{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/1741 <br>KARAR NO: 2024/819<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/06/2020<br>NUMARASI: 2017/1291 E - 2020/400 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 19/03/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; taraflar arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi  akdedildiğini  ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirketin  elektrik kullandığını, davalı tacirin 15.08.2016 vade tarihli, ... no'lu faturadan kaynaklanan 2.217,18-TL, 16.09.2016 vade tarihli, ... no'lu faturadan kaynaklanan 2.826,80-TL ve 27.01.2017 vade tarihli,... no'lu faturadan kaynaklanan 2.000,00-TL borcunu ödemediğini, davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün  ... Esas sayılı dosyasından faturaya dayalı  alacağa dayanarak takip başlatıldığını, davalı tarafın icra takibine  kötü niyetli olarak  itiraz ettiğini açıklanan nedenlerle davalının yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlunun % 20’den aşağı olmamak üzere, icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine    karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ; davacı şirket ile ihtilaf konusu olan 15.08.2016 vade tarihli ... numaralı faturadan kaynaklanan 2.217,18 TL, 16.09.2016 vade tarihli AVL 201625140 numaralı faturadan kaynaklanan 2.826,80 TL  ve 27.01.2016 vade tarihli ve ... numaralı faturadan kaynaklanan 2.000,00 TL borca ilişkin olarak davacı şirket ile yapılan görüşmeler neticesinde 30/11/2016 tarihli 7.000,00 TL tutarında çek keşide edilerek ilgili dönemlere ilişkin borçların kapatıldığını, davacının kötü niyetli alacaklı olarak var olmayan bir borca icra takibi başlattığını açıklanan nedenlerle davacının haksız ve kötü niyetle yapmış olduğu  icra takibinin iptaline, İcra İflas Kanun'un ilgili maddelerine istinaden % 20'den  aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ;  Davanın KABULÜNE, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,  Kabul edilen 7.310,27-TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine  karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.Davalı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirket ile ihtilaf konusu olan faturalardan kaynaklanan borca ilişkin olarak 30/11/2016 tarihli 7.000,00 TL tutarında çek keşide edilerek ilgili dönemlere ilişkin borçların kapatıldığını,davacı tarafça bu hususun dava dilekçesinde beyan edildiği ,ancak başka borçlardan mahsup edildiği hususunun ve mahkemece de bu ödemelerin başka borca ati olduğuna dair gerekçesinin hatalı olduğu,bilirkişi raporuna itiraz edilmesine rağmen gerekçede bunun aksi yönde belirtildiği, takip konusu borç ödendiğinden verilen   kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , itirazın iptali     talebine ilişkindir. Davanın dayanağı olan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında, davalı hakkında 3 adet faturaya dayalı olarak( faturalardan birisi cezai şart faturası olmak üzere)  toplam 7.310,27-TL'lik alacağın tahsili için ilamsız takip başlatılmış,davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; taraflar arasında elektrik satış sözleşmesi yapıldığı,davacı şirketçe davalıya sözleşme uyarınca indirimli elektrik verileceğinin taahhüt edildiği,taraflar arasındaki sözleşmenin davalının iki adet elektrik faturasına sözleşmede belirtilen süre içinde ödenmediği gerekçesiyle ,davacı tarafça tek taraflı feshedildiği ve ayrıca cezai şart faturası düzenlendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle; tarafların defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi tarafından inceleme yapılarak ve elektrik mühendisi bilirkişinin de dahil olduğu  bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme sonucu tanzim edilen 09/12/2019 tarihli ek raporda,  davacı tarafın defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalı taraftan 7.043,98-TL tutarında alacaklı olduğu, davalı tarafın 2016 yılı defterlerinin işletme defteri esasına göre tutulduğu, davacı şirketten 2 adet alım faturasının bulunduğu, ikili anlaşma kapsamında   2.826,80-TL ve 2.217,18-TL tüketim  faturalarının ödenmediğinin tesbit edildiği,tarafların sözleşmedeki edimlerini tam olarak yerine getirmedikleri ,davacının fatura içeriklerine göre sözleşme ile kararlaştırılan  indirim oranını uygulamadığı,davalının ise faturaları ödememiş olduğu hususlarının tesbit edildiği ,cezai şart faturasının hesaplamasının sözleşmeye uygun olduğu görüşü bildirilmiştir. Davalı tarafça 30/11/2016 tarihli çek ile yapılan ödemelerin ,davacının defterlerinde cari hesapta işlendiği ve mahsubunun yapıldığı,bu miktar düşülerek bakiye borç tesbit edildiği, bu sebeple davalının bu yönlere ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre ;davacı ile davalı arasında 09.07.2016 tarihinde ... tesisat numaralı AG ticarethane aboneliği üzerinden aktif enerji bedeli için  indirim sağlanmasına ilişkin sözleşme imzalanmıştır. Davacı şirket tarafından ödenmeyen fatura bedellerine ilişkin icra işlemi başlatılmış ve davalı tarafından bu icra takibine itiraz edilmiştir.Sözleşmenin  22.02.2017 tarihinde davalı tarafından ( İcra Müdürlüğüne sunulan dilekçede beyan edildiği üzere ) davacı tarafından sonlandırıldığı anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi kurulu raporunda;  fatura kalemlerindeki bedellerin incelenmesinden davalının iddia ettiği üzere serbest tüketiciye taahhüt edilen %2 indirimin tam olarak yansıtılmadığı, EPDK tarifesinde belirtilen tarifeden %0,00027 ve % 0,00018 oranında indirim yapıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 9.2. maddesinde; davalının sözleşme hükümlerini ihlal etmesi veya herhangi bir faturanın son ödeme tarihinden itibaren 15 gün geçmiş olmasına rağmen ödenmemiş olması halinde davacının son iki fatura tutarında cezai şart ödemekle yükümlü olduğunun kararlaştırıldığı görülmüştür. Muavin defter kaydına göre , taraflar arasındaki cari hesapta ;dava konusu 01/08/2016 tarihli fatura öncesinde ödenmemiş borç bulunduğu görülmüştür. Böylece ;davacının dava konusu edilen faturalar dışında ,cari hesaba göre ödenmemiş başka  borçlarının  da olduğu tesbit edildiğinden,bu durumda davalı şirketin Sözleşmenin 7.1 maddesi  uyarınca sonraki faturaları indirimsiz uygulama yetkisinin bulunduğu ,bu sebeple davacının sözleşmede taahhüt ettiği indirim oranını uygulamadan takip konusu faturaları düzenlemesinde sözleşmeye  aykırılık bulunmadığı ,bu durumda davalının faturaları ödememesinin  sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği, bu sebeplerle  davacının sözleşmeye göre  cezai şart talep hakkının bulunduğu , takip konusu faturaların sözleşmeye uygun hesaplandığı,davalının takipteki borca itirazının haksız olduğu anlaşılmakla,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 499,36 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 124,84 TL harcın mahsubu ile bakiye 374,52 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 19/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a274e685fe4ceb32","SID":"7a9c5e39d707f388"}}