{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2023/770 Esas<br>KARAR NO: 2024/163<br>DAVA: Tanıma Ve Tenfiz<br>DAVA TARİHİ: 11/10/2023<br>KARAR TARİHİ: 28/02/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin -------- inşaat ruhsatı kapsamında faaliyet gösteren tüzel kişi olup gerçek ve tüzel kişilere hizmet verdiğini, müvekkili şirket ile davalı ------- şirketi arasında düzenlenen 22/09/2020 tarihli, -------- sayılı alım satım sözleşmesi yapıldığını, işbu sözleşme kapsamında düzenlenen 22/09/2020 tarih ve -------- numaralı faturaya istinaden davacı tarafından söz konusu metal yapı malzemeleri olan malların alımı için 400.000,00 USD ödenmesine rağmen malların davalı tarafından teslim edilmediğini ve malların da iade edilmediğini, davalı taraftan olumlu dönüş alınamayınca --------Ticaret Mahkemesi'ne başvurularak alacak davası açıldığını, yapılan yargılama sonunda --------- Mahkemesi'nin 18/07/2023 tarihli, --------- sayılı kararıyla, 400.000,00 USD ve müvekkilin ödemiş olduğu devlet harcı 575 -------- paranın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiğini, bu karara karşı davalı tarafından temyiz başvurusu yapıldığını, ---------- Kurulu'nun 24/01/2023 tarihli, -------- sayılı kararıyla davalının karara karşı yapmış olduğu itiraz reddedilmiştir. Akabinde davalı tarafından itirazın reddi kararına karşı temyiz başvurusu yapılmadığından ilgili kararın 11/04/2023 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğununu yabancı mahkeme kararı ile sabit olduğunu, işbu kararın -------- icra edilebilme şartlarının somut davada gerçekleştiğini, 2002 tarihli \"------- ile-------  arasında Hukuki ve Ticari Konularda Adli İşbirliği Anlaşması\" 09/03/2004 tarihli ve ---------- sayılı Kanunla onaylandığını, 23/03/2004 tarihli ve -------- sayılı -------- yayımlanarak yürürlüğe giren İşbirliği anlaşması'nın 13.maddesine göre müvekkili şirketin MÖHUK 48/2 maddesi uyarınca teminat vermekle yükümlü olmadığını, yine işbirliği anlaşmasının 17.maddesine göre, ------- Mahkemeleri tarafından verilen hukuki ve ticari konulardaki kararların ---------Mahkemeleri tarafından tanınacağı ve tenfiz edileceğinin açıkça kararlaştırıldığını belirterek davanın kabulü ile 400.000,00 USD ve 575 -------- davalıdan tahsiline,  --------- Mahkemesi'nin 18/07/2022 tarihli, --------- sayılı kararının tanınmasını ve tenfizini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davanın görev yönünden reddi gerektiğini, zira; MÖHUK m.51 uyarınca tenfiz davalarında Asliye Mahkemelerinin görevli olduğunu, tenfiz davası sırasında revizyon yasağı gereği Türk hâkiminin yabancı mahkeme kararını esastan incelemesi yasaklandığını, dolayısıyla tanıma ve tenfiz davasını gören mahkemenin uzmanlık alanının fark yaratmayacağı için her ne kadar tenfize konu yabancı ilamının, bir ticari dava mahiyetinde de olsa Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin uzmanlık alanını ilgilendiren bir inceleme yapılmayacağı için tanıma ve tenfiz davalarında Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğunu,  bu sebeplerle davanın görevsiz mahkemede açılması nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Harçlar Kanunu12 m.4 uyarınca, “Yabancı bir mahkeme tarafından verilen ilamların tenfizi için açılacak davalardan, bu ilamlarda hükmolunmuş şeyin değeri, nevi ve mahiyetine göre (1) sayılı tarife gereğince harç alınır”. (1) sayılı Tarife III. Bölümü uyarınca ise “konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden” belirli bir nispette harç alınacağı (nispi harç) alınacağı düzenlendiğini, bu sebeple davacı tarafından nispi harç yatırılmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, davacı tarafından MÖHUK m.53’te sayılan belgeler dosyaya sunulmadığını, bu nedenle davacıya tensip zaptının 8.maddesi ile süre verildiğini ancak yüksek mahkeme kararlarında da bahsettiği üzere MÖHUK m.53’te belirtilen belgelerin sunulmaması \"dava şartı eksikliği\" olup bu sebeple davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan  apostil şerhinin tercümesi ve yabancı mahkeme kararının formatı ile şekli hatalı olduğunu, bu nedenle bahse konu apostil şerhinin hükme esas alınamayacağı kanaatinde olduklarını, davaya konu edilen yabanı mahkeme kararı kamu düzenine aykırı olduğunu, MÖHUK m.54 (ç) bendi uyarınca tanıma ve tenfize konu yabancı ilamın kesinleşmesine ilişkin olarak müvekkiline usulüne uygun bir şekilde tebligat yapılmadığını, Türk milletlerarası usul hukukunda hâkim olan -------- prensibi gereği, yabancılık unsuru içeren uyuşmazlıklar hakkında Türk mahkemelerine başvurulduğunda halihazırda yürürlükte bulunan ilgili kanunlar uyarınca öngörülmüş olan iş ve tüketici davaları ile ticari davalarda zorunlu arabuluculuk bir dava şartı olarak re’sen gözetildiğini, diğer bir ifade ile yabancılık unsuru içeren uyuşmazlık iş, tüketici ya da ticaret hukukuna ilişkin bir konuda ise kural olarak davanın Türk mahkemelerince görülmesinden önce zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanmış olması bir dava şartı olduğunu, zorunlu arabuluculuğa başvurulmadan dava açılmış ise 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu65 (“HUAK”) m.18A/2 uyarınca herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davacı tarafından sunulan belgelerde müvekkili şirkete ait vergi kimlik numarasına veya mersis numarasına yer verilmediğini, bu yönüyle tanıma ve tenfizi istenen kararın müvekkil hakkında olup olmadığı dahi meçhul olduğunu belirterek davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiş etmiştir.<br><br>İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi taleplidir.Davacı, --------- Mahkemesi'nin 18/07/2022 tarihli, --------- sayılı kararının 5718 sayılı MÖHUK 50 ve devamı maddeleri gereğince davalı yönünden tenfizini talep etmiştir.Davalı, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, kararın kamu düzenine aykırı olduğunu, zorunlu arabuluculuk dava şartının olmadığını, tebligatın usulüne uygun yapılmadığını, ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Hukuk davalarına yönelik olarak yabancı mahkemelerden alınmış olan ilamların tenfiz edilebilmesi için 5718 sayılı MÖHUK'un 50. maddesi gereğince ilamın yabancı mahkemenin kanunlarına göre kesinleşmesi, 5718 sayılı MÖHUK'un 54. maddesi gereğince kararın verildiği devlet ile ------- arasında karşılıklılık bulunması, kararın münhasıran --------- mahkemelerinin yetkisine giren bir konudan verilmemiş olması, yine kararın ------- kamu düzenine açıkça aykırı olmaması, 5718 sayılı MÖHUK'un 55/2. maddesi gereğince yabancı mahkeme kararının kısmen veya tamamen yerine getirilmiş olmaması veya yerine getirilmesine engel bir sebebin ortaya çıkmamış olmasını bağlıdır. Davacı,  dava dilekçesi ile birlikte yabancı mahkeme ilamının asıllarını, kesinleşme şerhi içeren noter tasdikli tercümesini, masraf kararının noter tasdikli tercümesini, vekaletnamenin tasdikli tercümesini sunmuştur.Davacının tensiple verilen süre içinde nisbi harç eksikliğini tamamladığı görülmüştür. Davalı savunmalarının soyut nitelikte kaldığı görülmüştür. Mahkememizin görevli olduğu açıktır. Davalı kendini vekille temsil ettirmiş savunma hakkı kullandırılmıştır. Sunulan apostille şerhleri ile kararların kesinleştiği görülmüştür. Sahte belgelere göre karar verildiği iddiası revizyon yasağı gereği eldeki davanın konusu değildir. Tenfiz davası zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan değildir. Sunulan belgeler incelendiğinde, Milletler arası özel hukuk ve usul hukuku hakkındaki kanunun 50.maddesinde düzenlenen yabancı mahkeme ve hakem kararlarının tenfizi yönünden yapılan incelemede yabancı mahkeme kararının münhasıran -------- Mahkemelerinin yetkisine giren bir konuda verilmemiş olduğu, hükmün kamu düzenine aykırı olmadığı, davacı ve davalının mahkemeye çağırıldıkları, davalının savunmasını yaptığı (davalının kendisini vekille temsil ettirdiği ), MÖHUK 54/1/ç bendine de aykırılık bulunmadığı,  anlaşıldığından  yabancı mahkeme kararının tenfizinin koşulları mevcut olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın KABULÜNE;<br>2-------- Mahkemesi'nin 18/07/2022 tarihli, --------- sayılı kararının  5718 sayılı MÖHUK 50 ve devamı maddeleri gereğince davalı yönünden TENFİZİNE; <br>3-Alınması gerekli 759.729,81 TL harçtan davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 190.219,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 569.509,96 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>4-a) Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85 TL başvurma harcı ile 190.219,85 TL peşin harcın toplamı olan 190.489,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>b) Davacı tarafından sarfedilen toplam 50,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,<br>7-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için (karar tarihindeki efektif satış kuruna göre) takdir olunan 428.997,64 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 28/02/2024        </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3fefdbc1a54032f8","SID":"eb94e09322351812"}}