{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/723 <br>KARAR NO\t\t: 2024/773<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t\t: 2023/902<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 01/02/2024<br>DAVA TARİHİ\t: 24/11/2023<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAİRE KARAR TARİHİ\t: 28/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 28/03/2024<br><br><br>İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/902 Esas sayılı dosyasında verilen 01/02/2024 tarihli ara kararının, davalı vekili tarafından istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br><br>İSTEM:<br>Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin adresinin Marmaris olduğunu, yetkili mahkemenin Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, ayrıca dava dilekçesi ekinde sunulan faturanın tek başına alacağın varlığını kanıtlamaya yetecek düzeyde bir belge olmadığını, tek yanlı olarak düzenlenen faturanın her zaman herkes tarafından düzenlenebilir nitelikte olduğunu belirterek müvekkilinin yokluğunda ihtiyati haciz kararı verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek 08/12/2023 tarihli ihtiyati haciz ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>  İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesi 01/02/2024 Tarih ve 2023/902 Esas, sayılı kararında özetle;<br>\"...dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, talep dilekçesine ekli bono sureti ile sair hususlar birlikte değerlendirildiğinde, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlendiği üzere rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü  şahısta  olan  taşınır  ve  taşınmaz  mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten  haczettirebileceği, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için talep konusu alacağın varlığına dair yaklaşık ispat koşulunun sağlanması gerektiği, davaya konu talebin faturaya dayandığı dikkate alındığında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi uyarınca icra takibinin yetkili icra dairesinde ikame edildiği, davalı vekilinin yetki itirazının yerinde olmadığı, fatura tek başına her zaman düzenlenebilecek belgelerden olmakla birlikte alacağın varlığını tek başına ispatlamaya yeterli kuvvette olmasa da alacağın varlığı açısından yaklaşık ispat koşulunu sağlar mahiyette olduğu, dosya içeriği itibarı ile 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. ve devamı maddelerinin ruhuna uygun ihtiyati haciz koşullarının gerçekleştiği ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için aranan koşulların mevcut olduğu göz önünde bulundurularak...\"ifadelerini içeren gerekçelerle ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin mahkememizin  08/12/2023 tarihli ara kararına itirazlarının reddine...\" ifadelerini  içeren  gerekçelerle  ihtiyati haciz  kararına  itirazın  reddine    karar verilmiştir.<br>İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:<br>Davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davalı  avukatı tarafından verilen 21/02/2024 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; alacaklı olduğunu iddia eden davacı mahkemenizden ihtiyati haciz kararı alabilmek için dilekçesi ekinde alacaklı olduğunu kanıtlamak amacıyla tek tarafı olarak düzenlenebilen faturaları sunduğunu, yine cezai şart açısından da tek tarafa aşırı külfet yükleyen şekilde geçersiz maddeler dayanak gösterildiği, öncelikle davalının ikametgahının Marmaris olmasından dolayı İhtiyati Haciz Kararı veren Mahkemenin yetkisizlik kararı vermesi, ancak Mahkemenin aksi yönde karar vermesi üzerine esasa yönelik olarak faturaların her zaman, herkes tarafından düzenlenebilecek nitelikte belge olması dolayısıyla alacağının varlığı kanaatini oluşturmaması nedeniyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:<br>Dava: itirazın iptali davasıdır. İstinafa konu ara karar izmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/02/2024 tarihli ihtiyati hacze  itirazın reddine ilişkin ara kararının istinafen incelenmesine ilişkindir.<br>2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla  mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”;<br>258. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.”<br>265. maddesinde ise; “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.  Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.” hükümleri yer almaktadır.<br>Somut olayda davacı vekili dava dilekçesinde özetle davalı şirketin davalı ile arasında elektrik enerjisi satış sözleşmesi mevcut olduğunu, davacı şirketin bu anlaşmadan kaynaklanan fatura alacaklarına istinaden icra takibine giriştiğini, davalı tarafın fatura borcundan kaynaklanan icra takiplerine (3adet) itiraz ettiğini, itirazların haksız olduğunu, borçlu işletmenin elektrik tüketim faturalarını dahi ödeyemediğini, bu durumun mali olarak yeterli durumda olmadığını gösterdiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilmesini icra inkar tazminatına da hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi 08/12/2023 tarihli ara kararıyla ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmiştir . Davalı vekili  ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya aykırı olduğu belirterek ihtiyati hacize itiraz etmiştir. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 01/02/2024 tarihli ara kararı ile itirazın reddine dair karar vermiş bu ara kararına karşı davalı vekili tarafından yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Dosya kapsamı dava dilekçesine ekli faturalar, taraflar arasındaki sözleşme dikkate alındığında İcra İflas Kanunu 257. Maddesindeki yasal koşulların oluştuğu ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin haklılık değil yaklaşık ispatın yeterli olduğu, davaya konu talebin faturaya dayandığı dikkate alındığında TBK 89. madde uyarınca icra takibinin yetkili icra dairesinde ikame edildiği görülmekle, ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine dair verilen  ilk derece  mahkemesi kararı  usul ve yasaya  uygun  niteliktedir .  <br>İlk Derece Mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin ara  karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede İlk Derece Mahkemesi ara kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından ileri sürülen istinaf itirazlarının HMK'nın 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması cihetine gidilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/02/2024 Tarih ve 2023/902 Esas sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf talebinde bulunan davalı  taraftan alınması gereken harç yeterli olduğundan yeniden harç tahsiline yer olmadığına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 258/3 ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 28/03/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c8013a489a8ea18c","SID":"b638a13028f109d7"}}