{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/494 - 2024/380<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/494 <br>KARAR NO\t: 2024/380<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/07/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/576 Esas 2021/436 Karar<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 15/03/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 27/03/2024<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı  vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26.03.2019 tarihinde, ... otobüsü sürücüsü ...’nun sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün, karşıdan karşıya geçmekte olan yaya davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının ağır yaralandığını ve bakıma muhtaç hale geldiğini, kaza tespit tutanağında iki tarafın da kusurlu bulunduğunu, ... plakalı otobüsün davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, poliçe limitinin kaza tarihi itibarıyla sakatlanma halinde 360.000,00.-TL, sağlık giderleri için de 360.000,00.-TL olmak üzere toplam 720.000,00.-TL olduğunu, dava konusu trafik kazası nedeniyle davacının sürekli işgöremezlikten doğan zararından ve bakıcı giderinden davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun 06.08.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı sigorta şirketinin 8 iş günü içerisinde ödeme yapmayarak 22.08.2019 tarihinde temerrüde düştüğünü ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00.-TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 100,00.-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 200,00.-TL’nin temerrüt tarihi olan 22.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 60.737,90 TL’ye, bakıcı gideri talebini 2.601,04 TL’ye yükseltmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın davalı şirket tarafından 28.12.2018-2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, poliçe nedeni ile sorumluluklarının 360.000,00.-TL olduğunu, davalının poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, öncelikle kusur durumunun tespit edilmesini, maluliyet raporunun 20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri uyarınca belirlenmesini, hesaplamada Genel Şartlarda belirlenen esaslara göre TRH-2010 Tablosu ve 1,8 teknik faiz oranının esas alınmasını, bakıcı giderinin poliçe kapsamında olmadığını, ceza yargılamasında şikayetten vazgeçme ve uzlaşma olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, davalı şirketin temerrüde düşmediğini, ticari faiz talep edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacının %75, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu, ... Üniversitesinden alınan raporda, davacının kazadan kaynaklanan yaralanması nedeniyle daimi maluliyet oranının %48, tıbbi iyileşme süresinin 12 ay, bakıcı ihtiyacı süresinin 4 ay olarak belirlendiği, davacının sürekli işgöremezlik zararının ve bakıcı giderinin hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 60.737,90-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.601,04-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 63.338,94-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 22.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre hazırlanması gerektiğini, aktüerya hesabında %1.8 teknik faiz oranının uygulanmamasının hatalı olduğunu, bakıcı giderinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, SGK’nın sorumlu olduğunu, davacının bakıcıya ihtiyacı olduğunun hekim bilirkişilerce tespit edilmediğini, davalı şirketin temerrüde düşürülmemesi nedeniyle dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan maluliyet raporu ve aktüer bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Davacı vekili, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, yaya davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek sürekli işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiştir. <br>Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranı ile kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihe göre 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiği Yargıtay tarafından kabul edilmektedir. <br>Somut olayda, davacının dava konusu kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranı yönünden hükme esas alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 08.12.2020 tarihli raporunda, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre daimi maluliyet oranının belirlendiği görülmüş olup kaza tarihi olan 26.03.2019 tarihi itibariyle uygulanmakta olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak davacının daimi maluliyet oranının ve bakıcı ihtiyacı olup olmadığı ve süresinin belirlenmesi yönünden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilen rapor benimsenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>3-Davacı vekili ve davalı vekili tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talepleri halinde iadesine,<br>4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,<br>5-Kullanılmayan istinaf gider avansının iadesine,<br>6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15.03.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>Başkan <br><br>Üye <br> <br>Üye <br> <br>Katip <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1a225dddb98aed73","SID":"e37a8935dee6a3f4"}}