{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1368 <br>KARAR NO\t: 2024/1133<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 22/02/2022<br>NUMARASI\t: 2021/105 Esas -  2022/181 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/03/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/245 E.-2020/303 K. Sayılı dosyası tahtında görülen davada; müvekkilinin davalıdan 58.905.63 TL bakım masrafı alacağı 37.134,90 TL mahrum kalınan kar alacağı bulunduğu tespit edildiğini, fakat talepleri ile bağlı kalınarak 1.000,00 TL mahrum kalınan kar, 1.000,00 TL bakım masrafları, 3.489,14 TL yediemin ücreti, 404 TL nakliye ve taksi ücreti yönünden davalarının kabulüne karar verildiğini, karar taraflarca İstinaf Kanun Yoluna başvurulmadığından kesinleştiğini, kesinleşen mahkeme ilamı neticesinde alacak tutarı belirli olduğundan bakiye alacak hususunda başkaca hiçbir inceleme ve araştırmaya gerek olmaksızın kesin delil niteliğindeki mahkeme ilamı gereğince davalarının kabulünü talep ettiklerini, davalının haksız eylemi ile sebep olduğu 37.134,90 TL kiralama zararı (gelir kaybı), 58.905,63 TL bakım(tamir) masraflarının haciz tarihi olan 24.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari banka mevduat faizi ile tahsiline talep  etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; Öncelikle HMK  md 114 hükmü gereğince;  Daha önceden kesin hükme bağlanmış olan iş bu dava İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/245 Esas sayılı dosya numarası ile görüldüğünü, tekrardan açılması usule aykırı olduğundan esasa ilişkin inceleme yapılmaksızın davanın usulden reddedilmesini, müvekkili şirket ...; ...Tic. A.Ş 'den olan alacağı sebebiyle İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yazılan talimat gereği İnegöl ... İcra Müdürlüğünün ... Talimat dosyası kapsamında dosya borcunu tahsil etmek amacıyla 24/12/2013 tarihinde haciz tatbik ettiğini, yapılan bu haciz esnasında, 3. kişi tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu, ancak icra memuru haciz kararı gereğince 2 adet forklift makinayı haczettiğini, İstanbul 17. İcra hukuk Mahkemesinde açılan tazminat davasının reddedildiğini, müvekkilinin borcunu tahsil ettiğinden 01/04/2014 tarihinde icra dosyasındaki alacağından feragat ettiğini, müvekkilinin davacının iddia ettiği üzere makineleri kullanmadığını, dolayısıyla bakım masrafı talep etmesinin yerinde olmadığını, davanın reddini; Kötü niyetli davacı tarafa %40 'tan az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; \"...Somut davada; Davacı vekili tarafından tarafı olmadığı İstanbul ... İcra Dairesi'nin  ... esas sayılı icra takip dosyasının dava dışı borçlusunun borcu sebebiyle istihkak iddiasında bulunmasına rağmen dava konusu iki adet forkliftin haksız olarak haczedildiğini ve bu haksız haciz sebebiyle uğranılan zararın tazminini talep etmiştir. Davacının istihkak iddiasına ilişkin İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/1 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davacının  istihkak iddiası haklı görülmüş ve haczin haksız olduğuna karar verilmiştir. Bu sebeple davacının haksız haciz sebebiyle uğradığı zararı talep etme hakkı bulunmaktadır. Aynı konuda daha evvel davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/245 esas sayılı dosyasında dava açılmış ve söz konusu yargılamada alınan bilirkişi raporunda haksız haciz sebebiyle dava konusu forkliftlerin bakım masrafının 58.905,63 TL olduğu, kira gelir kaybının 37.134,90 TL olduğu, yediemin ücretinin 3.489,14 TL, taksi ve nakliye ücretinin 404,00 TL olduğu tespit edilmiş ve davanın kabulü ile, taleple bağlı kalınarak davacının bakım masrafı ve gelir kaybı taleplerinin kabulü ile, 2.000,00 TL nin 21/12/2013 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte, 3.489,14 TL yediemin, 404,00 TL nakliye ve taksi ücreti olmak üzere toplam 3.893,14 TL nin ise 20/11/2015 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve kararın taraflarca istinaf edilmemesi üzerine kesinleşmiştir. İş bu karar ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu taraflarca istinaf edilmediğinden kesinleşmiştir. Bu sebeple Mahkememizce iş bu yargılamada alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek bilirkişi raporunda belirtilen ve Mahkemece hüküm altına alınmayan davacının bakiye zararı hüküm altına alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından kesin hüküm dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/245 esas sayılı dosyasında davacı talep ettiği alacak kalemleri yönünden fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak üzere belirsiz alacak davası açtığı, ancak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporu gereğince talep sonucunu arttırmadığı görülmüştür. Davacı vekili tarafından talep sonucu artırılmamakla açılan dava kısmi davaya dönüşmüştür. Kısmi dava ile talep edilen alacakların fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması şartı ile fazlaya dair kısmı ıslah veya ek dava yolu ile talep edilebilir. Davacı tarafından da ek dava yoluna gidilmiş ve asıl dava ek dava yönünden kesin hüküm dava şartı koşullarını oluşturmayacaktır ve ek dava yönünden kesin delil niteliğindedir. Davacı vekili tarafından İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/245 esas sayılı dosyasında hüküm altına alınmayan bakiye alacağı için dava açılmış ve Mahkememizce bakiye alacak hüküm altına alınmıştır. Davacı vekili tarafından İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/245 esas sayılı dosyasında fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmuş ve fazlaya ilişkin kısım için Mahkememize iş bu dava açılmıştır. Dolayısıyla iş bu davada kesin hüküm koşulları oluşmadığından davalı vekilinin bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir. Açılan davanın KABULÜ İLE; Davacının dava konusu haksız haciz sebebiyle uğradığı 36.134,90 TL kiralama zararı (gelir kaybı) ve 57.905,63 TL bakım (tamir) masrafı toplamı olan 94.040,53 TL maddi zararının haciz tarihi olan 24/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde; İşbu davanın daha önceden karara bağlanmış ve yargılaması yapılıp görülmüş olması sebebiyle usulden reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi yasalara ve kanuna aykırı olduğunu, daha önceden kesin hükme bağlanmış olan iş bu davanın İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/245 Esas sayılı dosyası ile görüldüğünü, tekrardan açılmasının usule aykırılık teşkil etmesine rağmen yerel mahkemenin bunu görmezsen gelerek davanın kabulüne karar vermesi hatalı olduğunu, müvekkili şirket ...'nin, ... Tic. A.Ş 'den olan alacağı sebebiyle haciz tatbik edildiğini, yapılan bu haciz esnasında, üçüncü kişi tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu, ancak icra memurunun haciz kararı gereğince 2 adet forklift makinayı  haczettiğini,  bunun üzerine ; ...Tic. A.Ş tarafından İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesinde 2014/1 E. - 2015/819 K. sayılı dosya ile istihkak davası ikame edilerek tazminat talep edildiğini,  ancak haciz işleminde kötüniyet tespit edilmediğinden tazminata hükmedilmediğini, davalı müvekkili şirketin ise dosya borçlusundan borcunu tahsil ederek , 01.04.2014 tarihinde icra dosyasına verdikleri beyanla alacaktan feragat ettiğini, haczin fek edildiğini, istihkak davasının konusunun kalmadığını, İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesinde 2016/245 esas dosyası ile haczedilen makinelerden kaynaklı olarak tazminat davası açıldığını, mahkeme tarafından hüküm oluşturulduğunu, müvekkili şirket tarafından verilen hüküm doğrultusunda ödemeler yapıldığını, tarafların dosyayı istinafa götürmemesi üzerine hükmün kesinleştiğini, iş bu davanın tekrardan açılmasının karşı tarafın mükerrer ödeme yaptırma amacında olduğunu gösterdiğini, müvekkili şirket tarafından 17.12.2020 tarihinde 1.330.00 TL , 3.825.00 TL , 6.580.00 TL, 3.670.00 TL olmak üzere toplamda 15.405,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, ayrıca kullanım ve bakım bedeli altında müvekkilinden ücret talep edilmekte olduğunu ancak  davaya konu menkullerin hiçbir zaman müvekkilinin kullanımında olmadığını, müvekkilinin kullanımında olmayan bir menkul ile ilgili olarak bakım masrafı talep edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek  kararın kaldırılmasına karar verilmesini  talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız haciz sebebiyle maddi tazminat talebine ilişkindir. Haksız takip ve haciz, haksız fiil niteliğindedir. Uyuşmazlığa, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK'nun 50. maddesi uygulanmalıdır. Belirtilen hükümler gereğince; Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli  olup  zararın  kanıtlanması  davacı  tarafa,  hükmedilecek  tazminatın  miktarının belirlenmesi ise hakime aittir (Yargıtay 4 HD'nin 2021/17980 E. - 2022/9874 K. Sayılı ilamı).Haciz isteminin dayanağının  bir hak veya alacak olması ve haciz tarihinde mevcut bulunması gerekir. Aksi halde, haksız bir haciz ve buna bağlı olarak da sorumluluk söz konusudur. Eylem ile zararlı sonuç arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerek ve yeterlidir.Haciz isteyen alacaklı haksız çıktığı takdirde, borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan kusursuz olarak sorumludur. Ancak bu durumda dahi uğranılan maddi zararın ispatı zorunludur (Yargıtay 4 HD'nin 2016/14413 E. - 2019/483 K. Sayılı ilamı).Somut olayda davacının istihkak iddiasıyla  İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/1 esas sayılı dosyasında açtığı dava  kabul edilmiş olup  haczin haksız olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple davacının haksız haciz sebebiyle uğradığı zararı talep etme hakkı bulunmaktadır. Davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/245 esas sayılı dosyasıyla açılan davada düzenlenen  bilirkişi raporunda haksız haciz sebebiyle dava konusu forkliftlerin bakım masrafının 58.905,63 TL, kira gelir kaybının 37.134,90 TL, yediemin ücretinin 3.489,14 TL, taksi ve nakliye ücretinin 404,00 TL olduğu tespit edilmiş ve davanın kabulü ile, taleple bağlı kalınarak davacının bakım masrafı ve gelir kaybı taleplerinin kabulü ile, 2.000,00 TL'nin 21/12/2013 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte, 3.489,14 TL yediemin, 404,00 TL nakliye ve taksi ücreti olmak üzere toplam 3.893,14 TL nin ise 20/11/2015 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve kararın taraflarca istinaf edilmemesi üzerine kesinleşmiştir. Her ne kadar davalı taraf ödeme yaptığını ileri sürmüş ise de buna ilişkin herhangi bir belge ve delil sunulmamıştır.Eldeki davada ise, mahkemece davacının hüküm altına alınmayan bakiye zararı talep edilmektedir. Bu haliyle huzurdaki dava ek dava niteliğinde olup kesin hüküm söz konusu olmayacağından ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.  Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/02/2022 tarih,  2021/105 Esas - 2022/181 Karar sayılı  kararına yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.423,90 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.605,97 TL'nin mahsubuyla bakiye 4.817,93 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsiliyle  Hazineye gelir kaydedilmesine,  3- Davalı  tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/03/2024<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f9692027789d191b","SID":"d5504f47a88018df"}}