{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/2005 <br>KARAR NO\t 2024/346<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET  MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 17/06/2021<br>NUMARASI\t: 2017/31 Esas - 2021/467 Karar\t  <br>DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ: 13/03/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin 19/11/2016 tarihinde ...' ın sevk ve idaresindeki davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın kaza yapması sonucu yaralanarak sakat kaldığını, kazada müvekkillerinin  bir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin yolcu konumunda olduğunu, kaza sebebiyle Adana Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma numaralı dosyası ile ceza takibatı yapıldığını, müvekkilinin kaza sonrası Adana Numune Eğtim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gördüğünü, talep edilen maddi tazminatın müvekkilinin iş göremezlik ve kalıcı sakatlık dolayısı ile meslekte kazanma gücünü kaybetmesi, gelir kaybı ve maddi zararlarını tazmine yönelik olduğunu fazlaya ilişkin haklar saklı kalması kaydı ile 4.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren ticari faizi olmaması halinde mevduata uygulanan en yüksek faiz olmaması halinde yasal faizi ile birlikte davalılardan kusur durumları sigorta poliçeleri, yönetmelik ve mevzuat sorumlulukları dahilinde olmak üzere tahsiline karar verilmesini  talep  etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: dosyaya konu aracın müvekkili şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası İle teminat altına alındığını, davayı kabul manasında olmamak üzere, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, eksik evraklarla yapılan başvuru halinde müvekkili şirketin temerrüdünün de söz konusu olmayacağını, davayı kabul manasında olmamak üzere avans faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın  geçici iş göremezlik yönünden tam kabulüne, daimi iş göremezlik yönünden kısmen kabul, kısmen reddine,  davacının sürekli iş göremezlikten kaynaklı 45.661,48 TL tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı temlik alan ... verilmesine davacının geçici iş göremezlikten kaynaklı 6.366,34 TL tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Hesap bilirkişi raporunda, TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür hesaplaması yapıldığını ancak tazminat hesaplamasında progresif rant yöntemi ile hesaplama yapıldığını, yapılan hesaplamalarda herhangi bir aktüeryal peşin değer formülü uygulanmaması ve progresif rant tekniğine göre hesaplama yapılması mevzuata aykırı olduğunu, TRH 2010 1.8 teknik faiz uyarınca hesaplama yapılması gerektiğini, Yerel Mahkeme kararında davacı taraf lehine geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğunu, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderlerine  ilişkin zararlar poliçe teminat kapsamında bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, davacı taraf uyuşmazlık konusu kaza meydana geldiği sırada kask, gözlük, dizlik, emniyet kemeri vs. koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığını ve herhalde ehliyetsiz ve alkollü araç sürücüsü aracında yolculuk edip etmediği tespit edilerek, tespite göre hesaplanan tazminat tutarından müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere, davacı tarafından sosyal güvenlik hizmet dökümünün sunularak, kaza tarihinden sonraki dönemde fiili çalışması bulunup bulunmadığı tespit edilmesi gerektiğini,  başvuru sahibi çalışma dönemine ilişkin gün kaybı bulunmaması halinde farazi geçici iş göremezlik süresinin yargılamaya esas alınmaması ve davanın reddi gerektiğini, herhalde SGK tarafından geçici iş göremezlik ödemesi yapılmış olması halinde hesaplanan tazminat tutarından tenzili gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 19/11/2016 tarihinde, saat 18:00 sıralarında dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı motosiklet ile yerleşim yerinde Çifteminare istikametinden M.Kemalpaşa Bulvarı istikametine seyir halinde iken olay yeri ışık kontrollü kavşak mahalline geldiğinde motosikletinin ön kısımları ile, istikametine göre sol taraftan gelerek Atatürk Caddesi Gar istikametine gitmek için kavşağa giren dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobilin sağ yan kısımlarının çarpışması sonucu, motosiklette yolcu olarak bulunan davacı ... yaralanması nedeniyle davalıya zmms ile sigortalı karşı araçtan tazminat talep edildiği anlaşılmaktadır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi genel şartlar değişikliğinden önce ve halen yürürlükte bulunan KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 27/03/2014 tarih, 2013/ 4616 E. ve 2014/4465 K. sayılı  kararında;  \"2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu, yasa kapsamı dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair giderlerden varsa trafik şirketi yoksa Güvence Hesabı ve her iki halde de diğer haksız fiil sorumlularının (işleten ve sürücü gibi) sorumlulukları devam edecektir\" yönünde; 14.10.2014 tarih, 2014/ 16455 E. ve 2014/13330  K. sayılı kararında ise \"Geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez\" yönünde  karar vermiştir. Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir (Benzer yönde Yargıtay  4.  Hukuk Dairesinin   2021/5305  E. ve 2021/7685  K. sayılı karar Trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi tazminat ya da ölüme bağlı destekten yoksun kalma tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararından sonra Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24/05/2021 tarih, 2021/3033 Esas ve 2021/1560 Karar sayılı güncel kararında  TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiği yönünde karar verilmiştir (Aynı yönde  14/01/2021 tarih, 2020/2598 E. ve 2021/34 K. sayılı kararı). Bu nedenle 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiği yönündeki istinaf talebi yerinde değildir.Dosya kapsamında bulunan SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünün 02.02.2017 tarihli müzekkere cevabında davacının 5510 sayılı yasanın 4a, 4b, 4c maddeleri kapsamında sigorta kaydının bulunmadığı, SGK Adana Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 07.02.2017 tarihli müzekkere cevabında ise davacıya herhangi bir geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı ve sürekli iş göremezlik geliri bağlanmadığı belirtilmektedir. Buna göre; rücuya tabi ödemeler hususunda indirime yer bulunmadığının kabulü ile yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmemiştir.   Kaza nedeniyle düzenlenen tespit tutanağında davacının kaskının bulunup bulunmadığından belirlenemediğinin yazılı olmasına, mevcut maluliyet raporlarından davacının diz kapağında ve baş bölgesinde bir yaralanma tespit edilmemesi nedeniyle  kask ve dizlik takılmadığının tespit edilmesinin mümkün olmadığı gibi  zararın artmasına neden olmadığına göre   müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 3.554,02 TL harçtan peşin alınan 888,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.665,52 TL harcın davalıdan  tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.13/03/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"401a4c373c818909","SID":"11ffa51f87775641"}}