{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1193 Esas<br>KARAR NO: 2024/524 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2023/49 Esas - 2023/319 Karar<br>TARİHİ: 26/04/2023<br>DAVA: Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ: 21/03/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili hakkında başlatılan İstanbul .... İcra Müdürlüğünün .. Esas sayılı icra takibine ... Sanayi Bostancı Şubesine ait, ... çek seri numaralı, keşide yeri İstanbul olan, 19.10.2018 keşide tarihli, 100.000,00 USD bedelli çekin dayanak gösterildiğini, TTK'nın 783/3 maddesinde yer alan \"Muhatap nezdinde karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin yüzde onunu ödemekle yükümlü olduktan başka, hamilin bu yüzden uğradığı zararı da tazmin eder.\" hükmü gereğince keşideciden çek tazminatının da istenebileceğini, anılan kanun hükmü dolayısıyla çek tazminatının, ciranta sıfatıyla çekte sorumlu olan borçlu(lar)dan değil, sadece keşideci olarak borçlu olan kimse(ler)den talep edilebileceğini, davalı tarafından başlatılan İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası uyarınca müvekkiline gönderilen ödeme emri incelendiğinde borçlu olarak hem müvekkili hem de çekin keşidecisi ... Tic. A.Ş.'nin gösterildiğini ve 10.000,00 USD lik çek tazminatı ve bunun ferilerinin de borçlulardan talep edildiğini, belirtildiği üzere çek tazminatı ve ferilerinin TTK madde 783/3 gereği ve Yargıtay uygulaması göz önüne alındığında yalnızca çekin keşidecisinden talep edilebildiğini, söz konusu çekin keşidecisinin ... Tic. A.Ş. olduğunu bundan dolayı müvekkilinden çek tazminatı ve ferilerinin talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla müvekkilinin davalı tarafa İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyasından gönderilmiş ödeme emrinde belirtilen 10.000,00 USD tutarda çek tazminatı ve buna bağlı fer'iler açısından borcunun olmadığının tespiti ile davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili tarafından devralınan 100.000,00 USD bedelli, keşidecisi dava dışı ... Tic. A.Ş. ve lehtarı davacı şirket olan ... ait ... seri numaralı, 19/10/2018 tarihli bir adet çekin 19/10/2018 tarihinde muhatap bankaya ibraz edildiğini ve  karşılıksız kaldığını, bu doğrultuda müvekkili tarafından alacaklarının tahsili için davacı borçlu ile dava dışı borçlu şirket aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası marifetiyle takip başlatıldığını,  davacı tarafın İİK. hükümleri gereği; hem yasal süresi içerisinde borca itiraz etmediğini, hem de İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde herhangi bir şikayette bulunmadığını, bu haliyle huzurdaki davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle ve usulden reddedilmesi gerekeceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 26/04/2023 tarih ve 2023/49 Esas - 2023/319 Karar  sayılı kararında; \"Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. TTK'nın 783/3. maddesinde \"Muhatap nezdinde karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin %10'unu ödemekle yükümlü olduktan başka, hamilin bu yüzden uğradığı zararı da tazmin eder.\"  düzenlemesi yer almaktadır. Bu itibarla, keşideci  dışında, cirantaların, çek tazminatından sorumlu olmayacakları açıktır. Somut olayda ciranta olan davacıdan da çek tazminatı talep edilmiştir. Anılan kanun hükmü gereğince çek tazminatından keşidecinin sorumlu olduğu gözetilerek; keşideci olmayan davacının menfi tespit isteminin yerinde olduğu kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalının icra takibinde davaya konu talep bakımından kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \"gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davacının süresi içerisinde borca itiraz etmediğini, icra hukuk mahkemesi nezdinde herhangi bir şikayette bulunmadığını, bu haliyle huzurdaki davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, taraflarınca İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası marifetiyle davacı borçlu ve dava dışı borçlu şirket aleyhine başlatılan icra takibine istinaden, Müdürlük tarafından 12.02.2019 tarihinde ödeme emri düzenlendiğini, işbu ödeme emri borçlulara tebliğ edilmişse de davacı borçlunun İcra Hukuk Mahkemesinde herhangi bir itirazda yahut şikayette bulunmadığını; Kanun gereği çek tazminatının kendisine yöneltilemeyeceğini iddia eden davacının, bu taleplerini yine icra ve iflas dairelerinin usulsüzlüklerini bilfiil incelemekle görevli İcra Hukuk Mahkemesine götürmesi gerektiğini, bu aşamada kabul etmemekle birlikte şayet bir mevzuat açıklığının ikrarı halinde davacının taleplerini incelemeye ve sonuca bağlamaya görevli mercinin İcra Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacı borçlunun kendisine tebliğ edilen ödeme emrine karşılık hiçbir itirazda bulunmadığını, süresi içerisinde memur muamelesini şikayet yoluna da gitmediğini, hal böyleyken huzurdaki davanın kabulüne yönelik verilen hatalı kararın kaldırılarak davanın HMK 114 gereği dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini; Kabul manasına gelmemek kaydıyla, aleyhe hükmedilen vekalet ücreti hesaplamasının karar tarihindeki dolar kuru üzerinden yapılması hatalı olup esasen ödeme emrinde dolar kurunun 5,2556 TL olarak sabitlendiğini, huzurdaki menfi tespit davasına konu İstanbul ... İcra Dairesi'nin... E. sayılı dosyasından ödeme emri düzenlendiğini, işbu ödeme emrinde toplam 116.178,79 USD'nin takibe konu edilmiş olup bir dolar karşılığının ise o günkü dolar kuru olan 5,2556'da sabitlendiğini, takipte kesinleşen miktarın TL cinsinden 610.589,25 TL olarak belirlendiğini, yine davalı tarafından aleyhe ikame edilen huzurdaki davanın konusunun ise söz konusu ödeme emrinde yer alan 10.000,00 USD'ye karşılık gelen 10.000 USD x 5,2556-TL = 52.556,00 TL'den davacının sorumlu olup olmadığı olduğunu, hal böyleyken aksini kabul ettikleri anlamına gelmemek kaydıyla şayet davanın kabulüne ve davacının çek tazminat bedelinden sorumlu olmadığına karar verilecekse dahi, hesaplanacak vekalet ücretine dayanak dava bedelinin (10.000,00 USD'nin) ödeme emrinde yer aldığı tutar üzerinden hesaplanması gerektiğini, aksi takdirde müvekkili açısından telafisi güç zararların meydana gelecek olup hakkaniyetsiz bir sonuç yaratılacağını; Tüm bu hususlar değerlendirildiğinde esasen davacı borçlunun çek tazminatının kendisinden talep edilemeyeceği iddiasını İcra Hukuk Mahkemesinde iddia ve talep konusu yapmadığını, en hızlı aksiyon alınabilecek bu yolu ihmal ederek dosyayı rafa kaldırdığını, nitekim davacının bu taleplerinin hukuki yarar yokluğu sebebiyle dinlenmemesi ve huzurdaki menfi tespit davasının usulden reddedilmesi gerektiğini, buna rağmen Yerel mahkemece davanın kabulüne yönelik hüküm kurulmasının doğru olmadığını, bu haliyle kararın kaldırılarak dosyanın yeniden inceleme yapılmak üzere Mahkemesine iade edilmesi gerektiğini beyanla İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/49 E. sayılı dosyasından verilen 2023/319 K. numaralı hatalı kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle öncelikle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:  HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan takipte talep edilen çek tazminatı ve ferileri nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davacının ödeme emrinin tebliği üzerine İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde itiraz hakkını kullanmaması nedeniyle bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı ve Mahkemece karar tarihindeki kur nazara alınarak hesaplanan dava değeri üzerinden aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, takip tarihindeki kur üzerinden dava değerinin belirlenmesi gerektiğine ilişkindir. Dosya kapsamından; davalı tarafından davacı ve dava dışı ... Tic. A.Ş. aleyhine 99.700,96 USD asıl alacak, 6.178,73 USD işlemiş faiz, 299,10 USD komisyon ve 10.000 USD karşılıksız çek tazminatı olmak üzere toplam 116.178,79 USD alacağın tahsili talebi ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, takibe dayanak ... Sanayi Bostancı Şubesine ait, ... çek seri numaralı, 19.10.2018 keşide tarihli, 100.000,00 USD bedelli çekin keşidecisinin dava dışı ... Tic. A.Ş., lehtar ve ilk cirantasının ise davacı olduğu, ödeme emrinin davacıya 15.02.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davacının takibe itiraz etmediği, takibin davacı yönünden kesinleştiği anlaşılmıştır. Dava, İİK'nın 72. maddesi uyarınca açılmış bir menfi tespit davasıdır. Tespit davalarının tümünde olduğu gibi bu dava yönünden de hukuki yarar dava şartıdır. Anılan yasal düzenleme uyarınca borçlu tarafından icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açılabilir. Borçlu hakkında icra takibinin başlatılmış ve hatta takibin kesinleşmiş olması menfi tespit davasının açılmasına engel değildir. Aksine ödeme emrine bir sebeple itiraz etmemiş ve hakkındaki takibin kesinleşmiş olması sebebiyle ödeme baskısı altında olan borçlunun, takibe konu borcun esasında bulunmadığının tespitini talep etmekte hukuki yararı vardır. Davacı taraf takip konusu çekte lehtar ciranta olup Mahkemece de kabul edildiği üzere TTK'nın 783/3. maddesi uyarınca çekin karşılıksız çıkması nedeniyle hamilin talep edebileceği çek tazminatının muhatabı değildir. Bu tazminat ancak dava dışı keşideciden talep edilebilecekken takip talebi ile davacıdan da talep edilmiştir. Davacı tarafından ödeme emrinin tebliği üzerine İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde itiraz yoluna başvurulmamış olup, takip işlemleri devam etmektedir. Davalı tarafından çek tazminatının davacıdan tahsiline yönelik talepten de vazgeçilmediğinden davacı, borçlu olmadığı bir bedeli ödeme baskısı altında olduğundan bu davayı açmakta hukuki yararı mevcuttur. Davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davaya konu takipte alacağın USD cinsinden tahsili talep edilmiş, davacı tarafından da takibe konu 10.000 USD çek tazminatı yönünden iş bu dava açılmıştır. Mahkemece 10.000 USD'nin dava tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası değeri belirlenerek, davanın tamamı kabul edilmiş olduğundan, belirlenen bu değer üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya uygundur. Davalı vekilinin Mahkemece dava değerinin karar tarihindeki kur üzerinden Türk Lirasına çevrildiği iddiası haksız olup, dava değerinin takip tarihindeki kur üzerinden belirlenmesi gerektiğine ilişkin istinaf sebebi ise yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle ve Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 12.829,43 TL harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL'nin mahsubu ile kalan 12.649,53 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 21/03/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ffeff37026a0f839","SID":"ed1dba7314f36bb7"}}