{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2022/437 Esas 2024/386  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2022/437 <br>KARAR NO\t: 2024/386<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/137 Esas 2021/771 Karar<br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR \t:<br>DAVA\t: Alacak (İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 28/02/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 13/03/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 29/03/2024<br>\tTaraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davalı ... A.Ş. hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı hakkındaki davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, dava dışı işçinin 01/01/1990-01/06/2003 tarihleri arası iş akdine tabi olarak geçen süreye karşılık kıdem tazminatının ödenmediği iddiasıyla müvekkili aleyhine tazminat davası açtığını, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiğini, dava dışı işçinin mahkeme ilamına dayanarak başlattığı icra takibi sonucu müvekkilinin ödediği bedel ile dayanak davalarda ödenen harç ve yargılama giderlerinden davalıların sorumlu olduğunu belirterek ödenen 64.656,66 TL'nin her bir kalemi için ödeme tarihlerinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin işletme hakkı devir sözleşmesinde taraf olmadığını, müvekkiline husumet yönletilemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>\tDiğer davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen İHDS'de sorumluluğun sözleşmenin tarafları olan müvekkili ve davacı arasında dönemsel olarak paylaştırıldığını, sözleşmenin imza tarihinden önceki döneme ilişkin tüm sorumluluğun davacıya ait olduğunu, davaya konu iddia edilen ödemeye sebep teşkil eden kıdem tazminatı talebinin İHDS'nin imzalandığı tarihten önceki döneme ilişkin bulunduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece,  24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin davacı ile davalı ... A.Ş. arasında imzalandığı, davalı ... A. Ş.'nin sözleşmede taraf olmadığı anılan davalının pasif husumet ehliyeti bulunmadığı, diğer davalı hakkında açılan davada dava dışı işçinin 17/07/2006  tarihinde kendi isteği ile emekliye ayrıldığı, ödemeye dayanak teşkil eden kıdem tazminatının 01/09/1990-01/06/2003 tarihlerini kapsadığı, rücu talebine konu alacağın İHDS'nin akdedildiği 24/07/2006 öncesine ait olduğu, İHDS hükümlerine göre bu ödemelerden davacının sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davalı ... A.Ş aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, davalı ... A.Ş aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; Haziran 2013'de ... A.Ş.'deki 100 oranındaki kamu hissenin blok satış yöntemiyle özelleştirilmesi amacıyla ihaleye çıktığını, davalı şirket için ihale şartnamesi çerçevesinde teklif verildiğini, ... A.Ş.'nin devrinin ise 31.08.2013 tarihinde imzalanan hisse satış sözleşmesi ile gerçekleştirildiğini, ...'ın özelleştirilmesinde hisse satış modeli yönteminin uygulandığını, sözleşmede davalara ilişkin olarak mülkiyete ilişkin davalar ile dağıtım faaliyetinden kaynaklanan 3. kişi zararlarına ilişkin davalar olarak bir ayrım yapıldığını, her iki grup dava için de sorumluluğun çeşitli kriterlere göre belirlendiğini, müvekkili ... genel müdürlüğünün sözleşmenin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince sorumlu olabilmesi için temel şartların zarara konu olayın dağıtım  faaliyetinden kaynaklanması, zarar görenin 3. kişi olması ve olayın dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde meydana gelmesi olduğunu, işbu davanın işçilik alacağına ilişkin olup, işçini zararının 3. kişi zararı olarak değerlendirimesinin mümkün olmadığını, İHDS sonrasında da dağıtım şirketi faaliyetlerini rutin olarak yürüttüğünü, dava dışı işçiye ödenen para iş ilişkisinden kaynaklanmakta olup, bu gibi ücretler bizzat dağıtım faaliyetlerinin bir maliyeti unsuru yani şirket tarafından devralınan borç olduğunu, İHDS ve hisse satış sözleşmesi gereğinece müvekkilinin sorumlu olmayıp, davalıların sorumlu olduğunu, ... kurulduktan sonraki dönemde, ... personeline ilişkin maaş ve diğer özlük haklarına dair iş ve işlemlerden doğan yükümlülüğün ...'A ait olması gerektiğini, ... kurulduktan sonra, ...'ta çalışanların olması halinde bu personelin maaş ve diğer özlük haklarına dair iş ve işlemlerden doğan sorumluluğun da ...'a ait olacağını, dava dışı işçi tarafından açılan davalar sonucunda hüküm altına alınan kıdem tazminatına istinaden müvekkilinin 64.656,66 TL ödediğini, dava konusu ödemeye dayanak teşkil eden dosyadaki sorumluluğun işletme hakkı devir sözleşmesi ve hisse devir sözleşmesi ve özelleştirme uygulamaları çerçevesinde müvekkiline ait olmayıp, sorumluluğun davalılara ait olduğunu, alınan bilirkişi raporlarında da müvekkilinin kesinleşmiş yargı kararları doğrultusunda yaptığı ödemeyi rücu talebinin yerinde olacağının değerlendirildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.\t<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tAnkara 17. İş Mahkemesi'nin 12/06/2014 tarih ve 2013/518 Esas ve 2014/391 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; davacısı ..., davalısı ... Genel Müdürlüğü olup,  01/01/1990-01/06/2003 tarihleri arasında iş akdine tabi olarak geçen süreye karşılık kıdem tazminatının ödenmesi talepli açılan davada yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür.<br>\tAnkara 40. İş Mahkemesi'nin 27/01/2016 tarih ve 2016/746 Esas ve 2016/1 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; davacısı ..., davalısı ... Genel Müdürlüğü olup,  01/01/1990-01/06/2003 tarihleri arasında iş akdine tabi olarak geçen süreye karşılık kıdem tazminatının ödenmesi talepli açılan davada yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği görülmüştür.<br>\tAnılan mahkeme dosyalarında davacı tarafından ödenen harç ve masraflara ilişkin sayman mutemet alındıları dosya içerisinde yer almaktadır. <br>\tAnkara 9. İcra Müdürlüğü'nün 2015/20282 sayılı takip dosyası ile; alacaklı ... tarafından borçlu ... Genel Müdürlüğü aleyhine Ankara 17. İş Mahkemesi'nin 12/06/2014 tarih ve 2013/518 Esas ve 2014/391 Karar sayılı ilamına dayalı olarak icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından icra dosyasına 01/07/2019 tarihinde 51.981,52 TL ödendiği görülmüştür. <br>\tDavacı ile davalı ... A.Ş. arasında akdedildiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır.<br>\tSomut uyuşmazlıkta davacı tarafından icra takibi nedeniyle alacaklı ... hesabına yapılan ödeme İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayanmaktadır. Rücuen alacağa dayanak olan Ankara 17. İş Mahkemesi ve Ankara 40. İş Mahkemesi'ndeki davaların davacısı da bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının icra takibi nedeniyle ödediği bedel ve dayanak davada yaptığı harç ve yargılama giderlerinden davalı ... A.Ş. sorumlu olmayacaktır. Bir başka anlatımla İHDS'nin imzalandığı tarihten önce meydana gelen olaydan kaynaklanan sorumluluk davacıya ait olup, davacının davalı  ... A.Ş.'den rücuen talep ve dava hakkı bulunmamaktadır. <br>\tÖte yandan, işbu davaya dayanak yapılan işletme hakkı devir sözleşmesi davacı ile davalı ... A.Ş. arasında akdedilmiş olup, diğer davalının sözleşmede imzası yer almamaktadır. <br>\tHal böyle olunca, mahkemece davalı ... A.Ş.'nin İHDS'de imzasının yer almadığı, davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, İHDS'nin imzalandığı tarihten önce meydana gelen olay nedeniyle sorumluluğun davacıya ait olduğu, davacının ödediği bedelin rücuen tazminini sözleşmenin tarafı olan davalı  ... A.Ş.'den talep edemeyeceği gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davalı ... A.Ş. hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi, diğer davalı hakkındaki davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 13/03/2024<br><br>Başkan -            Üye -                       Üye -              Zabıt Katibi - <br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ece5b4e244b6eb88","SID":"a31dac9092669b1f"}}