{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/1206 <br>KARAR NO\t\t: 2024/559<br>KARAR TARİHİ\t: 12/03/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/03/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/545  Esas 2021/236 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 12/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12/03/2024<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Mahkemece  yapılan yargılama neticesinde; <br>\" DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin 4. ATM'nin 2015/938 sayılı ilamı iflasına karar verilen ve iflas işlemlerinin İzmir İflas Müdürlüğünün 2019/11 iflas sayıl dosyasından yürütülmekte olan müflisten alacaklı olduğunu, davalı iflas eden şirket hakkında İzmir İflas Müdürlüğü nezdinde 2019/11 iflas numarası iflas işlemlerine başlandığını, müvekkilinin de iş bu dosyada alacak kaydı yapıldığını, sonrasında İflas Müdürlüğünce sıra cetveli düzenlendiğini, müvekkilinin de alacaklılar listesinde işçi alacaklarına hak kazanmış olması sebebi ile 1. sırada kaydedildiğini, iş bu sıra cetvelinin 18/10/2019 tarihinde ilan edilmiş olup, müvekkilinin 06/11/2019 tarihinde sıra cetvelinin tebliğ edildiğini, tebligat ile de sıra cetvelinde reddedilen alacağa ilişkin itirazlarını yasal süre içinde sunduklarını, müvekkiline tebligat yapılmadan sıra cetvelinin ilan edildiğini, müvekkilinin 14/10/2003 tarihinde kurulan iş akdiyle ...  AŞ'de muhasebeci olarak çalışmaya başladığını, 28/02/2019 tarihine kadar kesintisiz olarak aynı şirket müdürleri ile çalışmış olup, SGK hizmet cetveli dökümünde iki farklı şirket gözükse de (... AŞ'ye ... İflas Müdürlüğünün 2019/10 iflas numarası dosyası ile iflas aşamasında olan ... San Tic Ltd. Şti) açıkça müvekkilinin hakkı olan kıdem tazminatını alamaması açısından sigortasında müvekkilinin haberi olmadan girdi-çıktı yapıldığını, çalıştığı firmalar arasında organik bağ olmasından kaynaklı ve bu durumun da mahkemece bilirkişi, tanık beyanları ve her türlü delil ile ispat edilmesi sonucunda davalı müflis şirketten alacaklarının muaccel hale geldiğini, davacının fesih tarihindeki aylık ücretinin 2.800,00-TL olup ödemeler kısmen elden kısmen banka aracılığı ile yapıldığını, müvekkiline banka kanalı ile ödemenin en son 2015 yılında yapıldığını, sonrasında maaşların elden çok cüzi miktarlarda ara ara verilmeye başlandığını, müvekkilinin iş akdinin işverence herhangi bir haklı nedene dayanmaksızın ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, müvekkilinin iş akdinin haksız ve bildirimsiz feshedilmesinden ötürü kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığını, müvekkilinin müflis şirketten olan alacaklarının iflas masasına kayıt edilmesine ve sıra cetvelinin buna göre düzeltilmesine, müvekkilinin kabul edilmeyen alacağının birinci sıra işçi alacağı olarak kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekiline dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermedikleri görülmüştür. <br>DELİLLER: İzmir 4. ATM'nin  2015/938 Esas sayılı dosyası, İzmir İflas Müdürlüğünün 2019/11 İflas sayılı dosyası, SGK kayıtları, Ticaret Sicil kayıtları delil olarak değerlendirilmiştir. <br>DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE;<br>1-Dava İİK 235. Maddesi uyarınca açılmış kayıt kabul davasıdır.<br>2-\"İİK'nın 234/1. maddesi, \"İflas idaresi sıra cetvelini iflas dairesine verir ve alacaklıları 166. maddenin 2. fıkrasındaki usule göre ilan yoluyla haberdar eder.\" hükmünü, 235/1. maddesinin ilk iki cümlesi, \"Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren  onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur.\" hükmünü içermektedir. Bu madde hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, iflas sıra cetveline itiraz davaları süreye tabi olup, bu husus üzerinde mahkemece re'sen durulmalıdır.  Bu süre, kural olarak sıra cetvelinin İcra İflas Kanunu'nun 166. maddesinde gösterilen usulde ilanından itibaren işlemeye başlar eğer davacı, aynı Kanun'un 223. maddesine göre tebliğe elverişli adres gösterir ve gerekli masrafı avans olarak yatırırsa, süre kendisine yapılan tebliğden itibaren hesaplanır. Masraf verilmediği takdirde iflas masasının masrafından yapılan tebliğ bilgi mahiyetinde olup alacaklıya herhangi bir hak bahşetmez.\"(Yargıtay 23.H.D.2016/5144 Esas 2019/4265 Karar sayılı 15/10/2019 tarihli ilamı)<br>3-Somut olayda İzmir İflas Müdürlüğü'nün 04/12/2019 tarihli müzekkere cevabında sıra cetvelinin 27/09/2019 tarihinde oluşturulduğu, davacı tarafından İİK 223. Maddesi uyarınca gider avansı yatırılmadığı, sıra cetvelinin 18/10/2019 tarihli Yeni Gün Gazetesinde, 18/10/2019 tarihli Milliyet Gazetesi'nde ve 25/10/2019 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği, ayrıca sıra cetvelinin davacıya 06/11/2019 tarihinde tebliğ edildiği bildirilmiştir.<br>4-Davacı tarafından 31/10/2019 tarihinde arabuluculuk bürosuna başvuruda bulunulmuş, arabuluculuk sürecinin 14/11/2019 tarihinde anlaşmazlık ile neticelendiği ve arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği görülmüştür. Dava tarihi 28/11/2019'dur.<br>5-Yukarıda da izah edildiği üzere, Masraf verilmediği takdirde iflas masasının masrafından yapılan tebliğ bilgi mahiyetinde olup alacaklıya herhangi bir hak bahşetmez. Davacı tarafından sıra cetvelinin tebliği için gider avansı yatırılmamış olup dava açma süresinin son ilan tarihinden itibaren başlayacağı değerlendirilmiştir. Nitekim Yargıtay 23.Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulaması da bu yöndedir.<br>6-Dava konusu sıra cetveliyle ilgili son ilan Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 25/10/2019 tarihinde yapılmış olup, bu tarihten itibaren arabuluculuk başvurusunun yapıldığı 31/10/2019 tarihine kadar 6 gün geçmiştir. Arabuluculuk süreci olan 31/10/2019 ila 14/11/2019 tarihleri arasında sürenin işlemeyeceği, sürenin 14/11/2019'dan itibaren yeniden işlemeye başlayacağı, bu günün hesaba katılmaksızın 7. Gün olarak 15/11/2019'dan itibaren sürenin devam edeceği gözetildiğinde 15 günlük dava açma süresinin 23/11/2019 tarihinde sona ereceği, 23/11/2019 tarihinin cumartesi gününe denk gelmesi nedeniyle sürenin 25/11/2019 pazartesi gününe uzayacağı anlaşılmaktadır.<br>Oysa dava tarihi 28/11/2019 olup hak düşürücü süre içerisinde açılmamıştır. Açıklanan nedenlerle davanın hak düşürücü süre içinde açılmış olmasına ilişkin özel dava şartının noksanlığından HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11 fıkrası \"Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.\" şeklinde düzenlenmiştir. Dosyaya sunulan 14/11/2019 tarihli arabuluculuk son tutanağının incelenmesinden davalı iflas idaresine tebliğ yapıldığı halde mazeretsiz olarak görüşmeye katılmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş, sarf edilen yargılama giderleri davalı üzerine yükletilmiştir.<br>6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun 26/11/2019 tarihli sarf kararı ile 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın da yine davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına karar verilmiştir.\" gerekçesiyle, davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/2. Ve 115/2. Maddeleri uyarınca usulden reddine, dair karar verilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette uzun süre çalıştığını, kıdem tazminatını ve ücretlerini alamadığını, is akdini haklı sebeple feshettiğini ve işçilik alacaklarını kazandığını, davalı şirketin iflas edeceğinin duyulması üzerine işçilerin İzmir İflas Müdürlüğüne gidip alacak kaydı yaptırdığını, İflas Müdürlüğünce müvekkiline ve diğer işçilere masraf yatırmalarına karşılık sıra cetvelinin taraflarına tebliğ olunacağının bildirilmediğini, müvekkilinin sıra cetvelinin kendisine tebliğ olunacağını bilse masraf vereceğini, müvekkilinin alacak kaydını yaptırmak için ödediği masrafın hukuki mahiyetini, neye ödediğini, tebligat masrafı için mi ödediğini bile bilmeyerek birilerinin yönlendirmesi ile yaptığını, İİK nun 223/3. Maddesinde;\" ...İflas masasına alacaklı olarak müracaat eden alacaklılar, tebligata elverişli adres göstermek ve Adalet Bakanlıgınca çıkarılacak tarifede gösterilecek yazı ve tebliğ masrafları için avans vermek suretiyle iflas idaresince alınacak kararların kendilerine tebliğini isteyebilirler şeklinde düzenlenme olduğunu, İflas Müdürlüğünün, müvekkiline sıra cetvelini bilgi amaçlı tebliğ ettiğini bildirdiğini, diğer işçilere ise tebliğ yapmadığını, bilgi amaçlı tebligat yapılıyor ise neden diğer işçilere de tebliğ yapılmadığını, ilan tarihi itibariyle süresi içerisinde davalarını açtıklarını, İİK nun 235. Maddesinde; \"Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar şeklinde düzenleme olduğunu, davalı müflis şirketin sıra cetvelinin ilan tarihi 25.10.2019 olup, müvekkilinin 31.10.2019 tarihinde zorunlu arabuluculuk müessesine başvurduğunu, arabuluculuk aşamasının 14.11.2019 tarihinde olumsuz sonuçlandığını, 06.11.2019 tarihinde sıra cetvelinin müvekkiline tebliğ edildiğini, 31.10.2019 tarihinde başvurulan dava şartı arabuluculuk süresinin 14.11.2019 tarihinde bittiğini, 06.11.2019 tarihinde müvekkile tebliğ edilen sıra cetveline karşı itiraz  davasını arabulucuk aşamasından sonra  15 günlük yasal hak düşürücü süre içerisinde 28.11.2019 tarihinde açtıklarını  beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELLİLER VE GEREKÇE :<br>Dava, iflas sıra cetveline kayıt kabul istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Davacı vekilince müvekkilinin iflasına karar verilen şirkette muhasebeci olarak çalıştığı  kıdem, ihbar  tazminatı  ve bir kısım ücret alacağını alamadığı  reddedilen kısmının iflas sıra cetveline kayıt ve kabulü talep edilmiştir.<br>Kayıt kabul, terkin  davaları  İİK 'nın 235.maddesinde düzenlenmiştir.\tİİK'nın 235/2. maddesinde, \"Muteriz (sıra cetveline itiraz eden) başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya  itiraz ediyorsa  davasını o alacaklı  aleyhine açar.  Bu davalar İİK'nın 235/1. maddesinde düzenlenen 15 günlük dava açma süresine tabi olup bu süre  hak düşürücü süredir. <br>İİK'nın 235. maddesi hükmü uyarınca, kayıt kabul davasının sıra cetvelinin ilanından itibaren 15 gün içerisinde açılması gerektiği, ancak alacaklının tebliğe elverişli adresini ve tebliğ için gerekli masrafı vermesi halinde dava açma süresinin İİK'nın 223/3. maddesine göre tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı, davacı alacaklının kayıt başvurusu sırasında adresini bildirerek tebliğ giderleri için masraf vermediği bu haliyle sürenin ilandan itibaren başlayacağı, İzmir İflas Müdürlüğü'nün 04/12/2019 tarihli müzekkere cevabında sıra cetvelinin 27/09/2019 tarihinde oluşturulduğu, davacı tarafından İİK 223. Maddesi uyarınca gider avansı yatırılmadığı, sıra cetvelinin 18/10/2019 tarihli Yeni Gün Gazetesinde, 18/10/2019 tarihli Milliyet Gazetesi'nde ve 25/10/2019 tarihli Türkiye Ticaret sicil gazetesinde  ilan edildiği anlaşılmıştır.<br>Davacı tarafça 31/10/2019 tarihinde arabuluculuk sürecine başvurulduğu, sürecin 14/11/2019 tarihinde bittiği anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, son ilanın yapıldığı 25/10/2019 tarihinden işlemeye başlayan sürecin arabulucuk başvuru öncesi 5 gün ve arabulucuk süreci bitiş tarihi sonrası 10 günlük süre dikkate alındığında davanın en geç 25/11/2019 tarihinde açılması gerekirken süresinden sonra açıldığının anlaşılmasına göre; davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/03/2021 tarih, 2019/545  Esas ve 2021/236 Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 368,30 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 12/03/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5ee7cb9a7bcaec48","SID":"005fbd191ad419db"}}