{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 11/02/2021<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 04/03/2024<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında kurulan ticari ilişki neticesinde 188.807,96 TL alacağın vadesi gelmiş olmasına rağmen davalı şirketten tahsil edilemediğini, müvekkili adına Antalya 15. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takibe geçildiğini,  davalının yapılan takibe itiraz etmesi sonucunda takibin durduğunu, dava konusu alacağın muayyen ve likit olduğunun belirgin olduğunu, bu nedenlerle haksız ve yersiz olarak yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava ettiği  görülmüştür.<br>Davalı vekili, tebliğ mazbaatasında tebligatın yapıldığı şahsın müvekkili ile herhangi bir bağının bulunmadığını, yapılan tebligatın kanuna aykırı olarak yapıldığını, davanın yetkisiz yer mahkemesinde açıldığını, yetkili mahkemelerin müvekkili şirketin adresi olan Ankara olduğunu, davacının tamamen soyut, varsayımsal iddialarla alacak iddiasında bulunduğunu, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafın mal sattığına dair herhangi bir fatura da sunmadığını, bu nedenlerle davanın reddini talep ettiği görülmüştür.<br>Mahkemece, \"....... ın 28.08.2017 keşide tarihli ... numaralı 100.000,00 TL bedelli çekin bilgileri ve görüntüsü için yazılan müzekkereye verilen cevap incelendiğinde; çekin lehtarının davacı ..., keşidecisinin dava dışı ... San.ve Tic. Ltd.Şti olduğu ve çekin lehtar davacı tarafından dava dışı .... Ltd.Şti'ye ciro edildiği ve çekin takasa ibraz edildiğinde karşılıksız çıktığı anlaşılmıştır. ...a ait 28.10.2017 keşide tarihli ... numaralı 43.480,00 TL bedeli çeke ilişkin bilgiler ve çek görüntüsü celp edildiğinde; çekin keşidecisinin dava dışı başka bir şirket, lehtarının ise davacı olduğu, çekin lehtar tarafından dava dışı ...Ltd.Şti'ye ciro edildiği ve çekin dava dışı ... tarafından tahsil edildiği anlaşılmıştır.14.12.2020 tarihli bilirkişi raporu içeriğinden de; davacının davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Davacının ticari defterlerinde alacak olarak kaydettiği hususlar davalının ticari deftelerinden teyit edilmemiştir. Bahsedilen iki çek ise davacı tarafından dava dışı bir şirkete ciro edilmiş olup dava dışı şirketin kendi tüzel kişiliği vardır. Tüm dosya kapsamı ile anlatılan durumlar birlikte değerlendirildiğinde ispatlamayan davanın reddine\" karar verilmiştir. <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın itiraza dayanak belgelere, faturalara açık bir itiraz belirtmediğini, yalnızca borca itirazının söz konusu olduğunu, icra takibinde müvekkilinin cari hesap çerçevesinde mevcut olan alacaklarını talep ettiğini,  takibe dayanak belgelerin ödeme emri ile birlikte davalıya tebliğ edildiğini, davalının teslim alınmadığını beyan ettiği ... ve ... çekleri esasında bizzat davalı tarafından teslim alınarak tahsil edildiğini, davalı ile takibe konu çeklerin arka yüzünde müvekkilinden sonra kaşe ve imzası bulunan dava dışı şirketin aynı adreste kurulduğunu, 28/08/2017 vadeli ... nolu 100.000,00-TL'lik ... çekinin ve 28/10/2017 tarihli ... nolu 43.840,00-TL'lik ... çekinin her ikisinin de arka yüzünde davacı müvekkilin cirosunun akabinde ... Elektronik isimli şirketin kaşe ve imzası bulunduğunu, davalı ... çeklerde kaşesi bulunan ... isimli şirketin Şubat 2016 tarihinden Kasım 2019 tarihine kadar tek ortağı konumunda olduğunu,  ... Şirketi bu tarihlerde tek kişilik şirket halinde olduğunu, müvekkili tarafından kendi ticari defterlerine kaydı işlenerek davalıya gönderilen çeklerin davalı tarafından aynı adreste iştigal eden tek ortağı olduğu başkaca bir şirket üzerinden ciro edilip teslim alındığını ve tahsil edildiğini, yine  28/10/2017 tarihli ... nolu 43.840,00-TL'lik ... çekinin arka yüzünde ... isimli şirketin cirosu akabinde çekin tahsilini yapan şahıs ... tarafından çekin arka yüzüne adres olarak ... Mahallesi .... Sokak No:... ... /Ankara yazdığından davalının adresi ile davalının tek ortaklı şirketi ... ünvanlı şirketin adresi ve çekin tahsilini yapan şahsın adresinin tamamen aynı olduğunu, bu sebeplerle takibe konu çeklerin davalı tarafından teslim alındığının kabulü gerektiğini, tüm bilirkişi raporlarında da alacaklı oldukları görüşünün bildirildiğini ancak raporlarda yer alan 100.000,00-TL bedelli çekin karşılıksız çıkmasından sebeple alacak kalemlerinin arasında dahil edilmemesine itiraz ettiklerini, 100.000,00-TL bedelli çekin karşılıksız çıkmasına müteakip, ciranta oldukları için davalı yanca kendilerine başvurulduktan sonra çek bedeli nakden ödenerek çek aslının davalıdan teslim alındığını, çek aslının 17/03/2020 tarihli dilekçemiz ekinde mahkemeye sunularak kasa içerisine alındığını, her ne kadar dosya kapsamında rapor alınan tüm bilirkişiler karşılıksız çıkan 100.000,00-TL çek bedelinin alacak kalemlerinden düşürülmesi yalnızca 88.059,08-TL alacaklı oldukları yönünde görüş ve kanaat bildirmiş iseler de bunun hukuken kabulü mümkün olmadığını, çek bir ödeme aracı olarak kullanıldığını ve kullanıldığı anda ödeme yapılmış gibi kabul edileceğini, eğer çek karşılığı banka nezdinde yoksa çek karşılıksız çıkarsa bu halde ilgili hukuki yollar işletilerek çek bedelinin gerek keşideciden gerek cirantalardan cebri icra yoluyla tahsili sağlanabileceğini,  genel kabul gören yaygın yüksek mahkeme içtihatları ile bilirkişi raporları ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde karşılıksız çıkan ve alacak hesaplamalarında lehimize kabul edilmeyen çek bedeli de alacaklı oldukları kabul edilen kısım ile birleştirilerek 188.059,08-TL alacaklı oldukları yönünde karar verilmesi gerektiğini, toplanan delillere, dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarına, usul ve yasalara, Yargıtay içtihatlarına aykırı olan Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas, ... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi ile kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılacaksa davanın kabulüne karar verilmesine, yargılama gideri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>Dava, cari hesap alacağı nedeniyle başlatılan Antalya 15.İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine  karar verilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı yanca 2017 tarihli iki adet çekin ... firmasına ciro edilmesine, bu firmanın davalıdan ayrı tüzel kişiliğinin bulunmasına, 2016 yılında yapıldığı iddia edilen 210.034,00 TL ödemeye ilişkin davacı yanca herhangi bir ödeme belge sunulamamasına, Mahkemece dosya kapsamına ve denetime uygun 14/12/2020 tarihli bilirkişi raporu benimsenerek davacının alacağının ispatlanamamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.04/03/2024<br><br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cddba8d7f8781c8c","SID":"9a910e2051217970"}}