{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2020/1791 <br>KARAR NO\t\t: 2024/676<br>KARAR TARİHİ\t: 21/03/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/06/2020<br>NUMARASI\t\t: 2017/88 Esas 2020/323 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 21/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 21/03/2024<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin 1996 yılında kurulduğunu, temizlik başta olmak üzerebirçok alanda faaliyet gösteren itibar sahibi bir şikret olarak yaklaşık 1000 personelle ticari hayatanı devam ettirdiğini, yürütülen faaliyetler sırasında personel ile iletişimi sağlayabilmek ve sahada çalışmakta olan araçları takip edebilmek amacıyla operatör şirketleriyle anlaşma yaparak telefon hattı ve araç takip hizmeti satın aldığını, müvekkili şirketin araç takip ve iletişim hizmeti için 2012 senesinde ... ile sözleşme imzaladıklarını ve bu sözleşme kapsamında ... şirketinden telefon hattı ve araç takip sistemi temin edildiğini, iş bu sözleşmenin 30/06/2013 tarihinde müvekkili tarafından sona erdirilmiş ve bu tarih itibariyle ... dan hizmet alımı durdurularak ... ile çalışmaya başladıklarını, davalının ... şirketinin kurumsal iş ortağı olup müvekkili şirket ile hiçbir hukuki ve ticari ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin tek muhatabının ... ve onun kurumsal yetkilisi olan dava dışı ... iletişim olduğunu, müvekkilinin bütün sözleşme ve protokollerini ... kurumsal temsilcisi ve yetkili bayı olan ... İletişim ile imzaladıklarını, ... ile imzalanan sözleşme kapsamında faturaların müvekkiline ... tarafından gönderildiğini ve bu faturalara her ay için davalı şirket tarafından sağlanan araç takip hizmeti yansıtıldığını, yine müvekkili ile ... yetkili temscilisi olan ... İletişim arasında düzenlenen protokolde sözleşmenin taahhütsüz olduğu ve müvekkili şirket tarafından iptal edilmesi halinde hiçbir cayma bedeli ödenmeyeceğinin de düzenlendiğini belirterek, müvekkilinin icra baskısı altında haksız ve mükerrer ödemiş olduğ 55.389,87 TL nin sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda davalı ... A.Ş den ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin adresinin ... Mah. .... Sok. No:... ... ... olduğunu, taraflar arasındaki araç Takip ve Filo Yönetimi sözleşmesi hükümlerinde de yetkili mahkemenin İzmir Mahkemeleri olduğunu, gerek TMK 6/1. Maddesi gereğince gerek ise taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince yetkili Mahkemenin İzmir Mahkemeleri olup Bursa Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkisine itiraz ettiklerini, mezkur davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, yetkili mahkemenin TMK'nun 6/1. Maddesi gereğince İzmir Mahkemeleri olduğundan yetki itirazlarının kabulü ile Bursa Mahkemelerinin yetkisizliğine, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>MAHKEMECE: \"...,Dava; davalıya icra tehdidi altında ödenen bedelin haksız ödendiği iddiasıyla davalıdan tahsili istemine ilişkindir. <br>Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı vekili sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak eldeki davayı açmış ise de somut olayda İİK.'nun  72/7 maddesinde düzenlenen istirdat hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Belirtilen yasa hükmüne göre;  “Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yönünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi  hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir.” Bu hükümde sözü edilen süre hak düşürücü süre niteliğinde ve  dava şartı olduğundan yargılamanın her aşamasında mahkemece  re'sen gözetilmesi gerekmektedir..Belirtilen sürenin geçirilmiş olması halinde artık sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre de tahsil edilen paranın talebi mümkün değildir.(Bknz Yargıtay 19 HD 20/11/2019 tarihli 2018/290 Esas ve 2019/5220 Karar sayılı ilamı) Davacı, hakkında yapılan takip sebebiyle 16/10/2014 tarihinde davalıya fazladan ödediğini iddia ettiği parayı tahsil etmek için İİK 72/7 maddesi gereğince 1 yıl içinde dava açması gerektiği;ancak davacının bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açtığı anlaşıldığından davanı reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur, gerekçesi ile, dava hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından davanın reddine,\"şeklinde karar verilmiştir,<br>Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak başlatılan ve süresinde itiraz edilemediğinden kesinleşen icra dosyasına yapılan ödemenin iadesi talebiyle davanın ikame edildiğini,  ancak yerel mahkemece davada hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verildiğini,  iş bu kararın usul ve yasaya aykırıdır olduğunu, müvekkili şirketin araç takip ve iletişim hizmeti için 2012 senesinde ... ile sözleşme imzalamış, bu sözleşme kapsamında ... şirketinden telefon hattı ve araç takip sisteminin temin edildiğini ve iş bu sözleşme de 30/06/2013 tarihinde müvekkili tarafından sona erdirildiğini,  müvekkilinin de bu tarih itibariyle ... dan hizmet alımı durdurularak ... ile çalışmaya başladığını, müvekkilinin bütün sözleşme ve protokollerini ... kurumsal temsilcisi ve yetkili bayi olan ... ile imzaladığını, ... ile imzalanan sözleşme kapsamında faturaların müvekkiline ... tarafından gönderilmiş ve bu faturalara her ay için davalı şirket tarafından sağlanan araç takip hizmeti yansıtıldığını, davalı ... şirketinin kurumsal iş ortağı olup müvekkili şirket ile hiçbir hukuki ve ticari ilişkisinin bulunmadığınıdan müvekkilinin tek muhatabının ... ve onun kurumsal yetkilisi olan dava dışı ... olduğunu, müvekkili ile ... yetkili temsilcisi olan ... arasında yapılmış olan protokolde sözleşmenin taahhütsüz olduğu ve müvekkili şirket tarafından iptal edilmesi halinde hiçbir cayma bedeli ödenmeyeceğinin de düzenlendiğini, ...n davalı ...nın yetkili bayii olduğundan ve yapılan işlemlerin yetki sınırları dahilinde olduğundan bu durumun ... ve onun iş ortağı olan ... için de bağlayıcı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava,  icra tehdidi altında ödenen bedelin istirdatı  istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br> İİK'nın  72/7. maddesi \"Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yönünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi  hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir.\" şeklindedir.<br>Yargıtay  19. Hukuk Dairesinin 20.11.2019 tarih, 2018/290 esas, 2019/5220 karar ve 24.04.2017 tarih, 2016/7788 esas, 2017/3214 karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere icra dosyasındaki borç, tahsil harcı da dahil olmak üzere tüm ferileriyle birlikte tamamen kapatıldığı tarihte anılan yasa hükmüyle öngörülen hak düşürücü süre işlemeye başlayacaktır.<br>Somut olayda; Dava dilekçesinde İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2014/9452 esas sayılı takip dosyasına ödemenin  16/10/2014  tarihinde yapıldığının beyan edildiği,  İcra Müdürlüğü yazısında ise 17/10/2014 tarihinde tahsil harcı yatırıldığı, icra dosyasının alacaklı vekilinin göndermiş olduğu talep üzerine haricen tahsil olarak kapatıldığının bildirildiği,  davanın 06/01/2016 tarihinde açılmış olduğu görülmektedir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, İİK'nın  72/7. maddesinde istirdat davaları bakımından öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin dosya borcunun tamamının ödendiği tarihten itibaren başlayacak olup,  tahsil harcı yatırılarak dosyanın kapandığı 17/10/2014 tarihinden itibaren bir yıllık sürede davanın açılmadığının, belirtilen sürenin geçirilmiş olması nedeniyle artık sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre de tahsil edilen paranın  talep edilemeyeceğinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM  : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/06/2020 tarih, 2017/88 Esas ve 2020/323 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 373,20 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 21/03/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4f4f04c9f88f344e","SID":"d4b5385c90290192"}}