{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/519 Esas<br>KARAR NO: 2024/560<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 09/02/2021<br>NUMARASI: 2019/410 E. - 2021/33 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/03/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; restoran ve yiyecek içecek hizmetleri alanında faaliyet gösteren müvekkilinin, TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli \"...+Şekil\" ibareli markanın sahibi olduğunu, müvekkilinin ayrıca \"...\", \"... & ...\" markalarının da yaratanı ve üstün hak sahibi olduğunu, müvekkilinin \"...\" markasını ilk defa müvekkili şirket yetkililerinden ...  tarafından 1999 yılında İstanbul Beşiktaş'ta \"...\" olarak kullanılmaya başlandığını ve \"...\" markasının aynı zamanda müvekkili şirket ortaklarından  ... kurucusu olduğu ....Tic.Ltd.Şti'nin ticaret unvanını oluşturduğunu, ancak hal böyle iken, davalının 03.09.2018 tarihinde \" ...\" ibaresini marka olarak tescil ettirdiği ve belirtilen adresinde adresinde işlettiği kafe/restrorantta \"...\" markası altında faaliyet gösterdiği, işletmede kullanılan tabela, broşür, sosyal paylaşım sitelerinden çaya atılan şeker ambalajına kadar her türlü materyalinde \"...\" markasını müvekkili ile ile iltibas yaratacak şekilde kullandığı ve işletmenin dekorasyonunun müvekkiline ait işletmelerden kopyalayarak taklit ettiği tespit edildiğini ve bu durumun müvekkili haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ederek, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, bu durumun önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, davalının \"...\" markasını birlikte, tek başına veya başka herhangi bir ibare ile birlikte, her türlü yayınlar, hizmetler ve mallar, ürünler; ambalajlar; ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesi; basılı kağıtlar, faturalar ve sair her türlü ticari evrak ile internet alan adları da dahil olmak üzere internet üzerinde, Türkiye’de ya da yurtdışında kullanmasının önlenmesini ve bunların toplatılarak, hükmün kesinleşmesini müteakip bu türden her türlü materyalin imha edilmesini, davalının \"... \" markasını kullandığı alan adlarının kullanılmasının yasaklanmasını, iptalini, davalı adına yapılan ... sayılı ve 18.01.2019 tescil tarihli \"...\" markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkini ile verilecek hüküm özetinin ilanı taleplidir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının \"...\" markası ile kendisi adına kayıtlı \"...\" markası arasında bütünsel olarak kıyaslandığında, iltibas tehlikesinin oluşmadığını, davacının ... markalarının tescil edilmediklerini, bu markaların da kendisine ait marka ile benzerliğinin olmadığını, davacıdan çok daha önceki tarihli \"...\" esas unsurlu bilhassa 43. sınıfta tescilli markaların bulunduğunu, \"...\" ibaresinin tek başına ayırt ediciliği olmadığı gibi davacı tarafından tanınmış hale geldiğine yönelik iddianın da doğru olmadığını, davacının markasını ihlal edecek şekilde hiçbir yazışma, internet sitesi, kullanım vb. bulunmadığını, yine davacı unvanı ile markası arasında bağlantı bulunmadığını, zira davacı unvanında “Balkon” ibaresinin bulunmadığını, bahsi geçen şirketin davadışı ve ayrı bir tüzel kişi olduğunu, İTO kaydı incelendiğinde, kaydının kapalı olduğunun görüleceğini, buna göre unvanın markasal olarak kullanılmasının ve belirli bir bilinirlik seviyesine getirilmesinin mümkün olmadığını, davacının haksız rekabet hükümlerine dayanamayacağını, çünkü zamanaşımının dolduğunu ve davacının herhangi bir hakkının ihlal edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince toplanan delillere göre yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin, 17.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda açıkça belirtilemesine rağmen  davacı markasına iltibas eden davalı markası hakkında hatalı bir değerlendirme yapmak suretiyle iltibas olmadığı kanısına vardığını,Mahkemenin çelişkili bir şekilde markaların benzerliği açısından bütünlük ilkesine atıfta bulunurken aynı zamanda anlaşılmaz bir şekilde müvekkiline ait markanın şekli unusurunun güçlü olmadığını iddia ettiğini, Bir başka deyişle \"balkon\" ibaresi cam balkon veya genel anlamda inşaat sektöründen bahsedilecek olsaydı bu durumda \"balkon\" ibaresinin ayırt edici olmadığı ihtimalinin değerlendirme konusu yapılabileceğini, oysa bahse konu sektörün \"yiyecek ve içecek hizmetleri\" sektörü olduğunu ve \"balkon\" ibaresinin asla bu sektör için ne genel bir ibare ne de ayırt ediciliği düşük veya zayıf bir ibare olarak değerlendirilemeyeceğini, kaldı ki \"balkon\" ibaresini bu sektörde ilk kullanan ve maruf hale getirenin de bizzat müvekkili şirket olduğunu, bu konuda da mahkemece yeterli inceleme yapılmadığını, Davalıya ait olduğu iddia edilen fiili marka kullanımına bakıldığında, birebir tescildeki şekline sadık kalınarak değil de, Balkon ibaresinin ön plana çıktığı vurgulandığı,  “balkon” kelimesinin bir iki yerde davacı markasındaki kullanım ile aynı/çok benzer yazı karakterinde ve bir yerde aynı davacı markasında olduğu gibi “n” harfinin ayağına bitişik çizgiyi içerecek şekilde kullanıldığı, bunlar dahil tespit edilen tüm markasal kullanımlarda “Balkon” ibaresinin ön plana çıkarıldığı vurgulandığını, “...” isminin daha küçük punto ile yazılı olduğu ve bazı kullanımlarda “...”işaretine yer verilirken, bazı yerlerde bu işaretin hiç kullanılmadığının görüldüğünü, somut olayda açık ve tipik bir iltibas durumu varken mahkemece bu haklı değerlendirmelere itibar edilmeksizin bir karar ihdas edilmesinin son derece hatalı olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE  İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü taleplidir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlar incelendiğinde; ... sayılı \"... +Şekil\" ibareli markanın, 43. Sınıfta ilk defa 24/12/2003 tarihinde davacı adına tescil edildiği, 24/12/2013 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle yenilendiği, ... sayılı \"...\" ibareli markanın, 43. Sınıfta 03/09/2018 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.Dosyaya sunulan 18/12/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak, davalıya ait olduğu iddia edilen fiili marka kullanımına bakıldığında, birebir tescildeki şekline sadık kalınarak değil de, \"...\" ibaresinin ön plana çıktığı-vurgulandığı, (...) şeklinde ve bazı yerlerde “...” işaretini de ihtiva eder şekilde olduğu, tespit edilen ve şeklindeki kullanımlarda davacı markasındaki esas unsur olan “...” kelimesinin ( ) birebir aynı/çok benzer yazı karakteri ile kullanıldığı, hatta bunlardan  şeklindeki kullanımda aynı davacı markasındaki gibi kelimenin son harfinin (“n”) altında bitişik olarak başlayan çizginin kullanıldığı, neticede, “balkon” kelimesinin bir iki yerde davacı markasındaki kullanım ile aynı/çok benzer yazı karakterinde ve bir yerde aynı davacı markasında olduğu gibi “n” harfinin ayağına bitişik çizgiyi içerecek şekilde kullanıldığı, bu hususlar dahil tespit edilen tüm markasal kullanımlarda “Balkon” ibaresinin ön plana çıkarıldığıvurgulandığı, “...” isminin daha küçük punto ile yazılı olduğu ve bazı kullanımlarda “...” işaretine yer verilirken, bazı yerlerde bu işaretin hiç kullanılmadığı ve davalıya ait ... nolu “...” lafzi markasının, 43. sınıfta tescilli olduğu “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” yönünden, davacı adına aynı sınıfta “cafe hizmetleri, kokteyl salonu hizmetleri, ikram hizmetleri (catering), yiyecek ve içecek hizmet araçlarının kiralanması hizmetleri”nde tescilli ... nolu “... + şekil” markası ile karıştırılma ihtimaline (iltibasa) sebebiyet verebileceği ve SMK’nın 155. maddesinin yürürlüğünden sonra başvurusu yapılan (koruma altına alınan) ve kullanılan davalı markasının kullanımının, davacının eski tarihli marka hakkına tecavüz (ve aynı zamanda haksız rekabet) teşkil edip etmediği konusundaki takdirin Mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Toplanan delillere göre; önceki tarihli davacı markasının ... nolu ''...  + şekil'' markası olup, davalı markasının ise  ... nolu '...'' markası olduğu, markaların her ikisinin de 43. sınıfta tescilli olduğu, Mahkemece her ne kadar ''balkon'' ibaresi, ayırt ediciliği yüksek olmayan bir işaret olarak değerlendirilmiş ise de; markanın 43. Sınıf yönünden tescil edilebilecek bir işaret olmakla birlikte, sektörel olarak bu sınıfla ilgili veya ilişkili olduğunun söylenemeyeceği,  davacı markasının 2003 yılından itibaren koruma altında olduğu, davacı tarafın markasında esas unsur olarak yer alan bu kelimenin davalı markasında aynen yer aldığı, davalı markasındaki ''...'' ve ''...'' ibarelerinin markayı davacı markasından ayırt etmeye yetmediği, markaların ortalama tüketici nezdinde işitsel ve kavramsal olarak iltibaslı olduğu, davalı markasındaki diğer unsurların markanın sebep olacağı iltibası ortadan kaldırmaya yeterli olmadığı, bu nedenle hükümsüzlük koşullarının somut olayda gerçekleştiği kanaatine varılmıştır.Diğer yandan bilirkişi raporunda yapılan tespitlere ve dosyaya sunulan görsellere göre,  davalıya ait marka kullanımının, tescil dışı bir şekilde \"...\" ibaresi ön plana çıkarılarak gerçekleştiği, tespit edilen kullanımlarda, davacı markasındaki esas unsur olan ''...'' kelimesinin aynı yazı karakteri ile kullanıldığı, ''...'' ibaresinin ön plana çıkarılıp, ''...'' isminin daha küçük punto ile yazılı olduğu ve bazı kullanımlarda ''...'' işaretine yer verilirken, bazı yerlerde bu işaretin hiç kullanılmadığı, söz konusu kullanımların yukarıda bahsedildiği üzere davacı markasıyla iltibas tehlikesi doğurması nedeniyle, SMK'nun 29.maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz ve TTK'nun 54.vd maddeleri kapsamında haksız rekabet oluşturduğu, SMK'nun 155.maddesi uyarınca davalının, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceği anlaşıldığından, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.Davacı her ne kadar  \"... \" ibaresini kullanılan internet sitelerindeki alan adı ve site içeriğindeki markasal kullanımların yasaklanmasına karar verilmesini de talep etmiş ise de; mevcut delil durumu itibariyle davalının internet üzerindeki kullanımlarına yönelik delil sunulmadığından bu yöndeki talebin reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİnin 09/02/2021 tarih, 2019/410 E., 2021/33 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,Bu kapsamda;3- Davanın KISMEN KABULÜNE,Davalı adına tescilli ... no.lu \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, Davalının davacı markasına tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun TESPİTİNE, \"... \" markasını birlikte, tek başına veya başka herhangi bir ibare ile birlikte, her türlü yayınlar, hizmetler ve mallar, ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kağıtlar, faturalar ve sair her türlü ticari evrak ile internet alan adları da dahil olmak üzere internet üzerinde, Türkiye’de ya da yurtdışında kullanmasının önlenmesine ve bunların toplatılarak, hükmün kesinleşmesini müteakip bu türden her türlü materyalin imha edilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,Kararın  Türkiye çapında yayınlanan bir gazetede ilanına,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 44,40 TL'nin mahsubu  ile 383,2‬0 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 44,40 TL başvurma harcı, 44,40 peşin harç, 6,40 TL vekalet harcı, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti, 103,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.198,7‬0 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 67,5‬0 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 229,60 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 21/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"947d07f32a27f9f8","SID":"21858f75e249d47e"}}