{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2020/1544 <br>KARAR NO\t\t: 2024/510<br>KARAR TARİHİ\t: 06/03/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/05/2019<br>NUMARASI\t\t: 2019/9 Esas 2019/633 Karar<br>DAVA\t\t: Alacak <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 06/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 06/03/2024<br><br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 18/02/2013 tarihli sözleşme gereği ...-... isimli işletmeyi çalıştırmayı, kapatmamayı, sözleşme süresince sadece müvekkili şirketin pazarladığı ..., ...  biralarını satmayı ve bulundurmayı, işbu sözleşmeye aykırı davranıldığında 25.250,00.-TL karşılıksız katkıyı iade ile birlikte 25.250,00.-USD cezai şartı ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak davalının sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini, İstanbul 9.SHM'nin 2015/35 D.İŞ sayılı dosyasıyla da bu durumun tespit edildiğini, bu nedenlerle 25.250,00.-USD cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek döviz mevduat faizi ile 25.250,00.-TL karşılıksız katkı tutarının dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davanın yetkisiz yerde açıldığını, İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde görüleceğini, her ne kadar taraflar arasında sözleşmede İzmir  mahkemeleri de yetkili gösteren bir yetki maddesi  olduğu düşünülse de bu maddenin geçersiz olduğunu, müvekkili iş yerini kapatmadığını ve bira satışına son vermediğini, devam eden ekonomik zorluklar ve Beyoğlu Belediyesinin alkollü işçi satışında gösterdiği kısıtlamaların yanısıra 2013 gezi parkı protestolarının tam göbeğinde bulunan iş yerinde meydana gelen ekonomik kayıplar karşısında iş yerinin bölündüğünü, bir kısmı turistlere yönelik hediyelik lokum ve benzeri satışına çevrildiğini, müvekkili davacıya bira talebinde bulunmuş ise de siparişlerin yerine getirilmediğini, bu nedenlerle öncelikle yetki itirazının kabulüne karar verilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.<br>İlk derece mahkemesince davanın önce kısmen kabulüne karar verilmiş; davalı tarafça kararın istinafı üzerine Dairemizin 19/11/2018 tarih 201/1618 esas, 2018/1528 karar sayılı kararı ile  davalının tacir olup olmadığı yönünde bir araştırma yapılmaması gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>Dairemiz kaldırma kararından sonra; <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"...Dava; 18/02/2013 tarihli satın alma sözleşmesinin davalı tarafından ihlal edilip edilmediği, ihlal edilmiş ise davacının davalıdan cezai şart bedeli ve karşılıksız katkı bedelini isteyip isteyemeyeceği hususudur.<br>       Davanın yetki itirazının, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 25. Maddesi gereğince İzmir Mahkemeleri yetkili olduğundan, davalı vekilinin yetki itirazının  reddine karar verilmiştir.<br>          İstanbul 9. SHM'nin 2015/35 D.İŞ sayılı dosyası, Beyoğlu Belediyesinin yazısı ve taraflar arasındaki sözleşme ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket ile davalı arasında 18/02/2013-18.02.2014 tarihlerini kapsayan sözleşme gereği ...-... isimli işletmeyi çalıştırmayı, kapatmamayı, sözleşme süresince sadece davacı şirketin pazarladığı ..., ...  biralarını satmayı ve bulundurmayı, işbu sözleşmeye aykırı davranıldığında 25.250,00.-TL karşılıksız katkıyı iade ile birlikte 25.250,00.-USD cezai şartı ödemeyi taahhüt ettiği, davalının 25.250,00 TL katkı bedelini aldığına dair belgenin dosya içersinde mecvut olduğu anlaşılmıştır.<br>             İstanbul 9. SHM'nin 2015/35 D.İŞ sayılı dosyası raporunda da belirtildiği gibi mahkemece keşif yeri olan işletmeye gidilerek yapılan tespitte işletmenin sözleşme süresi içersinde iken faaliyette olmadığının tespit edildiği, zaten davalının da kendi beyanlarında ekonomik kayıp yaşadığını bu nedenle iş yerini böldüğünü,iş yerinin bir kısmını turistlere yönelik hediyelik lokum ve benzeri ürünlerin satışını yaptığını beyan ettiği, halbuki sözleşmenin 6.maddesinde açıkça düzenlendiği üzere, davacının yazılı muvafakatı olmadan davalının işverenin faaliyet alanını ve faaliyet türünü değiştiremeyeceğinin açıkça düzenlendiği,davalının ise davacının onayını almadan işletmesinin faaliyet türünde değişiklik yaptığı, bu nedenle davalının akde aykırı davrandığı, buna göre sözleşmenin 11.maddesinin devreye gireceği ve bu maddeye göre davalının almış olduğu 25.250,00.-TL katkı bedeli ile 25.250,00 dolar cezai şart bedelini ödemeyi taahhüt ettiği görülmekle katkı tutarı bakımından davacının talebinin tamamen kabulü ile davacıya iadesine karar vermek gerektiği, öte yandan 25.250,00 dolar  tutarındaki cezai şart talebi bakımından ise dolar kurunun yükselmesi ve davalının ekonomik olarak mahvına sebebiyet vermemek bakımından hak ve nesafete uygun olarak sözleşmede belirlenen 25.250,00 dolar cezai şartın 10.000 dolara indirilmesine, indirilen kısım yönünden ise Yargıtay'ca verilen kararlar gereği davalı yararına vekalet ücreti ve mahkeme masraflarına hükmedilmesine yer olmadığına yönelik  karar vermek gerektiği vicdani kanaati hasıl olmuş ve karar verilmiş ise de;kararın istinaf edilmesi sonucu İstinaf 17.Hukuk Dairesinin kararnıa göre davalının tacir olup olmadığının araştırılarak görev hususunun incelenmesi gerektiği bildirilmiş,bu hususta vergi dairesine yazılan yazı cevabına göre;davalının ticari kazanç hükümlerine göre bilanço hükümlerine göre defter tuttuğu ve ticari mal maliyetlerinin bildirildiği,kısacası tacir olduğu anlaşılmış olmakla Mahkememiz görevli olduğundan davanın aşağıdaki gibi kabulüne karar ermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.\" gerekçesi ile;<br>HÜKÜM: <br>1-Davanın kısmen kabulü ile; 25.250,00.-TL karşılıksız katkı tutarının dava tarihinden itibaren tahakkuk edecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>2-10.000,00.-USD cezai şartın dava tarihinden itibaren tahakkuk edecek en yüksek döviz mevduat faizi ile birlikte (fiili ödeme tarihindeki MB Döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>3- Delil tespiti giderlerinin yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesine\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin tacir değil esnaf olduğunu, mahkemenin görevli olmadığını, davanın yetkisiz yerde açıldığını, İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde görüleceğini, her ne kadar taraflar arasında sözleşmede İzmir Mahkemeleri de yetkili gösteren bir yetki maddesi  olduğu düşünülse de bu maddenin geçersiz olduğunu, sözleşmenin Rekabet mevzuatına aykırı ve geçersiz olduğunu, davacı tarafça yapılan katkının karşılıksız olduğundan talep edilemeyeceğini, sözleşme  2013 tarihli olup 5 yıl mal alımı süresi olduğunu, sözleşmenin davacı tarafça feshedilmediğini, akde aykırılık nedeniyle bir ihtarda bulunulmadığını, mahkemenin sadece tespit raporuna dayanarak işletmenin faaliyette olmadığı ve faaliyet alanının değiştirildiği şeklindeki gerekçesinin yerinde olmadığını, keşfin Mart ayında ve saat 13.30 da yapıldığını,  tespitin 15.00-16.00 saatleri arasında yapılması halinde çalışanların alkol satışına devam edilen yerleri gösterebileceğini, tespit raporunun kendilerine tebliğ edilmediğini, yargılama sırasında tebliğ edildiğini, tespit raporunu hazırlayan bilirkişinin uzman olmadığını, mahkemece yapılan zabıta tespitinde ve Vergi dairesi yazısında kafenin faaliyetinin ve satışlarının halen devam ettiğinin açıkça görülmekte olduğunu,  müvekkilinin iş yerini kapatmadığını ve bira satışına son vermediğini, devam eden ekonomik zoruluklar ve Beyoğlu Belediyesinin alkollü işçi satışında gösterdiği kısıtlamaların yanısıra 2013 gezi parkı protestolarının tam göbeğinde bulunan iş yerinde meydana gelen ekonomik kayıplar karşısında iş yerinin bölündüğünü, bir kısmı turistlere yönelik hediyelik lokum ve benzeri satışına çevrildiğini, müvekkilinin davacıya bira talebinde bulunmuş ise de siparişlerin yerine getirilmediğini, davacının mal gönderipte teslim alınmadığına dair bir delil sunmadığını, katkı bedeli iadesi  talebinin haksız ve hukuksuz olduğunu, 15.000 litrelik bira satış anlaşmasından ne kadarını sattığının bilirkişi vasıtasıyla tespit edilip  bu miktarın katkı bedelinden düşülmesi gerektiğini, hükmolunan cezai şartın da fahiş olduğunu  ileri sürerek  taleplerinin kabulüne, davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; sözleşmeden kaynaklı cezai şart ve katkı bedelinin iadesi istemine ilişkindir. <br>HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına;   davalının bilanço usulüne göre defter tutması nedeni ile tacir olmasına, mahkemenin bu nedenle görevli olmasına, taraflar tacir olup aralarındaki yetki sözleşmesinde İzmir Mahkemeleri yetkili olarak belirlendiğinden, mahkemenin yetkili olmasına, davalının sözleşme hükümlerine aykırı olarak davacının muvafakatini almadan faaliyet alanını değiştirmiş olmasına, mahkemece cezai şartta yapılan indirimin hakkaniyete uygun olmasına, davalının katkı bedeline ilişkin istinafta ileri sürdüğü hususta gerek cevap dilekçelerinde gerekse de yargılama sırasında bir beyanda bulunmamış olmasına ayrıca davalının, taraflar arasındaki sözleşmenin 11. Maddesine göre tüm yardım bedellerini ödeyecek olmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/05/2019 tarih ve 2019/9 Esas 2019/633 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 3.559,70 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 3.505,30 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 06/03/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"033a15f3e267e767","SID":"6a98b702154e159a"}}