{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2022/1974 Esas 2024/392  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1974 <br>KARAR NO\t: 2024/392<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t:13/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/46 Esas 2022/272 Karar<br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALILAR <br>DAVA\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t: 19/01/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 13/03/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 13/03/2024<br><br><br>\tTaraflar arasındaki şirketin ihyasına ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Özel Güv. Hiz. Ltd. Şti. Aleyhinde Ankara 22. İcra asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/372 esas sayılı dosyasında, bünyesinde çalıştırdığı işçi...'e ödenene kıdem tazminatının sözleşme gereğince davalı şirkete ait olduğundan rücuen tazmini istemi ile açtığı  davada , adı geçen şirketin 25/10/2017 tarihinde sicilde silindiğini, şirketin ihyası için mahkemece taraflarına süre verildiğini iddia ederek  şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanacak olması durumunda tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br><br>\tCEVAP<br>\tDavalı ... temsilcisi cevap dilekçesinde; Müdürlüklerin de 153394 sicil numarasıyla kayıtlı şirketin 06/04/2000 tarihinde kurulduğunu, şirketin 21/03/2017 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı aldığını ve şirket tasfiyesi memurluğuna ...'un seçildiğini, bu kararın 30/03/2017 tarihinde tescil ve ilan edildiğini, yapılan ilanlardan sonra 18/10/2017 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyenin sonlandığı kararı alınıp kararın 25/10/2017 tarihinde tescil edildiği ve şirketin terkinine ilişkin hususun 30/10/2017 tarihli 9440 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, kanunda öngörülen usullere uygun şekilde ticaret sicilinden şirketin, sonrasında borçları veya sonuçlandırılması gereken hukuki ilişkilerinin gerektirmesi halinde ihyası değil, 6102 sayılı TTK'nın 547.maddesi uyarınca ek tasfiyeye karar verilmesi ve TTK'nin 547/2.maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması gerektiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğü tescille dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduğunu, davada taraf gösterilmesinin sebebinin bu olduğunu, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde TTK'nin 547/2.maddesi uyarınca tasfiye memuru( TC nosu ile) atanmasına, Müdürlüklerinin  yasal (zorunlu) hasım olduğundan aleyhe vekâlet ücreti-yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talepve cevap  etmiştir.<br>\tDavalı ... cevap dilekçesinde; Mamak Belediyesine 2010 yılında güvenlik hizmeti verdiklerini, belediyede çalışan elemanları ... Güvenlik şirketinden devir aldığını, belediyenin verdiği fiyat içinde çalışanların kıdem, izin ve ihbar tazminatlarının hesaba katılmadığını, maaş ve SGK giderleri ile diğer sigorta giderlerinin karşılandığını, 1 yıl süre ile belediye ile çalıştıklarını, 2011 yılında çalışan kişileri belediyenin onayı ile ... Şirketine devrettiklerin, bu nedenle şirketin herhangi bir borcu olmadığından 2012 yılında şirketi tasfiye ederek kapattığını, ihyasına gerek olmadığın bildirmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; tüzel kişiliğin sona erdirilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Eğer tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile tüzel kişiliğin sona erdiğini kabul etmenin  mümkün olmadığı, TTK. 547. maddesinde de tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar yeniden tescilini isteyebileceği, mahkemece talep yerinde görülürse şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar vereceği, ek tasfiye işlemlerini yapması için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayacağı tescil ve ilan ettireceğinin düzenlendiği, davacının  Asliye  Hukuk  Mahkemesinde açtığı derdest davadan ötürü şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunmakta olup, şirketin ihyasının gerektiği gerekçeleriyle davanın kabulüne, tasfiye memuru olarak davalı ...'un atanmasına  karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin vermiş olduğu karar  eksik incelemeye dayalı hatalı olup olaya, usul ve yasaya aykırı olduğunu,   TTK.M.547 gerekçesinde belirtilen dava şartları bulunmadığını, incelenmediğini,  belirsiz, haksız, mesnetsiz yargılamadan vekalet ücreti doğduğunu, muvazaalı, hukuku dolanarak  yapılan işlemler hukuk güvenliğini tehdit ettiğini,  kötüniyeti, muvazaayı hukuk korumayacağını,  kıdem tazminatı ödemesini gerektirecek şekilde sona erdiği belirsiz olduğunu,  kıdem tazminat alacağı için doğrudan işçi tarafından açılmadığından reddi gerektiğini,   alt işveren- asıl işveren ilişkisinin bulunduğu kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların  kıdem tazminatı sorumluluğu asıl işverene ait olduğunu, yerel mahkemenin   “ek tasfiye için ihya kararı”  eksik/hatalı olduğunu  bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; Ticaret Sicil Müdürlüğünden tasfiye nedeniyle terkin edilen şirketin TTK 547/2 maddesi çerçevesinde ihyası istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tTicaret sicil kayıtları, Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/372 Esas sayılı dosyası vs deliller dosya arasında mevcuttur. <br>\tDosya kapsamından, ihyası talep olunan şirketin  tasfiye haline girmesine ilişkin ortaklar kurulu kararının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, tasfiye memuru olarak davalı ...'un atandığı , tasfiyesi yapılarak  tasfiye kapanışı ile  ticaret sicil kaydının terkin edildiği, terkinden sonra Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/372 E.sayılı dosyası derdest olup davacı bu mahkeme tarafından verilen yetki ile ihya davası  açıldığı anlaşılmıştır. <br>\tİhyası istenilen şirketin ticaret sicil özetinin incelenmesinde; 153394 sicil numarası ile ticaret sicil müdürlüğünde tescil edildiği, şirketin 21/03/2017  tarihi itibariyle genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiği, davalı ...'un tasfiye memuru olarak atandığı, şirketin tasfiye kapanışının 18/10/2017 tarihli karar ile yapılıp sicil kaydının 25/10/2017 tarihinde silindiği anlaşılmıştır. <br>\tBilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. <br>\tNitekim 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 547.maddesinde \"(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\" hükmü düzenlenmiştir.Şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasında, husumet tasfiyeyi sağlayan memur ile ticaret sicil müdürlüğüne düşer (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08/10/2019 tarih ve 2019/3602 Esas 2019/6319 Karar sayılı ilamı). \t<br>\tSomut davada, dava dışı şirketin 21/03/2017 tarihli  genel kurulunda tasfiye kararı alındığı, tasfiye memuru olarak davalı ...'un seçildiği, bu kararın Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edildiği, şirketin tasfiyeye girdiğine dair alacaklılara gerekli ilanların yapıldığı ve 18/10/2017 tarihinde şirketin tasfiyesinin sonlandığına dair alınan genel kurul kararının tescilinin 25/10/2017 tarihinde yapıldığı,  davacı tarafından ihyası istenen   ... Özel Güv. Hiz. Ltd. Şti. hakkında açılan alacak davası nedeniyle davacı tarafın  şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunduğu ve  şirketin ihyasının gerektiği,husumetin tasfiyeyi sağlayan memur ile ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmesinde  bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin ihyaya ilişkin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. <br>\tÖte yandan,tasfiye sürecinde tasfiyenin eksik bırakılmasından ve gereği gibi yapılmamasından davalı tasfiye memurlarının  sorumlu olması ve 6100 sayılı HMK' nın 326. maddesinde yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlemesi nedeniyle mahkemece davalı tasfiye memuru aleyhine yargılama gideri ve  vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı ...'ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalı ...'ın vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t3-Davalıdan alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan peşin alınan  80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye  346,9‬0 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/03/2024     <br><br><br>  Başkan-                  Üye - \tÜye -             Zabıt Katibi-<br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"45c24a5ba4f7c47d","SID":"26914060e07d5d09"}}