{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  \t\t(...)<br>ÜYE\t\t: ...  \t\t(...)<br>ÜYE\t\t: ...  \t\t(...)<br>KATİP\t\t: ...  \t\t(...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/12/2022<br>ESAS-KARAR NO\t:....<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 04/03/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 27/03/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ<br>İDDİANIN ÖZETİ\t<br>Davacı vekili, müvekkili ...'ın vekil tayin ettiği ... aracılığı ile davalı ...den 10.12.2013 tarihinde ruhsat sahibi ... olan, ... ... Marka 2011 Model ... plakalı, .... Şase nolu, aracı 25.750,00 TL bedelle satın aldığını, satılan aracın ... garantisi altında olduğunu, müvekkilinin satın almış olduğu ticari aracın hızla yağ yaktığını gördüğünü ve ticari arabasını \"... ....yetkili servise garantisi altında olduğu için arızanın giderilmesi için götürdüğünü, yetkili servis garantisi kapsamında olan aracın motorunun bazı parçalarını değiştererek müvekkiline teslim ettiğini, ancak kısa bir süre kullanımdan sonra tekrar motor yağının azaldığını fark ederek, arızanın giderilmediğinden bahisle tekrar \"... ... arızanın giderilmediğini,  müvekkilinin Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/63 D.iş esas numaralı dosya üzerinden malın ayıplı olduğunun ve aracın yağ yakıp yakmadığının delil tespitini istediğini, alınan tespit raporunda da iddialarının teyit edildiğini belirterek şimdilik davaya konu ... ....model aracın ayıplı olması nedeniyle aracın davalılarca geri alınarak misli ile değiştirilmesine, mümkün olmaması halinde satış bedelinin satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak taraflarına iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ  <br>Davalı ... ... A.Ş. vekili, usule ilişkin olarak husumet ve zamanaşımı itirazları olduğunu, esasa ilişkin olarak ise dava konusu araç ile birlikte verilen kullanıcı el kitabında aracın azami olarak 1.000 km'de 1 litre yağ eksiltme yapabileceği, bunun arıza olmadığını belirttiğini, tüm motorların kullanım şartları ve kullanıcının stiline bağlı olarak bir miktar yağ eksiltmesi yapabileceği çok açık teknik bir bilgi olduğunu, yağın kontrolü ve gerektiğinde tamamlanması kullanıcının sorumluluğunda olduğunu, bu nedenle davacının iddia ettiği durumun arıza ya da ayıplı olarak değerlendirilmesinin kabul edilemeyeceğinin çok açık olduğunu, motorun yağ tüketiminin tamamen kullanıma bağlı olarak değişebildiğinin bilinen bir gerçek olduğunu, araçların kullanım tarzına bağlı olarak emsali araçlardan daha fazla ya da az yağ eksilmesinin mümkün olmadığını, ancak her halükarda özellikle turbolu ... araçlarda motorun yapısı ve teknoloji gereğince bir miktar yağ eksiltmenin normal olduğunu, bunun da azami 1 lt/1.000 km olduğu araç ile birlikte verilen kullanıcı el kitabında belirtildiğini, özellikle ... araçlarda yağ eksilmesinin kaçınılmaz olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte, aracın maddi hasarlı kazalar geçirmiş olması nedeniyle, değer kaybının belirlenmesi gerektiğini, bu nedenle davacının kullanımındayken araçta ortaya çıkan hasarların bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerektiğini bildirerek öncelikle zamanaşımı ve husumet nedeni ile davanın reddine, davanın esasına girilmesi halinde araçta ayıp veya arıza bulunmaması, maldan yararlanamamanın söz konusu olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı .... vekili, mahkemenin iş bu davada görevsiz olduğunu, davacının aracının ticari plakalı olması müvekkili şirket ile davacı arasındaki tüketici - bayii ilişkisini değiştirmeyeceğini, bu nedenle mahkemece davanın esasına girilmeksizin dava hakkında görevsizlik kararı verilmesini ve dosyanın görevli Ankara Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini, davacının davası zamanaşımına uğramış bulunduğunu, zira dava konusu aracın 13.05.2011 tarihinde satılarak teslim edildiğini, dava konusu araç için verilen garanti süresinin 2 yıl / 60.000 km olduğunu, ücretsiz onarım taahhüdü ise 3 yıl / 100.000 km'ye kadar geçirli olduğunu, bu durumda dava konusu araç için verilen garanti 13.05.2013, ücretsiz onarım taahhüdü ise 13.05.2014 tarihinde dolduğunu, dolayısıyla her şeyden önce davanın zamanaşımı itirazı dikkate alınarak reddini talep ettiklerini, dava konusu aracın yol bilgi ekranında yağ ile ilgili 3 farklı uyarı ekranı bulunduğunu, bunlardan biri yağ değişim zamanı, bir diğeri yağın azaldığını gösteren ikaz bir diğeri ise düşük yağ basıncı uyarısı olduğunu, bunlardan sadece düşük yağ basıncı uyarısı tehlikeli bir durumu göstermekte olup, aracın derhal durdurulması ve çekici ile servise götürülmesi gerektiğini, bunun dışında yağ değişimi ve seviyesini gösteren ekranlar kullanıcıyı uyaran ve bilgilendiren ekranlar olduğunu, yağ seviyesi ekranının görünmesi arıza değil tam tersine sistemin tam ve sağlıklı olarak çalıştığının göstergesi olduğunu, söz konusu uyarı ışığı daha büyük arızaların oluşmaması için yağ miktarını göstermekte ve yağın bitmemesi için uyarı vazifesi yapmakta olduğunu, yağ ikaz lambasının çalışma mantığının yakıt lambasının ki ile aynı olduğunu, bir başka deyişle, araçta yakıt azıldığında yakıt ikaz lambası yanacağını, kullanıcı uyarı niteliğindeki bu lamba yandı diye araç ayıplıdır diye düşünmez ve yakıt alacağını, aynı mantıkla çalışan yağ ikaz lambasının yanması da araçta bir arızaya işaret etmemekle, yalnızca yağ seviyesinin azaldığını gösterdiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, araçta gizli ayıp olması nedeni ile zamanaşımının dolmadığı, ancak TBK 219 ve devamı maddeleri uyarınca aracın 2. el olarak 3. kişiden satın alınmış olması nedeni ile davacının bedel indirimini ancak akidinden isteyebileceği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. \t  <br>İSTİNAF SEBEPLERİ\t<br>İstinaf eden-davacı vekili tarafından;<br>Aracın davalı ....’den satın alındığı, ancak devrin 3. kişi aracılığıyla yapıldığı, araçtaki arızanın davalı şirket tarafından giderilemediği, aracın garanti kapsamında olduğu, aracın ayıplı olması nedeniyle misli ile değiştirilmesi bu talebin kabul görmemesi halinde bedelinin iadesi talebinde haklı oldukları, sorunun üretim hatasından kaynaklandığı belirtilerek başvurulmuştur.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR \t<br>Uyuşmazlık üretim hatasından kaynaklanan ayıp iddiası nedeniyle aracın değişimi mümkün olmadığı taktirde bedelinin tahsilinin davalılardan talep edilip edilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.           <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, ayıplı araç satışından kaynaklanan aracın  misli ile değiştirilmesi mümkün olmaması halinde bedelinin tahsili istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Öncelikle uyuşmazlığın temelini oluşturan “ayıp ve ayıba karşı tekeffül” kavramları üzerinde durmakta yarar vardır.<br>Ayıba ilişkin hukuki düzenleme, dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken 6098 sayılı Borçlar Kanununun 219. maddesinde yer almaktadır.  Düzenleme “Satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.  Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur” şeklindedir.<br>Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır.<br>Ayıba ilişkin diğer sınıflandırma, ayıbın açık ve gizli olup olmamasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz hemen ihbar etmelidir.<br>Derhal kavramı, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekir. Ancak TTK  23’de  malın muayene ve ihbar yükümlülüğü düzenlenmiştir. Eğer alıcı iğfal edilmiş ise  yani maldaki ayıp ondan bilerek saklanmış ise Kanunun öngördüğü çözüm satıcı bakımından ağırlaştırılmış bir sorumluluğu gerektirmektedir. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 225. maddesine göre alıcıyı iğfal etmiş olan satıcı, ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağı gibi 231. maddesine göre 2 yıllık zamanaşımı süresinden de yararlanamayacaktır.<br>Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde ise alıcı TBK’nın 227. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarından birini kullanabilecektir. <br>Alıcının sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanması halinde TBK’nın 229. maddesi uyarınca, alıcı satıcıdan, ödemiş olduğu satış bedelinin, faiziyle birlikte geri verilmesi, satılanın tamamen zaptında olduğu gibi, yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi, ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesini isteyebileceği gibi ayrıca satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür.\t<br>Dosya kapsamındaki belgelerin incelenmesinden, davacı asilin vekil tayin ettiği ... aracılığı ile 10.12.2013 tarihinde ruhsat sahibi ...’ dan 2011 model ...  ... plakalı aracı 25.750,00 TL  ye satın aldığı, aracın ilk tescil tarihinin 08/09/2011 olduğu, dava tarihinin ise 01/09/2016 olduğu, aracın 17/08/2013 tarihinde  kaza yaptığı ve ağır hasarlı olarak perte ayrıldığı, dosya kapsamında aracın ilk trafiğe çıktığı tarihten sonra servis kayıtlarının olmadığı hususu bilirkişi raporu ile de tespit edilmiştir. <br>Mahkemece dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile eksikliği tespit edilen aracın ilk trafiğe çıkış tarihinden itibaren ilk sahibine ait servis kayıtları da dosya kapsamına alınarak satıcının iğfal edilip edilmediği tespit edilerek zamanaşımı itirazları üzerinde durularak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. <br>Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/12/2022 tarih ve 2022/505 Esas, 2022/894 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 04/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"57b09b7350de5e89","SID":"36e56218bffa1eb1"}}