{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2022/317 Esas 2024/  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2022/317<br>KARAR NO\t\t: 2024/348<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/246 Esas 2021/670 Karar <br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI \t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVA\t: Tazminat (Kasko Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 22/04/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 06/03/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t:06/03/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki tazminat istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkiline ait ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde kasko poliçesi bulunduğunu, 24/02/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu aracın hasarlandığını, mezkur trafik kazası sebebiyle müvekkiline ait araçta oluşan hasarın Ankara 14. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/23 D. İş. sayılı dosyası kapsamında KDV dahil 30.016,93 TL olarak tespit ettiğini, bu zarardan sigorta şirketinin sorumlu durumda olduğunu, ... Sigorta A.Ş.'nin  poliçeden kaynaklanan yükümlülüklerine ve tüm taleplerine karşın 30.016,93 TL hasar bedeli ile 1.301,10 TL delil tespiti masrafını müvekkiline ödemeye yanaşmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde haklı taleplerin yerine getirilmesi  noktasında davalı yan ile anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavacı vekili ıslah dilekçesi ile 20.000,00 TL olan taleplerini 6.616,93 TL artırarak 26.616,93 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili  cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini,  davacı tarafça her ne kadar Ticaret Mahkemesinde dava ikame edilmiş ise de görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, müvekkili şirketin yerleşik adresi İstanbul olduğundan yetkili mahkeme İstanbul Anadolu Mahkemeleri olup iş bu sebeple yetkisizlik kararı verilerek davanın usulden reddini talep ettiklerini, muacceliyet şartlarının oluşmadığını, müvekkili şirketin 45 günlük ödeme/araştırma süresi içerisinde dava açıldığını, poliçe özel ve genel şartları ile kanunlarla yükümlendirilen davacı tarafın doğru beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, dosyanın esasına geçilip bilirkişiye tevdii halinde muafiyete dikkat edilmesinin gerekmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile muafiyetlerinin uygulanmamasının bozma sebebi olduğunu, kasko muafiyetinin poliçe düzenlenirken sigorta şirketi ve sigortalının anlaşarak karar verdiği muafiyet oranının etkisi ile kasko poliçesi fiyatına uygulanan bir indirim seçeneği olduğunu, poliçe tanzim edilirken davacı sigortalının ilgili düzenlemeye hiçbir itirazının olmadığını, poliçenin 4.2. Muafiyetler başlığına göre, deprem ve yanardağ püskürmesi hasarlarında aracın piyasa rayici bedeli üzerinden, %5 muafiyet uygulanacağını, rayiç bedel hesabının poliçenin 4.9 kısmında belirtildiğini, anlaşmalı cam servisi dışında onarılan cam hasarlarına 200,00 TL'den az olmamak üzere hasar tutarı üzerinden %20 oranında muafiyet uygulanacağını, ... ile anlaşması olmayan marka yetkili servislere gidilmesi durumunda, hasar bedeli üzerinden %25 tenzili muafiyet uygulanacağını, onarımın yapılacağı ilde ... anlaşmalı marka yetkili servisi bulunmaması durumunda muafiyet uygulanmayacağını, her bir hasarda 3.400,00 TL tutarında genel muafiyet uygulanacağını, diğer muafiyetlerin genel muafiyet uygulandıktan sonra hesaplanarak hasar bedelinden düşüleceğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece;  Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi, hasar dosyası,Ankara 14. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/23 D. İş dosyası celp edilmiş kusur ve hasar ile ilgili bilirkişiden  rapor alındığı, davacıya ait aracın tali yoldan bölünmüş yola çıkarken düz seyreden diğer araca geçiş hakkı vermemesi nedeniyle kazanın gerçekleştiği ve sigortalı aracın  % 100 kusurlu olduğu, muafiyet tenzilinin uygulanarak  aracın onarım bedelinin 19.503,70 TL olduğu, bilirkişi raporunun hükme yeterli olduğu gözetilerek, davanın kısmen kabulüne, 19.503,70 TL'nin 22.04.2021 dava tarihinden aracın hususi kaydı olması neden ile yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>\tTaraflar arasında akdedilen poliçe hükümlerinin uygulanması noktasında, ilk derece mahkemesince yanılgıya düşüldüğünü ve bu suretle eksik tazminata hükmedildiğini, <br>\tDosya kapsamında görevlendirilen bilirkişinin, hesapladığı tazminat tutarı üzerinden %25 oranında muafiyet düştüğünü, ilk derece mahkemesinin ise poliçede mevcut muafiyete ilişkin hükmün uygulanıp uygulanmayacağı ve şartların oluşup oluşmadığı noktasında herhangi bir değerlendirme yapmaksızın, buna ilişkin itirazları dikkate almaksızın hatalı hüküm tesis ettiğini, <br>\tAkdedilen poliçede ... ile anlaşması olmayan marka yetkili servislere gidilmesi durumunda %25 oranında muafiyet uygulanacağının belirtildiğini, poliçede mevcut düzenlemeden de anlaşılacağı gibi söz konusu muafiyetin uygulanabilmesi için aracın marka yetkili serviste onarılması ve aracın onarımını yapan marka yetkili servisin ise ... Sigorta A.Ş. ile anlaşmasının olmaması gerektiğini,  aracın onarıldığı servisin marka yetkili servis değil de özel servis ise bu servisin anlaşmalı olup olmadığına bakılmaksızın, muafiyetsiz tutarın esas alınacağıı, <br>\tHükme esas alınan rapor içeriğinde de belirtildiği üzere, dosya kapsamında aracın sigorta şirketinin anlaşmalı olmadığı marka yetkili serviste onarıldığını gösterir herhangi bir belge mevcut olmadığını, hal böyleyken, araç sanki ... ile anlaşmalı olmayan marka yetkili serviste onarılmış gibi muafiyet uygulanmasının ve bu suretle tazminata hükmedilmesinin her şeyden önce taraflar arasında akdedilen poliçe hükümlerine aykırı olduğunu, <br>\tBilirkişi tarafından hatalı olarak uygulanan ve ilk derece mahkemesince hukuk süzgecinden geçirilmeyen hatalı muafiyet uygulamasından bağımsız olarak, poliçede yer alan 3.400,00 TL tutarındaki genel muafiyetin uygulanması ve hükmedilen tazminatın hesaplanması noktasında da yanılgıya düşüldüğünü, kararın bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini, 3.400,00 TL tutarındaki poliçe genel muafiyetinin KDV hariç tutar üzerinden düşüldüğünü, muafiyet düşültükten sonra ulaşılan tutara KDV eklendiğini, oysa, öncelikle müvekkilinin uğradığı gerçek zarar tutarı ile sigortacının sorumlu olduğu tazminat tutarı belirlenmesi gerekmekte olup, poliçe genel muafiyeti bu tutar üzerinden düşülmesi gerektiğini, <br>\tBilirkişi tarafından hatalı sıralama ile yapılan muafiyet düşümünün eksik tazminat hesaplanması sonucunu doğurduğunu, ilk derece mahkemesince bu hususta da herhangi bir değerlendirme yapmayarak eksik tazminata hükmettiğini, kararın bu yönüyle de hatalı olup kaldırılması gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı istinaf başvuru dilekçesine karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; kasko poliçesinden kaynaklanan alacak  istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  \t<br>\tAnkara 14. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/23 D.İş Esas sayılı dosyasından makine mühendisi bilirkişiden alınan tespit raporunda özetle; tespite konu ...  plaka sayılı araç ile ... plakalı aracın karıştığı kazada ...  plaka sayılı aracın sol ön kısmından hasarlandığı, değişmesi, onarılması, tamiri ve işçilik bedeli olmak üzere toplam  30.016,93 TL hasar meydana geldiğinin tespit edildiği görülmüştür. <br>\tMakine mühendisi bilirkişiden alınan raporda özetle; davacıya ait ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki ...  plaka sayılı araç ile tali yoldan bölünmüş yola çıkış yaparken bölünmüş yolda düz seyreden dava dışı ... plakalı araca geçiş hakkını vermemesi, dikkatsiz ve tedbirsiz şeklide aracını kullanmasından ötürü meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı, kaza sonucu davacıya ait araç üzerinde bilirkişi incelemesi ile rapor alındığını, raporda belirtilen onarılması, değiştirilmesi gereken parçaların kaza ile uyumlu olduğunu, değişmesi gereken parçalar ile işçilik bedeli olmak üzere toplam araçta 25.438,08 TL hasar meydana geldiğini, kasko poliçesinin 4.2.maddesinde anlaşmalı servis dışında aracın onarımı halinde hasar tutarı üzerinden %25 oranında muafiyet uygulanacağını, her bir hasarda da 3.400,00 TL tutarında muafiyet uygulanacağı belirtildiğinden davacı tarafından da onarıma ilişkin herhangi bir fatura ibraz edilmediğini, onarımın davalı sigorta şirketinin anlaşmalı olduğu servis tarafından onarıldığında ilişkin belge ibraz edilmediğinden poliçede belirtilen muafiyetlerin uygulanması sonucu araçtaki hasarın 16.528,56 TL olacağını, %18 KDV bedeli olan 2.975,14 TL eklenmesi ile hasar bedelinin 19.503,70 TL olacağı belirtilmiştir. <br>\t6102 sayılı TTK'nın 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409. maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu, düzenlenmiştir.<br>\tDüzenleme ile birlikte somut olaya değerlendirildiğinde, davacıya ait ...  plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesi bulunduğu, davacının  24/02/2021 tarihinde trafik kazası sonucunda aracında maddi hasar meydana geldiğinden bahisle kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik işbu dava açılmıştır. Dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli makine mühendisi bilirkişinin raporunda da belirtildiği üzere davalı sigorta şirketi nezdinde kasko poliçesi bulunan  ... plaka aracın  tali yoldan bölünmüş yola çıkarken düz seyreden diğer araca geçiş hakkı vermemesi nedeniyle kazanın gerçekleştiği ve sigortalı aracın  %100 kusurlu olduğu, kaza sonucu hasarlanan araçta değiştirilmesi, onarılması gereken parça ve işçilik bedeli olmak üzere toplam 25.438,08 TL hasar meydana geldiği, %18 KDV eklendiğinde 4.578,85 TL olmak üzere toplam 30.016,93‬ TL olduğu, davacı yanca poliçe kapsamında aracın davalı sigortalı şirketinin anlaşmalı servislerinde tamir edildiğine ilişkin herhangi bir bilgi belge dosyaya sunulmadığından %25 servis muafiyetinin ve kaza başına 3.400,00 TL muafiyetin bu bedelden düşülmesi ile (30.016,93 TL -3400.00 TL=26.616,93 TL x %25 servis muafiyeti olan ‬- 6.654,23 TL=) 19.962,7‬0 TL hasar meydana geldiğinden açılan davanın bu bedel üzerinden kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. <br>\tÖte yandan davacı vekilinin avans faizine yönelik istinaf başvurusuna gelince, eldeki davanın kasko sigorta poliçesinden kaynaklı alacak istemine ilişkin olup, uygulanması gereken faizin avans faizi olması gerekirken ilk derece mahkemesince yasal faize hükmedilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın faiz türü yönünden de kaldırılması gerekmiştir (Yargıtay 17. Hukuk dairesinin 24/01/2019 tarih 2018/5284 Esas 2019/633 Karar, aynı dairenin 02/02/2017 tarih 2014/18724 Esas 2017/925 Karar sayılı Emsal İçtihatları). <br>\tTüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\tA)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile,<br>\tAnkara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2021 tarih ve 2021/246 Esas 2021/670 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\tB)1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, <br>\t19.962,7‬0  TL tazminatın 22.04.2021 dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, <br>\tFazlaya ilişkin talebin reddine, <br>\t2-Alınması gereken 1.363,65 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 341,55 TL harcı ile ıslah harcı olarak yatırılan 114,00 TL  harcın mahsubu ile bakiye 908,10 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 341,55 nispi harç, 114,00 TL ıslah harcı ile 59,30  TL başvuru harcı  olmak üzere toplam 514,85 TL harcının davalıdan  tahsili ile davacıya verilmesine, <br>\t4-Davacı tarafından yapılan 109,50 TL tebligat  ve posta, 700,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 809,50 TL yargılama giderinin davanın red/kabul oranına göre 607,13 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t5-Davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t6-Davanın kabul edilen kısmı yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 17.95.100,0000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t7-Davanın reddedilen kısmı yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan  5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t8-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar davacıya iadesine,<br>\tC)1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 80,70 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, <br>\t2-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan  220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim giderinin 53,20 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 273,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,   <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.06/03/2024<br><br><br>Başkan-             Üye -                    Üye - \t                 Zabıt Katibi -<br><br>    Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0206022793c9f70c","SID":"94db49af58e3afca"}}