{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t:<br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 30/11/2023<br>NUMARASI\t:  Esas <br><br>İHTİYATİ TEDBİR<br>TALEP EDEN DAVACILAR\t: 1- <br>\t\t2- <br>\t\t3-<br>VEKİLİ\t: Av. <br><br>İSTİNAF EDEN <br>KARŞI TARAF DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>TALEP\t: İhtiyati Tedbir<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 26/02/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 27/02/2024<br>İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili  tarafından karşı taraf davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada 30/11/2023 tarihinde tesis edilen ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara karara karşı, karşı taraf davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...'nın davalı banka şubesinden kredi kullandığını, murisin ölümü üzerine ilgili bankaca hayat sigortası yapılmadığı gerekçesiyle müvekkillerinden murisin kullandığı kredinin ödenmesinin istendiğini, müvekkillerinin kredinin ilk taksidi olan 98.750.00 TL'ni davalı bankanın  baskısı ile ödemek zorunda kaldıklarını ancak, müvekkillerince yapılan araştırmada davalı bankanın kredinin ödeme müddeti içerisinde kredi sözleşmesi ve sigorta taahhütnamesi ile yetkilendirildiği halde sorumluluğunu yerine getirmeyerek hayat sigortası yaptırmadığını öğrendiklerini, bu nedenle ölüm sonrası davalı bankaya ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, taraflar arasındaki sözleşmenin ve taahhütnamenin sigortaya ilişkin hükümlerinin sigorta yaptırılmak istenmese dahi bankanın re'sen sigorta işlemlerini yapıp masraflarını da herhangi bir ihtara gerek olmaksızın kredi kullananın hesaplarından çekme yetkisi vermekle, bankanın yetkisi kadar sorumluluğunu da arttırdığını ileri sürerek, vadesi gelen banka taksidinin davalı bankaca idari ya da yasal takibe konu olmaması yönünde takdiren teminatsız olarak tedbir karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"...Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede ; davacıların murisi ... davalı bankanın Konya Toptancılar Şubesinden (.... müşteri numarası) ile 02.03.2020 tarihinde kredi kullanmıştır, akabinde murisin ölümü üzerine ilgili bankaca hayat sigortası yapılmadığı gerekçesi ile davacıların muris ...'nın kullandığı kredinin ödenmesi istenmiş hayat sigortası yapılmadığı belirtilmiş olduğunu, davacıların  kredinin ilk taksidi olanı 98.750.00 banka baskısı ile ödenmek zorunda kaldığını  ancak davacılarca yapılan araştırma da bankanın kredinin ödeme müddeti içerisinde kredi sözleşmesi ve sigorta taahhütnamesi ile yetkilendirildiği halde davalının sorumluluğunu yerine getirmeyerek hayat sigortası yaptırmadığını, bu nedenle ölüm sonrası bankaya ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, davalı banka tarafından, sözleşme tarihi ve takip eden yıllarda,kredi borçlusu adına hayat sigortası yerine eğitim sigortası yaptırılıp sigorta primlerinin de tahsil edildiğini, bu şekilde mağduriyetlerine neden olunduğunu, davalı banka basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü ve mevzuat hükümleri doğrultusunda bu hususta davacılar murisi ...'yı bilgilendirmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin ve taahhütnamenin sigortaya ilişkin açıklanan hükümleri, sigorta yaptırılmak istenmese dahi bankanın re'sen sigorta işlemlerini yapıp masraflarını da herhangi bir ihtara gerek olmaksızın kredi kullananın hesaplarından çekme yetkisi vermekle, bankanın yetkisi kadar sorumluluğunu da arttırdığını davacılar vekilinin yaklaşık ispata elverişli deliller ile ileri sürdüğü, söz konusu ihtiyati tedbir kararının verilmemesi halinde telafisi güç ve imkansız sonuçlar doğurabilme ihtimali de dikkate alınarak 6100 Sayılı HMk 389 md kapsamında 98.750,00 TL'nin %20 teminat (19.750,00 TL) mukabilinde günü gelen banka taksidinin davalı bankaca idari yada yasal takibe konu edilmemesi talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....\" şekline karar verilmiştir. <br>İTİRAZ:  Karşı taraf davalı vekili, mahkemece verilen tedbir kararının HMK'da düzenlenen koşulları taşımadığını, hangi sebep ve delillere dayanıldığının kararda belirtilmediği gibi, teminata ilişkin şartların da gerçekleşmediğini, netice-i talebe hükmeder nitelikte tedbir kararı verildiğini, dava konusu olayda zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunu, bu hususta yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan tedbir karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, görevsizlik verilen mahkeme tarafından davacının 1 haftalık kesin süre içerisinde teminat yatırması gerektiği belirtilmiş ise de davacının bu süre geçtikten sonra teminat yatırdığını, tedbir kararının icrai nitelik taşımadığını ileri sürerek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İSTİNAF EDİLEN ARA KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, \"...Somut olayda; her ne kadar davalı vekili tedbirin kaldırılmasını talep etmiş ise de; Hazine Müsteşarlığı'nın 17/01/2009 tarih ve 27113 sayılı Resmi Gazetede yayımladığı Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin bankaya tek taraflı olarak tanıdığı yetkiler ve kredi kullananın hesabından miktara gerek olmaksızın yapılan sigorta işlemlerinin tahsil edilebilme imkanı nazara alınmakla, davacının iddialarındaki yaklaşık ispatın gerçekleştiği söz konusu ihtiyati tedbir kararının verilmemesi halinde telafisi güç ve imkansız sonuçlar doğurabilme ihtimali de dikkate alınarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğinden davalı vekilinin tedbirin kaldırılmasına yönelik talebinin reddine...\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Karşı taraf davalı vekili, mahkemece verilen tedbir kararının HMK'da düzenlenen koşulları taşımadığını, hangi sebep ve delillere dayanıldığının kararda belirtilmediği gibi, teminata ilişkin şartların da gerçekleşmediğini, netice-i talebe hükmeder nitelikte tedbir kararı verildiğini, dava konusu olayda zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunu, bu hususta yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan tedbir kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tedbir kararının icrai nitelik taşımadığını ileri sürerek,  mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Talep, ihtiyati tedbir kararına itiraz ile tedbirin kaldırılması  istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" düzenlemesi bulunmaktadır. <br>HMK'nın 390. maddesinde'' İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir.  Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' hükmü yer almaktadır. <br>Aynı Yasa'nın 394. maddesinde de'' Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz. İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir. İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler.  İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz. '' hükmü düzenlenmiştir. <br>Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf  istemleri nazara alındığında, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için HMK'nın 389. madde koşullarının oluştuğu, talep eden tarafça yaklaşık ispatın sağlandığı, karşı taraf davalı vekilinin itirazlarının yerinde olmadığı  ve bu itibarla, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından, karşı taraf davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Aleyhine ihtiyati tedbir istenen karşı taraf davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL karar ve ilam harcının karşı taraf davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br><br>4- İstinafa başvuran karşı taraf davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/02/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br><br>     Başkan                 Üye                        Üye                    Katip <br>         e-imzalıdır                    e-imzalıdır                         e-imzalıdır                      e-imzalıdır<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bacd62476ffd247f","SID":"e70393399e59ca2b"}}