{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t   \t: 2021/1434<br>KARAR NO\t\t: 2024/493<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                   <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t  <br>ESAS NO \t\t: 2017/1356<br>KARAR NO\t\t: 2021/363<br>DAVA TARİHİ\t: 01.12.2017<br>KARAR TARİHİ\t: 27.04.2021<br>DAVA\t\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 28.03.2024<br>KARARIN YAZ. TARİH\t: 28.03.2024<br><br>İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27.04.2021 tarihli 2017/1356 Esas, 2021/363 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili şirket ile .... arasında imzalanan  Balçova-Narlıdere Bölge Isıtma Sistemi Otomasyon Projesi Etap-1, Etap-2 ve Etap-3 sözleşmeleri  gereğince müvekkili şirkete ait  otomasyon projesi işini davalının üstlendiğini, davalının üstlendiği işin  bedelinin tamamını almasına karşın otomasyon projesinde önemli eksiklikler ve kusurlu  işlerin  tespit edildiğini,  İzmir 27. Noterliği'nin 20.06.2008 tarihli 14451 yevmiye nolu ihtarnameyle eksiklikleri gidermek üzere süre verildiği,  buna karşın eksikliklerin hiçbirinin giderilmediği gibi yeni sorunlarında ortaya çıktığını, eksik ve kusurlu işlerin İzmir 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/433 D.İş sayılı dosyasında tespit edilerek  bu hususta İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/887 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını,  daha sonra bu dosyanın İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/577 Esas sayılı dosyasıyla  birleştiğini,  mahkemece tespit edilen 17.759-TL alacağı karara bağladığını ancak o davada  faiz talebinde bulunulmamış olduğundan iş bu davada talep zorunluluğu doğduğunu,  alacağın halihazırda tahsil de edilmediğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı tarafın  yaptığı eksik ve kusurlu işler nedeniyle oluşan ve İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/577 Esas sayılı dosyasıyla birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/887 Esas sayılı dosyasında karara bağlanan 17.759,00 TL tutarındaki asıl alacağa 30.12.2008 tarihinden  bugüne kadar işlemiş 21.906,00.-TL reeskont avans faizi  ile tahsil anına kadar   asıl alacağa işleyecek reeskont avans  faizinin davalı taraftan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep ettiği görülmüştür. <br>YANIT:<br>Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile özetle; Taraflar arasındaki Isıtma Sistemi Otomasyon Projesi işi bir eser sözleşmesidir ve hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle beraber davacının davasının zamanaşımına uğradığını, öncelikle esasa girilmeden zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davalı şirket tarafından yapılan işin; yazılım, proje, otomasyon işi olduğunu, tüm işler tamamlanarak davacıya gerek mail ortamında gerekse cd vb. verilerle teslim edildiğini, eksik olduğu iddia edilen işlerin ise sözleşme kapsamında olmayan, davacı şirket tarafından hazırlanması gereken işlemler olduğunu, dava dilekçesi ekinde davacı yanca herhangi bir belge ibraz edilmediğinden bu hususlara ilişkin tüm beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını,  bu nedenle zamanaşımı itirazının kabulü ile işin esasına girilmeden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, aksi takdirde davacı yan dava dilekçesi ekinde herhangi bir belge ibraz etmediğinden davacı yanın sunacağı belgelere ilişkin cevap hakkımız saklı kalmak kaydıyla davanın esastan reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ettiği görülmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 27.04.2021 tarih ve 2017/1356 Esas, 2021/363 Karar sayılı kararı ile özetle; \"...Somut olayda uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup asıl alacak yönünden zamanaşımı süresi; 818 sayılı Borçlar Yasası'nın 126/son maddesi uyarınca alacağın istenebilir hale geldiği tarihten itibaren 5 yıldır, asıl alacaktan ayrı olarak açılan faiz alacağı davası da aynı süreye tabidir. Buna göre  İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/577 Esas, 2015/958 Karar sayılı dava dosyasında hüküm altına alınan ve faiz yürütülmeyen 17.759,00 TL bedel için faiz alacağı davasının açıldığı 01.12.2017 dava tarihinden itibaren geriye doğru 5 yıllık süre için istenebilir. Bu kapsamda  bilirkişi  tarafından  düzenlenen  26.02.2021 tarihli ek rapor hükme esas alınmış, ek raporda   17.759,00-TL'nin  dava tarihi olan 01/12/2017 tarihi ile geriye doğru 5 yıllık sürenin başlangıç tarihi olan 01/12/2017 tarihleri arasındaki işlemiş reeskont/avans faizi tutarının 9.811,24 TL olarak hesaplandığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/577 Esas sayılı dosyasında karar bağlanan  asıl alacağın işlemiş  faizi  olan 9.811,24 TL ile  İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/577 Esas sayılı dosyasında hükmedilen 17.759,00 TL asıl alacağa  eldeki bu davanın açılış tarihi  olan 01.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi  ile   davalıdan alınarak  davacıya  verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, \" dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>İSTİNAF EDEN: Taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili tarafından verilen 02.08.2021 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/1356 Es. ve 2021/363 K. sayılı dosya ile görülmekte olan işbu davanın İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/577 Es. ve 2015/958 K. sayılı dosyası ile görülmüş olan, davalı aleyhine sonuçlanarak kesinleşen, ayıplı eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın faizine ilişkin olduğunu, anılı davada sehven talep edilmeyen faiz alacağın, işbu eldeki dava ile talep edildiğini, asıl alacak henüz tahsil edilmediğinden davalı tarafın temerrüdü devam etmekte olduğunu, asıl alacağın karara bağlandığı İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/577 Es. ve 2015/958 K. sayılı dosyası ile görülmüş olan davada davalının eser sözleşmesini ifa ederken ağır kusurlu olduğu ortaya çıktığını ve eldeki işbu dava asıl alacağın zamanaşımı süresi dolmadan açıldığını, bu sebeple davalı tarafın zamanaşımı iddiası  hukuken yersiz olduğunu, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 2013/6099 Es. ve 2014/4502 K. sayılı ekli kararından da anlaşılacağı üzere yüklenicinin kastının veya ağır kusurunun bulunması hallerinde zamanaşımı süresi 10 yıl olarak düzenlendiği gibi zamanaşımının başlangıç tarihi de alacağın muaccel olacağı tarih olduğunu, davalı tarafa çekilen ihtarname, davacı şirket yetkilisinin müvekkili şirkete attığı mail göz önüne alındığında davacının işi bilerek ve isteyerek tamamlamadığını, davalı, müvekkili şirkete işi durdurduğunu ve tamamlamayacağını beyan ve ikrar ettiğini, bu durumda asıl dava, müvekkili şirket lehine sonuçlanmışken henüz ödenmemiş alacağın faizinin zamanaşımına uğradığından da söz edilemeyeceğini, dava zaman aşımı süresi içerisinde ve asıl alacak tahsil edilmeden açıldığını, mahkemenin geriye dönek 10 yıl yerine 5 yıllık faiz alacağını hükme bağlamakla yetinmesi eksik ve hatalı olduğunu, yerel mahkeme tarafından verilen kararın kaldırılarak dava dilekçelerindeki taleplerinin tamamının kabulünü, istinaf incelemesinin sonuna kadar İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün 2021/18412 Esas sayılı dosyasında tehiri icra kararı verilmesini, davalının haksız istinaf talebinin reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Davalı vekili tarafından verilen 26.07.2021 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Yerel mahkeme zaman aşımı itirazlarına ilişkin hiçbir değerlendirmede bulunmadığını, bu hususu tartışılmadığını, bu konuda bir karar oluşturmadığını, taraflar arasındaki Isıtma Sistemi Otomasyon Projesi işi bir eser sözleşmesi olduğunu ve davacının davası zaman aşımına uğradığını, asıl alacağın davacı vekilinin beyanına göre tahsil edilmediğinin tespiti tek taraflı, eksik bir tespit olduğunu, yerel mahkeme tarafından bu hususta UYAP sistemi üzerinden araştırma yapılabileceği gibi taraflarına süre verilmeden sadece davacı vekilinin beyanına dayalı karar oluşturulmuş olması usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf kanun yolu başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br> İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:<br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan işlemiş faiz alacağı istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna  başvurulmuştur.<br>İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/577 Esas -2015/958 Karar sayılı dosyasının incelendiğinde;  davacı tarafından davalı aleyhine   açılan  davanın kabulüne, 17.759,00TL eksik  ve kusurlu iş bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği, kararın temyiz edilerek Yargıtay 15.HD'nin 14.05.2019 tarihli  2018/3190 esas  2019/2279 karar sayılı kararı ile onanmasına karar verildiği, karar düzeltme yoluna gidilmediğinden hükmün 02.07.2019 tarihinde  kararın kesinleştiği, bu dava  kapsamında hüküm altına alınan 17.759,00TL  yönünden faize  hükmedilmediği   anlaşılmıştır.<br>Davacı, davacı asıl dava açılırken faiz talebinde bulunulmadığı, dosyaya konu alacağı halen davalıdan tahsil edilemediği, beyanla fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla, 21.906,00-TL faiz alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi için 01/12/2017 tarihinde eldeki davayı açmıştır.<br> Faiz asıl alacağa bağlıdır fakat bir kez doğmakla bir yan edim olarak varlık kazanır. Asıl alacak tamamen sona erdiğinde faiz borcu da sona erer (TBK m.131/1, BK m.113/2). Faiz alacağı doğduktan sonra, açıkça vazgeçilmedikçe zamanaşımı süresi içerisinde her zaman ayrı dava ve takip konusu edilebilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/19-1628 esas 2018/1098 karar sayılı kararı) Eser sözleşmesinde zamanaşımı süresinin başladığı tarih de eserin sözleşmeye uygun olarak eser sahibine teslim edildiği tarihtir.<br>Faize ilişkin taleplerde ise sürekli bir durum söz konusudur. Asıl alacak ödenmedikçe faiz zamanaşımına uğramaz. Asıl alacak davasında faiz istememişse bu davanın açılmış olması faiz istemi yönünden zamanaşımını kesmez. Faiz davalarında zamanaşımı süresi asıl alacak süresine bağlıdır. Ancak bağımsız faiz davalarında bu sürelerin hesabı, asıl alacak zamanaşımı süresinin hesaplanmasından farklıdır. Çünkü asıl alacağın zamanaşımı süresi ileriye doğru hesaplanırken, bağımsız faiz davalarında zamanaşımı süresi,  davanın açıldığı tarihten geriye doğru hesaplanır. Asıl alacağın zamanaşımı süresi dolmuş olsa bile, eğer açılan dava sürmekte ise veya asıl alacak henüz tahsil edilmemişse, borçlunun temerrüdü para tahsil edilinceye kadar devam edeceğinden, faize ilişkin davanın açıldığı tarihten geriye doğru \"asıl alacağın zamanaşımı süresi kadar\" faiz istenebilir. ( Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 22/06/2017 tarih ve 2017/903 E., 2017/2675 K. sayılı ilamı)<br>Somut olayda, uyuşmazlık, dava dilekçesinde istenmeyen fakat ayrı bir dava ile  istenen işlemiş faiz alacağının hüküm altına alınıp alınamayacağı noktasındadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklandığından sözleşmenin tarihine göre eski BK’nın 126/4. maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımı süresi bulunmaktadır. Bu durumda asıl alacağın zamanaşımı süresi daha kısa olarak 5 yıl olduğundan faiz alacağında da zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Asıl alacak henüz tahsil edilmediğinden faiz için zamanaşımının dolduğundan söz edilemeyeceğinden, faiz için açılan davadan geriye doğru 5 yıllık faiz istenebilir (Aynı yönde; Yargıtay 6. Hukuk Daire'sinin 24/11/2021 tarih, 2021/5517 Esas, 2021/1758 Karar sayılı ilamı).  Mahkemece, davadan geriye doğru 5 yıllık faiz talep edebileceği gözetilerek bu hesaplamaya göre belirlenen faiz alacağına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, taraf vekillerinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27.04.2021 tarihli 2017/1356 Esas, 2021/363 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, taraf vekillerinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gerekli 427,60 TL istinaf  karar ve ilam harcından peşin alınan 167,55 TL harcın mahsubu ile kalan 260,05 TL harç bedelinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gerekli 670,20 TL istinaf nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 167,55 TL harcın mahsubu ile kalan 502,65 TL harç bedelinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>5-Davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>6-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca dava değeri itibarıyla kesin olmak üzere 28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a519c602a0dfd53c","SID":"5de65b6620c6bfcd"}}