{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/1106 <br>KARAR NO\t\t: 2024/554<br>KARAR TARİHİ\t: 05/03/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t\t: 2021/1232<br>KARAR NO\t\t: 2022/420<br>DAVA TARİHİ\t: 09/11/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 31/03/2022  <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAİRE KARAR TARİHİ\t:05/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:05/03/2024<br><br><br>Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/03/2022 Tarih ve 2021/1232 E. 2022/420 K.sayılı kararının istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelenmenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>       <br>   İSTEM:<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Muğla 1. İcra Müdürlüğünün 2017/9157 Esas sayılı dosyasıyla davalı aleyhine ödenmeyen atıksu bedeline ilişkin icra takibine başlanıldığını, davalının haksız itirazı sebebiyle takibin durduğunu, itirazın iptali ve takibin devamını sağlamak için  Arabuluculuk sistemine 2021/28644 arabuluculuk numarası ile başvurulduğunu ancak görüşme sonunda anlaşılamadığını, davalı/borçlu tarafın itiraz dilekçesinde \"şirketin ikametgah adresinin İstanbul da olduğu bu nedenle yetkiye itiraz ettiklerini devamında ise, ödeme emrine konu borcu olmadığı icraya konu taşınmazın kira kontratının iptal edildiği bu nedenle borcun tamamına itiraz ettiklerini \" belirttiklerini, söz konusu icra takibine konu alacağın para borcu olması sebebi ile  Borçlar Kanunu 89. Maddesine göre  müvekkili idarenin adresinin olduğu yer olan Menteşe icra dairesi ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenle yetki itirazını kabul etmediklerini, dava konusu ... sicil numaralı ... Şirketi adına kayıtlı atık su aboneliğine ilişkin borcun Bodrum Belediye Başkanlığından idarelerine  6360 sayılı yasa ile atık su borcu olarak tahakkuk ettirildiğini, söz konusu sicile ait borcun tamamının devirden gelen borç olduğunu,  davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmamasından dolayı icra takibine başlanıldığını, davalının aboneliğini sonlandırdığına dair herhangi bir evrak sunmadığını,  ... Abone Hizmetleri ve Tarifeler Yönetmeliğinin 43'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasında \"Abone sözleşmesi abone ya da idare tarafından feshedilmedikçe aynı koşullarla devam eder” hükmü ile aynı yönetmeliğin 35'inci maddesinin 1'inci fıkrasında “Abone sözleşmesini feshetmeden aboneliği terkedenler fiili kullanıcı olmasalar dahi başkalarının tüketimi nedeniyle tahakkuk eden su ve/veya atıksu bedellerinden fiili kullanıcı ile müşterek ve/veya müteselsilen sorumludur\" denildiğini belirterek davalının haksız itirazının iptali ve takibin devamı ile borçlunun takip konusu borcu , faizi ve ferilerini ödemeye ve takip konusu alacağın %20  sinden az  olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini ve dava ve talep etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ile davacı şirket ile taşınmaz kirasına ilişkin kira sözleşmesi akdettiğini,  bu taşınmazın kira kontratının Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2004/826 E. 2014/413 K. sayılı Mahkeme ilamı ile iptal edildiğini, kararın kanun yollarının tüketilmesinin ardından 22/10/2015 tarihinde kesinleştiğini, 15.11.2017 tarihinde, davalı müvekkili aleyhine Muğla 1. İcra Dairesi 2017/9157 Esas sayılı dosyası üzerinden, söz konusu taşınmazdaki abonelik sözleşmesinden doğan bir borç bulunması sebebiyle icra takibi başlatıldığını,  İlamsız takibe ilişkin ödeme emrinin 10.07.2019 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini,  Kira kontratı iptal edilmiş olduğundan ve icraya konu taşınmazla ilgili 17 yıldan fazla süredir müvekkili şirketin ilgisi bulunmadığından, dolayısıyla mevcut bir abonelik sözleşmesi de olmadığından; 13.07.2019 tarihinde Muğla 1. İcra Dairesi 2017/9157 Esas sayılı dosyasına süresinde itiraz edildiğini  ve 18.07.2019 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, 05.04.2021 tarihinde, davacı taraf ile arabuluculuk görüşmesinin gerçekleştirildiğini ancak sonuç alınamadığını,  09.11.2021 tarihinde, davacının  itirazın iptali davasını açtığını, işbu davanın konusunun abonelik sözleşmesine dayandığı için görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu, usulden reddi gerektiğini, davanın konusunun tarafların arasındaki su aboneliğine ilişkin olduğunu, müvekkili ile davalı arasındaki abonelik sözleşmesinin kira ilişkisinin de sonlanmış olmasına bağlı olarak 17 yıl önce feshedildiğini, dava konusu alacakların vade tarihinin 2007-2008-2009 yıllarına ilişkin olması sebebi ile zamanaşımına uğradığını, vade tarihi 2021 olan borçların ise zaten ödenmiş olduğunu bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini,  müvekkilinin dava sürecinin başladığı 2004 yılından beri 17 yıldır söz konusu taşınmazı kullanmadığını, taşınmazın maliki de olmadığını, kira akdi sonlanan bir taşınmazda abonelik sözleşmesinin devam ettiğinin kabulünün hayatın olağan akışında mümkün olmadığını, dolayısıyla müvekkilinin kullanmadığı bir hizmetin bedelini ödemesinin beklenemeyeceğini, Müvekkili ile davacı şirket arasındaki kira sözleşmesinin feshi ile abonelik sözleşmesinin de feshedildiğinin ortada olduğunu, davacı şirketin abonelik sözleşmesinin feshedildiği halde sözleşme süresi sonunda hizmet sunmaya devam ettiyse bile müvekkilinden bu hizmetin bedelini talep edemeyeceğini, belirterek  davanın usulden ve esastan reddine, Kötü niyetli olarak başlatılmış işbu takip sebebiyle davacının %20' den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücreti alacağının karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir .<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemece \"... 31.10.2008 ve 31.10.2009 tarihli alacaklar yönünden ise davacı tarafça borçların 6360 Sayılı Yasadan sonra Bodrum Belediyesi tarafından bildirilen borçlar içerisinde olduğunun bildirildiği, Bodrum Belediye Başkanlığı ve davacı kuruma yazılan müzekkerelere verilen cevaplarda davalının aboneliği ile ilgili herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığının bildirildiği görülmüş olmakla davalının abonelik sözleşmesinin 2004 yılından sonra devam ettiğine dair davacı tarafça herhangi bir delil ibraz edilmediği kaldı ki abonelik sözleşmesinin kapattırılmamış olması sebebi ile abonelik sözleşmesinin devam ettiğinin veya taşınmaz başkası tarafından kullanılmış olsa ve aboneliğin davalı adına olması sebebi ile borcun tahakkuk tarihi itibarı ile davalının borçtan sorumlu olduğu kabul edilse dahi davacı tarafça davalıya sözleşmede kaynaklanan hizmetin verildiğinin davaçı tarafça ispatlanması gerektiği, davacı tarafça davalı adına tahakkuk ettirilen ve davalıya tebliğ edilmiş sayılan herhangi bir fatura veya sayaç kaydı veya davalı hakkında düzenlenmiş belgenin varlığının ispatlanamadığı dolayısıyla davacı tarafça gerek borcun tahakkuk ettiği tarihlerde davalının aboneliğinin devam ettiğinin gerekse abonelikten kaynaklanan su ve atık su hizmetinin davalıya sağlandığı ve buna bağlı olarak alacağın varlığı davacı tarafça ispatlanamadığından davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve davacının takipte kötü niyetli olduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine...\" ifadelerini içeren gerekçelerle davanın reddine karar vermiştir. <br>İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:<br>Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.<br> İSTİNAF NEDENLERİ:<br> Davacı vekili istinaf başvurusunda özetle; davalı şirket adına kayıtlı atık su aboneliğine ilişkin borcun ,Bodrum Belediye Başkanlığından müvekkili idareye 6360 sayılı yasa ile atık su borcu olarak tahakkuk ettirildiğini, sicile ait borcun tamamının 6360 sayılı yasa ile devirden gelen borç olduğunu, davalı şirket tarafından icra dosyasına yapılan itirazda   davaya konu yerin kira kontratının mahkeme kararı ile  iptal edildiğini bu nedenle borcu olmadığını belirtmiş ise de aboneliği sonlandırdığına dair bir belge mevcut olmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2003/13-492 E ve 2003/505 K sayılı ilamı ile; ''...ileride harhangi bir aksaklığa mahal vermemek amacıyla kişiler ilgili kurumlara yararlandıkları hizmetin bedellerini ödemeli ve ilişkilerini kesecek şekilde işlem yapmalıdırlar.Aksi takdirde sorumlulukları devam ediyor olacaktır ' 'hükmü yer aldığını,  davalı tarafından aboneliği kestiğine dair herhangi bir belge sunulmadığını, ilk derece mahkemesince verilen kararın hatalı olduğunu belirterek  kararın kaldırılmasına karar verilmesini  talep etmiştir .<br>\t<br>GEREKÇE:<br>Dava;  İİK 67. Maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali talebine ilişkindir.<br>Davacı tarafça davalı aleyhine 15.11.2017 tarihinde 4.522,25 TL asıl alacak, 7.755,74 TL gecikme zammı olduğu belirtilerek 12.277,99 TL toplam alacak üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız takip başlatıldığı anlaşılmıştır.<br>İlk Derece mahkemsince yapılan yargılama sırasında Muğla 1. İcra Müdürlüğünün 2017/9157E. Sayılı dosyası incelenmiş, davacı tarafça talep edilen alacakla ilgili olarak davalının abonelik sözleşmesi ve borcun tahakkukuna ilişkin fatura ve belge bulunup bulunmadığı araştırılmıştır. <br>Dava konusu taşınmaza ait kira sözleşmesi Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2004/826 E. Mahkeme ilamı ile iptal edilmiştir.  Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin  2015/6502 E. 2015/8866 K. sayılı ilamı ile  22/10/2015 tarihinde kesinleşmiştir. <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık taraflar arasında abonelik sözleşmesi bulunup bulunmadığına, davacı idarenin davalıdan alacağının bulunup bulunmadığına ve buna istinaden davalı şirketin takibe yönelik itirazlarının haklı olup olmadığına ilişkindir.<br>Davacı tarafça dava dilekçesine ekli olarak ibraz edilen borçların hangi dönemlere ait olduğunu gösteren belge içeriğinde borçların 31.10.2007, 31.10.2008 ve 31.10.2009 tarihlerinde tahakkuk ettiğinin belirtildiği, takibin 15.11.2017 tarihinde başlatılmış olduğu anlaşılmıştır.<br> 31.10.2007 tarihli alacağın tahakkuk ettiği tarihte yürürlükte bulunan 818 Sayılı borçlar Kanununun 125. maddesine ve takip tarihi ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı Yasanın 146. Maddesine göre alacağın 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, alacaklı tarafından başlatılan takip zamanaşımını keseceğinden 31.10.2007 tarihli alacağın davacı tarafça zamanaşımının kesildiğine veya durduğuna dair herhangi bir delil ibraz edilmemiş olması sebebi ile takip tarihi itibarı ile zamanaşımına uğradığı bu nedenle bu alacağa yönelik itirazın iptali talebinin yerinde olmadığı,<br>31.10.2008 ve 31.10.2009 tarihli alacaklar yönünden  yapılan incelemede ise davacı tarafça sunulan abonelik hesap  hesap ekstrelerinin resmi belge mahiyetinde olduğu bu bağlamda davalının borçlu olduğu anlaşılmakla mahkemece resmi  belge  niteliğindeki belediye hesap ekstrelerine itibar edilmeyerek davanın reddine  dair karar verilmesi isabetli görülmemiştir.<br>Davacı davaya konu icra takibinde, abonelik sözleşmesi nedeniyle ödenmeyen fatura bedellerine ilişkin asıl alacak miktarının yanında, fatura bedellerine son ödeme tarihlerinden itibaren işletilen gecikme zamlarının tahsilini de talep etmiştir.Talep edilen faiz miktarı ve oranı konusu teknik bir konu olup bilirkişi incelemesi yapılması gerekecektir.<br> Açıklanan nedenlerle  icra takibine konu edilen  fatura bedellerine ilişkin alacak ve faiz  miktarının bilirkişiden rapor alınmak suretiyle değerlendirilmesi gereklidir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ,yeniden yargılama yapılarak icra takibine konu edilen alacak ve faiz oran ve miktarları konusunda  bilirkişiden rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere  HMK'nın 353/1-a/6 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, HMK'nın 353/(1)-a-6 maddesi gereğince Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/03/2022 Tarih ve 2021/1232 E. 2022/420 K.sayılı kararının <br> KALDIRILMASINA,<br>-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Muğla Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının yatırana iadesine, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca  kesin olmak üzere 05/03/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8cb76984b11b4851","SID":"8e6ee14e0c277a27"}}