{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/2050 <br>KARAR NO\t: 2024/511<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET  MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 27/05/2021<br>NUMARASI\t: 2019/509 Esas - 2021/365 Karar<br>DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )<br>KARAR TARİHİ: 28/03/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ   : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.01.2014 tarihinde, davacı ... sevk ve idaresindeki ...  plaka sayılı motosikleti Etiler Uğurmumcu Bulvarı'nı takiben M. Kemal Kültür Merkezi'ni geçtikten sonra motorunun ön köşe ve sağ yan muhtelif kısımları ile, yolun sağında U dönüşü yapmak isteyen sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı aracın sol ön ve sol far kısımları ile çarpışması neticesinde çift taraflı yaralamalı ve  maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında dava konusu kazanın oluşumunda  dava dışı  ... plaka sayılı araç sürücüsü ...   2918 sayılı KTK'nın 47/1-C maddesinde yer alan ''Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymamak\" kusurunu işlediği tespit edildiğini, 4.500,00-TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatı ve 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 4.600,00-TL tazminatın davalı ... Şirketi'ne başvuru tarihi olan 08.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tazmini ile ödenmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kusur durumunun tespitini, davacı ile sigortalı araç sürücüsünün ceza yargılaması sırasında uzlaşmış olduklarını, sigortalı ile para karşılığı uzlaşmanın varlığı halinde sigorta şirketi aleyhine talep edilen maddi tazminatın da reddi gerektiğini, müvekkil sigorta şirketi temerrüde düşmediğini, davacının taleplerinin  reddine  karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  Uzlaştırma işleminin usulune uygun olup olmadığı hususunda yeterli inceleme yapılmadan 'ceza dosyasında uzlaşma yoluna gidilmesi sebebiyle' davanın reddedilmesi hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu, uzlaşma tutanağında şüphelinin ödediği bedelin, müvekkilin hangi zararına karşılık olduğu belirtilmediği gibi ödenen tutarın müvekkilin kazadan dolayı uğradığı maluliyet zararını gidermediği de açık olup müvekkile ödenmesi gereken tutarın çok altında olduğunu, davacı uzlaşmanın mahiyetini ve hukuki sonuçları hususunda aydınlatılmadığından uzlaştırma raporu yasanın aradığı anlam ve nitelikte bir rapor olmadığını, iş bu sebeplerle sadece genel işlem şartlarına haiz, davacının sonuçlarını anlayamadığı matbu bir tutanağın geçerliliği mümkün olmadığını, Antalya Bölge İdare Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin somut olaya emsal mahiyetinde 2017/1440 E. ve 2018/53 numaralı kararında uzlaşma teklif formunun matbu bir evrak olduğu, kişiye uzlaşmanın mahiyeti, kabul ve reddedilmesinin hukuki sonuçları anlatıldığı anlamına gelmediği görüşünde olduğunu, bu nedenle kararın usul ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi  tazminat istemine dayanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince davacı ile sigortalı arasında dava tarihinden önce uzlaşma sağlandığı, bu halde CMK'nın 253/19 maddesi gereğince tazminat davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.  5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 19. fıkrasının 5. cümlesi olan \"Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz\" bölümü, 18/10/2023 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih, 2023/43 Esas ve 2023/141 Karar sayılı kararı ile  iptal edilmiştir.  Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmi Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve bu durumun da bozma kararına uyulmakla meydana gelen usuli müktesep hakkın istisnası olduğu ve  uyuşmazlığa dair iptal kararının diğer mahkemelerde derdest olan davalar bakımından da uygulanması gerekir (Yargıtay HGK'nun 16.05.2018 tarih, 2017/20-1121 E.-  2018/1104 K. sayılı kararı, Yargıtay  9. Hukuk Dairesinin  24.06.2020 tarih,  2020/1029 E. - 2020/6255 K. sayılı kararı). Bu açıklamalar çerçevesinde Anayasa Mahkemesinin26/07/2023 tarih, 2023/43 Esas ve 2023/141 Karar sayılı  iptal kararının Dairemiz içinde bağlayıcı olduğunun, somut norm  denetimi içerdiğinden istinaf aşamasında bulunan ve henüz kesinleşmeyen eldeki uyuşmazlık bakımından da uygulanması gerektiğinin kabulü gerekir. Bu bağlamda yapılan değerlendirmeye göre de CMK'nın 253/19 fıkrasının 5. cümlesi olan \"Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz\" hükmünün iptali nedeniyle uzlaşma sağlansa bile tazminat davası açılabileceğinden davanın esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, <br>5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/03/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"43f9fdce0346a159","SID":"0998373168f532de"}}