{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/1715 <br>KARAR NO: 2024/949<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/03/2023<br>NUMARASI: 2021/610 E - 2023/215 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ: 28/03/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Taraflar arasında abonelik sözleşmesi olmaksızın sayaçta elektrik kullanıldığından bahisle müvekkili hakkında kaçak elektrik kullanımından kaynaklı fatura düzenlendiğini, faturaya konu tarihte söz konusu yeri işletmediğini, düzenlenen tutanağa istinaden oluşturulan faturalar nedeni ile davacının davalıya borçlu olup olmadığına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini davacı hakkında yapılan işlemler elektrik piyasası mevzuatına uygun olduğunu, müvekkili şirket çalışanları tarafından, ... Mah. ... Sk. No:... Bodrum Bayrampaşa/İstanbul adresinde 11.08.2021 tarihinde yapılan kontrollerde, “sayaçta sözleşmesiz olarak enerji tüketimi yapıldığı” tespit edilerek davacı adına ... seri numaralı kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağı düzenlendiğini, davacının kullanımında olan işyerinde müvekkili şirket ile abonelik sözleşmesi imzalamadan elektrik kullanımı saptanmış olup yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen hükümler gereği kaçak elektrik kullanımın sabit olduğunu,  davacı hakkında tutulan kaçak elektrik tespit tutanağı ve yapılan hesaplama yönetmelik hükümlerine uygun olduğunu, ispat yükü davacı tarafta olup kaçak elektrik kullanılmadığına dair herhangi bir delil sunulamadığı gibi kaçak tespit tutanağının aksi de ispatlanamadığını beyanla davanın reddini istemiştir.  İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \"Dava konusu tahakkukun 11/08/2021 tarihi ve öncesine ilişkin olduğu, mahkememizce kapsamlı araştırma yapılmış olup, toplanılan deliller birlikte incelendiğinde, davacının söz konusu yeri 13.08.2021 tarihinden itibaren kullanmaya başladığı, kira sözleşmesi incelendiğinde tarihin 13.08.2021 tarihi olduğu, sonrasında ise 19.08.2021 tarihli yoklama imza formu ile nakil işe başlama bildiriminin yapıldığı, 13.08.2021 tarihi öncesinde ise 01.07.2019 tarihinden itibaren dava dışı şirketin kullandığı, bu hususun gerek kira kontratı gerek davacı yanca sunulan deliller gerekse de; Vergi Dairelerinden gelen yazı cevapları ile şüpheye mahal bırakmayacak  şekilde  tespit edildiği, davacının söz konusu faturaya istinaden borcunun bulunmadığı, tespiti yapılan kaçak elektrik kullanımının davacının söz konusu yeri kullanmaya başladığı tarih  öncesine ait olduğu, davalı şirket tarafından dosya kapsamı ile sabit bulunan delillerin aksine davacı yanca kaçak elektrik kullanımını gösterir bir delil de sunulmadığı\" gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacı hakkında kaçak elektrik kullanımı gereğince düzenlenen 60.399,16-TL tutarlı 12/08/2021 tarihli ... numaralı faturadan kaynaklı davacının borcunun bulunmadığının tespitine, davanın icra takibine istinaden açılmamış olması sebebi ile tazminat talebinin reddine  karar verilmiştir. Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; dava açılmadan önce ticari davalarda zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre “Kaçak elektrik kullanılması aynı zamanda suç niteliği de taşıyan bir haksız eylemdir. Görevliler tarafından düzenlenen kaçak elektrik tüketim tespit tutanakları aksi kanıtlanmadıkça geçerli olan belgelerdendir.”, aksinin ispatı davacı tarafa ait olup, davacı taraf tutanak içeriğinin aksini ispat edecek bir delil sunamadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, kaçak elektrik tahakkuku nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir. Davacı vekili, bahse konu iş yerini 13.08.2021 başlangıç tarihli kira sözleşmesi  yapıldığını, 19.08.2021 tarihinde de yoklaması yapılarak işe başladığını, 12.08.2021 tarihli  denetimde ilgili iş yerinde kaçak elektrik enerjisi tüketildiğinden bahisle kaçak elektrik faturasını   tahakkuk ettirdiğini,  müvekkilinden önce bahse konu yerde ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin faaliyet gösterdiğini, bu şirket, Haziran/2021 ayı itibariyle elektrik abonelik sözleşmesini sonlandırmasına rağmen aynı adreste faaliyet yürütmeye devam ettiğini, müvekkilinin işe başladığı tarih 19.08.2021 olup, bundan öncesine ait herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını ileri sürmüştür. Davalı ise kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu savunmuştur. Arabuluculuk dava şartı yönünden; 2004 sayılı İİK’nun 72. maddesinde  “ Borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.” denilmiştir. TTK’nın 5/A maddesi “Bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan  alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükümlerini içermektedir. 05/04/2023 tarih 32154  sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan  Orman kanunu  ve bazı kanunlarda  değişiklik yapılmasına  dair 7442 sayılı Kanunun 31.maddesinde \"6102 sayılı  kanunun 5/A  maddesinin 1.fıkrasında  yer alan \"paranın ödenmesi, alacak ve tazminat  talepleri hakkında \" ibaresi  \"para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında \" şeklinde  değiştirilmiş, aynı yasanın geçici 1.maddesinde \"bu maddeyi ihdas  eden kanunla 6102 sayılı kanunun 5/A maddesinin 1. fıkrası  ve 7036 sayılı  kanunun 3. Maddesinin 1. fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm  01/09/2023 tarihinde ve sonrasında  açılacak davalar hakkında uygulanır\" denilmiştir.Eldeki davanın açıldığı tarih itibariyle menfi  tespit davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğuna dair yasal bir düzenleme de bulunmadığından  TTK 5/A maddesi kapsamında yer alan arabuluculuğa ilişkin dava şartı aranmayacağından davalının bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Esasa ilişkin istinaf itirazları yönünden; Davacıya ait ticarethane niteliğindeki adreste, davalı şirket görevlileri tarafından 11.08.2021 tarihinde yapılan kontrolde sözleşmesiz sayaçtan elektrik kullandığı gerekçesiyle tutanak düzenlendiği ve tutanağa bağlı olarak  60.399,16 TL  kaçak tahakkuku yapıldığı görülmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204.  maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; \"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. \"Özel hukuk tüzel kişisi olan  şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları  da aynı yöndedir.). Mahkemece taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi raporunda \"...Dava dilekçesi ekinde sunulan deliller, özellikle Esenler Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 08.03.2022 tarihli yazı içeriği ve ekleri ile örtüşmektedir. Yine sunulan kira kontrat bilgilerinde, Tutanağa konu ... Mah. ... Caddesi ... Sk. No.... adreslerindeki iş yerinin 13.08.2021 tarihinden itibaren davacı .. tarafından kullanılmaya başlandığı, daha öncesinde 01.07.2019 tarihinden itibaren ihbar olunan ... Baskı Sanayi ve Tic. Ltd.Şti. tarafından kullanılmaya başlandığı anlaşılmaktadır. Dava konusu tahakkuk, 11.08.2021 tarihi öncesindeki tüketimlere konu olduğundan 60.399,16 TL. tutarındaki faturaya konu 24.803,84 kwh lik tüketimin davacı tarafça gerçekleştirilmiş olamayacağına, Faturanın ihbar olunan ... Sanayi ve Tic. Ltd.Şti. Adına düzenlenmesi gerektiği \" yönünde görüş bildirilmiştir.Buna göre, davalı alacaklı tarafından davacı tarafça belirtilen tarihler öncesi kullanımın yapıldığının kanıtlanamadığı, ispat yükünün davalı/alacaklı üzerinde olduğu anlaşılmakla, mahkemece  yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalının  istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine,Davalıdan alınması gereken 4.125,86 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan  1.031,46 TL harcın mahsubu ile bakiye  3.094,40 TL'nin  istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.28/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"841a9c44ca7f5ae9","SID":"bb1ec968caacd200"}}