{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1313 <br>KARAR NO: 2024/103<br>KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/06/2022<br>NUMARASI: 2021/408 Esas -  2022/478 Karar<br>DAVA: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/02/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Alacaklı vekili tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine ödeme emrine havi takip başlatıldığını, müvekkiline 28/05/2021 tarihinde tebliğ edildiğini, gönderilen ödeme emrinde takibe mesnet teşkil eden senedin alacaklı tarafa ileride alınacak kumaşlara karşılık teminat olarak verildiğini, bedelinin de alacaklıya makbuz karşılığı elden ödendiğini, senet aslı incelendiğinde tanzim tarihinin 01/07/2011 olduğunu, ödeme tarihinin ise 01/07/2018 olarak sonradan doldurulduğunu, senedin arka kısmında konsinye olarak verildiğinin görüldüğünü, ayrıca çok fahiş olarak takip talebinde talep edilen % 15,75 oranındaki faiz oranın da iptalinin gerektiğini, davalıya yapılan ödemeler nedeniyle müvekkilinin borcunun bulunmadığını belirterek ihtiyati tedbir yolu ile dava sonuna kadar icranın teminatsız olarak durdurulmasını, borçlu olmadığının tespitini, takip talebinde haksız talep edilen % 15,75 oranındaki faiz oranının iptalini, % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu delillerinde cari hesap ekstresi sunduğunu, hesap dökümünün incelendiğinde davacının müvekkiline olan borcunun senet bedeli olan 9.876,00 USD olduğunun doğrulandığını, davacının borcun bir kısmının ödendiğine ilişkin imzasız ve kime ödendiği dahi belli olmayan ödeme makbuzları sunduğunu, bu makbuzların hiçbir geçerliliğinin olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte ödeme makbuzlarının toplam bedelinin 4.050 dolar olduğunu, borcun yarısına dahi tekabül etmediğini, müvekkilinin davacıdan 9.876,00 USD alacağının bulunduğunu belirterek davanın reddine, % 20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Dosya kapsamına göre davacı tarafından sunulan tahsilat makbuzları incelendiğinde dava ve takip konusu senede ilişkin olduğuna dair bir ibarenin olmadığı, yine ön yüz fotokopisi sunulan 2.500 TL'lik senedin dava ve takip konusu senede ilişkin  yapılan ödeme olduğuna dair bir makbuz ve teslim evrakının olmadığı görülmüştür. İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun  (HMK) 190.maddesine göre “ (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” Senetle ispat kuralı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda  (HMK) 200. maddede yer almıştır. Bonodaki  imza inkar edilmemiştir. HMK 201. Maddesinde senede karşı senetle ispat zorunluluğu düzenlenmiştir. Bonoya karşı ileri sürülen iddiaların yazılı delille kanıtlanması gerekir. İspat külfeti davacı taraftadır.(Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin2016/71 Esas - 2016/509 Karar sayılı kararı da benzer mahiyettedir ) Mahkememizce alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli denetime elverişli görülmüş, davacının bilirkişi raporuna itirazlarının reddine karar verilmiş, davacı tarafından yemin deliline başvurulmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafın davacı hakkında senede dayalı olarak icra takibi yaptığı, davacının ise senedin konsinye (teminat) olarak   davalıya verildiğini ve bedelinin de bilahere ödendiğini belirterek eldeki davayı açtığı, senette konsinye ibaresinin yer aldığı fakat davacı tarafından teminat şartının gerçekleşmediğinin iddia edilmediği bilakis daha sonra  senet bedelinin ödendiği ve senedin bedelsiz kaldığının iddia ediliği, davacı tarafından sunulan makbuzların davalı tarafından kabul edilmediği ve makbuz ve belgelerden dava konusu senede ilişkin bir ödeme ibaresinin olmadığı, bilirkişi incelemesi ile de davacı kayıtlarından senede ilişkin bir ödemenin tespitinin yapılamadığı, davacının yemin teklifi üzerine davalının yemini eda ettiği, davalının yeminli beyanında  dava konusu senetten dolayı hiçbir tahsilat yapmadığını belirttiği gözetilerek ispatlanamayan davanın reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada mevcut ödemelere ilişkin makbuzlardaki yazı ve imzalar davalıya ait olup bu tutarların yine dosyada mevut olan kasa defteri ile örtüştüğünü, raporda her ne kadar bu belgelerin davayı ispat için yeterli olmadığı görüşüne yer verilmiş ise de, söz konusu makbuzlar ve kasa defteri üzerinde ayrıntılı bir inceleme yapılmadığını, ispat aracı olacak makbuzların üzerinde yer alan yazı ve imzaların davalıya ait olduğunun ispatı açısından, detaylı incelenmek üzere dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesine ilişkin talebin reddedildiğini, bunların yanında, takibe konu senet incelendiği takdirde teminat (konsinye) olarak verildiğinin görüleceğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/357E. 2021/824K. Sayılı kararında da değinildiği üzere bononun teminat amaçlı verildiğinin bononun önündeki/arkasındaki yazılar ile desteklenmesi gerekmekte olup; somut olayda bu şartın gerçekleştiğini, buna karşılık, bono üzerindeki düzenleme tarihi ile sonradan doldurulan ödeme tarihi arasında 7 yıllık bir zaman farkı olmasının hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca, müvekkiline 28.05.2021 tarihinde tebliğ edilen İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Sayılı dosyasındaki ödeme emrinde takibe mesnet ettirilen senedin \"ödeme tarihi\" ve \"tanzim tarihi\" belirtilmeyip  gizlendiğini, bu durumların, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda belirtilen dürüst davranma ve iyiniyet ilkelerine aykırılık teşkil ettiğini, takibe konu senedin davalı tarafa ileride alınacak kumaşlara karşılık konsinye (teminat) olarak verildiğini, bedelinin bilahare makbuz karşılığı ödendiğini, ödemeye ilişkin makbuzlardaki yazı ve imzaların da davalıya ait olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE : Dava, kambiyo senedine(bono) dayılı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti(menfi tespit) davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, takibe konu senedin teminat senedi olup olmadığı ve bedelinin ödenip ödenmediği noktasındadır.Davacı tarafından, 01/07/2011 tarihinde, davalı lehine 01/07/2018 vade tarihli ve 9.786,00 USD bedelli bono keşide edilmiştir.Davalı takip alacaklısı tarafından, davacı takip borçlusu hakkında, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, bonoya dayalı olarak 9.786,00 USD asıl alacağın tahsili istemiyle 25/05/2021 tarihli takip talebi ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatılmıştır.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72. maddesi uyarınca bononun konsinye(teminat) olarak verildiği ve ödendiği iddiasıyla borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.İİK'nın 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6 m.).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.Davacı, dava konusu senede mahsuben, alacaklıya peyderpey aldığı kumaşlara karşılık, yine peyderpey alacaklı-davalı tarafından verilen makbuzlar karşılığı ödemeler yaptığını beyan ederek bu ödeme iddiasına ilişkin ilişkin kasa defteri sureti ve makbuz suretlerini dosyaya sunmuştur. Ancak ödeme iddiası ve makbuzlar davalı tarafça kabul edilmemiştir.Bilirkişi tarafından yapılan incelemede, herhangi bir noter tasdiki olmayan ve kurşun kalemle yazılan, kimlerden tahsilatın ve ödemenin yapıldığı açıklaması olmayan bir kasa defteri ile yine kime ödendiği belli olmayan tahsil edenin adı soyadı, imzası olmayan tahsilat makbuzlarının senet bedelinin ödendiğini göstermeyeceği rapor edilmiştir. Sunulan makbuzlarda ... ibaresi bulunmakta olup ödeyen firma olarak ise ... adı yazılmıştır. Makbuzların büyük çoğunluğunda tahsil eden kısmında ... İbaresi, bir makbuzda ise Beşir ismi yazılı olup, iki makbuz ise kime ait olduğu belli olmayan bir imza ile imzalıdır. Söz konusu makbuzlarda, dava konusu bonoya ilişkin olduklarına dair bir açıklama da bulunmamaktadır. Dolayısıyla söz konusu kasa defteri ve makbuzlar, davacının ödeme iddiasını ispata elverişli değildir. Davalı kendisine teklif olunan yemini usulüne uygun olarak eda etmiş ve takibe konu senetten dolayı hiçbir tahsilat yapmadığını beyan etmiştir. Bu haliyle, davacı ödeme iddiasını ispatlayamamış olup, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Davacı vekilince, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin, takipte Türk Lirası karşılığının gösterilmemesi nedeniyle iptaline karar verildiğine ilişkin İstanbul BAM 20. Hukuk Dairesinin 02/02/2023 Tarih ve 2022/491 E.- 2023/891 K. Sayılı kararı sunulmuştur. İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibi bonoya dayalı olup, esasen dava konusu bu bonodur. İlk derece mahkemesince de bono üzerinden yargılama yapılarak karar verilmiştir.  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin iptaline karar verilmesinin alacağın kaynağı olan bonoya bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin iptaline karar verilmesinin eldeki davaya bir etkisi bulunmamaktadır, yani  İstanbul BAM 20. Hukuk Dairesinin verdiği takibin iptaline ilişkin karar eldeki davayı konusuz bırakacak nitelikte değildir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.  01/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"febb5d8467d9d282","SID":"12cc13eb70649390"}}