{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/1152 - 2024/304<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1152 <br>KARAR NO\t: 2024/304<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                    K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/05/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/114 E.  -  2021/156 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Tasarım Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/05/2021 Tarih ve 2020/114 Esas - 2021/156 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, davalı Şirketin 2019/02588 sayılı kova ve kova tepsisi tasarımı için çoklu tasarım başvurusu yaptığını, 2 nolu tasarımın reddedildiğini, 1 ve 3 nolu tasarımların ise ilan edildiğini, müvekkilince önceki tarihli tasarımlara dayalı olarak bu ilana itiraz edildiğini, davalı Kurum tarafından müvekkili itirazının reddine karar verildiğini, oysa dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığını, müvekkili tasarımlarına ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, nitekim Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/51 D. iş sayılı dosyasında yapılan incelemede, söz konusu tasarımların benzer bulunduğunu, davalı Kurumun eksik ve hatalı değerlendirme yaptığını, davalının bilhassa müvekkiline ait 2012/03519 ve 2015/07921 sayılı tasarımların birebir benzerlerini kendi markası altında üretip satışa sunarak haksız kazanç sağladığını ileri sürerek, YİDK'in 2020/T-63 sayılı kararının iptaline, dava konusu tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı Şirket vekili, davacı tarafça dayanılan tasarımların hükümsüzlüğü için dava açtıklarını ve bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkili tasarımlarının yeni ve ayırt edici olduğu gibi davacı tasarımlarından da farklı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br> \t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının 2019/02588 nolu 1 ve 3 sıra sayılı tasarımlarının, davacı tarafın Türk Patent nezdinde ileri sürdüğü 2011/00342/1, 2012/03519/1 ve 2015/0792/1 sıra numaralı tescilli tasarımlar karşısında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.          <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, tasarım hukuku alanında uzman olmayan bilirkişiler tarafından hazırlanan raporun hükme esas alındığını, davanın konusu tasarım hukukuna ilişkin iken dosyaya tasarım alanında uzman bilirkişi atanmadığını, davaya konu 2019/02588/1 ve 3 nolu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliğini haiz olmadığını, davalıya ait tasarım başvuru aşamasındayken, müvekkili tarafından Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/511 değişik iş sayılı dosyası ile 2012/03519 ve 2015/07921 sayılı tasarımları dayanak gösterilerek tespit işlemi yaptırdığını, davalının iş yerinde gerçekleştirilen tespit işlemi neticesinde, müvekkilinin 2012/03519 ve 2015/07921 sayılı tasarımlarından doğan hakları ihlal eder nitelikte ürünler tespit edildiğini, söz konusu ürünlerin huzurdaki davaya konu tescili talep edilen tasarımlar olduğunu, aynı tasarıma ilişkin iki farklı görüş bulunduğunu, değişik iş dosyasında bilirkişilerin benzer gördüğü tasarımların huzurdaki dosyada farklı bulunduğunu, bu kapsamda hükme esas alınan raporda, müvekkili tasarımları ile davalıya ait tasarımların ayırt edicilik değerlendirmesi yapılırken büyüklük, küçüklük ve oran/orantı gibi unsurlar bakımından değerlendirme yapılarak sonucuna gidildiğini, davalı tasarımlarının ayırt edici olduğu bildirilmiş ise de bu tespitin soyut nitelikte olduğunu, öncelikle davalıya ait tasarımlarla müvekkiline ait tasarımların ortak ve farklı yönlerinin belirlenmesi, akabinde de seçenek özgürlüğünün de değerlendirilerek, davaya konu tasarımların müvekkili tasarımları karşısında bir bütün olarak ayırt edici olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, hükme esas alınan raporda, bilirkişilerin her bir detayı esas alarak tasarımlar arasındaki farklılıkların ortaya konulmaya çalışılmasının hatalı olduğunu, tasarımın bir bütün olarak genel görünümünün önemli bulunduğunu, raporda farklılık olarak nitelendirilen hususların bilinçli tüketici tarafından dahi dikkate alınmasının mümkün olmadığını, davaya konu tasarımlar ile müvekkili tasarımları arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğunu, bu sebeple başvurusu yapılmış olan davalı tasarımının yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve tasarım hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tİlk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı davacı tarafça yapılan ciddi itirazlar karşılanmadığından ve dosya kapsamında alınan rapor ile Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/511 D.İş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporu arasında çelişki doğduğundan, Dairemizce, HMK'nın 356. maddesi uyarınca duruşma açılmasına karar verilmiş, davacı itirazlarının karşılanması ve belirtilen raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi, bu kapsamda dava konusu tasarımların mutlak yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadıkları, hükümsüzlükleri koşullarının oluşup oluşmadığı, dava konusu YİDK kararının yerinde olup olmadığı hususlarında, yeni bir bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu alınması yoluna gidilmiş, Dairemizce alınan bilirkişi raporuna da davacının itiraz etmesi üzerine bu itirazların karşılanması için ek rapor alınmıştır.   <br>\tTasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup aynı  Yasa'nın  56. maddesinde, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların anılan Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiş, maddenin 4. bendinde de yenilik unsuru tanımlanmış ve bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımların aynı olduğu hüküm altına alınmıştır. Ayırt edicilik ise maddenin 5. bendinde düzenlenmiş, bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenimin, tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğunun kabul edileceği belirtilmiştir.   <br>\tYapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya değerlendirildiğinde; dava konusu tasarımlar, kova tasarımları olup, öncelikle tasarımcının seçenek özgürlüğünün ve bilgilenmiş kullanıcının kim olduğunun değerlendirilmesi gerekmektedir. <br>\tDava konusunu oluşturan kova ürünü, genellikle su ya da sıvı maddeleri taşımaya yarayan, ağzının iki yanına bağlı oynak bir kulpu bulunan, konik silindir biçimindeki kap olarak tanımlanabilecektir. Pek çok amaç için farklı boyutlarda üretilen kovaların alüminyum, plastik veya ahşap türleri yaygındır. Dairemize sunulan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere <br>özellikle sıvı taşıma amaçlı kullanılması nedeniyle konik silindir biçiminin işlevsellikten kaynaklandığı, ancak  kapak ve kulp kısımlarında geniş bir seçenek özgürlüğü mevcuttur.  <br>\t6769 sayılı SMK'nın 56/5 maddesi uyarınca ayırt edici niteliğin belirlenmesinde bilgilenmiş kullanıcı esas alınmış olmakla birlikte bilgilenmiş kullanıcının kim olduğu tanımlanmamıştır. Bilgilenmiş kullanıcı, söz konusu ürünün doğası, görünümü ve teknik olarak sahip olduğu zorunlu özellikleri hakkında görüş sahibi olan ve başka bir deyişle ürün hakkında uzman kadar olmasa da temel düzeyde görüş belirtebilecek kişidir. Bilgilenmiş kullanıcılar birer uzman olmayacakları için tasarımın detaylarındaki küçük farklılıklara dikkat etmeyecek ancak alım tercihlerini etkileyecek hususlarda yapılan değişiklikleri fark edebilecek kişilerdir. Bu bilgiler ışığında dava konusu tasarımlar, boya (yapı malzemeleri, kimyasal malzemeler, gıda vb dahil olmak üzere) kovası tasarımlarıdır. Bu ürün kategorisinin tüketicileri bu ürünleri satan yapı market reyon görevlileri, nalbur, dükkân sahipleri gibi satıcılar ve bu ürünü satın alan nihai tüketicilerdir. Davaya konu olan ürünlerin tüketim yoğunluğunda ürünün tasarımının etkisi nihai tüketici grubu üzerinde olduğu için bilgilenmiş kullanıcı olarak nihai tüketicilerin bilgilenmiş kullanıcı olarak kabulü gerekmiştir.  <br>\tYukarıda açıklandığı üzere bir tasarımın tescil edilebilmesi için, tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden <br>önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması gereklidir. Buna göre mevzuatımızda, tasarımlar açısından mutlak yenilik kriteri kabul edilmiştir. Dairemize sunulan bilirkişi raporunda, bu yönden değerlendirme yapılmış ve dava konusu uyuşmazlıkta, taraflarca bildirilen deliller yanında bilirkişilerin özel ve teknik bilgilerine dayalı olarak yapılan araştırmada, dava konusu tasarımların yenilik unsurunu ortadan kaldıran bir başka tasarıma <br>rastlanmadığı bildirilmiştir.  <br>\tDavacı tarafça dayanılan delillerin değerlendirmesine gelince; Dairemize sunulan kök bilirkişi raporunda, davaya konu tasarımlarla davacının itirazına ve davaya dayanak tasarımları karşılaştırılmış, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/511 D.İş sayılı dosyasına sunulan rapor ile taraf tasarımlarının benzer ve farklı yönleri değerlendirilmiş ve sonuç olarak dava konusu tasarımların, mesnet tasarımlar karşısında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yeni ve ayırt edici olduğu açıklanmıştır. Davacı vekilinin bu rapora itirazlarının ve mutlak yeniliği kırıcı olduğunu ileri sürdüğü görsellerin değerlendirilmesi için Dairemizce ek rapor alınmış, ek raporda davacı tarafın itirazları ve sundukları görseller ayrıntılı olarak değerlendirilmiş, sonuç olarak dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olduğu bildirilmiştir. Söz konusu raporlar, ayrıntılı ve gerekçeli açıklamalar içerdiğinden Dairemizce denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülmüş, anılan raporlar doğrultusunda dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıdığı, dolayısıyla bu tasarımlar yönünden YİDK kararının yerinde olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır. Esasen varılan bu sonuç, ilk derece yargılaması aşamasında alınan bilirkişi raporu ile de uyumlu olup, dosya kapsamındaki tüm bu teknik değerlendirmeler yönünde hüküm kurmak gerekmiş ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>\t<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin  istinaf başvurusunun KABULÜ ile  Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 17/05/2021 gün ve 2020/114 Esas   2021/156 Karar  sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın REDDİNE,<br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre tayin ve tespit olunan 25.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, <br>\t5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t6-Davalılar tarafından ilk derece yargılamasında ve istinaf aşamasında yapılan herhangi bir gider bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t8-Davacıdan peşin olarak alınan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talebi halinde davacıya iadesine,  <br>\t9-Davalılar kendilerini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiğinden ve birden fazla duruşma yapıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 20.400,00-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,<br>\tDair, duruşmaya katılan davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davacı vekili ile davalı şirket vekilinin yokluğunda, yapılan açık yargılama sonucunda 21/02/2024 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde  TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/02/2024 \t\t<br><br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f7f6f39f8bb0b9b3","SID":"898ebd28512f8747"}}