{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>1. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/1606 <br>KARAR NO\t: 2024/506<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 15/02/2023<br>NUMARASI\t: 2023/47 Esas - 2023/87 Karar<br>DAVA\t: İpotek (Terkin İstemli)<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı inşaat şirketi olan ... Konut Yapı ve Mimarlık Mühendislik İnş. Taah. Tic. San. Aş ile 05/07/2012 tarihinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yaptığını, iş bu sözleşmeye göre Erzurum İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ... ada .... nolu parselde... bloktan .... Blok Zemin.... Kat .... nolu daireyi satın aldığını, yapılan sözleşme gereği müvekkilinin satım bedeli olan 120.000,00Tl yi adı adı geçen şirkete ödediğini, buna karşılık şirketin de sözleşmeye konu olan taşınmazın zilyetliğini müvekkiline devrettiğini, devri alan müvekkilinini zilyetliğini aldığı dairenini abonelik işlemlerini yaparak ikamet etmeye başladığını, akabinde müvekkilinin kat irtifakını almak için dava dışı şirkete başvurduğunu, fakat her başvuruda dava dışı şirketin müvekkilini oyaladığını, irtifakın geçişini yapmadığını, müvekkilinin dava dışı şirketin dava konusu taşınmazı ipotek göstererek davalı bankadan kredi çektiğini öğrendiğini, bu durum üzerine müvekkilinin Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde şirket aleyhine tapu iptal ve tescil talepli dava açtığını, mahkemenin 16/04/2015 tarihinde 2014/... Esas 2015/... Karar sayılı ilamı ile dairenin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini, kredi ilişkisinde taraf olan bankanın ve şirketin her ikisinin de tacir olduğunu, aralarındaki ilişkinin ticari ilişki olduğunu, ticari iş niteliğine haiz olduğunu, müvekkilinin dairenin bedelini şirkete ödediğini, şirketin ise her daire için üzerine  düşen ipotek bedelini bankaya ödemediğini, bu sebeple de ipoteğin kaldırılmadığını, müvekkilinin mülkiyetinde olan taşınmaz için davalı bankanın ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlattığını, başlatılan icra takibinin Erzurum .... İcra Müdürlüğünün 2014/... Esas sayılı dosyası ile kesinleştiğini,  taşınmazın şirkete ait olmadığının tespitinin gerektiğini belirtmiş, dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin tapudan terkinine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... Konut A.Ş 'ye kredi kullandırdığını, kredi teminatı olarak da dava konusu gayrimenkul üzerinde ipotek tesis ettirildiğini, Erzurum .... İcra Müdürlüğünün 2015/...Esas sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi açıldığını ve takibin kesinleştiğini, müvekkilinin davacı ile dava dışı ... A.Ş arasında akdedilen sözleşmenin de tarafı olmadığını, medeni kanunda hangi hallerde ipoteğin kaldırılacağının düzenlendiğini, ipoteğin tesis edildiği tarihte taşınmaz üzerinde kat karşılığı inşaat sözleşmesine dair herhangi bir şerh bulunmadığını, davacı tarafın ihlal edilen bir hakkı var ise de bunun kendi kusurundan kaynaklandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, \"...Somut olayda ise davalı banka dava dışı ... Konut Yapı Mimarlık Mühendislik İnş. Taah. Tic. ve San. A.Ş'ye kullandırdığı kredi nedeniyle dava konusu taşınmaz üzerine ipotek tesis etmiş ve dava dışı şirketin borcunu ödememesi üzerine ipoteği paraya çevirerek alacağını tahsil etmek istemiştir. Ancak kesinleşmiş Mahkeme kararı ile dava konusu taşınmazın 05.07.2012 tarihinde, yani davalı bankanın ipotek tesis işleminden önce (ipotek tesisinin tarihi 04.09.2013) davacı tarafından satın alındığına ve davacı adına tapuya kayıt ve tesciline yönelik karar verildiğinden, ipotek tesisi dava dışı üçüncü kişinin borcundan dolayı kurulduğundan ve davacı iyiniyetle harici sözleşmenin yerine gelmesine olan inancıyla edimini yerine getirdiğinden dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; <br>1-Davanın kabulü ile;<br>Erzurum ili, ... İlçesi, ... Mah. ... ada, ... parsel, .../Blok .... Kat, .... numaralı bağımsız bölüm üzerine 04/09/2013 tarihinde ... yevmiye numarası ile ... Katılım Bankası A.Ş lehine konulan ipoteğin kaldırılmasına,\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Medeni kanun hangi hallerde ipoteğin terkin edilebileceğine ilişkin hususları açıkça düzenlendiğini, zikredilen kanun maddelerine dayanılarak dava açılması gerektiğini, davacı tarafın iddia ettiği harici alım sözleşmelerine dayanılarak ipoteğin terkini durumu kanunda yer almadığını, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,  davacı taraf, dava dışı ... A.Ş.'den taşınmazı satın aldığını iddia ettiğini  bu hakkını taraflar arasında düzenlenmiş adi yazılı bir sözleşmeye dayandığını,  bu sözleşmeye dair tapuda herhangi bir şerh olmadığı gibi şayet noterde akdedilmemişse ne zaman akdedildiği dahi bilinmeyecek, her zaman düzenlenebilecek bir kağıt parçasından öte bir hükmü bulunma davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı  verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; dava dışı şirket ile davalı banka arasında imzalanan ticari nitelikte genel kredi sözleşmesinden doğacak borçların teminatı amacıyla verilen ipoteğin fekki davasıdır.<br>Mahkemece davanın kabulüne hükmedilmiş, davalı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>Dava konusu ipotek, dava dışı şirketin doğmuş ve doğacak kredi borçlarının teminatını teşkil etmek üzere tesis edilmiştir.<br>Bilindiği üzere TMK'nın 1020. maddesi uyarınca tapu sicilinin açıklığı ilkedir. Gerçekten, anılan hükme göre tapu sicili herkese açıktır. Hiç kimse de tapu sicilindeki kaydı bilmediğini ileri süremez. Öte yandan aynı yasanın 1023. maddesi gereğince de, tapu kütüğündeki tescile iyiniyete dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.<br> Dava konusu ... ada.... parselde..../(Bağımsız Bölüm No:....) sayılı taşınmaz üzerinde 29/07.2013 tarihinde kat mülkiyetine geçildikten sonra davalı banka lehine 04/09/2013  tarihinde  ipotek tesis edildiği, davacı ile diğer davalı şirket arasındaki adi yazılı sözleşme tarihinin 05/07/2012 olduğu anlaşılmaktadır. <br>Davacı, ayni hak sahibi bankanın diğer tarafla el ve işbirliği yaparak kötüniyetle ipotek tesis ettiğini iddia edip kanıtlamadığı sürece iyiniyetli davalının kazandığı ayni hakkın korunması gerekir. Eş söyleyişle tapu sicilinin aleniliği ilkesi ve TMK'nın 1023. maddesinde sözü edilen iyiniyet kuralı uyarınca lehine ipotek tesis edilen davalı bankanın karine olarak kabul edilen iyiniyetinin aksinin ispatlanması zorunludur.<br>Öte yandan bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlardır. Bankalar sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir (..., ....; Güven Kurumu Nitelendirmesi Işığında Bankaların Hukuki Sorumluluğu, Ankara, 2001, s. 106). O hâlde, bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Ayrıca, bu sorumluluğu kaldırmaya yönelik sözleşmeler de geçerli değildir. Zira, sorumsuzluk sözleşmesi hükümlerine sınırlama getiren ve somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 99/2. ve 100/3. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 115/3. ve 116/3.) maddeleri gereğince, özel yasa ile kuruldukları ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanındığı için bankaların, hafif kusurlarından dolayı ortaya çıkan sorumluluğunu kaldıran sözleşme hükümleri geçersiz olacaktır. (bknz. Yargıtay 3. H.D. 2021/3303 E. 2021/6259 K. Sayılı ilamı)<br>Hal böyleyken mahkemesince kredi sözleşmesi düzenlenmeden önce banka tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi raporunun, davacının oturmakta olduğu bağımsız bölüme yönelik abonelik sözleşmelerinin celbiyle taraf delilleri bir bütün halinde değerlendirilerek ayni hak sahibi bankanın dava dışı diğer tarafla el ve işbirliği yaparak kötüniyetle ipotek tesis edip etmediğinin, davalı bankanın muhtemel hak kayıplarının yaşanmaması noktasında gereken özen sorumluluğunu yerine getirip getirmediği ve iyi niyetinin tartışılması ve hasıl olacak neticeye göre karar verilmesi gerekmektedir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı bulunmuştur. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353-(1)/a-6 maddesi uyarınca  kabulü  ile  Mahkeme kararının kaldırılmasına ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile HMK’nun 353-(1)/a-6 maddesi uyarınca, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/47 Esas - 2023/87 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>3-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yatırılan toplam 7.230,25-TL istinaf karar harcının talep halinde davalı tarafa iadesine,<br>4-İstinaf incelemesi esnasında yapılan yargılama giderlerinin yeniden yapılacak yargılamada ele alınmasına,<br>5-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi.<br>MUHALEFET ŞERHİ<br>Görev kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında resen nazara alınmalıdır ve görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz.<br>Somut olayda talep, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkin olup, davacı tacir olmadığı gibi  ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlem ya da fiil de söz konusu değildir. Davacı dava dışı yükleniciden haricen satın alınan temlik hakkına dayalı olarak açtığı tapu iptal ve tescil davasının lehine sonuçlandığını, bu gerekçe dahilinde taşınmazın şirkete ait olmadığının tespiti gerektiğini beyanla huzurdaki davayı ikame etmiş olup uyuşmazlık esasen dava dışı şirket ile akdedilen  taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayandırdığından davanın genel hükümler kapsamında asliye hukuk mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmediğimi bildiririm.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"efd2908d816f69cc","SID":"f3a2b3f0a1fdeafd"}}