{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2023/430 Esas - 2024/183<br>\tT.C.<br>\tSAKARYA<br>\tASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2023/430 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/183<br><br>HAKİM\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>DAVACI \t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALILAR \t: 1- ...<br>\t  2- ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br><br>DAVA\t: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 03/08/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 21/03/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t:29/03/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı taraflar ile arasında yapılan 07.10.2019 tarihli  \"PROTOKOL-SÖZLEŞME\" ye göre Mal Müdürlüğüne yatırılan 36.060.00 TL'nin davalı tarafların hesaplarına Mal Müdürlüğü tarafından geri ödenmiş olduğu halde, davalı tarafların taleplerine karşılık parayı ödemediklerini, taraflar arasında yapılmış olan 07.10.2019 tarihli  protokol- sözleşme incelendiği takdirde ve yapılacak yargılaması sonucu haklı olduklarının ortaya çıkacağını belirterek 36.060.00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>\tDavalılar ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davası açısından konu ve tarafları aynı olarak daha önceden ikame ettiği  Sakarya 1 İcra Müdürlüğünün 2020/4709 esas sayılı icra takip dosyası ve buna bağlı olarak açtığı  Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/172E. Sayılı dava dosyasının mevcut olduğunu ve dosyaların henüz derdest olduğunu, davacının aynı konuya dayalı olarak 2. bir dava ikame ettiğinden derdestlik itirazında bulunduklarını, davacının öncelikle  Sakarya 1 İcra Müdürlüğünün 2020/4709 esas sayılı icra takip dosyası açısından itiraz edilen takibe yönelik olarak usule uygun bir itirazın iptali davası açması,  bu davayı sonuçlandırması ve takibe devam etmesi gerektiğini,  bu sebeple davanın derdestlik nedeni ile HMK 114 /1-ı  gereği davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, geçerli bir arabuluculuk başvurusunun bulunmadığını, davacı için hizmet verilen inşaat alanının Kocaeli ili Başiskele İlçesi ... Mah ... PAFTA ...Parsel numaralı taşınmaz üzerinde bulunan, ...blok .. adet yüzme havuzu - sudeposu ve   bir adet kapıcı dairesinden oluştuğunu, Yapı Sahibinin ... ve hissedarları olduğunu,  anılan  Yapı denetim Hizmeti sözleşmesinin 2013 yılında imzalandığını,  Yapı denetim Hizmet Sözleşmesinin tarafının mal sahibi olduğunu, davacı müteahhitin tarafı olmadığı bir sözleşmede ödenen bedel kapsamında kendisi açısından iade talep ettiğini, davacının taraf ehliyetinin bulunmadığını, davalı ve borçlu olarak gösterilen ... şirketinin sahibi olduğunu, Yapı denetim Hizmet Bedelinin davalı ...ödendiği iddia olunmakta olup, şirketin ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğunu, davalı ...'un şahsi bir sorumluluğunun bulunmadığını,  ... açsından husumet itirazlarının bulunduğunu,  davacının talebi ve ileri sürmüş olduğu sözleşme içeriklerinin TBK 27 gereği  Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğunu, yapı denetim hizmet bedelinin tespit edilmesi gerektiğini, zaman aşımı itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tTaraflar arasındaki uyuşmazlık; derdestlik dava şartının bulunup bulunmadığı, davacının 07.10.2019 tarihli  protokol gereğince  Mal Müdürlüğüne yatırıldığı iddia edilen 36.060.00 TL'yi davalılardan tahsil edip edemeyeceği, davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarındadır.<br>Sakarya 2. Asliye Hukuk mahkemesine müzekkere yazılmış, Sakarya 2. Asliye hukuk mahkemesinin 2022/172 esas 2022/361 karar sayılı dava dosyasında gerekçeli kararın yazıldığı, taraflarca talep edilmediğinden kararın tebliğe çıkarılmadığı ve henüz kesinleşmediğinin bildirildiği görülmüştür.<br>Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;<br>Dava 07.10.2019 tarihli  protokole göre mal müdürlüğüne yatırılan 36.060.00 TL'nin davalılardan tahsiline ilişkindir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının davası açısından konu ve tarafları aynı olarak daha önceden ikame ettiği  Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2020/4709 esas sayılı icra takip dosyası ve buna bağlı olarak açtığı  Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/172E. Sayılı dava dosyasının mevcut olduğunu ve dosyaların henüz derdest olduğunu belirtmiş, davanın derdestlik dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2020/4709 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... tarafından davalılar ... hakkında 36.060,00-TL asıl alacak ve 2.175,00-TL yasal gecikme faizi olmak üzere toplam 38.235,00-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin düzenlenerek davalılara tebliğe çıkarıldığı, davalıların 27.11.2020 tarihinde süresinde itirazları üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br> Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/172 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacı ... tarafından davalılar ...'ne karşı Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün  2020/4709 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkin dava açıldığı, dava dilekçesinde mahkememizin 2023/430 esas sayılı iş bu davaya da konu yapılan 07/10/2019 tarihli protokole göre mal müdürlüğüne yatırılan 36.060,00-TL'nin tahsili amacıyla  Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün  2020/4709 esas sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığının belirtildiği görülmüştür. Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29/09/202 Tarih  2022/172 Esas 2022/361 Karar sayılı kararı ile davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19/03/2024 tarihli yazısından taraflarca talep edilmediğinden kararın tebliğe çıkarılmadığı ve henüz dosyanın kesinleşmediğinin bildirildiği görülmüştür.<br>Davacı tarafından 29.05.2023 tarihinde arabuluculuğa başvurularak 03.07.2023 tarihli son oturum tutanağı düzenlenmiş, son oturum tutanağı ekli dava dilekçesi ile 03.08.2023 tarihinde mahkememize dava açılmıştır. Davacı 07.10.2019 tarihli  protokole göre mal müdürlüğüne yatırılan 36.060.00 TL'nin davalılardan tahsili istemine ilişkin iş bu davayı açmıştır.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu' nun 23/12/2021 tarih 2018/(19)11-360  esas 2021/1751 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere ; <br>\"Derdestlik; mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda (HUMK) ilk itiraz olarak düzenlendiği hâlde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK)114/1-(ı) maddesiyle dava şartı olarak kabul edilmiştir.\t  Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşullardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “kamu düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların talep ve beyanları ile bağlı değildir.<br>  Dava şartları dava açılmasından hüküm verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda, mahkemenin davayı dinlenebilir olmadığından reddetmesi gerekir.<br>  Dava şartlarından bazıları olumlu (davanın açılması sırasında var olması gerekli); bazıları ise olumsuz (davanın açılması sırasında bulunmaması gereken) şartlar olup, derdestlik olumsuz dava şartları arasında yer alır.<br> Açılmış ve görülmekte olan bir davanın davacısı, hukukî korunma sürecini başlatmış olduğundan artık onun aynı davayı yeniden bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davanın, ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açmasında hukukî yararı olmadığı gerekçesi ile HMK'nın 114. maddesiyle derdestlik dava şartı kabul edilerek maddenin (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” düzenlemesine yer verilmiştir. HMK'nın  114. maddesinin  gerekçesinde  derdestlik  itirazının hukukî yarar eksikliğinin somut ve özel planda bir düzenleniş biçimi olduğu, onun da temelinde yatan bu düşünceye uygun işlev görmesinin sağlanabilmesi için ilk itiraz olmaktan çıkartılıp, dava şartına ilişkin usulî itiraza dönüştürülmesinde kaçınılmaz bir zorunluluk olduğu belirtilmiştir.<br>  Derdest bir davanın ilk koşulu, tarafları, müddeabihi ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olmasıdır. İkinci koşulu ise daha önce açılmış bulunan davanın hâlen görülmekte olması, kesin hükümle sonuçlanmamış olmasıdır. Bu iki koşulun birlikte bulunması hâlinde derdest bir davanın varlığı kabul edilmelidir. Bir davanın açılması ile şeklî anlamda kesin hükme bağlanması arasında geçen sürede davanın derdest olduğu kabul edilir (Tanrıver, Süha: Medeni Usul Hukukunda Derdestlik İtirazı, Ankara 2007, s.8 vd.). Davanın derdest olması, taraflar arasında o konuda ortaya çıkan uyuşmazlığın henüz tam olarak çözümlenemediği anlamına gelir.<br> Derdestlik (görülmekte olan dava), yargılamanın başlaması anından hüküm verilmesine ve bu hükmün de kesinleşmesine kadar geçen süreç, görülmekte olan yargılamayı ifade eder. Başka bir ifadeyle, bir davanın görülmekte olması için, verilen kararın şeklî anlamda da kesinleşmemiş olması gerekir (Mazlum, İsmet: Medenî Usûl Hukukunda Aslî Müdahale, Ankara 2019, s. 126; Tanrıver, s. 49).<br>Şekli anlamda kesin hüküm kanunlarda ayrı bir müessese olarak düzenlenmemiş olup bir nihai kararın şekli anlamda kesin hüküm ifade etmesinden o karara karşı artık kanun yollarına başvurulamayacağı anlaşılır. Şekli anlamda kesinleşmenin amacı, hükmün olağan kanun yollarına başvurularak değiştirilememesi ve davanın sona ermesidir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.04.2003 tarihli ve 2003/20-266 E, 2003/285 K. sayılı kararı).<br>Somut olay yukarıda yer verilen açıklamalar ile birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafından daha öncesinde davaya konu aynı alacağa ilişkin  Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/172 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği ve kararın henüz kesinleşmediği görülmüştür. Davacı tarafından tarafları, müddeabihi ve dava sebebi aynı olan Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/172 Esas sayılı dosyasında bir dava açılmış ve dava kesin hükümle sonuçlanmadan mahkememizde aynı konuya ilişkin tekrar dava açıldığı görülmüştür.<br>Daha önceden açılmış bir dava devam etmekte iken ve şekli anlamda henüz kesinleşmeden aynı konuda yeniden dava açılamaz kuralı gereğince davanın derdestlik olumsuz dava şartı yokluğundan HMK nun 114/1.ı ve 115/2  maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; <br>1-Davanın HMK 114/1-ı  ve 115/2 maddesi uyarınca derdestlik sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE <br>2-Dava açılışında yatırılan 615,82-TL peşin harçtan alınması gerekli 427,60-TL harcın mahsubu ile 188,22-TL harcın davacıya iadesine,<br>3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin  üzerlerinde bırakılmasına ,<br>4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>5-Arabulucuk sarf kararı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>6-Karar tebliğ giderlerinden sonra bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,<br>7-Gerekçeli kararın HMK nun 321/2 maddesinin son cümlesi gereğince taraflara talep aranmaksızın tebliğine, <br>Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yokluklarında gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Ticaret Mahkemesi aracılığı ile mahkememize gönderilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.  21/03/2024      <br><br>Katip ...<br>  e-imzalı   <br> <br> <br>Hakim ...<br>  e-imzalı   <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2510bb2c129e6e93","SID":"ca6000a3cf2cf5a6"}}