{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/233 - 2024/460<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/233 <br>KARAR NO\t: 2024/460<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                   K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/03/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/44 E.  -  2021/103 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararı İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/03/2021 tarih ve 2020/44 E. - 2021/103 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2013/88851, 2013/102250, 2013/102069, 2014/72281, 2010/63343, 2014/72267, 2017/92970, 2014/16022, 2013/67378, 2013/67342, 2013/102140, 2013/97133, 2013/81381, 2014/19751, 2010/72179, 2013/67382, 2011/68754, 2012/54240, 2012/54256, 2011/68787, 2018/64999, 2013/65563, 2013/67390, 2014/14077, 2014/19789, 2014/19745, 2014/19790, 2014/16042, 2014/11402, 2013/102100, 2014/16028, 2014/19760, 2013/102079, 2013/65556, 2009/38538, 2013/97183, 2013/81386, 2014/72272, 2013/102124, 2013/102252, 2014/103094, 2014/108169, 2013/84706, 2014/103114, 2014/19766, 2013/97147, 2014/19732, 2014/68425, 2014/38391, 2013/97341, 2014/103109, 2013/102261, 2014/108030, 2014/16037, 2014/38378, 2018/64931, 2013/67386 sayılı ve \"...\" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki \"...\" ibaresini 35 ve 41. sınıf hizmetlerde marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2019/10662 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa ...’nun 2014 yılından itibaren ... 1. Lig’de yer alan 36 takımın bilet/kombine satışlarını gerçekleştiren ve furbol kulüpleri adına yeni teknolojiler geliştiren tek resmi biletleme firması olduğunu, Süper Lig ve 1. Lig karşılaşmalarının yanında futbol takımlarının Şampiyonlar Ligi, UEFA Avrupa Ligi, Ziraat Türkiye Kupası, Hazırlık Karşılaşmaları vb. biletlerinin de sadece ... Biletleme Platformu üzerinden satıldığını, taraf markalarının iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, müvekkilinin “...” markalarının halk tarafından bilinip tanındığını, eskiye dayalı kullanıma dayanarak da “...” ibareli markanın reddedilmesinin gerektiğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, YİDK'nın 2019-M-10665 sayılı kararının iptaline ve 2019/10662 sayılı \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şirket, davaya cevap vermemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, başvuru kapsamındaki 35 ve 41. sınıf mal ve hizmetlerin itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer oldukları; davacı markalarında yer alan “...” kelimesinin “1. Bir kimsenin, herhangi bir ücretin bütününden veya bir bölümünden muaf tutulduğunu gösteren belge. 2. Sürekli.” anlamlarına geldiği (www.....gov.tr), davacı markalarında geçen “...” ibaresinin ise Portekizce olduğu, Türkçe’de “adım” anlamına geldiği; dava konusu markanın “spor” ve “...” ibarelerinin bir araya getirilerek oluşturulduğu, esas unsurunun bütüncül olarak “...” ibaresi olduğu; dava konusu marka ile davacının bazı markalarında yer alan ve Türkçe’de “geçmek, geçiş, geçit, paslaşmak” gibi anlamlara gelen İngilizce “...” kelimesinin ülkemizde yaygın olarak kullanıldığı; taraf markalarının tescilinde bulunan 35 ve 41. sınıf emtialarının hizmet özellikleri dikkate alındığında daha dikkatli tüketiciye yönelik olduğu, diğer bir deyişle veri derleme, reklamcılık, fuar organizasyonu gibi hizmetlerin yöneldiği tüketicinin, üretici/tedarikçi kaynağına herhangi bir ucuz hızlı tüketim malı tüketicisinden daha fazla dikkat ettiği, bu sebeplerle, tüketici için ve özellikle davaya konu olan emtiaların yöneldiği tüketiciler için “...” veya “...” gibi türevlerinin ayırt edici niteliğinin zayıf olduğu kanaatine varıldığı; işitsel ve görsel olarak benzer olan davacıya ait “...” ve “...” ibaresini içeren markalar ile dava konusu “...” ibareli marka işitsel ve görsel olarak karşılaştırıldığında, söz konusu davacı markalarının Türkçe’de “...” ve “...” olarak telaffuz edileceği, dava konusu markanın ise “...” veya “...” şeklinde telaffuz edileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu marka ile davacıya ait “...” ve “...” ibaresini içeren markaların marka işaretleri bakımından işitsel ve görsel olarak karıştırılmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığı; davacıya ait diğer “...”, “...”, “...” ve “...” ibareli markaları ile dava konusu marka karşılaştırıldığında ise davacıya ait belirtilen markaların bütüncül olarak değerlendirilmesi gerektiği ve bu markaları oluşturulan ibarelerin ayırt edici niteliği zayıf ibarelerin birleştirilmesiyle oluşturulan ayırt edici niteliği zayıf ibareler olduğu hususları dikkate alındığında, dava konusu marka ile davacıya ait belirtilen markaların marka işaretleri bakımından işitsel ve görsel olarak karıştırılmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığı, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmayacağı; davacının, dava konusu “...” ibareli marka üzerinde dava konusu hizmetler bakımından eskiye dayalı hak sahipliği olduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir belgeye rastlanmadığı; dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5. maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı; hükümsüzlük talebi açısından, taraf markalarının benzer olmaması ve 6769 sayılı SMK’nın 6/1. bendi anlamında iltibas tehlikesinin mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı; davalı şirket başvurusunun kötüniyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında iltibas bulunduğunu, bilirkişi raporunda 35. sınıf perakendecilik hizmetleri ile 41. sınıf spor, kültür ve eğlence hizmetlerinin benzerliğine değinilmediğini, 35. sınıfta tüketicilerin dikkatli davranması gerektiğine ilişkin bir gerekçe bulunmadığını, raporda başvuru ile sadece müvekkilinin şekil unsuru içeren markasının karşılaştırıldığını, oysa müvekkilinin iltibas yaratabilecek çok sayıda markasının bulunduğunu, bu markaların tanınmışlık düzeyinin de çok yüksek olduğunu, rapora itirazları dikkate alınmadan ve ek rapor tanzim ettirilmeksizin karar verildiğini, davalının müvekkili bankanın markalarının tanınmışlığından faydalanması tehlikesi bulunduğunu, eskiye dayalı kullanım nedeniyle de başvurunun reddinini gerektiğini, emsal nitelikteki kararlara değinilmediği ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, başvuru ile itiraza mesnet markalarda ortak olarak yer alan \"...\" ibaresinin “geçmek, geçiş, geçit, paslaşmak” gibi anlamlara geldiği, çekişmeli hizmetlerde ayırt ediciliğinin düşük olduğu ve kimsenin tekeline verilemeyeceği, bu ibare dışında taraf markalarında yer alan ibarelerle ayırt ediciliğin sağlandığı,  başvurunun kapsamında perakendecilik hizmetlerinin yer almadığı, tüketicilerinin dikkat seviyesi düşük olmayan 35. sınıfın 01 ve 02. alt sınıfı ile 41. sınıfın 03. alt sınıfındaki hizmetlerin yer aldığı, bu hale göre taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, çekişmeli hizmetlerin alıcıları/tüketicilerinin başvurunun farklı bir ticari kaynaktan gelen farklı bir marka olduğunu algılayabilecekleri, davacının dava konusu ibare yönünden SMK'nın 6/3. maddesi uyarınca eskiye dayalı kullanımının bulunduğunu ve SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların oluşacağını ispatlayamadığı, taraf markaları benzer olmadığından tanınmışlığın da somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı, öte yandan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının itiraza mesnet tüm markalarının değerlendirildiği, öte yandan davacı vekilinin ek rapor alınma talebi kabul edilmemiş ise de, bilirkişilerin görüşü hakim için bağlayıcı olmayıp HMK'nın 282. maddesinde uyarınca hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü  diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/03/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 01/04/2024<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0f241c3ce6512567","SID":"8e12e8a45eea0295"}}