{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1371 <br>KARAR NO\t\t: 2024/658<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15.04.2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/124 E. - 2021/332 K.\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit ve İstirdat<br>KARAR TARİHİ\t: 27.03.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27.03.2024 <br><br>\tİzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.040.2021 tarih 2020/124 E. - 2021/332 K sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, dava dışı ... tarafından ... Bankasına ait 20.08.2014 tarihli ve 20.000,00 TL bedelli çekin, lehtarı müvekkili olmak üzere keşide edildiğini, çekin müvekkili tarafından keşideci ...’na iade edilerek bu çekin esasen tedavülden kaldırıldığını, çekin arkasındaki ciro silsilesinin de bunu açıkça gösterdiğini, ...'nun çek tedavüle çıkıp ödenerek kendisine döndükten sonra, söz konusu çeki davalıya ciro ederek dava konusu çeki ikinci defa tedavüle soktuğunu,  daha sonra davalının ... Bankası A.Ş.'ye  müracaat ederek, karşılıksız kaşesi vurdurmak suretiyle çeki İzmir 11. İcra Müdürlüğü’nün 2014/15258 E. sayılı dosyasında takibe koyduğunu, bu çek nedeniyle müvekkilinin hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, davalının ayrıca müvekkilinin Karşıyaka 3.İcra Müdürlüğü’nün 2018/298 E. sayılı dosyasında alacaklı ...'un mirasçısı olarak alacaklı sıfatını kazandığı dosyadaki 17.362,84-TL alacağını haczettirdiğini, bu tutarın davalıya ödendiğini iddia ederek, müvekkilinin dava konusu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile, İzmir 11. İcra Müdürlüğü’nün 2014/15258 E. sayılı icra takibinin müvekkili yönünden iptaline, 17.362,84-TL’nin ödeme tarihi olan 04.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının %20 oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tCEVAP: Davalı vekili, dava konusu çekin usulüne uygun ciro silsilesi ile müvekkiline geldiğini, müvekkilinin çek bedelini tahsil amacıyla çeki muhatap bankaya ibraz ettiğini ve karşılıksız olduğunun anlaşıldığını, 13.11.2014 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, takibin kesinleştiğini ve haciz konulduğunu, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın İİK 72/7 maddesine göre süresinde açılmadığından reddi gerektiğini, dava konusu çekin borç nedeniyle davacı tarafından bizzat müvekkilinin kardeşi ...'a verildiğini, davacının müvekkiline gelerek ayakkabı imalatı ile ilgili dükkan açmak istediğini, kendisine makina ve malzeme alımı, ayrıca dükkan kirası konusunda yardımcı olursa uygun fiyata ona da ayakkabı imal edebileceğini söylediğini, bunun üzerine müvekkilinin ve kardeşi dava dışı ...'ın kendi ticari itibarlarını kullanarak davacıya işyeri kiralayabilmesi için maddi destek verdiklerini, hammadde tedarik ettiklerini, davacının işleri kötüye gidince 1 yıllık kira borcunu ve elektrik borcunu ödemeden iş yerini kapatıp gittiğini, işyeri kirasını ve elektrik faturalarını müvekkilinin ödemek zorunda kaldığını, ayrıca davacının müvekkilleri adına üretmesi gereken ayakkabıları başkalarına sattığını, hem ayakkabı imalatı için alınan malzeme borcunu hem de ödenmeyen kira ve elektrik borcuna karşılık takibe konu çeki davacının ...'a teslim ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 7155 sayılı Yasa'nın 20. maddesi ile TTK’nin 5. maddesine eklenen 5/A maddesi kapsamında istirdat davasında arabulucuya başvurmak dava şartı ise de, arabuluculuk dava şartına tâbi olmayan menfi davası ile birlikte açıldığından eldeki davada istirdat davasının da arabulucuk dava şartına tâbi olmadığı; davanın  hak düşürücü süre içinde   açıldığı; dava konusu çekin keşidecisinin dava dışı ..., lehdarın davacı ... olduğu, davacının çeki keşideci ...'na ciro ettiği,  keşidecinin de ... çeki davalıya ciro ettiği, davalı tarafından 20.08.2014 tarihinde çek bankaya ibraz edildiğinde karşılıksız çıktığı ve banka tarafından yasal yükümlülük gereği 1.120,00 TL ödeme yapıldığı; çek keşideci tarafından lehtar lehine keşide edildikten sonra, lehtar tarafından tekrar keşideciye ciro edilmesi halinde, keşidecinin TTK'nun 700/3. maddesi koşullarında yeniden çeki tedavüle çıkararak ciro etmesi durumunda, ikinci tedavülden önceki lehtarın sorumluluğu kalmadığından, lehtar hakkında takip yapılamayacağı; keşidecinin çeki yeniden tedavüle çıkarmakla, lehtar adına keşide etmeden önceki durumuna döndüğü, lehtarın sorumluluk zinciri içinde yer almasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2014/15258 Esas sayılı dosyasında takibe konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, yalnızca davacı yönünden takibin iptaline, takip dosyasında davalı alacaklıya ödenen 17.362,84 TL bedelin 04.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya ödenmesine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davaya konu edilen çekin keşidecisinin ... olduğunu, bu kişi tarafından lehtar davacı ...'a  keşide edildiğini, daha sonra çekin ilk ciranta ... tarafından dava dışı ... adlı firmaya cirolandığını, ardından müvekkiline cirolandığını, lehtar tarafından keşideciye tekrar cirolanması ve çekin ikinci kez tedavüle çıkarılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının çekten sorumlu olduğunu, ciro silsilesinde bir kopukluk veya ikinci kez tedavüle çıkarılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacı borçlunun icra dosyasına itiraz etmediğini, davacı borçlunun alacaklı olduğu icra dosyasından alacaklarının 04.07.2019 tarihinde tahsil edildiğini, davacının kötü niyetli olarak 17.02.2020 tarihinde işbu davayı açtığını, davacının kötü niyetinin aşikar olmasına ve müvekkilinin kötü niyetli olmadığının mahkemece de kabul edilmiş olmasına rağmen, mahkemece 04.07.2019 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, faizin dava veya karar tarihinden işletilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE\t: Dava, icra takibine konu çekin ikinci kez tedavüle sokulduğundan ciranta ve lehdar olan davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tYargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca, çek, keşideci tarafından lehtar lehine düzenlenip, keşide edildikten sonra, lehtar tarafından tekrar keşideciye ciro edilmesi halinde, keşidecinin 6102 sayılı TTK'nın 788. maddesi koşullarında yeniden çeki tedavüle çıkararak ciro etmesi durumunda, ikinci tedavülden önceki lehtarın sorumluluğu kalmadığından, lehtar hakkında takip yapılamaz. Bu durumda, keşideci ile takip alacaklısı hamil arasında sorumluluk vardır. Zira keşideci, çeki yeniden tedavüle çıkarmakla, lehtar adına keşide etmeden önceki durumuna döndüğünden lehtarın sorumluluk zinciri içinde yer alması mümkün değildir. (Yargıtay 11. HD  28.01.2021 tarihli, 2020/3619 E. 2021/574 K. sayılı ilamı) \t  <br>\tSomut olayda,  İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2014/15258 E. sayılı dosyasına konu çekin dava dışı ... tarafından davacı lehdar ... lehine düzenlendiği; davacının çeki  dava dışı keşideci ...'na ciro ettiği, ...'nun çeki davalıya ciro ettiği anlaşılmakta olup, davalı vekili çekin davacı tarafından dava dışı ... adlı firmaya ciro edildiğini, lehtar tarafından keşideciye tekrar ciro edilmesi ve çekin ikinci kez tedavüle çıkarılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, ciro silsilesinde \"...\" kaşesinde keşideci ....'nun adı yer almakta olup, söz konusu firma isminin keşidecinin ticari işletmesini ifade ettiği kanaatine varılmakla, ilk derece mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. <br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 1.366,20 TL'den peşin alınan 345,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.021,20 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalının yaptığı giderin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. \t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1ea73929178c6d0d","SID":"ee77b23a7b6dc435"}}