{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/276 - 2024/522<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/276 <br>KARAR NO\t: 2024/522<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>BAŞKAN \t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP \t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/100 E.  -  2021/413 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVALI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/12/2021 Tarih ve 2021/100 Esas - 2021/413 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkili şirketin “...” markası ile halk arasında ve sektörde tanındığını, müvekkili şirkete ait “...” ibareli marka ve tasarım başvuru/tescilleri ve “...” ibaresi üzerinde müktesep hakkı bulunduğunu, ibarenin müvekkili şirketin büyük emek ve sermaye harcaması sonucu tüketiciler nezdinde tanınır hale geldiğini, müvekkili şirketin “... ” ibareli 2019/103779 başvuru numaralı marka başvurusunun davalı şirkete ait “...” ibareli marka mesnet alınarak reddedildiğini, “...” ibaresinin İngilizce’de “...” anlamına geldiğini ve kelimenin ayırt edici olmadığını, markaların görsel, işitsel, anlamsal bakımdan benzer olmaması sebebiyle ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açmayacağını, markanın bölünerek incelemeye alınmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, ... YİDK'nın 24/01/2021 tarih ve 2021/M-144 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, markaların görsel, işitsel ve anlamsal olarak aynı olduğunu, markaların aynı/aynı tür malları/hizmetleri kapsadıklarını, tüketiciler tarafından markaların karıştırılması ihtimali bulunduğunu, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Davalı Şirket vekili tarafından yasal cevap süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu 2019/103779 sayılı \"... ...\" ibareli davacı marka başvurusu kapsamında yer alan tüm emtiaların, davalı şirkete ait redde mesnet marka kapsamında yer alan emtialar ile aynı/aynı tür olduğu, davacıya ait dava konusu marka başvurusunun davalı şirkete ait 2012/103852 sayılı “...” ibareli marka ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu ve aralarında karıştırılma ihtimali bulunduğu, YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkeme tarafından denetime elverişliliği bulunmayan bilirkişi raporu göz önünde bulundurularak karar verildiğini, müvekkili şirketin \"...\" markasının tanınmış marka statüsüne kavuştuğunu, markanın bütün olarak incelenmesi gerektiği ilkesi gözardı edilerek yapılan değerlendirmenin eksik ve hatalı olduğunu, müvekkilinin, tanınmış marka dahi olmayan davalı şirketin saygınlığından veya tanınırlığından ne şekilde faydalanabileceğinin irdelenmediğini, ayırt ediciliği düşük ve kullanılma amacı geldiği asıl kelimenin anlamını güçlendirmek olan \"...\" kelimesinin temel unsur olarak alınmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek , yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br> <br>GEREKÇE\t:  Dava, marka tescil başvurusunun reddine dair ... YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının \"... ... \" ibareli marka başvurusu ile davalının redde mesnet \"...\" asli unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira markalarda \"...\" ibaresinin ortak olarak bulunduğu, görsel ve işitsel olarak başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, \"...\" kelimesinin başvuru kapsamındaki 30.sınıf mallar yönünden ayırt ediciliğinin düşük olduğunun söylenemeyeceği, karşılaştırılan markalar arasında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, davacı yararına müktesep hak koşullarının oluşmadığı, davanın marka başvurusunun reddine ilişkin YİDK kararının iptali istemine ilişkin olması karşısında, davacının önceki tarihli markalarının tanınmış olmalarının  işbu davaya bir etkisinin bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, davacı vekilinin bilirkişi raporunun yetersiz olduğu yönündeki istinaf itirazlarının da yerinde bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/03/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/03/2024 <br>\t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br>Üye<br><br>Katip<br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f8b3c4352fec83b1","SID":"7119ab967a45f465"}}