{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2020/1893 <br>KARAR NO\t\t: 2024/695<br>KARAR TARİHİ\t: 26/03/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/09/2020<br>NUMARASI\t\t: 2018/917 Esas  2020/318 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 26/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27/03/2024<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının kereste ithalat ve ihracat işi yaptığı, davalının mobilyacı olduğu, dava konusu takibin dayanağı olan 12/01/2018 tarihli 013549 nolu davalı borçlunun kaşesini de ihtiva eden irsaliyeli fatura ile davalının davacıdan çam kereste aldığı ve bu satın alınan çam kerestelerin davalıya teslim edildiği, dava dilekçesinin ekinde sunulan Whatsap görüşmelerinde 28/10/2017 tarihinde davacıya gönderilen sipariş listesine göre davacıdan fiyat talep edildiği, akabinde yapılan telefon görüşmeleri ile siparişlerin boyutlarının netleştirildiği,  davacının bu siparişlere dayalı olarak talep edilen malların Romanya'dan ithalatlarını gerçekleştirdiği, 05/01/2018 tarihinde siparişlerin Romanya'dan gönderildiği, 12/01/2018 tarihinde davalı borçluya malların tesliminin ... - ... plakalı araç ile ... adlı şoför vasıtasıyla davalı borçlunun İzmir - Menderes'teki depolarına yapıldığı, davalının mallar indirilirken davacının babası ...'nin de tırın başında beklediği, irsaliyedeki imzanını davacının babası ...'e ait olduğu, dava dilekçesine ekli Uluslararası Tır Taşımacılığı Transport Sözleşmesinde malların teslim yerinin, davalının İzmir Menderes'te ki depoları olarak gösterildiği gibi teslimden sonra tır şoförünün malı davalıya teslim ettiğini, navlunu nakit olarak aldığını beyan ettiği, kısaca malların teslim edildiğinin tartışmasız olduğu, buna rağmen borçlunun bedelleri ödemeye yanaşmadığı, alacağın tahsilatı için 02/04/2018 tarihinde İzmir 23. İcra Müdürlüğü'nün 2018/5130 Esas sayılı takip dosyası ile takibin başlatıldığı, davalı yanın kötü niyetli ve haksız olarak takibe itiraz ettiği, icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ve takibin devamı ile haksız itiraza %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı yana yükletilmesini talep ve dava ettikleri görülmüştür.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu faturanın takipten önce davalıya yollandığı, davalı tarafından ihtar ile beraber faturanın iade edildiği, davalı ile davacı arasında böyle bir ticari ilişki olmadığı, bu nedenle takibe itiraz edildiği, takibe esas fatura ve sevk irsaliyelerinde davalı veya SGK'lı çalışanlarına ait bir imzanın bulunmadığı, bununla ilgili ön görüşmelerin yapıldığı iddiasına icap ve kabul olduğu sonucunu oluşturmadığı, davacının teslim iddiasını ispatlamak için tanık dinletilmesine muvafakat etmediklerini, miktar itibariyle senetle ispat sınırında olduğunu, davalının imzasını taşıyan bir belgeye dayanılması gerektiğini, delil listesinde böyle bir belgenin olmadığını, bundan sonra da böyle bir belgenin sunulmasının iddianın genişletileceği anlamına geleceğinin ve izinlerinin olmadığı yönünde beyanda bulunduğu ve davanın reddini istediği görülmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece: \"...Dava, taraflar arasında davalının verdiği sipariş üzerine ithal edildiği ve davalıya teslim edildiği iddia edilen emtianın bedelinin davalı tarafından ödenmediği iddiasıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. <br>Davacı tarafça tarafların ticari defterlerine dayanıldığı görülmüş, taraflara ait ticari defter ve kayıtların yerlerinin bildirildiği anlaşılmıştır. Ayrıca davacı tarafça iddia edilen ithalata ilişkin belge ve kayıtların dava dilekçesine ekli olarak sunulduğu anlaşılmış, davacı ile taşımayı gerçekleştirecek olan firma arasında imzalanan transport sözleşmesinin sevkiyata ilişkin belge çevirilerinin dosyaya sunulduğu görülmüştür. <br>Davacı tarafça bildirilen tanıklar duruşmada dinlenilmiştir. <br>Dosyanın tespit edilen uyuşmazlık konusunda, taraflara ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılmak ve rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişisi ve taşıma konusunda uzmandan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edildiği, 24/12/2019 havale tarihli raporlarını dosyaya sundukları görülmüştür.<br>Bilirkişi raporunun yapılan incelemesinde; Davacı tarafın 2018 yılı yasal defterinin işletme defteri olduğu, Eski ve Yeni Türk Ticaret Kanununda İşletme defteri açılış tasdiki zorunlu defterler arasında olmakla birlikte kapanış tasdiki zorunlu defterler arasında yer almadığından davacı taraf yasal defterlerinin açılış tasdikine sahip olduğu kapanış tasdikine sahip olmadığı, sahibi lehine/aleyhine delil sayılması gerektiğine dair nihai takdir yetkisinin Mahkememize ait olduğu, davalı tarafın 2018 yılı yasal defterinin 6762 Sayılı (Mülga) TTK'nın md. 66.,69.,70. Ve 82. uyarınca ticari defterin ispat kuvveti bakımından açılış tasdikine ve kapanış tasdikine sahip olduğu, bu yönüyle sahibi lehine delil sayılması gerektiğine dair nihai takdir yetkisinin Mahkememize ait olduğu, takipten sonra herhangi bir ödemenin davalı tarafından yapılmadığı, icra takip tarihinden önce ETTK 92 . Mad./YTTK mad. 94 gereği mevcut bakiye için taraflar arasında imzalı kaşeli bir cari hesap mutabakatı olmadığı, iki tarafın da tacir sayıldığı ve aralarında fiili bir cari hesap ilişkisi bulunduğu, ETTK 92. Mad./YTTK 91 md. yerine getirilmediğinden, davacının davalıya takip tarihinden önce temerrüde düşürmediği, dava ve takip konusu cari hesap muavin kayıtlarındaki işlemlerin davalı yasal defter kayıtlarına genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine ve VUK usulüne uygun olarak kaydedildiği, davacı defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde; davacının ticari defterinin işletme defteri olması sebebi ile bu deftere davalı tarafa düzenlenen 12/01/2018 tarihli 013549 nolu fatura üzerinde 08/01/2018 Gümrük beyanname no: 18220400IM00185 açıklaması ile dava konusu 41.0664,00 TL irsaliyeli fatura bedelinin işletme defterinin gelir kısmına işlendiği ancak davalı tarafından ödenen para var ise, makbuzlarının işlenme durumunun olmadığı, (işletme defterinin işleyiş olarak Gelir/Gider mantığı ile kayıtlanması sebebiyle durumun usulüne uygun olduğu) dolayısıyla faturadan kaynaklı bakiyenin var ise görülemeyeceği davalı vekili dilekçesinde de böyle bir ödemenin iddia edilmediği,  yine davacı defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde davalıya düzenlenen ve dava konusu olan fatura içeriği kerestenin alımına ilişkin İthalat gümrük beyannamesinin oluşturan ithalat faturasının da işletme defterinin gider kısmına işlendiği, dolayısıyla fatura içeriği malın girişinin/alımının ve çıkışının/satışının davacı yasal defter kayıtlarında ispatlanabildiği, davalı taraf ticari defterleri üzerinden bakıldığında, dava konusu faturanın davalı yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı 7. Vergi Dairesine verilen onaylı BA-BS formları açısından yapılan incelemede, VUK genel tebliği gereği aylık dönemlere ilişkin mal ve/veya hizmet alışları ile mal ve/veya hizmet satışlarına uygulanacak had 5.000,00 TL olarak belirlenmiş olduğu, takip ve dava konusu faturaların hadler dahilinde, davalı tarafın yasal defterlerinini işletme hesabına tabi olması sebebiyle form BA-BS verme zorunluluğu bulunmadığından inceleme yapmanın mümkün olmadığı, durumun usulüne uygun olduğu, davalı taraf BA-BS bildiriminde dava konusu faturanın beyan edilmediği, (Form BA kopyasının bilirkişi tarafından dosyaya eklendiği), davacı tarafça, davalıya teslim hususunda dosya içesinide mevcut Uluslararası Tır Taşımacılığı Sözleşmesindeki, Şoför ...'nın ... Mobilya Menderes/İzmir adresine teslim ettiğine dair imzasının teslim sayılmasına ilişkin değerlendirmenin hukuki olması sebebiyle nihai takdir yetkisinin Mahkememizde olduğu, takdirin Mahkememize ait olmak üzere, davalıya malın teslim edildiğine dair hüküm kurulması ve dava ve takip konusu faturanın davacı yasal defterine işlenmesi nedeniyle kabul edilmesi halinde, davacı tarafından icra takibine konu edilen alacağın doğduğu, takip tarihi itibariyle, davalının, davacıya 41.064,00 TL borçlu olduğu yönünde kanaatinin kullanıldığı görülmüştür.<br>Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerinin rapora karşı beyan dilekçelerini dosyaya sundukları görülmüştür.<br>Dosyanın içeriğine göre, davacı tarafın iddiasının ispatı noktasında, davalının siparişi üzerine icra takibine konu faturada gösterilen emtianın davalıya teslimi hususunun davacı yükümlülüğünde olduğu, davacı tarafından ürünlerin davalıya teslim edildiğinin şüpheye mahal bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiği, zira dava konusu edilen bedel ve taraflar arasındaki hukuki ilişki dikkate alındığında alacağın varlığının ve doğduğunun ancak bu şekilde tespit edilebileceği anlaşılmıştır. <br>Dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporu ve kayıtların birlikte incelenmesi sonucu icra takibine konu faturada gösterilen emtianın davalıya teslim edildiğini ispatlar nitelikte kaydın olmadığı görüldüğünden dava dilekçesinde davacının yemin deliline de dayandığı anlaşıldığından davacı tarafa davalıya yemin teklif edip etmeyeceği sorulmuş davacı tarafça davalıya yemin teklifinde bulunulacağı yönünde beyanda bulunulduğu görülmüştür. <br>Davalı yemin için duruşmaya davet edilmiş davalının duruşmada hazır olduğu ve teklif edilen yemini kabul ettiği görülmüş, dava konusu edilen 013549 nolu irsaliyeli faturada ve ona bağlı düzenlenen faturada gösterilen ürünleri davacıdan ve babasından sipariş etmediğine, ürünleri teslim almadığına, davacıyı ve davacının babası ...'i tanımadığına davacı ile bir alış verişinin olmadığına, davacıya dava konusu edilen miktar ve sebeple borçlu olmadığına yemin ettiği, yeminin de sebat ettiği, yemin beyanını imzası ile onayladığı görülmüştür. <br>Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davacı ile davalı arasında davalının sipariş ettiği ürünlerin ithal edildiği ve davalıya teslim ettiği halde davalının teslim edilen mal bedellerini ödemediği iddiasıyla alacaklı olduğunu beyan ederek davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça takibe itiraz edildiği, itirazın iptali istemi ile iş bu davanın açıldığı görülmüştür. Davalı tarafça, davacı tarafından iddia edildiği üzere aralarında herhangi bir ticari ilişki olmadığı beyan edilmiştir. Taraflar arasında ticari alım satıma dayalı ticari ilişki olduğu davacı tarafından iddia edildiğinden, iddiasının ispatlanması konusunda dayandığı delillerin yapılan incelemesine göre, davacı defterlerinde her ne kadar davalı tarafından sipariş edildiği ve davalıya teslim edildiği iddia edilen ürünler yönünden kayıtlar mevcut ise de, bu kayıtları karşılar ve doğrular nitelikte her hangi bir kaydın davalı defterlerinde mevcut olmadığı, ürünlerin davalıya teslim edildiğini gösterir net bir kaydın davacı tarafından dosyaya sunulamadığı, davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayanması nedeniyle davalıya yemin teklif edildiği davalı tarafından icra takibine konu faturada gösterilen ürünleri sipariş etmediği, ürünleri teslim almadığı, davacı ile aralarında herhangi bir ticari ilişkinin olmadığı, davacıya herhangi bir borcunun olmadığı şeklinde yemin edildiği, HMK md 225 vd hükümleri uyarınca, yeminin çekişme konusu açısından kendisinden kaynaklanan vakalar yönünden söz konusu olacağı, usulüne uygun edilen yemin uyarınca davacı tarafından iddia edilen hususların reddedildiği, kanuni düzenleme ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesine göre bu haliyle davacının iddiasını ispatlayamadığı ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış aşağıdaki hüküm kurulmuştur\" gerekçesi ile, \"Davanın REDDİNE\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kereste ithalat ve ihracat işi yaptığını, davalının ise mobilyacı olduğunu, iş bu takibe konu alacağın dayanağını teşkil eden davanın 12.01.2018 tarihli 013549 numaralı davalı borçlunun kaşesinide ihtiva eden İrsaliyeli Faturadan da anlaşılacağı üzere, davalı-borçlunun müvekkilinden  Çam Kereste satın almış ve bu satın alınan çam kerestelerin davalı borçluya teslim edildiğini, dava dilekçesi ekinde sunmuş oldukları kerestelerin sipariş edildiğini tevsik eden Whatsap görüşmelerinden de anlaşılacağı üzere 28.10.2017 tarihinde, müvekkilinin işlerini birlikte yürüttüğü  babası ...'e davalı yan adına işleri takip eden oğlu ... tarafından  gönderilen sipariş listesine göre müvekkilinden fiyat talep edilmiş akabinde yapılan telefon görüşmeleri ile siparişlerin boyutlarının netleştirildiğini, (davalı yanın talep ettiği 140 ve 265 boyutunda ağaç kesilmediğinden 3 metre olarak mutabık kalınmıştır), müvekkilde bu siparişlere dayalı olarak talep edilen malların Romanya’dan ithalatlarını gerçekleştirdiğini ve  05.01.2018 tarihinde siparişlerin Romanya’dan gönderildiğini, 12.01.2018 tarihinde davalı borçluya malların teslimi ..., ... plakalı araç ile ... adlı şoför vasıtasıyla davalı borçlunun İzmir/Menderes’teki depolarına  yapıldığını, şoför ...'ın yerel mahkemece 01.10.2019 tarihli celse de dinlenildiğini, tanık ifadesinde; davalı yana teslim edilecek keresteleri bizzat tır ile kendisinin taşıdığını, davalının Menderes'teki yerlerine yükün boşaltıldığını, hatta nakliye parasının da davalı yanca ödendiğini tüm samimiyetli ile  beyan ettiğini, bu tanığın müvekkilinin çalışanı olmadığını, müvekkili ile aralarında menfaat birliğinin de bulunmadığını, tanığın ifadelerine mahkemece neden itibar edilmediğinin taraflarınca anlaşılamadığını, yine yargılama sırasında tarafların ticari defterlerinin bilirkişi marifetiyle incelendiğini, bilirkişilerce; davalı yana düzenlenen 12.01.2018 tarihli 013549 nolu fatura üzerinden 08.01.2018 Gümrük beyanname numarası  açıklaması ile dava konusu yapılan 41.064,00 TL alacağın işletme defterinin gelir kısmına işlendiği, ancak davalı tarafça bir ödemenin yapılmadığı ve yine dava konusu olan fatura içeriği kerestenin alımına ilişkin ithalat Gümrük beyannamesini oluşturan ithalat faturasının da işletme gider kısmına işlendiği, dolayısıyla fatura içeriği malın gelişinin/alımının ve çıkışının/satışının yapıldığının yasal defter kayıtlarına göre ispatlandığının tespitinin yapıldığını, yine  bilirkişilerce; taraflar arasında fiili bir cari hesap ilişkisi olduğu ve yine dava ve takip konusu  cari hesap muavin kayıtlarındaki işlemlerin (fatura, ödeme vb) davalı yasal defter kayıtlarına genel kabul gördüğünü, muhasebe ilkelerine ve VUK usulüne uygun olarak kaydedildiğinin tespit edildiğini,  halböyle iken davalı yana mahkemece yemin teklif edildiğini ve davalı yanın mahkeme huzurunda bilirkişi raporunun aksine müvekkili ile hiç bir ticari ilişkisi olmadığına dair yemin ettiğini, davalı yanın yalan yere yemin ettiğinin davalı adına işleri takip eden oğlunun yaptığı whatsap yazışmalarından, bilirkişi raporunun tespitinden açıkça anlaşılmasına rağmen mahkemece tüm delillerin yok kabul edilerek sadece yemin deliline dayalı olarak davanın reddine karar verilmesinin hukuken ve vicdanen kabul edilemeyeceğini, zira borca kötüniyetli olarak itiraz eden borçlunun, mahkeme huzurunda iddialarını kabul etmesini beklemenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek siparişe dayalı olarak Romanya'dan özel ithal edilen, Gümrük vergisi müvekkilce ödenen ve bu teslimin yapılması adına uluslararası taşımacılık şirketi ile anlaşılmış, sözleşmede teslim yeri olarak davalı yanın adresi gösterilmiş ve yine teslimden sonra kerestelerin indirildiğine dair dosyada mübrez olan fotoğraf çekilmiş  olmasına rağmen tüm bu hususların mahkemece değerlendirmeye alınmadığını ve delillerin eksik değerlendirildiğini belirterek yerel mahkeme kararın kaldırılmasına, davalarının kabulü ile davalının İzmir 23 İcra Müdürlüğü 2018/5130  Esas sayı ile başlatılan icra takibine vaki haksız itirazının iptali ile icranın devamına ve haksız itirazı dolayısıyla %20 'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; İİK 67.  maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır. <br>HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı vekili, davacı tarafça davalı adına düzenlenen davaya konu 12/01/2018 tarih 013549 nolu irsaliyeli fatura kapsamındaki malların davalının siparişi üzerine Romanya'dan ithalatı gerçekleştirmek suretiyle 12/01/2018 tarihinde ... ve ... plakalı araçlar ile ... adlı şoför tarafından davalı borçlunun İzmir Menderes'deki deposunda teslim edildiği, ancak takip ve davaya konu fatura tutarının ödenmediğinden bahisle davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki davalının itirazının iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili, taraflar arasında davacı tarafça iddia edildiği şekilde bir ticari ilişkinin bulunmadığı, takip ve davaya konu fatura ve sevk irsaliyesinde davalı tarafa ait herhangi bir imzanın bulunmadığı, işbu davada tanık dinlenemeyeceği, bu nedenle karşı tarafın tanık dinletmesine de muvafakatlarının bulunmadığından bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında, davanın reddine karar verilmiştir. <br>İşbu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Davaya konu İzmir 23. İcra Müdürlüğü'nün 2018/5130 Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhinde 12/01/2018 tarih ve 41.064,00 TL bedelli faturaya istinaden 41.064,00 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu anlaşılmıştır. <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre, davacı tarafın işletme defterine tabi olduğu, takip ve davaya konu faturanın davacıya ait işletme defterinde kayıtlı olduğu, davalı şirketin incelenen 2018 yılı ticari defterlerinde ise davaya konu faturanın kayıtlı olmadığı, ayrıca davalı taraf BA bildiriminde davaya konusu faturanın vergi dairesine beyan edilmediğinin tespit edildiği bildirilmiştir. <br>Davaya konu irsaliyeli faturanın incelenmesinden, davacı tarafça davalı adına düzenlenmiş 12/01/2018 tarih KDV dahil toplam 41.064,00 TL bedelli fatura olduğu, eksiksiz teslim alan kısmında herhangi bir imzanın bulunmadığı görülmüştür.<br> Bu nedenle davaya konu fatura muhteviyatı malların davacı tarafça davalıya teslim edildiği yönündeki iddianın  ispat külfeti üzerinde olan davacı tarafça dava değeri itibarıyla yazılı delillerle ispatlanması gerekmektedir. Dava, konusu irsaliyeli  fatura incelendiğinde teslim alan kısmı boş olup davalıya malların teslim edildiğine dair bir imza bulunmamaktadır. Teslime ilişkin olarak davalı şirket çalışan yada yetkililerine ait bir imzayı taşıyan yazılı bir belge davacı tarafça sunulmamıştır. Teslimle ilgili olarak davacı tarafça tanık deliline başvurulmuş ve davalı tarafça açıkça tanık dinlenmesine muvafakat edilmediği bildirilmiş olmasına rağmen ilk derece mahkemesince davacı tanıkları dinlenmiştir. Davacı tarafça dava konusu malları taşıyıp davalıya teslim ettiği belirtilen tanık ... tanık olarak dinlenmiş ise de, fatura muhteviyatı malların tanık olarak dinlenen bu şoför tarafından davalıya teslim edildiğine dair davalının imzasını içeren yazılı bir belge alındığı tanık tarafından belirtilmediği gibi bu yönde yazılı bir belge de dosyaya sunulmamıştır. Tanık olarak dinlenen şoför ...nın \"... Mobilyaya  malları Menderes/İzmir'de teslim ettiğine\" dair elyazısı ile Transport Sözleşmesi altına düşülen şerh altında sadece tanık olarak dinlenen şoföre ait imza olup davalı tarafı teslim hususunda bağlayacak nitelikte bir  belge olmadığının kabulü gerekir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 2016/8589 Esas, 2016/15360 Karar, 2014/17582 Esas, 2015/1580 Karar, 2014/6595 Esas, 2014/10455 Karar  sayılı kararları da bu yöndedir.) Bu nedenle ilk derece mahkemesince, davacının dava konusu fatura muhteviyatı malları yazılı delillerle teslimi ispatlayamadığı sonucuna varılarak  karşı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış ve davacı tarafça sunulan yemin metni doğrultusunda davalı tarafça da yemin eda edilmiş olduğundan ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına;  göre davacı tüm  vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/09/2020 tarih, 2018/917 Esas ve 2020/318 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 373,20 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 26/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"994fbbba11f97d16","SID":"c5de1ff770d7a804"}}