{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2023/704 Esas - 2024/793 Karar<br><br>T.C.<br>...<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/704 <br>KARAR NO\t: 2024/793<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br>BAŞKAN\t: ...\t  ... <br>ÜYE\t: ...\t  ...<br>ÜYE\t: ...                     ...<br>KATİP\t: ...\t ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 28/03/2019<br>NUMARASI\t: 2018/244 Esas - 2019/389 Karar<br><br>DAVACI\t: ... \t  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t:  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVA\t: İtirazın İptali<br>İSTİNAF TALEBİNDE<br>BULUNAN\t: Davalılar<br><br>Karar Tarihi                     : 28/03/2024<br>Gerekçeli Kararın <br>Yazıldığı Tarih                  : 28/03/2024<br><br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı, süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ     :<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davalıların müvekkili şirketle olan borçlarının tahsili amacıyla haklarında 28. İcra Müdürlüğünün 2018/545 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrini tebellüğ eden davalıların itirazı üzerine takibin durmasına sebebiyet verdiklerini, müvekkili şirket ile davalı ... ... ... Tic.Ltd.Şti. arasında 02.06.2014 tarihli kredi genel sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalılar ... ve ...'un sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, davalıların sözleşme gereği taahhütlerini yerine getirmemeleri üzerine icra takibi başlatıldığını, itirazın haksız olduğunu beyanla itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>Davalılar vekili cevap dilekçesi ile özetle, müvekkillerinin davacıya takibe konu yapılan şekilde ve miktarda borcu bulunmadığını, davacı tarafça hesaplamada hata yapılmış olduğunu, müvekkillerinin sözleşme gereği ödemekle yükümlü oldukları tutarları düzenli olarak yerine getirmekte iken son dönemlerde yaşadıkları ekonomik sıkıntılar nedeniyle ödemelerinde aksamalar olduğunu, davacı tarafından hesaplamalarda hata yapılması nedeniyle çok yüksek bedel ile itiraza konu icra takibinin başlatıldığını, icra dosyası üzerinden yapılan takibin tamamen haksız olduğunu, işbu takibin yanlış hesaplama ile hatalı olarak başlatılmasının kendi kusuru olduğunu, bu nedenle anılan icra takibine yapılan itirazın yerinde olduğunu, davacı tarafın hem haksız olarak başlattığı takip hem de haklı itiraz karşısında açtığı bu davanın davacının kötü niyetini gösterdiğini, söz konusu takibin ilamsız icra takibi olması nedeniyle yasal faiz işletilmesi gerekirken temerrüt faizi isteminin hatalı olduğunu, 21.07.2016 tarihinden itibaren ülkemizde hüküm süren olağanüstü hal nedeniyle piyasalar ve ticari hayatın olumsuz etkilendiğini, müvekkillerinin alacaklarını tahsil edememelerinden kaynaklı olarak borçlarını ödemekte sıkıntı çektiklerini, bu sebeplerin kabul edilmemesi halinde Borçlar Kanunu'nun Aşırı İfa Güçlüğü başlıklı 138. Maddesinin  müvekkiller yönünden uygulanması yönünde taleplerinin bulunduğunu belirterek davanın reddini istemişlerdir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI     :<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde 28/03/2019 tarihli kararla; \"(...) Dosya içerisinde toplanan deliller, icra dosyası, genel kredi sözleşmesi, bilirkişi raporları ve tüm bilgi-belgeler incelendiğinde; davacı tarafından yukarıda detayları belirtilen genel kredi sözleşmesine dayalı olarak davalı asıl borçlu şirkete ticari kredi kartı tahsis edildiği, kredi kartının 05.11.2017 tarihli hesap kesimi itibarıyla borç miktarının 20.670,32-TL olduğu, asgari ödenmesi gerekli tutarın ise 5.090,00-TL olduğu, sözleşme gereği belirtilen akdi faiz oranının yüzde 22,08, asgari ödenmesi tutara uygulanacak gecikme faizi oranının ise yüzde 28,08 olduğu, yukarıda belirtildiği üzere davalıların sözleşmede belirtilen ikametlerine çıkarılan ihtarnamelerin usulüne uygun tebliğ edilmiş sayılacağı, zira adres değişikliklerinin sözleşme gereği ihtarname tebliği yapılamayan davalılar tarafından davacıya bildirilmediği, teknik inceleme gerektirdiğinden bilirkişi marifetiyle dosya kapsamına uygun olarak yapılan hesaba göre kat tarihi itibarıyla davacının 19.508,46-TL asıl alacağı, 1.230,91-TL işlemiş akdi faiz alacağı, 863,94-TL işlemiş temerrüt faizi, 108,46-TL BMSV gideri ve 329,29-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 22.041,06-TL'yi davalılardan talep hakkı bulunduğu, bilirkişi tarafından hesaplanan bu alacak miktarları doğrultusunda davalı tarafların itirazının reddi gerektiği, asıl alacak likit olduğundan davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşıldığından (...)\" gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEBİ     :<br>Davalılar vekili istinaf dilekçesi ile özetle; davacının hesaplama hatası yaptığını, davalıların davacıya talep edilen miktarda borcu bulunmadığını, davalıların son dönemde yaşamış oldukları ekonomik sıkıntılar nedeniyle ödemelerinde aksamalar olduğunu, ancak söz konusu takipte yapılan yanlış hesaplamalar sonucu çok yüksek bedel ile itiraza konu takibin başlatıldığını, eldeki davanın açılmasına sebebiyet verilmesi davacının kendi kusurundan ileri geldiğini, bu nedenle, mahkemece müvekkiller aleyhinde vekalet ücretine, icra inkar tazminatına ve yargılama giderine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, bilirkişiler tarafından müvekkillerce yapılan ödemelerin dikkate alınmadığını, ödemelere dair davacı banka kayıtları üzerinde bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek ek bilirkişi raporu aldırılması taleplerinin haksız yere reddedildiğini, ilamsız takipte yasal faiz işletilmesi gerekirken temerrüt faizi işletilmesinin hatalı olduğunu, davalı ...’un 73 yaşında olması göz önüne alındığında, yaşı gereği sayfalarca sözleşme metni okuyarak özgür iradesi ile imzalamayacağının açık olduğunu, sözleşmenin müvekkillere ayrıntıları anlatılmadan ve okutulmadan imzalatıldığını, TBK’nın 20. maddesinin birinci fıkrası hükmünün uygulanması gerektiğini, son dönemdeki ekonomik gelişmelerin davalıların ticari hayatına etkisi nedeniyle TBK'nın aşırı ifa güçlüğü başlıklı 138. maddesinin uygulanmasına dair taleplerinin dikkate alınmadığını beyanla istinaf talebinde bulunmuştur.<br>GEREKÇE     :<br>Dava, davalılarca ödenmeyen ticari kredi kartı borcunun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.<br>Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, davalılar vekilince istinaf edilmiştir.<br>Uyuşmazlık, kredi kartı borcunun davacıya ödenip ödenmediğine ilişkindir.<br>Davalılar vekili hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazında, müvekkillerince yapılan ödemelerin dikkate alınmadığını beyan etmiş olup, bilirkişi raporunda bu yönde bir değerlendirme olmadığı gibi mahkemesince de bu yönde bir araştırma yapılmadığı görülmüştür.<br>Davalıların savunması, ödeme itirazı niteliğinde olup, borcu sona erdiren sebeplerdendir ve davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkündür.<br>Bu durumda, davalıların savunması üzerinde durularak, gerekirse davacıya ait kayıtlar üzerinde inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece, yazılı gerekçe ile karar verilmesinde isabet görülmemiştir.<br>Dava dosyası kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 353/1-a-6 maddesinde öngörülen şartlar gerçekleştiğinden davalıların istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir.<br>HÜKÜM     : Gerekçesi ve ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalıların istinaf talebinin KABULÜNE,<br>2-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 28/03/2019 tarih, 2018/244 Esas - 2019/389 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine iadesine,<br>4-Davalı ... tarafından yatırılan 376,41-TL istinaf harcının talep halinde iadesine, <br>5-Davalı tarafından yapılan  40,00-TL posta masrafı ile 162,10-TL istinaf başvuru harcından ibaret istinaf yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, <br>6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,<br>7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine; <br>Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, kesin olmak üzere, 28/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br> Başkan ...                   Üye ...                 Üye ...                     Katip ...<br>    e-imzalıdır                     e-imzalıdır                 e-imzalıdır                     e-imzalıdır       <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5bfc30e2eef56047","SID":"9c3a4812409589ee"}}