{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2021/1138 - 2024/553<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/1138 <br>KARAR NO\t: 2024/553<br>KARAR TARİHİ\t: 01/04/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/02/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/... ESAS 2021/... KARAR<br>DAVACI\t: ... PAZARLAMA VE DAĞITIM TİC.A.Ş <br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>\t  Av. ...<br>DAVALI\t: ... RESTORAN GIDA TURİZM TEKSTİL İNŞAAT OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>İHBAR OLUNANLAR\t: 1 -... <br>\t: 2 -...<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ                   : 01/04/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ     : ...<br><br>Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... esas 2021/...  karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ                                                                     :<br>Davacı vekili, davalı müvekkili şirketin bayi/distribütör'ü kanalı ile aralarında 01/11/2016 tarih  sözleşmeyi akdedildiğini,  müvekkili şirketin pazarlama ve satışını gerçekleştirdiğini, bira ürünlerinden sözleşme süresince satmayı taahhüt ettiğini, müvekkili şirketin sözleşme gereği tüm edimlerini yerine getirdiğini, davalı-işletici sözleşme süresi dolmadan müvekkili şirkete herhangi bir yazılı veya sözlü olarak bildirim yapmadan sözleşmenin 2. maddesini ihlal ederek müvekkilinden mal almadığını,  davalının iş bu eylemi karşısında müvekkili şirket sözleşmenin 20 maddesi gereği davalıya ödemiş olduğu katkı payını isteme hakkı doğduğunu, davalının sözleşme hükümlerini ihlali sonucunda, müvekkili şirket tarafından davalıya ödenen 100.000,00.TL katkı payı 100.000,00.TL cezai şart olmak üzere toplam 200.000,00.TL'yi ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ                  \t\t\t\t\t                                  :<br>Davalı vekili, dava konusu alacak zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili şirketin  Ağustos 2018 itibariyle kendisinden mal almadığını beyan etmekteyse de sözleşmeden doğan cezai şart ve katkı payı iadesi alacağını bu süreden iki seneden uzun süre geçtikten sonra dava konusu ettiğini,  davacı tarafça her ne kadar arabuluculuk tutanağı ibraz edilmişse de anılan tutanakta müvekkilimize tebligat yapılmadığından görüşmeye katılamadığını, arabuluculuk sürecinde müvekkil şirketin mernis adresine tebligat yapılmaksızın süreç tamamlanmış olduğundan tebligat aşamaları tamamlanmayan arabuluculuk dava şartının yerine getirilmiş olduğunun kabulü de mümkün olmadığını, arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden, davanın öncelikli olarak dava şartı eksikliği nedeniyle reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                    :<br>Yerel mahkemece verilen karar ile; \"  taraflar arasındaki mal tedarikine ilişkin 01/11/2016 tarihli sözleşme gereğince ödenen 100.000.TL katkı payı ve sözleşme kapsamında yer alan 100.000,00.TL cezai şartın davalının Ağustor 2018 tarihinden itibaren davacıdan mal tedarikini bırakarak edimini yerine getirmemesinden kaynaklı sözleşme kapsamındaki ödenen katkı payının iadesi ve cezai şartın ödenmesi  iadesine dair  alacak talebine ilişkin olduğu, sunulan sözleşme ve belgelere ve alınan rapora göre mal alımını keserek sözleşmeye aykırı davranmakla  davacının davalıya katkı payı vermesinden ve sözleşme edimini davalı tarafın yerine getirmemesi nedeniyle davacının davalıdan 100.000,00.TL katkyı payının iadesi ve 100.000,00.TL cezai şart alacağının olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile, 200.000,00.TL'nin  dava öncesinde zorunlu arabuluculuk başvuru  tarihi olan 26/08/2020 gününden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalı vekilince davalı şirketin pay durumunda değişiklik olduğuna dair savunmada bulunulmuş ise de, bu hususun iş ilişkide hukuksal sonuç doğurabileceği ancak dışa yönelik olarak davacı talebine etkisinin bulunmayacağı değerlendirmesi ile hükme esas alınmamış yine davalı vekilince zamanaşımı definde bulunulmuş ise de, sözleşme alacaklarında zamanaşımının 10 yıl olduğu ve henüz dolmadığı anlaşıldığından alacağın zamanaşımına uğramadığı kabulüne \" şeklinde karar verilmiştir. <br>DAVALI  TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t    :<br>Davalı  vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili şirketin Ağustos 2018 tarihi itibariyle kendisinden mal almadığını beyan etmiş ise de sözleşmeden doğan cezai şart ve katkı payı iadesi alacağını iki seneden uzun süre geçtikten sonra dava konusu ettiğini, 05 Mart 2018 tarih ve 9529 sayılı Türkiye Sicil Gazetesi'nin 592. Sayfasından anlaşılacağı üzere, sözleşme tarihinde  şirketin yetkilisi ve hissedarı olan şahsın değiştiğini ve şirketin devredildiğini, şirketin hissedarları değişmiş olduğundan varlığından haberdar olunmayan sözleşmeden doğan katkı payı ve cezai şartın artık şirketin yeni malikinden tahsilinin mümkün olmadığını, şirketin hisselerini sonradan devralan şirket yetkilisine, devrin Ticaret Sicil Gazetesi'nden ilan edilmesi neticesinde devirden davacının haberdar olduğunu, anılan sözleşmeden sözleşmedeki yükümlülüklerden ve cezai şarttan haberdar olmayan müvekkilinin, davacı tarafça en azından dava öncesi bir ihtarname keşide edilmesi gerektiğini, davacı tarafça sözleşmedeki yükümlülükler hiçe sayılarak, hala faal hizmette bulunan müvekkil şirketle irtibata geçerek ticari faaliyet ve sözleşmenin devamı sağlanabilecekken, sözleşmedeki 50.000 litre şartının tamamlanabileceği  süreye ilişkin bir düzenlemenin  bulunmadığını, sözleşmedeki 50.000 litre şartının gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşen oranın da tespiti gerektiğini, davacıdan uzun bir süre ürün temin edildiğini, şirket hissesi devri sonrası ürün satın alınmasında aksama gerçekleştiğini, sözleşmeye göre devrin devralana sözleşmenin onaylatılmasıyla muteber olacağından cezai şart yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep beyan etmiştir. <br>DELİLLER                                                                                              \t\t\t\t\t\t            :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri  ve tüm dosya kapsamı. <br>GEREKÇE                                                                                               \t\t\t\t \t\t           :<br>Dava, açık satış noktası sözleşmesi nedeni ile davalıya ödenen katkı payının tahsili istemine ilişkindir.<br>Davacı tarafından, taraflar arasında imzalanan 01/11/2016 tarihli sözleşme gereğince davalının düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde müvekkiline ait ürünleri satın almayı, müşteri taleplerini karşılayacak şekilde etkin olarak bulundurmayı ve satmayı kabul ve taahhüt ettiği, ancak davalının, sözleşme süresi dolmadan, herhangi bir yazılı veya sözlü olarak bildirim yapmadan sözleşmenin 2. maddesini ihlal ederek mal almayı bıraktığı iddia edilerek, davalıya  ödediği 100.000,00.TL katkı payı ile sözleşmenin ihlali nedeniyle, sözleşmede belirtilen 100.000,00.TL cezai şart olma üzere, toplam 200.000,00.TL'nın davalıdan tahsili talep edilmiş, davalı ise, davanın zaman aşımına uğradığını, arabuluculuk süreci henüz tamamlanmadan davanın açıldığını, şirketi devrettiğini ve bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan bir sorumluluğu kalmadığını, davanın usulden ve esastan reddi gerektiğini savunmuş, ilk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Taraflar arasında imzalanan açık satış noktası sözleşmesinin 12. maddesinde \"Şirket işyerinin açılmasına veya işletilmesine katkıda bulunmak ve iş yerindeki ticari faaliyetlerini arttırmak amacıyla BAYİ veya DİSTRİBÜTÖR ile İŞLETİCİ'nin karşılıklı mutabakata vardığı 100.000,00.TL tutarında nakit ve/veya nakit bazlı katkıya ve/veya ürünlerinde ilgili Bayi/Distribütör tarafından yukarıda belirtilen iskonto uygulanacaktır. Söz konusu İŞLETİCİ'ye Bayi/Distribütör tarafından pazarlama ve satış harcamalarına destek olmak amacıyla aktarılacak katkılar, iş bu sözleşme süresince bir defaya mahsus olma üzere ve her hangi bir hedefe ve yahut rakip ürünlerin satılması koşuluna bağlı olmaksızın gerçekleştirilecektir.\" hükmünün, 20. maddesinde ise; \"İşletici, sözleşme süresi içinde işletmeyi kısmen veya tamamen çalıştırmaması, işletmeyi devretmesi veya işletmede iş değişikliği yapması veya işbu sözleşmede belirtilen hükümlerden herhangi birini ihlal etmesi veya ilgili mevzuatlara aykırılıktan kaynaklanan nedenler ile faaliyetine son verilmesi veya askıya alınması gibi nedenler ile iş bu sözleşmenin feshine sebebiyet vermesi halinde, kredi ve/veya katkının kendisine henüz ödenmemiş kısmını talep etme hakkını yitireceği, gibi Şirket veya Bayi veya distribütörün kayıtlarındaki borçları ile Şirketten ve/veya Bayi ve Distribütörden almış olduğu nakit veya nakit bazlı mali katkılar ile kredi ve diğer her türlü sabit yatırım harcamalarının tümü ile kendisine uygulanan iskonto tutarlarını verildiği tarihten itibaren işlemiş ticari faizi de dahil olmak üzere ... Bankası tarafından uygulanan avans işlemlerindeki güncel faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte Şirket ve/veya Bayi veya Distribütöre nakden ve defaten itirazsız geri ödemeyi ve ayrıca Şirkete 100.000,00.TL cezai şart ile Şirket ve/veya Bayi veya Distribütör'ün kar kaybı da dahil olmak üzere uğradığı her türlü zararını itiraz etmeksizin nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt eder. İşletici, cezai şartın tenkisini hiçbir şekilde talep edemez. Satış noktasında başka marka bira çeşitlerinin satılması ya da iş bu sözleşmenin 3'üncü maddesindeki miktar taahhüdüne ulaşılamaması halleri iş bu madde kapsamı dışındadır ve bu durumda cezai şart hükmü uygulanmayacaktır\" hükmünün bulunduğu anlaşılmıştır.<br>Somut olayda,  Taraflar arasında 01/11/2016 tarihli açık satış noktası sözleşmesinin akdedildiği, davacı tarafından sözleşme kapsamında davalıya, dava dışı distribütör vasıtasıyla 100.000,00.TL katkı payı ödemesi yapıldığı, ancak davalının  işletmesini 05/03/2018 tarihinde dava dışı ...'a devrettiği, davalının mal alımını gerçekleştirildiği 21 ay süre ile taahhüt miktarının altında bira alımı gerçekleştirildiği,  Ağustos  2018 tarihinden sonra ise alım yapmadığı ve sonraki dönemlerde ticari ilişkiyi devam ettirmediği, davalının sözleşme devam ederken işletmesini devrettiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesinde işletme devrinin, 30 gün önce davacının onayı alınmak suretiyle yapılabileceği, davalının bu maddeye aykırı olar devir işlemi gerçekleştirdiği, bu nedenle, davacının sözleşmenin 20. maddesi uyarınca sözleşmeyi ihlal etmiş sayılacağından davacının davalıya ödediği 100.000,00.TL katkı payını ve 100.000,00.TL cezai şart alacağını talep etme hakkı bulunduğu, sözleşmeden kaynaklanan davanın 10 yıllık zaman aşımına tabi olduğu, davanın yasal süresi içerisinde açıldığı, davanın açılmasından önce gerçekleştirilen arabuluculuğa başvurulduğu ve sürecin tamamlandığı, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, bu nedenle, mahkemece  davanın kabulüne dair verilen hükmün usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                      \t\t\t\t\t      :<br>1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br> 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 13.662,00.TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 3.450,00.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 13.658,550.TL nispi istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br> Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki kabul edilen dava değerinin  378.290,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere  karar verildi.01/04/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>  ¸e-imzalıdır<br><br>Üye<br><br>   ¸e-imzalıdır <br><br>Üye<br><br>  ¸e-imzalıdır<br><br>Katip<br><br>  ¸e-imzalıdır<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9c142de3c3b1b84f","SID":"cf1d5c58dc403c67"}}