aykırı şekilde toplanan davalı delilleri-ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeye binaen düzenlenen bilirkişi raporuna dayanarak kurulan hükmün istinaf incelemesinde bozulması gerektiğini,  22.09.2021 tarihli talimat bilirkişi raporundaki tespitler de taraflar arasındaki ticari ilişkinin doğasına da aykırı olduğunu, alacak sebebi istasyon otomasyon ve işletim bedeline dair faturalar, işin doğası gereği zorunlu olarak verilen bir hizmete dair olduğunu ve kabulünün zorunlu olduğunu, istasyon otomasyon ve işletim bedeli uygulamasına tabi 5 ana hizmet bulunduğunu; Pompa otomasyonu, Tank otomasyonu, İletişim altyapısı, Anti-virüs hizmeti, E-posta hizmeti bu sistemlere dair, 7x24x365 çalışırlığının sağlanması ve ilgili sistemlerde 10 gün içinde meydana gelen arızaların tespit edilmesi, arızaya müdahale edilmesi ve çözüm sağlanması, gerekli ekip ve yedek parça temininin bölgesel olarak sağlanması, 7x24x365 çağrı merkezi ve saha personelinin sağlanması ve sürekliliği, yazılımsal desteğin sağlanması, merkezi yazılım, donanım ve iş gücü desteğinin sağlanması, Petrol Ofisi lisansı altında olduğu sürece aşağıdaki bu sistemlerde yaşanan ekipman arızalarının “parça garantisi” altında olması, müvekkili teknik biriminin tabiri ile “parça dahil” kapsamı olduğunu, bu unsurun sektörde yalnızca Petrol Ofisi’nde olan bir hizmet olduğunu, yedekli iletişim altyapı hizmeti sağlanması. Sistemin kesintisiz raporlanabilirliğinin sağlanması amaçlı olduğunu, yalnızca bazı dağıtım firmalarında olan bir hizmet olduğunu, ilişik sistemlere (pompa, yazarkasa, elektronik sistem vb.) yönelik entegrasyon sağlanması, EPDK’nın 1240 sayılı Kurul Kararı uyarınca oluşan hem merkezi hem bayiler tarafındaki yazılımsal ve donanımsal desteğin sağlanması, sonuçta müvekkilinin uyguladığı akaryakıt otomasyon sistemi, yasal gerekliliklerin haricinde akaryakıt istasyonundaki işletme ve personelin işini kolaylaştırdığından bayii konumundaki şirket tarafından kullanımı ve kabulü zorunlu bir ihtiyaç olduğunu, Otomasyon ile ilgili iş ve işlemlerin her iki tarafa da bir bedeli olması ise kaçınılmaz olduğunu, Taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği, akaryakıt otomasyon ücreti, akaryakıt firmalarına göre, sunulan hizmete göre ve taraflar arasında yapılan sözleşmelere göre değişiklik gösterdiğini, yukarıda açıklanan tüm bu iş ve işlemler ile ilgili yazılım, iletişim altyapısı, arıza, yedek parça ve teknik bakım hizmetlerinin de verildiği göz önüne alındığında, yukarıda anılan bu ücretin fatura tarihi itibariyle makul ve güncel olduğunun bir gerçek olduğunu, talimat bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırı olduğunu, davada, ilk önce müvekkilinin ticari defterleri incelenerek bilirkişi raporu düzenlendiğini, bu raporda, müvekkilinin davasında haklı ve davalıdan alacaklı olduğu tespit edildiğini ve fakat müvekkili alacağı eksik hesaplandığını, Raporda, taraflar arasındaki sözleşmelerde, düzenlenen faturaların ne zaman ödeneceği  hususunun açıkça karar altına alınmadığını, davalının ihtarname ile de temerrüde düşürülmediğinden takip öncesi faiz talebinin kabul görmeyeceği zikredildiğini,Taraflar arasında akdedilen iki sözleşmede de (5. madde)  ödemede gecikme halinde tüm bayilere uygulanan ticari temerrüt faiz oranı üzerinden faiz işletilmesine dair hüküm mevcut olduğunu, Dosyada mevcut alacak sebebi faturalar üzerinde her faturanın ayrı ayrı vade tarihinin belirlenmiş olduğu görüldüğünü, ayrıca TTK 21. maddede, faturanın alındığı tarihten itibaren 8 gün içinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriğinin kabul edileceği zikredildiğini, her iki tarafın da tacir olduğunu, bu itibarla düzenlenen faturaların vade tarihlerinden itibaren faiz işleyeceğinin kabulü gerektiğini, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına,  HMK 353/1-6 gereği ilk derece mahkemesine gönderilmesini, gönderilmeyecekse bu defa yeniden yargılama yapılması ve davanın kabulüne, %20 icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taraflar arasında imzalanan istasyonlu bayilik sözleşmesinden kaynaklı cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı .... İle davalı ....Ltd. Şti. Arasında 25/04/2012 tarihli 5 yıl süreli ... A.Ş. İSTASYONLU BAYİLİK Sözleşmesi başlıklı sözleşme imzalandığı, Sözleşmenin Bakım ve Onarım başlıklı 11.a maddesinde;'' Gerek Bayi'ye gerekse PO'ya ait olup satış yerinde mevcut olan ve bilahare inşa edilecek yada konulacak her türlü bina, tesis, makine, techizat, alet, edavat v.s. Mallar ile arazinin kullanım, bakım ve muhafazasından , münharıran bayi mes'uldür. Söz konusu mallarda ve arazide oluşabilecek bilumum,hasar, arıza ve aksaklıklar, derhal ve zamanında, bayi tarafından giderilecektir. Hasar, arıza ve bakım nedeniyle yapılacak bilumum parça, işçilik ve sair masraflar BAYİ'ye aittir.'' Hükmü düzenlenmiştir.Yargılama aşamasında davacının ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 5.994,40 TL kadar alacaklı olduğu belirtilmiştir.Talimat mahkemesince davalının ticari defterleri inceletilmek suretiyle mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda,  davalı şirket dava konusu işlemlerin olduğu 2013 yılına ait uyuşmazlık konusu istasyon otomasyon ve iletişim bedeli içerikli 8 adet toplam 5.994,40 TL miktarlı faturaların davalının kayıtlarında mevcut olmadığı, bu faturaların davalıya tebliğ edildiğine dair dava dosyasında bir belge bulunmadığı, belirtilmiştir.Davacı vekili, talimat bilirkişi raporuna karşı uyap sisteminden gönderdiği beyan dilekçesi ile, müvekkilinin bayilerinden talep ettiği istasyon otomasyon ve işletim bedeli uygulamasına tabi 5 ana hizmet bulunduğunu, bunların; 1-Pompa otomasyonu, 2-Tank otomasyonu, 3- İletişim altyapısı, 4- Anti-virüs hizmeti, 5- E-posta hizmeti olduğunu, bu hizmetlerin davalıya verildiğini beyan etmiştir.HMK 190/1 maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.  Tek başına fatura düzenlenmesi alacağı kanıtlamadığı gibi faturanın tebliğ edilmiş olması ve faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği istasyon otomasyon ve iletişim bedeli hizmetlerinin davalıya verildiği ve faturalardan kaynaklı alacaklı olduğunun ispat külfeti davacıya aittir.  Somut olaya döndüğümüzde; davacı tarafça, takibe ve davaya konu cari hesaba dayanak 31/03/2013-31/10/2013 tarihleri arasında her biri 749,30 TL. Miktarlı,  \" İstasyon otomasyon ve işletme bedeli\", açıklamalı  8 adet toplam (749,30 x 8= ) 5.994,40 TL. Miktarlı faturaları ibraz ettiği, bu faturaların davalı tarafa tebliğ edildiğine ve fatura içeriği hizmetin verildiğine dair delil ibraz edilmediği, davalı tarafça verilen beyan dilekçeleri ile, söz konusu istasyonun 15.03.2013-07.10.2013 tarihleri arasında tadilatta olduğu, buna ilişkin evrakı  davacı şirkete gönderdiklerini, cari hesaba dayanak faturalardaki hizmetin davacı tarafça verilmediğini beyan ederek davacı iddiaları davalı tarafça kabul edilmediğinden, fatura içeriği hizmetin  davalıya verildiği ve bu faturalardan kaynaklı alacaklı olduğunun ispat külfeti davacıya aittir. Dosyaya ibraz edilen belge içeriklerine göre fatura konusu hizmetlerin davalıya verildiğinin ispat olunamadığı anlaşılmakla; İlk derece mahkemesince davanın reddine yönelik kurulan hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin mahkemenin kabulüne ve hizmetin verildiğine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60.TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30.TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 28/03/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2552800886e26026","SID":"4df8a8b4003f44d0"}}