{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2020/1643 <br>KARAR NO\t\t: 2024/514<br>KARAR TARİHİ\t: 06/03/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/06/2020<br>NUMARASI\t\t: 2016/1163 Esas 2020/324 Karar<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 06/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06/03/2024<br><br>Davalı  vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin davalı ile arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağı için İzmir 17. İcra Müdürlüğü'nün 2015/13226 E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafın icra müdürlüğüne sunduğu borca itiraz dilekçesi ile icra takibini durdurduğunu, müvekkilinin alacağının taraflar arasındaki ticari ilişki ve bu ilişkiye dair tutulan cari hesap ilişkisinden kaynaklandığını, cari hesap ilişkisi bir sözleşme olduğunu belirterek; İzmir 17. İcra Dairesi'nin 2015/13226 e. Sayılı dosyası ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili süresinden sonra sunduğu beyan dilekçesinde özetle;  icra dosyasına sunmuş oldukları itiraz gerekçelerini, dava dosyasına da sunduklarını, takibe dayanak yapılan cari hesap dökümü ödeme emrinin ekine eklenmemiş olup, böyle bir borca müvekkili şirketin hesap ve defterlerinde rastlanmadığını, dolayısıyla müvekkili şirketin alacaklıya böyle bir borcunun bulunmadığını, ayrıca gerek takibe konu yapılan cari hesap alacağının, gerekse icra takibinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, takip alacağının %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine kara verilmesini talep ve beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: \"...Taraflar arasındaki uyuşmazlık ön inceleme duruşmasına; \"tarafların davacıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı, davacının cari hesaba dayalı ilişkiden ötürü teslim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği ve yetki hususlarında anlaşamadıkları\" şeklinde tespit edilmiştir. <br>Taraf iddia ve savunmaları ile toplanan deliller ışığında dosya bilirkişiye tevdi edilerek uyuşmazlık konusu hakkında rapor düzenlemesi istenilmiştir.<br>Bilirkişi 23/01/2019 tarihli raporunda; davacının yasal defter ve dayanağı belgeleri dahilinde davalı yana 2007-2008-2009 yılları içerisinde muhtelif tarih ve tutarlı faturalar kapsamında mal verdiği, buna karşılık davalı tarafından davacı yana makbuz, çek ve havale karşılığı ödemelerde bulunulduğu, davacının davalı adına tanzim ettiği mal faturalarının davalı yana tebliği ve içeriği malın sevk ve teslimi hususlarında muavin kayıtlar haricinde başkaca bir belge olmayıp takdirinin mahkememize ait olmak üzere davacının davalıdan takip ve dava tarihi itibariyle yasal defter ve dayanağı muavin kayıtlarına göre 25.524,27-TL alacaklı olduğu görüş ve kanaatine vardığını bildirmiştir.<br>Vergi Dairesi'nden gelen kayıtlar sonrasında mahkememiz 14/05/2019 tarihli ara kararı uyarınca bilirkişiden ek rapor alınarak 2007'de taraflar arasında yapılan ticari ilişkinin ne miktarda olduğu, aynı zamanda faturalar dökümü yapılarak ödemelerin de ayrıca daha açık bir şekilde davalının ne kadar ne zaman ödediği daha net olacak şekilde rapor düzenlemesi istenilmiştir.<br>Bilirkişi 28/06/2020 tarihli raporunda; davalı tarafından davacı ile 2007-2008-2009 yıllarına ilişkin çalışmalarına esas olan yasal defter ve dayanağı belgeler mevcut olmayıp, 2 klasör  halinde bu kez sunulan klasörler  içinde davalının 2009 ve kısmen 2010 yıllarına ilişkin olarak ilgili vergi dairesine beyan ettiği KDV geçici vergi beyannamesine esas muhtelif firmalara ait alış, satış ve gider faturaları asıl ve suretlerinin yer aldığı, söz konusu 2 klasörün takibe ve davaya konu alacak bedeli ile herhangi bir ilgisinin olmadığı, bu haliyle mevcut belgeler kapsamında takibe ve davaya konu alacak miktarına yönelik olarak asıl raporda  yer alan incelemelerin dışında başkaca bir inceleme yapmak suretiyle görüş bildirmenin mümkün olacağı, dosya içeriğine bu kez sunulan davalı şirkete ait olup ilgili vergi dairesince gönderilen 2007 yılı BA formlarının tetkikinde davacı tarafından davalı adına tanzim edilen 31 adet toplamda 170.982,00-TL lik satış faturalarının davacı lehine davalı tarafından beyan edilmiş olduğu, tarafların beyanları arasında 843,59-TL lik bir farkın olduğu, bu farkın nereden kaynaklandığını davalının 2007 yılı yasal defterleri ibraz edilmediğinden bulmak/belirlemenin mümkün olmayıp takdirinin mahkememize ait olduğu 843,59-TL'lik farkın davacı lehine hesaplamaya alındığı, yapılan tetkik ve değerlendirmeler kapsamında önceki raporda yer alan tespit ve değerlendirmelerde herhangi bir değişiklik olmadığı yönünden görüş ve kanaatini bildirmiştir.<br>Bilirkişi ek raporu taraflara tebliğ edilmiş olup taraflarca bilirkişi ek raporuna karşı herhangi bir beyan ve itirazda bulunulmamıştır.<br>Davacı takip öncesinde davalıyı temerrüde düşürdüğüne yönelik herhangi bir ihtarname ve belge ibraz etmemiş olduğundan dolayı takip talebinde belirtmiş olduğu faiz talebi mahkememizce kabul edilmemiştir. <br>Denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu mahkememizce de benimsenerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesi ile; \"Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;  Davalının İzmir 17. İcra Müdürlüğünün 2015/13226 Esas sayılı dosyasından yapılan icra takibine itirazının kısmen iptali ile takibin 25.524,27-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, İİK madde 67 gereğince hüküm altına alınan alacağın %20 'si oranında hesaplanan 5.104,85-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından müvekkili ... San.Tic Ltd. Şti. nin, davacı  ... San. Tic. Ltd. Şti.ne 25.524,27-TL borçlu bulunduğunun tespitine ve hüküm altına alınan alacağın %20 'si oranında hesaplanan 5.104,85-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine  karar verildiğini, icra dosyasına sunmuş oldukları itiraz gerekçelerini, takibe  dayanak yapılan cari hesap dökümü ödeme emri ekine eklenmediği, bu nedenle inceleme olanağı bulunmadığı gerekçesi ile icra takibine ve davaya itiraz ettiklerinin belirtildiğini, ayrıca gerek takibe konu yapılan cari hesap alacağı, gerekse icra takibinin ve davanın zamanaşımına uğradığı itirazında bulunulduğunu, müvekkili şirket yetkilisinin Mahkemeye ibraz ettiği 2009 yılı faturaları ve Mahkeme dosyaları içerisinde bulunan defterlerin incelenmediğini, dava dosyasına 31/05/2017 - 11/09/2017 tarihlerinde 2 kez yenileme dilekçesi sunulduğunu, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken yargılama devam edildiğini, davalı müvekkili şirketin tüm defter ve kayıtları mahkemeye ibraz ettiğini bulunduğu yeri bildirdiğini, beyanlar arasındaki farkın davacı lehine değerlendirilmesinin yersiz ve usulsüz olduğunu, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının bozulmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; cari hesaptan kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı vekili; cari hesaptan kaynaklı davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürmüştür. <br>Davalı vekili; alacağın ve icra takibinin zamanaşımına uğradığını, borcun bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep edilmiştir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına;    BK nun 146. Maddesi gereği davaya konu alacak için 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olmasına,  davacının zamanaşımı süresi dolmadan icra takibi yapmış olmasına, dosyaya sunulan denetime elverişli ve açık olan bilirkişi rapor ve ek raporuna göre davacının, takipte talep ettiği asıl alacak kadar davalıdan alacaklı olmasına, davalının 2007 Ba formlarında, davacı vekilinin cari hesaba konu ettiği 31 adet faturanın Vergi Dairesine davalı tarafça bildirilmekle, bu fatura konusu malları aldığına karine oluşturmasına, davalının, fatura bedellerini ödediğine dair bir belge sunmamış olmasına, bilirkişi ek raporuna da itirazda bulunmamış olmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/06/2020 tarih ve 2016/1163 Esas 2020/324 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 1.743,56 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 436,00 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 1.307,56 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 06/03/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5934cde45b309ed9","SID":"62596b9b2a816a68"}}