{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/2226 <br>KARAR NO: 2024/349<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 15/04/2021<br>NUMARASI: 2016/789 Esas - 2021/498 Karar<br>DAVA: Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ: 13/03/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;  <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/04/2016 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu yaralamalı ve ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilinin ... plakalı araçta yolcu konumunda olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle kalıcı olarak yaralandığını, kazadan sonra eski haline kavuşamadığını ve halen çalışamadığını, kazadan önce torna ustası olup  aylık 1.600,00 TL maaş aldığını, davalı tarafından ... plakalı aracın sigortalandığını, bu nedenle meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu belirterek; şimdilik geçici iş göremezlik tazminatı olarak 2.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 2.000,00 TL olmak üzere toplam 4.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkili nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, dava öncesi müvekkiline başvuruda bulunulmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, talebin zaman aşımına uğradığını, sigortalının kusur oranının tespitinin gerektiğini, zarar görenin ve araç sürücüsünün alkollü olup olmadığının,taşımanın hatır taşıması olup olmadığının araştırılması gerektiğini, ticari faiz talep edilemeyeceğini,  SGK tarafından yapılan ödemelerin dikkate alınması, davanın araç sürücüsü, sigortalı ile SGK'ya ihbarını gerektiğini davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın kısmen kabulü ile, 3.122,38 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan dava tarihi olan 28/06/2016 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, aşan istemlerin reddine \" karar verilmiştir.  Bu karara karşı davacı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ATK raporundaki itirazlarının giderilmeden hesap raporu alınmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin akciğer ameliyatından sonra 3 ay gibi kısa bir sürede iyileşmesinin olanaksız olmasından ve 2016 yılından bu yana hala iyileşemediğini eski iş gücüne ulaşamamasından dolayı olay tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği sonucuna itiraz ettiğini, bu nedenle de 3 ay üzerinden yapılan hesaplamaya itiraz ettiğini, ayrıca müvekkilin aylık net gelirinin 1.600,00 TL olduğu  beyan edildiği halde raporda yer alan ücret tespiti hatalı olduğunu ayrıca müvekkilinin kaza sırasında sol omuzu kırıldığını ve platin takılmış olup olası bir problemde hala ameliyat olma riski devam ettiğini, mesleğini elleri ile icra eden birinin sol omuzunun zarar görmesi ve akciğerlerinden dolayı ameliyat geçirmesi nedeni ile %0 oranında meslekte kazanma gücünden kayıp yaşadığı hususu akla ve mantığa aykırı olduğunu, buna göre de sürekli iş göremezliğin hesaplanmaması kanuna ve içtihatlara aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı ve ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 01/04/2016 tarihinde, saat 19:00 sıralarında davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü ... yönetimindeki ... plaka sayılı  otomobil ile  ... Caddesini takiben Ferhatpaşa istikametinden  Ataşehir istikametine seyir halinde iken olay yeri viraj mahallinde karşı istikamet şeridine geçtiği sırada aracının ön kısımları ile, karşı istikametten gelen dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı kamyon ile çarpışması sonucu, ... plaka sayılı otomobilde bulunan davacı yolcunun yaralanması nedeniyle içinde bulunduğu araç zmm sigortacısından tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de  Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre  maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015  tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında  Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve  2022/6235 K.,  2021/11515  E. ve   2022/5238 K. sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulundan alınan 29/04/2020 tarihli maluliyet raporunda, kaza tarihine göre uygulanması gereken  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik  hükümleri esas alınarak davacıda dava konusu edilen trafik kazasına bağlı olarak oluşan yaralanmanın maluliyet oluşturup oluşturmadığı konusunda illiyet bağını da ortaya koyacak şekilde ve  yapılan değerlendirmeye göre  davacının tüm vücut engellilik oranının %0 ve geçirdiği kaza nedeniyle 3 aya kadar geçici iş göremez hale geldiği tespit edilerek bildirilmiştir.İllk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak ve muayenesi yapılarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir.  Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre, malul olan davacının kaza tarihi itibariyle gelir durumunun davacı tarafça kanıtlanması gerekir. Bunun kanıtlanmaması halinde ise maddi  tazminatının hesabında asgari ücretin esas alınacağı kabul edilmektedir. Sadece tanık beyanları ile kazanç tespiti mümkün olmayıp bunun bir takım belge ve kayıtlarla desteklenmesi gerekmektedir.Kişi belirli bir iş yerine bağlı olmaksızın belirli bir meslek icra eden kişilerden ise SGK kayıtları olup olmadığı da araştırılarak ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili zabıta araştırması yanında o meslek odasından o mesleği icra edenlerin kaza tarihi itibarı ile ortalama ücretleri sorulmalıdır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2018/910 Esas ve 2019/12325 Karar sayılı ilamı). Somut olayda, davacının kaza tarihinde asgari ücretle çalıştığı SGK kayıtlarından anlaşıldığı,  davacı tarafça aksine asgari ücret üzerinde geliri bulunduğu ispat edilemediğine göre davacının gelirinin asgari ücret üzerinden hesaplanmasında isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8b15c6218c53bc38","SID":"b30cdc8710970c78"}}