{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/64 Esas<br>KARAR NO: 2024/597<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2.Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 09/01/2018<br>NUMARASI: 2015/90 E. - 2018/2 K.<br>DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/03/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; “...” isimli Hint filminin Türkiye'deki yayın hakkının Kültür ve Turizm Bakanlığı İthal Sinema Eserlerine İlişkin Kayıt Tescil Belgesine göre 1 Mart 2018 tarihine kadar müvekkiline ait olduğu ve filmin dünya dağıtım haklarına sahip olan ... Limited Şirketi'nin (...) Türkiye yayın ve dağıtım haklarını Ocak 2013 tarihinde imzalanan sözleşmeyle, davacı şirkete lisans verdiğini, filmin ilk gösterimi için ... (...) ile görüşme aşamasında iken davalı şirketin ... logolu televizyon kanalında 22.11.2014 tarihinde saat 20.20 ve 23.11.2014 tarihinde saat 02.00'de toplam iki kez izinsiz olarak yayımlandığını, davalı kanalın web sitesinde film yayımını duyurduğunu, davalı kanalı telefon ve fax ile uyarı yapıldığını, bu yayımlara ilişkin ihtarname çektiklerini, ihtarnameye verilen cevapta filmin yayımlandığını kabul etmekle birlikte, filmin yayın haklarını devralındığı iddiasında bulunduğunu, ... kanalının filmi ancak ya sahte bandrollü ya da bandrolsüz yayınlayabileceği ve bunun da kanuna aykırı olduğunu, davaya konu yayınlar nedeniyle filmin televizyonda ilk olma özelliğinden kaynaklanan talep görme özelliğini ve ... ile muhtemel anlaşma ile elde edilecek 100.000,00 dolarlık ''TV'de ilk\" lisans bedelini yitirdiğini ileri sürerek hak ihlalinin tespiti, men'i ve şimdilik 20.000,00 TL tazminatın filmin yayın tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline hükmedilmesini ve anılan tazminatın kanun gereği üç katının hesaplanmasını talep etmiş, 12.12.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 300.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde;  ...  ile ... Tic. Ltd. Şti. arasında 21.05.2014 tarihinde imzalanan Lisans Anlaşması ile 3 yıl süreyle lisans almış olan ... Tic. Ltd. Şirketi'nin, içinde ... filminin de bulunduğu listede yer alan 10 filmin mali haklarını devrettiği ... Tic. Ltd. Şti. ile imzalanan ikinci bir lisans sözleşmesi ile 08.11.2014 tarihinden itibaren bir yıl süreyle filmin yayın hakkını devraldıklarını, tüm filmlerin gösterim hakkı karşılığı KDV dahil 47.790,00 TL bedel belirlendiğini, bu sözleşmeye dayanarak ... adlı filmin ... televizyon kanalında 22.11.2014 tarihinde saat 20.20 ve 23.11.2014 tarihinde saat 02.00'de toplam iki kez yayımlandığını, iyi niyet çerçevesinde başka yayım yapılmadığını, davacının filme ilişkin lisans hakkının tek sahibi olduğunu kanıtlayamadığını, filmin yapımcısının dünyada birkaç şirkete lisans verebileceğini, gerçek lisans sahibinin araştırılıp sonucuna göre davaya devam edilmesini, filmin haklarının davacı şirkete ait olduğunun kabul edilmesi durumunda bile 24 saat içinde yalnızca iki kez gösterildiğini, başkalarının hatası ve hilesi sonucu müvekkilinin yanıltılması neticesinde oluşan eylemle sorumlu tutulmasının hak ve nefaset kurallarıyla bağdaşmadığını, ayrıca filmin home video için DVD formatında çoğaltılmış ve satışa sunulmuş olması nedeniyle büyük ölçüde halka arz edildiğini, ... ile 100.000,00 Amerikan doları ilk gösterim hakkı anlaşması yapılmasının mümkün olamayacağını,.... ile ... Tic. Ltd. Şirketi arasında imzalanan sözleşme ile aralarında ... isimli filmin de bulunduğu 10 filmin 3 yıllık lisans bedelinin 25.000,00 Amerikan doları olduğunu, ayrıca müvekkilinin yeni bir yayın kuruluşu olduğundan reyting oranlarının düşük olduğunun dikkate alınarak, ... filminin bu kanalda iki kez gösterilmiş olması ile büyük zararların ortaya çıktığı iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini  istemiştir. <br>MAHKEME KARARI; İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 06/09/2023 tarihli 2022/1270  E- 2023/4708 K sayılı kararıyla; davacının hak sahibi yapımcı şirketten almış olduğu lisans kapsamında dava konusu ... isimli filmin yayın hakkı sahibi olduğu, davalı şirkette her ne kadar hak sahipliği iddiasında bulunmuşsa da hak devrine yönelik devir zincirinin kopuk olduğu, davalının hak sahibi olmadığının ... Şirketinden gelen cevabi yazı ile anlaşıldığı, davacı tarafından emsal olarak bildirilen ... isimli filmin emsal olamayacağı, alınan son uzlaştırıcı bilirkişi raporu ile rayiç bedelin 25.000-30.000 dolar aralığında olabileceğinin bildirildiği, somut olayın özelliği, kullanılan süre, kanal, izleyici sayısı değerlendirilerek takdiren 25.000 doların dava tarihi itibarıyla karşılığı olan 68.250,00 TL rayiç bedelin söz konusu gösterim açısından uygun olacağı, fazlaya dair talebin reddi gerektiği gerekçeleriyle davanı kısmen kabulüne, davalının davacının mali haklarına tecavüzünün tespiti ve menine, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (5846 sayılı Kanun) 68 inci maddesi uyarınca takdiren belirlenen 68.250,00 TL rayiç bedelin takdiren 3 katı olan 204.750,00 TL'nin 22/11/2014 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU; Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının huzurdaki davayı açma yetkisinin olmadığını, davacı ile ... arasında yapıldığı iddia edilen günü belli olmayan Ocak 2013 tarihli sözleşme incelendiğinde, ...'nin davacıya sadece Ticari Sinema Dağıtım Haklarının, karasal ortamdan yayın yapan ücretsiz televizyon yayın haklarının Home Video Haklarının lisansını verdiğini, müvekkili şirkete ait ...'in ise karasal ortamdan yayın yapan ücretsiz televizyon kanalı olmadığını, ...'in, sadece Kablo Yayın lisansı ve Uydu Yayın Lisansı ile Turksat üzerinden yayın yaptığını, davacının, sahip olmadığı bir hakka dayanarak kötüniyetli olarak müvekkili şirket aleyhine dava açtığını, 20.10.2017 tarihinde dosyaya sunulan ve UTV tarafından verildiği iddia edilen 16.10.2017 tarihli yeni yazıya muvafakatlarının olmadığını, davacının ... ile yaptığını iddia ettiği, davanın dayanağı olan günü belli olmayan Ocak 2013 tarihli sözleşmenin geçerliliği hususunda bir inceleme yapmadığını, sözleşmede apostil onayının bulunmaması, sadece bir imzanın bulunmasının şüphe oluşturduğunu, sözleşmenin gerçekten Hindistan’da bulunan UTV ile yapılıp yapılmadığının tespiti için gerekli yazışmaların yapılmadığını, müvekkilinin yapmış olduğu yayın sözleşmesinden doğan hakkın kullanıldığını, cevabi 09.09.2015 tarihli yazının, yetkisiz kişiler tarafından düzenlenerek farklı kaşe basılarak mahkeme dosyasına gönderildiğini, bunun da yazının içeriğinin gerçekdışı olduğunun ispatı olduğunu, müvekkili şirketin, dava konusu filmin gösterim lisansını satın aldığı ... Tic. Ltd. Şti. hakkında yapılan şikayetin incelendiği Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/20000 numaralı soruşturma dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, bunun lisans hakkı sahibinin tespiti bakımından önem arz ettiğini, izleyici sayısı düşük bir kanal için 25.000,00 dolar bedelin oldukça fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dairemizin 30/12/2021 tarihli 2020/758 Esas, 2021/1666 Karar sayılı kararıyla; davacının ... isimli şirket ile yaptığı sözleşmede karasal ortamda yayın yapan ücretsiz televizyon kanallarına tali lisans verme konusunda yetkilendirildiği, bu nedenle davayı açabileceği, 24.06.2015 tarihli ... Tic. Ltd. Şirketi'nin göndermiş olduğu cevabi yazının içeriğinde anılan şirketin işbu filme ilişkin herhangi bir işlem ve bilgi sahibi olmadığı beyan edildiği ve bu nedenle ... Tic. Ltd. Şti.'ne karşı başlatılan soruşturmanın beklenilmesinin gerekmeyeceğini, gerek birinci ve gerekse üçüncü heyet raporlarında, yayın yapan davalı kanalının \"ulusal yayın\" kanalı olmadığı, iletim ortamlarının platform işletmecisinin abone sayısı kadar izleyiciye ulaştığı, ulusal kanallar için belirlenen bedelin (25-30 bin dolar) böyle bir kanal için yüksek olduğunun belirtilmiş olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince ulusal yayın kanalları için belirlenen 25-30 bin dolar bedel dikkate alınarak hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğu, emsal gösterilen ... filminin de dahil olduğu 8 filmlik listenin yayın hakları konusunda ... ile yapılan sözleşmenin 3.2. maddesinde 24 saatlik zaman içinde birden fazla gösterimin tek bir gösterim sayılacağının belirtildiği, dava konusu filmin de 24 saatlik zaman dilimi içerisinde iki defa gösterilmesi sebebiyle tek bir gösterim sayılması gerektiği, bu kapsamda ihlalin kapsamı, süresi, kullanılan mecra, tarafların kusur durumu ve davalının kablo yayın ve uydu yayın lisansı esasına göre yayın yapması sebebiyle emsal filmler için belirlenen 25-30.000,00 dolar bedelin somut olaya uygulanamayacak olmasından dolayı yayın bedelinin yaklaşık 5.000,00 ile 10.000,00 TL aralığında olduğu, tek gösterim için 7.000,00 TL tazminatın 5846 sayılı Kanunun 68 nci maddesine göre 3 katı olan 21.000,00 TL tazminatın hakkaniyete ve dosya kapsamına uygun düşeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacının lisans ve hak sahibi olduğu '' ...'' isimli filmin davalıya ait ... isimli kanalda izinsiz yayınlanması sebebiyle davacının mali haklarına tecavüzünün tespiti ve menine, belirlenen 7.000,00 TL rayiç bedelin takdiren 3 katı olan 21.000,00 TL'nin 22.11.2014 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Dairemizin kararına karşı davacı ve davalı vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06/09/2023 tarihli, 2022/1270 Esas-2023/4708 Karar sayılı kararıyla; \"Dosya kapsamında yapılan incelemede, davacının dava konusu film için hak sahibi ... şirketi ile lisans sözleşmesi yaptığı, lisans sözleşmesinin temel hükümler kısmının ikinci maddesinde lisans alanın haklarının tanımlandığı, uyuşmazlık konusunu ilgilendiren kısmı itibariyle davacının karasal televizyon dağıtım yöntemi ile ücretsiz televizyonlara tali lisans verme yetkisini aldığı, \"karasal televizyon dağıtımı\" ibaresinin ise ... ve davacı taraf arasında akdedilen lisans sözleşmesinin çevirisinin 10. sayfasında tanımının yapıldığı kablo ve uydu iletiminin anılan kapsamın dışında bırakıldığı, 6112 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde yayın yapılan ortamların ayrı ayrı tanımlandığı, buna göre; \"Kablo ortamı: Yayın hizmetinin her türlü kablo altyapısı üzerinden abonelere iletildiği ortam, Karasal ortam: Yayın hizmetinin karasal verici sistemleri vasıtasıyla alıcılara iletildiği ortam, Uydu ortamı: Yayın hizmetinin uydu kapasitesi vasıtasıyla alıcılara iletildiği ortam\" oldukları, bu bağlamda davacının mevcut lisans sözleşmesinin karasal iletim yoluyla yayını kapsadığı, ancak uydu kapasitesi ile yayını kapsamadığı, davalının ise ... kanalı ile dosya kapsamında alınan son bilirkişi raporuna göre yalnızca kablo yayın lisansı ve uydu yayın lisansı bulunduğu, bu lisans kapsamında yayınlar yaptığı; davacının aynı zamanda uydu ve kablo yayın lisansı sahibi olan karasal yayın lisanslı potansiyel tali lisans alıcılarına ait herhangi bir kanalda yayın yapılmadığının tespit edildiği,Davacının, dava dosyasına sunduğu ... isimli şirkete ait olduğu anlaşılan 16.10.2017 tarihli beyanda her ne kadar anılan davacı lisansının uydu ortamından yayını da kapsadığı ifade edilmiş ise de dava tarihinden sonraki bir tarihi taşıyan bu beyanın sözleşmenin tadili yahut yeni sözleşme mahiyetinde olduğu bu nedenle işbu davada dosyaya sunulan temel sözleşmeyi etkilemeyeceği ve dahi bu durumun iddianın genişletilmesi mahiyetinde olduğu davacının davalının işbu yayına dayalı mali hakkı bulunmadığının anlaşıldığı,..açılan davanın davacı bakımından geçerli bir hakka dayanmadığı, bilirkişi raporundaki bu açıklamalara paralel görüşler ve iddianın genişletilmesi yasağı gözetilmeksizin işin esasına girilerek karar verilmesinin doğru olmadığı\" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili duruşmaya katılmamış,  davalı vekili bozma ilamına uyulmasını talep etmiş, usul ve yasaya uygun görülen Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.<br>GEREKÇE;Davacı vekili müvekkilinin “...” isimli Hint filminin Türkiye yayın ve dağıtım haklarını , ... Limited Şirketi'nin (...) ile Ocak 2013 tarihinde imzalanan lisans sözleşmesiyle aldığını, Türkiye'deki yayın hakkının Kültür ve Turizm Bakanlığı İthal Sinema Eserlerine İlişkin Kayıt Tescil Belgesine göre 1 Mart 2018 tarihine kadar müvekkiline ait olduğunu ancak  filmin ilk gösterimi için Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT) ile görüşme aşamasında iken davalı şirketin ... logolu televizyon kanalında 22.11.2014 tarihinde saat 20.20 ve 23.11.2014 tarihinde saat 02.00'de toplam iki kez izinsiz olarak yayımlandığını ileri sürerek, 5846 Sayılı FSEK hükümlerine dayanarak tecavüzün meni ve maddi tazminat talep etmiştir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı vekillerinin temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin kararının bozulmasına karar verilmiştir.Dairemizce uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda yapılan incelemede, dosya kapsamında bulunan ve mahkemece alınan bilirkişi raporları ile filmin afişi ve son jenerikte ismi geçen yapımcı şirket ... Limited ile ... Arasındaki lisans sözleşmesinin, \"Hakların Verilmesi\" başlıklı 2. Maddesinde; “(a) Lisans alanın işbu kapsamdaki yükümlülüklerine uyması ve ifa etmesi çerçevesinde Lisansör (... Limited) ülkede (Türkiye'de) aşağıda belirtilen süre içinde tali lisansının verilmesi amacıyla aşağıdaki hakların lisansını Lisans Alana (... ) vermekte ve lisans alan da bu hakları kabul etmektedir:1 Ticari Sinema Dağıtım Haklarının dü. Karasal ortamdan yayın yapan ücretsiz televizyon yayın haklarının ili. Home video haklarının (b) Lisansör işbu kapsamda açıkça verilmeyen tüm hakları kendinde saklı Tutar...” hükmünün düzenlendiği, Bu maddede anlaşmanın davacı şirket olan ...'ne sadece Karasal Ortamdan Yayın Yapan Ücretsiz Televizyon Kanallarına tali lisans verebilmek üzere yetki verdiğinin görüldüğü anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında bulunan ABD'de kurulu bulunan Lowly Iaternational Inc. ile ... Tic. Ltd. Şirketi'nin arasındaki lisans sözleşmesi ile ... Tic. Ltd. Şirketi'ne 10 filmin Türkiye ve Irak'ta Türkçe, Kürtçe ve Arapça dillerinde Televizyon haklarını 3 yıl süre ile lisans vermiştir. Anlaşmanın 2, sayfasında yer alan Televizyon Hakları başlığını taşıyan 5. Maddesinde; televizyon yayın iletim ortamlarından; “....TV (Ücretsiz Tv),... TV (Kablo TV),.... TV (... Tv), ... TV (... Tv) ve İnternet TV (... Tv)” ortamlarında  lisans verme yetkilendirmesi yapılmıştır.Hindistan'da kurulu ... Limited ile davacı şirket olan .... Ltd. Şti. arasındaki 08.01.2013 tarihli lisans anlaşmasının, sadece Karasal Ortamdan Yayın Yapan Ücretsiz Televizyon Kanallarına tali lisans verebilmek üzere yetki verdiği, davalı şirket bünyesinde kurulu olan  ... televizyon kanalının Kablo Yayın Lisansı ve Uydu Yayın Lisansı bulunduğu, Karasal Ortamdan ücretsiz Yayın Lisansının bulunmadığı, dosya kapsamına yargılama sırasında sunulan, ... isimli şirkete ait olduğu anlaşılan 16.10.2017 tarihli beyanda, her ne kadar anılan davacı lisansının uydu ortamından yayını da kapsadığı ifade edilmiş ise de dava tarihinden sonraki bir tarihi taşıyan bu beyanın sözleşmenin tadili yahut yeni sözleşme mahiyetinde olduğu bu nedenle dosyaya sunulan temel sözleşmeyi etkilemeyeceği, kaldı ki bu durumun iddianın genişletilmesi mahiyetinde olduğu, davacının dava tarihinde davalının yayınına  dayalı mali hakkı bulunmadığının anlaşıldığı, mahkemece bu hususun resen gözetilerek, aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu kanaatine varılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin  KABULÜ ile,2-Duruşmalı inceleme yapılmakla 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2-3 maddeleri gereğince, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Hakları Hukuk Mahkemesinin 09/01/2018 tarihli 2015/90 E. - 2018/2 K. karar sayılı kararının  kaldırılmasına,3-Davanın davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından 6100 Sayılı HMK 114/1-e ve 115. Maddeler gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-Alınması gereken tecavüzün giderilmesi talebi yönünden 427,60 TL ve maddi tazminat yönünden 427,60 TL olmak üzere toplam  855,20 TL maktu karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin yatırılan 341,55 TL ile 4.781,70 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 4.268,05 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep üzerine davacıya iadesine,4/b-Davacı tarafça ilk derece yargılaması sırasında yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafça yapılan 1.850 TL bilirkişi giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,4/ç-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T.'ne göre tecavüzün giderilmesi talebi yönünden 25.500 TL, maddi tazminat yönünden 25.500 TL olmak üzere toplam 51.000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 98,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 90,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 188,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf aşamasında bir duruşma yapıldığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 10.200,00 TL vekalet ücretinin  davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,6-Temyiz aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;6/a-Temyiz yargılaması için  davacı tarafından yapılan temyiz başvuru harcı ve temyiz yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,6/b-Temyiz yargılaması için davalı tarafından yapılan 397,80 TL temyiz başvuru harcı ve  90,50 TL temyiz yargılama giderleri olmak üzere toplam 488,30 TL'nin  davacıdan alınark,  davalıya verilmesine,7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair, verilen karar davalı vekilinin  yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fcf8b4210619d411","SID":"bbda8f028b47105c"}}