{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/181 - 2024/515<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/181 <br>KARAR NO\t: 2024/515<br>KARAR TARİHİ\t: 27/03/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/11/2023 (Ek Karar Tarihi)<br>NUMARASI\t\t: ... Esas ... Karar<br>DAVACILAR\t: 1-... <br>\t\t2-... <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALI\t:... <br>VASİ\t: ... \t  <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVANIN KONUSU\t: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                   : 27/03/2024<br>YAZIM TARİHİ                    : 27/03/2024<br><br>...  Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı  ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>İDDİA  VE  SAVUNMANIN  ÖZETİ         :<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların anne ve babasının ...'da meydana gelen depremde 06/02/2023 tarihinde vefat ettiklerini, bu nedenle davacıların amcası olan ...'nun .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ...  ve ... Esas ... karar sayılı kararı ile davacılara vasi olarak atandığını, muris ...'ndan geriye davacıların mirasçı olarak kaldığını, murisin ... Ticaret Odasına kayıtlı ... Taşımacılık İthalat İhracat  Ticaret Limited Şirketi'nin tek ortağı olduğunu, murisin vefatı ile hisselerin davacılara miras yoluyla geçtiğini, ancak davacıların reşit olmamaları nedeniyle şirkete müdür ataması yapılamadığını, bu nedenle şirketin faaliyetlerini yürütemediğini, bu nedenle anılan şirkete vasi ...'nun kayyım olarak atanması, kabul edilmediği takdirde, çocukların yengesi olan ...'nun yönetim kayyımı olarak atanmasına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>...  Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/06/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararında; davanın kabulü ile; ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ... /... adresinde faaliyet gösteren ... Taşımacılık İthalat İhracat  Ticaret Limited Şirketi'nin yönetim organının oluşturulabilmesi için olağanüstü genel kurul toplantısına çağırma, olağanüstü genel kurul toplantısını yapma, tescil ve ilan ettirmek konularında sınırlı olmak üzere görevli ve yetkili olmak üzere ...'nun yönetim kayyımı  olarak atanmasına, bu hususun tescil ve ilanına karar verilmiştir. <br>Davacılar Vekilinin 01/10/2023 tarihli dilekçesinde: her ne kadar ..., şirkete yönetim kayyımı olarak atanmış olsa da şirket adına kayıtlı araçların satışını yapamadığı gibi şirket adına araç alımını da yapamadığını, şirkete ait enkazda kalan binek araçların, modeli düşük olan çekicilerin ve dorselerin satışını yapabilmesi için yine şirket adına araç alımı yapabilmesi için yönetim kayyımı ...'na izin ve yetki verilmesi yönünde talepte bulunma zorunluluğu doğduğunu, yönetim Kayyımı ...'na ... Taşımacılık İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi adına araç alım ve satım konusunda izin ve yetki verilmesini talep etmiştir. <br>...  Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2023 tarih ve ... Esas sayılı ara kararı ile: Mahkemece ... Esas ve ... sayılı kararında organ boşluğu nedeniyle yönetim kayyumu atandığı, atanan yönetim kayyumunun kanunun kendisine tanıdığı tüm hakları verilen karar doğrultusunda kullanabileceğinden davacı tarafın talebinin hukuki yarar  yokluğundan reddine dair karar verilmiştir. <br>DAVACILAR  TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ      :<br>Davacılar vekili istinaf talebi ile; davacılar ... ve ...'nun  anne ve babası ...'da meydana gelen depremde 06.02.2023 tarihinde vefat ettiklerini, ... ve ... reşit olmadığından amcaları olan müvekkil ...; .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı ve 22.03.2023 tarihli ilamı ile ...'na, .... Sulh Hukuk Mahkemesinin  ... esas, ... karar sayılı ve 22.03.2023 tarihli ilamıyla da ...'na vasi olarak tayin edildiklerini, muris ...'nun geriye mirasçıları olarak reşit olmayan çocukları ... ve ...'nun kaldığını, muris ..., ... Ticaret Odasına kayıtlı olarak faaliyet gösteren ... Taşımacılık İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi'nin tek ortağı olduğunu, muris ...'nun şirkette bulunan hisseleri, vefatı ile birlikte çocuklarına geçmiş fakat çocukların reşit olmaması nedeniyle şirkete müdür ataması yapılamadığını, şirket organsız kaldığından ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar ve 02/06/2023 tarihli ilamı ile ..., ... Ticaret Odasına kayıtlı olarak faaliyet gösteren ... Taşımacılık İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketine yönetim kayyımı olarak atandığını, ...'da meydana gelen depremde şirkete ait bazı binek araçların enkaz altında kaldığını,  kullanılamaz hale geldiğini, bu araçların onarım maliyeti ise araçların hasarsız maliyetinden fazla olduğunu, araçların pert haliyle satılması şirket için daha karlı olacağından bu araçların satışının düşünüldüğünü, ... Taşımacılık İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi, gerek yurt içinde gerekse yurt dışında ticari amaçla lojistik işletmeciliği yaptığını, şirkete ait bazı çekici ve dorselerin modelinin düşük olması nedeniyle sık sık arıza verdiğini, araçlardan istenilen verimin alınamadığını, şirketin işlerinin aksamaması adına şirkete ait modeli düşük olan çekici ve dorseleri satıp yerine yüksek model çekici ve dorse alınmasının düşünüldüğünü, ..., şirket adına kayıtlı araçların satımı veya şirket adına araç alımı için başvurmuş olduğu noterliklerde mahkeme kararında temsil ve ilzam yetkisi olmadığından bahisle işlem yapamadığını, ..., şirkete yönetim kayyımı olarak atanmış olsa da şirket adına kayıtlı araçların satışını yapamadığı gibi şirket adına araç alımı da yapamadığını, şirkete ait enkazda kalan binek araçların, modeli düşük olan çekicilerin ve dorselerin satışını yapabilmesi için yine şirket adına araç alımı yapabilmesi için yönetim kayyımı ...'na ilk derece mahkemesince izin ve yetki verilmemesinin hatalı olduğunu, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında verilen 16/11/2023 tarihli ara kararın kaldırılmasına;  yeniden inceleme yapılarak Yönetim Kayyımı ...'na ... Taşımacılık İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi adına araç alım ve satım konusunda izin ve yetki verilmesi yönünde karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER                             :<br>...  Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2023 tarih ve ... Esas sayılı ara kararı sayılı tüm dosya kapsamı<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE   :<br>Dava, hukuki niteliği itibariyle ticari şirkete yönetim kayyımı atanması talebine ilişkin olup, istinaf incelemesine konu uyuşmazlık şirkete ait araçların satışına izin verilmesi talebine yönelik mahkemece verilen  red  kararın kaldırılması talebine ilişkindir.<br>Davacı taraf, davacıların anne ve babasının ...'da meydana gelen depremde 06/02/2023 tarihinde vefat ettiklerini, bu nedenle davacıların amcası olan ...'nun .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... esas ...  ve ... esas ...  karar sayılı kararı ile davacılara vasi olarak atandığını, davacı küçüklerin babasının şirketin tek ortağı olduğunu, murisin vefatı ile hisselerin davacılara miras yoluyla geçtiğini, ancak davacıların reşit olmamaları nedeniyle şirkete müdür ataması yapılamadığını, bu nedenle şirketin faaliyetlerini yürütemediğini, bu nedenle anılan şirkete vasinin veya ...'nun yönetim kayyımı olarak atanmasına  karar verilmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesinin 02.06.2023 tarihli kararı ile talebin kabulüne karar verilerek yönetim organının oluşturulabilmesi için olağanüstü genel kurul toplantısına çağırma, olağanüstü genel kurul toplantısını yapma, tescil ve ilan ettirmek konularında sınırlı olmak üzere görevli ve yetkili olmak üzere ...'nun yönetim kayyımı olarak atanmasına dair karar verildiği, davacı vekili tarafından şirkete ait araçların satışına izin verilmesinin talep edildiği, Mahkememinin 16.11.2023 tarihli ek kararı ile organ boşluğu nedeniyle yönetim kayyumu atanmış olup, atanan yönetim  kayyumunun kanunun kendisine tanıdığı tüm hakları verilen karar doğrultusunda kullanabileceğinden davacı tarafın talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine dair karar verildiği, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>TTK’de kayyıma ilişkin hükümler sınırlı sayıda yer almıştır. Bununla birlikte, TTK’nin 1. maddesinde “Türk Ticaret Kanunu, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ayrılmaz bir parçasıdır.” denilmiştir. Böylece, Yasa Koyucu, TTK’da kayyım atanmasına dair ayrı hükümlere yer vermeyi gerek görmemiş, mükerrerlik ile karmaşa oluşturmamak için, genel bir yollama ile Türk Medeni Kanunu’nun ilgili hükümleri ticaret şirketlerine, dolayısıyla bir ticaret şirketi türü olan limited şirketlere de uygulanmasına imkan tanımıştır. Nitekim, pratikte de, Anonim şirketlere kayyım atanması ağırlıklı olarak Türk Medeni Kanunu hükümleri çerçevesinde talep edilmekte ve karara bağlanmaktadır.<br>Kayyımlık müessesesi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun İkinci Kitabının Üçüncü Kısmında düzenlenmiştir. TMK’nin 403'üncü maddesinde, kayyımın, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanacağı açıkça belirtilmiştir. Kayyımlık, TMK’da; temsil kayyımlığı, yönetim kayyımlığı ve iradi (isteğe bağı) kayyımlık olmak üzere üç başlık altında toplanmıştır.<br> TMK’nin 426. maddesine göre; vesayet makamı, yani sulh hukuk mahkemesi, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar:<br> a) Ergin bir kişi, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir iş̧ini kendisi görebilecek veya bir temsilci atayabilecek durumda değilse,<br>b) Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa,<br>c) Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa.<br> Maddede belirtilen ilk iki halle, Yasa Koyucu, küçük veya kısıtlıların menfaatlerinin korunması ve yasal temsilcinin haksız kazanç elde etmesini engellemek istemiştir. Bu nedenle, üçüncü hal olarak belirtilen yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel bulunmasının limited şirketlere daha uygun düştüğünü söylemek mümkündür. Nitekim, uygulamaya baktığımızda, mahkemece, hakkında fesih davası açılan ancak organsız kalan şirkete, davada şirketi temsil etmek üzere temsil kayyımı atandığı hallere rastlayabilmekteyiz (Yargıtay 11.HD’nin 03/10/2012; Yargıtay 22.HD’nin 23/01/2014 tarihli kararları).<br> TMK’nin yönetim kayımlığını düzenleyen 427. maddesine göre ise, vesayet makamı, yönetimi kimseye ait olmayan mallar için gereken önlemleri alır ve özellikle aşağıdaki hallerde bir yönetim kayyımı atar:<br>1.Bir kimse uzun süreden beri bulunamaz ve oturduğu yer de bilinemezse,<br> 2.Vesayet altına alınması için yeterli bir sebep bulunmamakla beraber, bir kişi malvarlığını kendi başına yönetmek veya bunun için temsilci atamak gücünden yoksunsa,<br>3.Bir terekede mirasçılık hakları henüz belli değilse veya ceninin menfaatleri gerekli kılarsa,<br>4.Bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa,<br> 5.Bir hayır işi veya genel yarar amacı güden başka bir iş için halktan toplanan para ve sair yardımı yönetme veya harcama yolu sağlanamamışsa,<br> Limited şirketlerde yasal olarak bulunması zorunlu olan organlar, genel kurul ve yönetim organıdır. Mülga 6762 sayılı eski Ticaret Kanunu’nun 540. maddesinde “Aksi kararlaştırılmış, olmadıkça, ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi temsile mezun ve mecburdurlar. Şirket mukavelesi veya umumi heyet kararı ile şirketin idare ve temsili ortaklardan bir veya birkaçına bırakılabilir.” hükmü yer almakta idi. Dolayısıyla, aksine bir düzenleme bulunmadığı takdirde, limited şirket müdürü olmak, kurucu ortaklar açısından her bir hak hem de bir yükümlülük idi. Ancak, eski kanun, şirket sözleşmesi veya ortaklar genel kurulu kararı ile şirketin yönetim ve temsilinin ortaklardan birine yahut birkaçına bırakılmasına da izin veriyor idi.<br> TTK’nin 623. maddesi ise limited şirketin yönetiminin ve temsilinin şirket sözleşmesi ile düzenlemesini şart koşmuştur. Bu itibarla, şirket sözleşmesinde yapılacak düzenleme ile şirketin yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa ya da tüm  ortaklara veyahut ortak olmayan üçüncü kişilere verilebilecektir. TTK, ayrıca, en azından bir ortağın, şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunmasını zorunlu kılmıştır. TTK’nin 616. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile de “müdürlerin atanmaları ve göreden alınmaları” genel kurulun devredilemez yetkileri arasına dahil edilmiştir. TTK, müdürlerin birden fazla olmaları durumunda ise onların bir kurul olduğu belirterek anonim şirketteki yönetim kuruluna özgü bir işleyiş kuralını hükme bağlamıştır. Buna göre, şirketin birden fazla müdürü bulunduğu takdirde, bunlardan biri, şirketin ortağı olup olmadığına bakılmaksızın, genel kurul tarafından “müdürler kurulu başkanı” olarak atanır (TTK, m.624/f.1).<br>Bu açıdan bakıldığında, TMK’nin m.427/4’de belirtilen “gerekli organlardan yoksun kalma” hali, limited şirketin zorunlu organlarından yoksun kalmasını vurgular. Bu hale örnek  olarak, genel kurulun uzun zamandan beri toplantıya çağrılamaması, genel kurulun müdürleri seçememesi, müdürler kurulunun toplanması için gerekli yeter sayıların sağlanamaması gösterilebilir.<br>Ortaklar arası uyuşmazlıklar veya farklı ilişkilerden doğan anlaşmazlıklar hiçbir şekilde kayyım tayinini gerektirmez. Ortakların her konuda aynı fikirde olmaları beklenemez. Kimisi bir yatırımı desteklerken, kimisi de karşı çıkabilir. Ancak bu tür fikir ayrılıkları kayyım atanmasını haklı göstermez. Örneğin müdürlerin şirketi iyi yönetmediği, temsil edemediği, ortaklığı zarara uğrattığı veya şirketin beklenen karlılığa ulaşamadığı iddialarında da kayyım tayin edilemez. Şirketin yönetim ve temsili müdürlere aittir. Ortaklar bu yönetim ve temsilden mutlu olmadıklarında TTK gerekli çareleri öngörür. Müdürler azledilerek yerlerine yenileri seçilebilir ve koşulları varsa müdürlerin sorumluluğuna gidilebilir. Ancak “yöntem beceriksizliği” kayyım atanması için haklı neden oluşturmaz. Ticari faaliyeti bulunmayan ancak tasfiye sürecine girmemiş bir şirket için de, organları iş başında olduktan sonra, kayyım tayini istenemez.<br> Her ne kadar TMK’nin 426. ve 427. maddelerinde, kayyımın, vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesi tarafından atanacağı belirtilmişse de, kayyım atanmasına ilişkin dava, şirketi ilgilendirdiği için mutlak ticari dava sayılır. Bu nedenle, kayyım atanmasına ilişkin dava, asliye ticaret mahkemelerinde açılır. <br>Somut olayda,  ilk derece mahkemesinin 02.06.2023 tarihli kararı ile yönetim organının oluşturulabilmesi için olağanüstü genel kurul toplantısına çağırma, olağanüstü genel kurul toplantısını yapma, tescil ve ilan ettirmek konularında sınırlı olmak üzere görevli ve yetkili olmak üzere ...'nun yönetim kayyımı olarak atanmasına dair karar verildiği, işbu kararın istinaf kanun yoluna başvurulmadan kesinleştiği, yönetim kayyımının görevinin ilk derece mahkemesi kararı ile belirlenmiş olduğu, mahkemece belirlenen görev kapsamında kayyımın yetkisini kullanabileceği, vasinin şirkete ait araçların satışına izin verilmesini talep etme yetkisinin bulunmadığı anlaşılarak ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği sonuç ve kanaatine varıldığından, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>            Yukarıda açıklanan sebeplerle ilk derece mahkemesi'nin kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere         :<br>1)-...  Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2023 tarih ve ... Esas sayılı ara kararı sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 157,75.TL harcın davacılardan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3)-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4)-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5)-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde  İADESİNE,<br>6)-6100 sayılı HMK'nin 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA,<br> Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nin 362/1-ç maddesi gereğince kesin olmak üzere 27/03/2024 tarihinde karar verildi.<br><br>\t<br><br><br><br>\t\t\t\t<br> <br>Başkan<br> <br>¸e-imzalıdır\t<br> <br>Üye<br> <br>¸e-imzalıdır\t<br> <br>Üye<br> <br>¸e-imzalıdır\t<br> <br>Katip<br> <br>¸e-imzalıdır\t <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8695437fc8365e92","SID":"d7bf2d1f155be59b"}}