{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2022/216 Esas 2024/397  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/216 <br>KARAR NO\t: 2024/397<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/536 Esas  2021/810 Karar<br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI \t<br>DAVA\t: Tazminat <br>DAVA TARİHİ\t: 13/09/2021<br>KARAR TARİHİ\t:  13/03/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 13/03/2024<br><br><br>\tTaraflar arasındaki Tazminat  istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle  davanın  kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı  davalı  vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı ile yapılan 24/07/2006 tarihli  işletme hakkı devir sözleşmesi gereğince devir tarihinden önce davalı tarafın dağıtım faaliyetini yürüttüğü sırada 16/06/2006 tarihinde dava dışı ...'ın elektrik akımına kapılarak yaralanması  nedeniyle yakınları tarafından Diyarbakır 2 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/216 esas sayılı dosyasında açtıkları tazminat davası sonucunda mahkemece verilen 25/04/2014 tarih ve 2014/589 karar sayılı ilamın Yargıtay 3.Hukuk Dairesince düzeltilerek onanması üzerine, Diyarbakır 7 İcra Dairesinin 2015/6312 sayılı dosyasında müvekkili aleyhinde ilamlı takibe geçilmesi nedeniyle 06/07/2015 tarihinde toplam 15.231,02 TL ödenmek zorunda kalındığını,  söz konusu sözleşmenin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince 3. Kişinin söz konusu zararından davalı ... sorumlu olduğunu, müvekkili şirket sorumlu olmadığından yine 28/06/2013 tarihli hisse devir sözleşmesinin 9.4 maddesi hükmünce de hisselerin devir tarihinden önceki döneme ilişkin olarak İHDS hükümlerinin saklı tutulduğu da nazara alındığında ödenen bedelin davalının sorumluluğunda olduğu ve müvekkiline iadesinin gerektiğini, davadan önce arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını, ancak bir sonuç alınamadığını  iddia ederek fazlaya ilişkin haklarının saklı tutarak Diyarbakır 2 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/216 esas ve 2014/589 karar sayılı  ilamı gereğince müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalınan toplam 15.231,02 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  söz konusu alacağın TBK'nun 73. Maddesi kapsamında olup zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, aksi halde ise dava ve ödemenin müvekkiline  bildirilmediğini, yine hisse devir aşamasında bilanço düzenlendiğini, borç ve alacağın kesinleştiğini, bilançoda  dava ve icra takip  dosyalarına ilişkin listeler yer aldığını ve bu yöndeki tespit tutanaklarının kesinleştiğini, ayrıca işçi alacakları ile ilgili ihtilaflardan kaynaklanan davalar 3. Kişi zararı olarak kabul edilemeyeceğini,  işçi alacaklarında davacı şirketin sorumlu olacağı hisse devir sözleşmesinin 6. Maddesinde belirtildiğini, ayrıca  işletme hakkı devir sözleşmesi kapsamında Diyarbakır'da açılan takipler ve davalar müvekkiline ihbar edilmediğini, ihbar yükümlülüğü yerine getirilmediğinden faiz, icra gideri ve icra vekalet ücretinin müvekkilinden talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, 24/07/2006 tarihli işletme devir sözleşmesinden önceki tarihte davalının dağıtım faaliyetini yürüttüğü sırada  elektrik akımına kapılarak yaralanma ve aracın zarar görmesi nedeniyle  maddi ve manevi tazminat  istemiyle  açılan dava sonucu verilen ilam hüküm gereğince  icra dosyasına davacı tarafında nakit olarak ödenmek zorunda kalınan  miktarda işletme hakkı devir sözleşmesindeki hükümleri ile hisse satış sözleşmesinin 9.4 maddesinin atfıyla İHDS'nin 7.4 maddesi uyarınca davalıdan rücuen talep edebileceği,  yine rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebileceği  (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/04/2016 tarih ve 2016/2239-2016/4044 E.-K. Sayılı emsal kararı) gerekçeleriyle davanın kabulü ile; 15.231,02-TL'nin ödeme tarihi 06/07/2015'ten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\t Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, İHDS, ihale şartnamesi ve hisse devir sözleşmesinin birlikte yorumlanması gerektiğini, dava konusu işlemin davacının sorumluğunda olduğunu, yapılan ödemenin  şirketin ve müvekkilinin bilançosuna yansıdığını, devre esas bilanço düzenlemesi ile her türlü borç ve alacak işlemlerinin kesinleştiğini, mahkemece kusur oranının gözetilmediğini, müvekkilinin rücuya esas davadan haberi olmadığı için dosyaya yapılan ödemelerinin faiz ve diğer giderlerinden sorumlu tutulamayacağını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.\t<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.\t<br>\tDiyarbakır 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 30/06/2011 tarihli ve  2007/108 esas. 2011/859 karar sayılı ilam dosyasının incelenmesinde; davacı ... ve ...'ün   ,davalı ... A.Ş.  aleyhinde , 19/06/2006 tarihinde biçerdöverin buğday hasatı sırasında davalı kuruma ait elektrik tellerinin sarkması neticesinde biçerdöverin ve sürücüsü ... elektrik akımı nedeniyle yanmaları ve zarar görmeleri  nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararlarının tazmini amacıyla 02/03/2007 tarihinde açılan  davası sonunda , davanın kısmen kabulü ile ; 46.276,00 TL maddi   ve 2.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği, kararın  taraf vekillerince temyizi üzerine  Yargıtay 4.Hukuk Dairesi nin  19/11/2021 tarih ve 2011/13218 E 2012/17369 K sayılı ilamıyla bozulması üzerine  Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde  25/04/2014 tarih ve 2013/216 E 2014/589 K sayılı ilamıyla  asıl davada ... aleyhindeki davanın kısmen kabulü ile 3.190,67 TL maddi tazminatın ve 2.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faziyle tahsiline karar verildiği ,kararın ... A.Ş. Tarafından  temyizi üzerine ,Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 07/06/2015 tarih 2014/17467 esas ve 2015/10009 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği görülmüştür.<br>\tDiyarbakır  7.İcra Dairesinin 2015/6312  sayılı dosyasının incelenmesinde; yukarıda açıklanan ilam davacıları vekili tarafından davalı ... Müessese Müdürlüğü aleyhinde , ilamda hükmedilen maddi ve manevi tazminat alacakları, işlemiş faizleri , ilam vekalet ücretleri ve yargı giderleri olmak üzere toplam 13.028,03TL'nin tahsili amacıyla 25/06/2015 tarihinde takibe geçildiği, icra müdürlüğünce yapılan 06/07/2015 tarihli kapak hesabı ile tespit edilen 15.231,02 TL 'nin ... A.Ş. tarafından 06/07/2015  tarihinde ödendiği anlaşılmıştır.<br>\tTaraflar arasında akdedildiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır.<br>\tDavalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf itirazının incelenmesinde; alacak taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın da bu süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir.          <br>\t\t\t\t Öte yandan, hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.4. maddesinde \"...İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla\", 22. maddesinin f bendinde \"Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla...\" hükümleri yer almaktadır. Anılan hükümler gözetildiğinde Hisse Satış Sözleşmesi karşısında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin öncelikle uygulanacağı anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususa yönelik savunmalarına Dairemizce itibar edilmemiştir.<br>\tDavalı vekilinin açılan davada faizin başlangıç tarihine ve avans faizi uygulanamayacağına yönelik itirazına gelindiğinde, rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebileceğinden (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/04/2016 tarih ve 2016/2239-2016/4044 E.-K. Sayılı emsal kararı).  ödeme tarihi olan 27/05/2010 tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>\tSomut uyuşmazlıkta davacı tarafından icra dosyasına yapılan ödeme İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayanmaktadır. Rücuen alacağa dayanak olan Diyarbakır 2.  Asliye Hukuk Mahkemesindeki 2013/216 Esas 2014/1589 Karar sayılı davanın davacısı da bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının ödediği tüm bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunmaktadır. Rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlık dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmadığı gibi davanın İHDS'nin imza tarihinden önce ... aleyhine açılmış olması karşısında sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2016 tarih 2015/13510 esas 2016/3219 karar sayılı emsal içtihadı). <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalıdan alınması gerekli olan 1.040,43  TL harçtan peşin alınan 260,11  TL harcın mahsubu ile bakiye 780,32 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Yapılan yargılama giderlerinin yatıran üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 13/03/2024<br><br>   Başkan-                  Üye - \t          Üye -            Zabıt Katibi-<br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a9702735595650ed","SID":"9d11c5b313c55c1c"}}